POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Altı Medeniyetin Dünyası Bölüm 219: Doğanın Verdiği Güç

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 73
Tarih : 03 Kasım 2018
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Çok geçmeden aradığını bulacaktı, sesin geldiği yöne doğru yürümeye başlayan Alyon ile göz gözelerdi.

“Tüm bu karışıklığı çıkaran tip, sen misin?”

Deli Köpek İgor kendini beğenmiş bir vaziyette, iki yana açılmış askerlerin arasından kendisine doğru yürüyen iri yarı orka doğru seslendi. Aralarında elli adımlık bir mesafe olsa da, Alyon bu yeni çıkan düşmanın ne dediğini rahatlıkla duyabilirdi ancak silahının kalın gövdesini sıkıca kavramış kır saçlı savaşçı yerdeki başını kaldırmadan ilerlemeye devam ediyordu.

“Sana sesleniyorum yabani, o pis kokan yeşil ağzını açıp konuşmayacak mısın?”

Elini sırtında taşıdığı ağır kılıcına atan Deli Köpek, kendisinden düşük bir ırk olarak gördüğü orkların çıkardığı savaşçıyı küçümsüyordu, onun gözünde rakibi, eline büyük bir metal parçası almış iri bir hayvandı.

Bu tahriklere rağmen Alyon istifini hiç bozmayacaktı, sadece adımlarının aralığını sıklaştırarak rahatsız edici sesin geldiği yere doğru hızlanmıştı.

“Şuna bak hele, gel gel seni diğer tarafa yolladığım çirkin atalarınla buluşturayım!”

Aralarındaki mesafe on adıma indiğinde, ağır kılıcını eline alan İgor’ da üstüne gelen orka doğru harekete geçti, bu sırada ağzı da boş durmuyordu.

Herkes, ne olursa olsun kafası önde ilerleyen orkun aynı şekilde davranacağını beklerken, Alyon bir anda başını kaldırarak çelik gibi bakışlarını hasmına doğru yolladı.

“Sadece seninle mi olacak o dediğin?”

Deli köpeği baştan aşağı süzen kır saçlı ork, istediği anda ezebileceği bir karıncaya bakarmışçasına sıkılarak söylemişti bu lafları, sıkıca kavradığı silahını aşağıdan yukarıya doğru savurarak, bu sırada ters yönden saldırıda bulunan düşmanına meydan okuyordu.

Ağır kılıç ve iri yarı orkun yeni silahı var güçleriyle birbirlerine girmişti, çıkan ses savaş alanını inletirken, nispeten zayıf askerlerin kulaklarından kanlar akıyordu.

Savaş alanında gerçekten yaşanmış ilk çarpışma bu olacaktı, kitlelerin yaşadığı itiş kakıştan uzak, saf bir düelloydu.

Bu gibi durumlarda ilk hamlenin taraflar üzerinde yarattığı etki çok önemli bir kıstas olmaktaydı, kimin kime üstün gelebileceğini kestirmek adına herkesin bakışları aynı noktaya çevrilmişti.

Kuşatma ordularının büyük çoğunluğu yaşananlara şahit olabiliyordu, karargâhta direnen askerlerin ise sadece ön cephede savaşan şanslı bir kısmı ne olduğunu görebilmişti.

Bu nedenle çıkan gürültü biraz az olacaktı, adımlarca geri giden Deli Köpek İgor’ un düştüğü halden sonra kalabalık kuşatma ordusundan çıt çıkmıyordu.

“İçi boş bir davul daha, şimdi gözümün önünden yıkıl!”

Alyon gerçekten iyi bir ruh halinde değildi, normalde karşısına böyle bir fırsat çıkarsa düşmanıyla kedinin fareyle oynadığı gibi oynardı ama bugün sadece elindeki silahı sallamak istiyordu.

Onun aksine, daha birkaç on nefes önce aşağıladığı kişiden böyle sözler duyan İgor delirmenin eşiğine gelecek kadar sinirlenmişti.

“Hemen götün kalkmasın, daha yeni başlıyoruz!”

Askeri yeleğinin cebine eline atan Deli Köpek’in elinde, içi yeşil bir sıvı ile doldurulmuş bir şırınga belirecekti, hiç bekletmeden kendine batırdığı iğneden sonra asık suratı yavaşça sinsi bir sırıtmanın esiri oluyordu.

“Belki doğa size böyle güçlü bedenler verdi ama bizimde aklımız var, elimdeki neydi biliyor musun?”

“Senin gibi on binlerce barbarın bedenlerini kullanarak hazırlanmış bir serum, insan zekâmızla tek kozunuzu da çalmış olmamız nasıl hissettiriyor pis hayvan!”

Üzerinde birkaç çatlak oluşan kılıcının durumuna aldırmadan yeniden atağa geçen İgor, söylediklerinin yankısı henüz savaş meydanında dolanırken iri yarı orka doğru bir savuruş daha yolladı.

“Geber!”

Bu sefer öncekinin iki katı büyüklüğünde bir ses çıkacaktı, tek farkta bu değildi. Alyon yerinde sabit durmayı başarırken, düşmanı olan Deli Köpek sadece üç adım geri gitmişti.

Sonuç kuşatma güçlerinden bazı askerlerin sevinç çığlığı atmasını bile sağlamıştı lakin İgor inanılmaz bir şeye şahit olmuş gibi ortadan ikiye ayrılmış ağır kılıcına bakıyordu.

“Tüm numaran bu kadar mı?”

Sarsılmaz bir dağ edasıyla rakibine bakan Alyon ona kızmamıştı bile, yüz yıl boyunca vahşi yaratık muamelesi gören ırkı daha nice zulümlere uğramıştı kim bilir.

“Öleceğimi bilsem de, bugün göreceğin son gün olacak!”

İgor, lakabının hakkını verir bir ruh haline girmişti, hızlıca eline geçirdiği birkaç tane serumu gözünü kırpmadan bedenine enjekte ediyordu.

Sonrasındaysa manyakça hareketler sergileyen adam dizlerinin üstüne düşmüş, iki eli başını sıkıca sarmış bir halde tepinmekteydi, aldığı ilaçların onun üstünde ters bir tepki yarattığı açıktı.

Vücudunun belli kısımları anormal olarak büyümeye başlamıştı, kolları hızla şişiyor, boyu da dramatik bir şekilde uzuyordu, daha önce pislik saçılan ağzından şu anda beyaz köpükler dökülmekteydi.

Tanımlanamaz bir dönüşüm yaşayan Deli Köpek’in ıstırap dolu anları on nefes sonra bittiğinde, artık ne insana ne de başka bir canlı formuna benzemeyen, sadece bilinçsizce etrafa saldıran bir ucube kalmıştı ortada.

“Hey, işin bittiyse gel artık!”

Sakince düşmanının yaptıklarını izleyen Alyon’un sabrı nihayet tükenmişti, karşısında dikilen biçimsiz yaratığın icabına en kısa sürede bakmak istiyordu.

Gözündeki kan damarlarının çoğunu patlatan İgor kanlı gözyaşları içinde koşmaya başlayacaktı, kısa olan mesafe bu nedenle bir soluk alıp vermelik sürede kapanmıştı.

Dev bir hal almış eliyle yaptığı yumruğunu Alyon’un başına indirmek için savurduğunda, kır saçlı orkta önceki iki çarpışmada kullanmadığı çekiç başını gelen darbeye karşı savurdu.

Neredeyse gözle takip edilemeyecek kadar hızlı bir şekilde gerçekleşen çarpışmadan sonra göğe doğru bir kan bulutu yükselecekti, gözlerini kırpmadan dövüşü izleyen askerlerin üstüne yağan et parçaları ile beraber, sanki bir gayzer patlaması gerçekleşmiş gibi bir durum ortaya çıkmıştı.

Bunu takip eden böğürtü, Deli Köpek İgor’ un çadırdan çıktığında attığı savaş narası kadar kudretliydi, şaşırılacak bir şey yoktu, iki eylemde aynı kişiye aitti sonuçta.

Dirseğinden aşağısını kaybetmiş Boz Sırtlanların katili sadece acıyla bağırmıştı, hemen ardından başına gelene aldırmadan sağlam kalan eli ile bir yumruk daha gönderecekti.

İçinde bulunduğu halin getirdiği bir etki olmalıydı bu, çok övündüğü aklı devre dışı kalmış, sadece düşmanını yok etmeye dayalı bir içgüdü ile hareket eder haldeydi.

Alyon’un da rakibine acıma gibi bir düşüncesi yoktu, üstüne gelen saldırıya az önce olduğu gibi karşılık verdi. İkinci kolunu da bu şekilde kaybedecekti Deli Köpek, yolun sonuna geldiğini anlamamış bir şekilde kocaman açtığı ağzı ile Alyon’un boynuna atlaması ise tamamen trajikomik bir hareket oluyordu.

Bir adım ileri attı ork savaşçısı, hilal şeklindeki tarafını kullandığı silahını aşağıdan yukarı doğru asimetrik bir yolda sallayacaktı.

İki kişi arasındaki mücadele boyunca sadece bir adım atma gereği duyan Alyon, düşmanını tüm gövdesini ikiye ayırarak mağlup etmişti.

Soy gücünü kullanmamıştı kır saçlı ork savaşçısı, doğanın ona bahşettiği saf gücü ile yok ediyordu karşısına çıkan engeli.

“Efendim, komutan İgor saldırgan ork tarafından öldürüldü!”

Kuşatma ordusunun komuta çadırına sonuç, Deli Köpek yere düştükten beş saniye sonra ulaşacaktı, tam tersi bir haber bekleyen komutanlar şaşkınlık içindeydi.

“Nasıl olur bu? O katilin işini bitirecek biri, ne zamandan beri bu topraklar üzerinde var olmaya başladı?”

“Karargâhı kuşatan güçleri geri çağırın, önce bu düşmanı yok etmeliyiz!”

Komuta kademesinin hemen hepsi Boz Sırtlanlardan oluşmaktaydı, en güçlülerinin yenildiği bir düşmanla karşılaşınca verecekleri karar o kadar belliydi ki.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Normallik asfalt bir yoldur; Yürümek rahattır, ancak çiçek büyümez. 

Vincent Van Gogh

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

111 puan
Zoro1 hafta önce
Üye


18 puan
Sanseiu4 gün önce
Yazar
@Zoro, Teşekkür ederim, keyifli okumalar