POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
En Güçlü Sistem Oku
En Güçlü Sistem
Bir Grup Çöp Gelin Vurun Bana

Altı Medeniyetin Dünyası Bölüm 297: Aile

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 409
Tarih : 16 Mayıs 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“Kılıcını kullanma geri zekâlı!”

Gri cübbeli adam, birkaç on metre uzağında savaşan oğluna bağırdı ancak ağzının kenarlarından kan damlayan Severo kimseyi duyacak halde değildi.

Aslında hiçbir şey duyamıyordu, enerjisi o kadar azalmıştı ki kulaklarında sabit bir uğultu harici ses yoktu. Siyah uzun saçları karışmış, bazı yerlerden asimetrik olarak kesilmişti, savaş alanına geldiğindeki asaletinin yerinde yeller esiyordu.

“Yolun sonuna geldik Kara Zambak piçi!”

Yarı ork durmadı, biçare kalmış düşmanın üstüne şimşek gibi yüklendi. Hayati noktalara ulaşamasa da, verdiği yaralarla an ve an amacına yaklaşıyordu.

“Ölmeyeceğim!”

Başkaları hakkında konuşacak kudreti yoktu Severo’nun, yaklaşan sonu kabullenmediğini haykırdı. Ardından ağzından çıkan gri boncuğu kırıp çıkan enerjiyi silahına karıştırdı.

“Kaç, hemen kaç!”

Alyon’ un baltası sağ kolunu kopardığında Kara Zambak Klanı’nın Lideri oğluna bağırıyordu, klonuna gelen zararı gözü görmedi.

Ruh özünün yarısını kaybetmiş Severo ölümden önceki son sapağa girmek için hızlandı, savaş alanının dışına çıktığı an kaçış kristalini kullanabilirdi.

Kalan hayatını ve hedeflerini tamamen yok edecek riski aldıktan sonra, arkasında ardıl görüntüler bırakarak uzaklaştı.

Yarı ork savaşta onun panzehri olabilirdi ancak konu sadece kaçmak olunca yakalanması mümkün değildi.

Kurtuluş birkaç yüz metre önündeydi ve bu hızla giderse çok da yakındı. Gözleri ışıl ışıldı Severo’nun ta ki mora bulanmış altın bulutlar önünde belirene kadar. Bir kamçı uzanıp belinden kavradı O’nu. Geriye, kaçmak için ruh özünü harcadığı yere savurdu.

Yarı orkun gözleri önüne düşmüş düşmanına yöneldi, ardından kafasını kaldırarak yavaşça yürüyen kişiye baktı.

Kan Tanrısı Nafız’ın direkt öğrencisi, Ulu Ork Alyon’ un oğlu ve Karsak Şehir Lordu olan babası Kitapkurdu yardıma gelmişti.

“Başladığın işi bitir!”

Bu cümleyi ikinciye duydu yarı ork, utançtan kıpkırmızı olmuştu. Yaralı avın üstüne atlayan aç aslanları andıran bir hareketle zıpladı Severo’nun yanına.

Önce iki bacağında derin kesiklere neden olacak saldırılar yaptı, başka sürprizlere mahal veremezdi. Ardından sırtı ve omuzlarından defalarca hançerledi onu, her seferinde silahını çekerken yatay olarak genişletiyordu yaraları.

“Severo!”

Yakındaki herkesle beraber gri cüppeli adamda olanlara şahit oluyordu, siyah alevlerle yanan ork yüzünden ulaşamadığı oğlu ölümün eşiğindeydi.

“Çekil önümden!”

Gri cübbeli adamın elinde beliren tılsım göz kamaştırıcı bir ışıkla beraber parçalandı. Alyon’ un siyahını bastıran aydınlıkla beraber, kapandan kurtulmuştu Kara Zambakların Lideri.

Hedefinde oğluna işkence eden yarı ork vardı, kılıcının sivri ucunu direkt olarak kafasına saplamak üzere uzandı.

Bir an sonra gövdesi şiddetle titredi, geriye savrulurken ne olduğunu gözünün ucuyla görebilmişti. Geniş enli kılıç ve dev savaş çekici aynı anda inmişti gövdesine, son gücünü kullanarak edindiği momentum geri teperek başladığı noktaya geri döndürmüştü kendisini.

İki yeni figür vardı mücadelenin sürdüğü yerde, adeta aile buluşması yaşanıyordu. Gri cüppeli adamı kafasından sıkıca yakalayıp yere bastıran Alyon, kızı, oğlu, torunu ve damadı aynı kare içindeydi.

İki aileden biri güvenle birbirlerine bakarken diğerinde acı, ıstırap dolu zamanlar yaşanıyordu. Tablo tersine dönmüş, bir zamanların kudretli bireyleri düşmanlarının elinde can çekişmekteydi.

“Oğlumu bırakın, aksi halde tüm klanımla peşinize düşerim!”

Çaresizlik içinde bağıran gri cüppeli adamın sesi aniden kesiliverdi. Diziyle bitik klonun üzerine basan Alyon, tek eliyle yakaladığı saçlarından yere vurdu onu.

Yüzü toprağa bulanan Kar Zambakların Lideri ağzını açamaz haldeydi, tek gözüyle oğlunun durumunu görebiliyordu.

Onun aksine oğlunun bilinci çoktan gitmiş, yarı orkun elinde savrulan boş çuvala dönmüştü. Anlamadan kaybettiği ruh gücüne ilaveten anlık güçlenmek için harcadıkları birleşince, savaş yeteneği kalmamıştı Severo’nun.

Yarı ork direnci kırılan düşmanını yavaşça kavradı, sağ eliyle kafasının üstünden tutarak mırıldanan orkun ne yaptığını kimse bilmiyordu.

Bir yirmi saniye böyle geçti, ardından Alyon altına aldığı adamın kurtulmak için kıvranmaya başladığını gördü.

“Olduğun yerde kal!”

Kara Zambak Klanı’nın liderinin kafasını bir kez daha yere vurdu Alyon, nereden geldiğini bilmediği gücün toplanmasına izin vermeyecekti.

Son gayreti savuşturunca bakışlarını torununa çevirdi, bu eylemin muhakkak onun yaptığıyla ilgili olması gerekiyordu.

Gördüğü şeyi daha önce tecrübe etmediğine emindi, Severo’nun kendine benzeyen bir silueti bedeninden ayrılıyordu.

Yanlış yoktu, torunu Kara Zambak Klanı’nın varisinin ruhunu bedeninden ayırıyordu. Ne Severo ne de babası tepki verebilmişti. Uzun saçlara sahip beden yere düştüğünde, ruhu yarı orkun ellerinde can çekişiyordu.

“Geber!”

Tek eliyle düşmanını kavrayan orkun diğer elindeki hançer, ruhun boğazını bir ucundan diğerine kadar kesti. Kan akmamıştı, yavaşça dağılan gri bir sise döndü Severo.

Aynı anda Alyon, saçlarından yakaladığı adamın sırtına sertçe bastırıp olanca gücüyle asıldı. Klon yüzde on güce sahip olsa da, bedensel dayanıklılığı normal insanlara göre kat kat fazlaydı. Buna rağmen dayanamadı.

Arkasına kuyruk gibi takılmış omurilikle beraber kafayı bedenden söküp aldı Alyon. Çocukları ve damadı da yanı başlarına gelmişti, soyu bugün en büyük sınavını veriyordu.

Kesin zafer peşinden sevinç çığlıklarını, coşkulu tezahüratları getirdi. Nafız’ la canını dişine takarak savaşan adamda bunları duyuyor hatta onunla beraber beliren adamın ve oğlunun sonunu görüyordu.

“Maria, uyan!”

Ralph de León sertçe seslendi kızına zira önündeki manzara karşısında ne diyeceğini bilemiyordu. Daha önce savaş alanından çektiği kanları küçük iğnelere dönüştüren Nafız, şimdi her biri bir kol uzunluğunda kılıçlara şekillendirmişti.

Asasını çoktan kullanmıştı altın sarısı saçlara sahip adam, kafasının üzerindeki haresi yok olmuş kalkanının üzerinde derin çatlaklar vardı. Kızını uyandırıp arkasına alınca güneş gibi parladı, kalkanı bir kez daha onarılmış hatta katmanları birkaç kat artmıştı.

Yüzlerce kılıç yenilenmiş kalkana indiğinde bu sefer Nafız tam arkalarındaydı, iki hançeriyle beraber göbekten saldırıyordu. Kırmızı kılıçlar ışığın içine battıkça kayboluyorlardı, yok oluyor gibi görünseler de yavaşça solan rengi kalkanın durumunu özetler gibiydi.

Çok geçmeden Kan Tanrısı sert darbesiyle uzun süredir önünde engel oluşturan yapıyı parçaladı, baba ve kızı açıkça önündeydi.

İki cılız ışık topu ona doğru yöneldi, bu son direnişi bekleyen Nafız rahatça elini sallayarak kesip attı ikilinin saldırısını.

“Altın Tacın Üçüncü Büyüğü Ralph de León ve Alton Tacın Kutsal Bakiresi Maria de León, elinizden gelenin hepsi bu kadar mı?”

Baba kız önlerinde soluyan yaratığa korkulu gözlerle bakıyordu, hareket edecek alanları kalmamıştı sanki dişi orkun elleri boğazlarından yakalamıştı onları.

“Sakin ol! Bizi öldürmenin sana hiçbir faydası olmaz?”

Ralph de León kızını arkasına doğru çekerek konuştu, sesinde uzlaşmacı bir tavır vardı. Konuşurken hafifçe belini bükmüş, kendisinden daha kıdemli bir kişiye hitap edermiş gibi duruyordu.

“Ne kadar ilginç, çıkar ağzındaki baklayı!”

Üzerindeki zırhı dağıttı Kan Tanrısı, topuğuna kadar uzamış saçları yavaşça geriye, belinin hizasına kadar çekilmişti. Şimdi kan kırmızıydılar, etrafta en ufak esinti olmamasına rağmen çılgınca dalgalanmayı bırakmamışlardı.

“Kızımın ve klonumun içine köle mührü yerleştir, eminim Işığın Toprakları üzerinde adamlarının olmasını istersin!”

Yüzünün şekli dramatik bir biçimde değişecekti Nafız’ın, en kritik yere gelindiğinde hiç beklemediği bir teklif almıştı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ancak hiç ağlamamış bir erkeğin ki kadar şiddetli ve korkunç bir hıçkırık sesi duyuldu.

 

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Stefan Zweig

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

....


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)