POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Altı Medeniyetin Dünyası Bölüm 316: On Klan Birleşir

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 62
Tarih : 19 Ağustos 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Jashua, çenesine kadar gelen kanların içinde dururken, sakince bir yere bakıyordu. Gözlerinin hedefinde, iki kıdemlinin arasında zevk-ü sefa eyleyen Kutsal Kan Tarikatı Şeyhi vardı.

“Neler oluyor, niye çıkmadı bu çocuk?”

İzleyenlerin çoğu neler olduğunu çözememişti, klan stantlarının altındaki alanda bulunan insanlar kendi aralarında konuşuyordu.

“Kıdemli, baş denetçi sonucu ilan etti ama!”

Orta yaşlı bir adamın etrafına toplanmış birkaç genç hep bir ağızdan konuşuyordu, sorulara maruz kalan adamsa çok sakindi.

“Biz hangi klana bağlıyız?”

Uzun sakalıyla oynayan adam, gözlerini Cehennem Çukuru’nun içinden almadan konuştu.

“Kanlı Güneş Klanı!”

Çocuklarda biri heyecanla cevap verdi.

“Güzel, şimdi cevap verin. Ben, hemen üstümüzde oturan klan lorduna emir verebilir miyim?”

Genç çocukların hepsi korku içinde kafalarını salladılar, bu olayın olmasını hayal bile edemiyorlardı.

“Anladınız mı ne olduğunu? Cehennem Çukuru’nun içindeki çocuk Kanlı Ay Derebeyliği’ nin Lordu ve henüz tarikatın bir öğrencisi değil.”

Orta yaşlı adamın bağlı olduğu derebeyliğin öğrencileri ve onlara kulak kabartan etraftakiler neler döndüğünü çözünce, Jashua’ ya karşı içlerinde derin bir saygı hissettiler.

O da aynı kendileri gibi derebeyliğinden geliyordu ama şu anda sahnede ki bütün ışıkları çalmıştı.

İçlerinden biri dayanamayıp Jashua diye bağırdı, bu yaştaki çocukların heyecanı yüksek oluyordu. Hayallerini kurduğu işi yapan bir yaşıtını görünce, nerede olduğuna dikkat edemeden içinden geleni yapmıştı.

Nasıl olduysa bu kıvılcım dalga dalga yayıldı. İlk turun altı yıldızlı tek isminin ikinci turda da aynı performansı göstermesi, halkın arasında da coşkuyla karşılandı.

Bir tek klan stantları ölü evi sessizliğindeydi, yıllardır düşüşünü bekledikleri tarikatın böyle bir fidana kavuşması hiç hoşlarına gitmiyordu.

“Şeyhim, izninizle ben emir vermek istiyorum!”

İkinci Büyük, kanlar Jashua’nın yüzünü kapattığında dalgın gözlerle meydanı izleyen şeyhe seslendi. Böyle bir yeteneğin, sırf inat ve eski kafa adetlerden dolayı heba olmasına gönlü razı olmayacaktı.

“Sakin ol ikinci, karşında bir Lord var. Bakalım sonuna kadar dayanabilecek mi?”

Cehennem Çukuru Diski bu sefer eleme yarışmaları için hazırlanmıştı, en fazla altı derecesi olup, yedinci seviyeye geçeceği zaman kendi kendine kapanıyordu. Bunu bilen Şeyh, gözleri kanla kapanana kadar kendisine bakan gencin limitlerini sınamak istemişti.

On dakika daha geçtiğinde Jashua artık görünmüyordu, meydandaki gürültüde kesilmiş, nefessiz bir bekleyiş başlamıştı.

İzleyen halkın yüzünde korku ifadeleri vardı. Kanlı Yıldız Klanı üyesi olan gencin çıktıktan sonraki halini gördüklerinden dolayı, tamamen kaynayan kanlara gömülen Jashua’nın durumu için tedirgindiler.

İkinci Büyük’ de onlarla aynı hisleri paylaşıyordu, oturduğu yerde öyle bir duruş almıştı ki her an şahin gibi deneme alanına dalacak gibi görünüyordu.

Üçüncü Büyük ise saklayamayacağı kadar keyifliydi. Cehennem Çukuru kabul testleri için ayarlanmış olsa da, bu kadar uzun süre tüm bedeni kana maruz kalan çocuğun geleceğinin kararacağını düşünerek sırıtıyordu.

Dakikalar saatlere dönüşmüştü, ondan geriye sayarken meydandaki gerginlik iyice arttı. Son otuz saniye kaldığında nefes alışlar hızlandı ve en sonunda disk kendi kendisini kapatarak iki saatten fazladır kapladığı alandan silinip gitti.

“Koşun hemen!”

İkinci Büyük kenarda duran şifacılara bakarak bağırdı, eğer klan stantlarındakiler olmasaydı kendisi çoktan genç çocuğun yanına gitmişti.

“Gerek yok!”

Çağrısına yanıtı Cehennem Çukuru’nun az önce olduğu yerden alan İkinci, olduğu yerde taş kesildi. Hayatından endişe ettiği kişi, sert adımlarla arkadaşlarının yanına yürüyordu.

Zaman durmuş gibiydi, bir tek Jashua’nın ayak sesleri devasa meydanda yankılanıyordu. Ardından delicesine bir uğultu koptu, binlerce insan onca zaman içlerinde tuttukları coşkuyu kusuyordu adeta.

“Jashua!”

“Jashua!”

Adı haykırılan genç çocuğun başı dik, duruşu mağrurdu. Saçı, teni hatta kıyafetlerinde dahi en ufak bir hasar yoktu, sanki az önce kaynayan lavlardan çıkan o değil de başkasıydı.

“Bu işte kesin bir hile var!”

“Tamam, anladık kan uyumu en yüksek derecede ama bu kadar da olamaz!”

Coşkudan nasibi alamayan klan temsilcileri, kendi aralarında fısır fısır konuşmaya başlamışlardı, ortak kanı Jashua’nın hile yaptığına yönelikti.

“Kesinlikle Kutsal Kan Tarikatı ona koruyucu bir eşya verdi, başka açıklaması olamaz!”

“Doğru söylüyorsun, son test için öneride bulunma hakkımızı kullanmalıyız!”

Dudakları konuşmasa da zihinlerinin içi cadı kazanı gibiydi, olağanüstü performanstan sonra bunların tarikatın oyunu, bir göz boyaması olduğunu düşündüler.

“İkinci o kadar panik yaptığına değdi mi, bak Kanlı Ay Lordu sapasağlam duruyor!”

Devasa meydanda kaygısız duruşunu bozmayan sadece Atractivo idi, şeyhin ağzı dursa eli boş durmuyordu, yanındaki kadınların elbiselerinin içinde dolaşmaktaydı iki eli.

“Üçüncü son sınav için ne düşündünüz, her zamanki klasik olansa çok sıkılacağız desene!”

Sıkkın bir of bırakarak arkasına yaslandı Şeyh, katılımcıların fiziki durumlarının test edildiği son aşama ona hep sıkıcı geliyordu.

Enerjilerini silaha aktararak savaşan bir topluluk olarak fiziki durumda, en az tekniklere hâkim olmak kadar önemliydi. Ne kadar yüksek enerjiye sahip olursanız olun, sizinle aynı seviyede ve daha iyi fiziksel özelliklere sahip birine karşı, kazanmanız mümkün değildi.

“Evet efendim, madem başladık son testi yaparak işi bitirelim derim!”

Morali dibe vurmuştu kıl sakalı adamın, sıska boynunu yılanbaşı gibi bir sağa bir sola savurarak konuşuyordu.

“Peki, ilan et hazırlıklara başlasınlar!”

Yüzü düşen Şeyh, ağzını da eline katarak en sevdiği işi yapmaya döndü. İkinci test başlarken yanında olan dört kadın gitmiş, yerlerine başka kadınlar gelmişti.

İkincinin bu durum karşısında gözü seğiriyordu ama üçüncü gayet rahat bir şekilde ayağa kalktı.

“Üçüncü teste geçelim!”

Baş denetmen emri aldığı gibi alanlar arası yüzüğüne hamle yaptı ancak klan stantlarından beklenmedik bir ses yükseldi.

“Üçüncü Büyük, klanlar olarak son testi belirleme yetkimizi kullanmak istiyoruz!”

Zayıf fizikli adam dondu kaldı, on klanın temsilcisi de ayaktaydı.

“Bu konuda hepiniz hemfikir misiniz?

“Evet, herkes bu görüşte!”

Kabul sınavının son testine müdahale etme hakkını, tarikat bizzat kendisi vermişti Eski zamanlarda, klanlardan bazıları birleşerek bunu kullanırlardı.

Aslında aralarındaki rekabeti körüklemek için yapılmış bir şeydi, birleşerek kendi katılımcılarının avantajlı olduğu denemeleri seçmek isterlerdi.

Bu sefer durum bambaşkaydı, tüm klanlar tek ses olmuş, derebeyliğinden gelen bir çocuk için son testi belirlemek istiyorlardı.

“Şeyhim ?”

Üçüncü büyük, sorar bakışlarla yakışıklı adama döndü.

“Hakları yok mu? Bırak devam etsinler!”

Dünya yansa Atractivo saçını tarayacaktı, İkinci Büyük klan stantlarına doğru delici bakışlar atarken, o tamamen kendi işine bakıyordu.

“Söyleyin o zaman, ne istiyorsunuz?”

Üçüncü içten içe mutluydu ama bunu tüm halkın önünde belli etmeye cesaret edemiyordu. Tavrını yalandan sertleştirerek, en iyi özelliği olan göz boyama sanatını konuşturdu.

“Ölüm çukuru testini istiyoruz!”

Klanlar adına konuşan kişi Kanlı Yıldız Klanı temsilcisiydi. Ne tesadüftür ki bu adam, Cehennem Çukuru içinde altı puana geçemeden kendini dışarı atan Antuan’ın da babasıydı.

“Emin misin?”

“Evet, bu ortak kararımızdır!”

Sahte bir diyalog sonrası karar kabul edildi ama gerekli hazırlıkları yapacak olan baş denetmen henüz harekete geçmemişti.

————————————————————————————————————————————-

Gördüklerinizin yalnız yarısına inanın, duyduklarınızın hiçbirine.

Edgar Allan Poe

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

...


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)