POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
En Güçlü Sistem Oku
En Güçlü Sistem
Bir Grup Çöp Gelin Vurun Bana

Altı Medeniyetin Dünyası Bölüm 324: Bölüm

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 266
Tarih : 08 Eylül 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Yan yana ancak üç kişinin sığabileceği kadar geniş olan koridorda, rutubetli bir hava esintisi vardı. On adım arayla duvarlara sabitlenmiş meşalelerin ışığı, zar zor üç adım ilerisi aydınlatıyordu.

“Kör zindanlara düştük iyi mi?”

Nafız sakin adımlarla ilerliyordu ama gideceği yoldan gelen sesler bu sükûnetin bozulacağı yönündeydi.  Yalpalayarak üzerine doğru yürüyen gölgelerle beraber, bilekliklerinden silahını çekti Kan Tanrısı.

Nispeten dar koridorlarda hançerlerini kullanmak ona avantaj sağlamayacaktı, bunun yerine kamçılarıyla savaşmayı tercih etti.

Yüzünün derisi yerinde olmayan ilk canlıyı gördüğü gibi silahlarını şaklattı Nafız, kan kırmızı kırbaçlar temas ettiği yerden beden parçalarını koparıp atıyordu.

“İnsan mı bunlar?”

Birkaç tanesini indirdikten sonra iyice emin oldu, katlettikleri insandı ama görünüş olarak bu formu uzun zaman önce terk etmişlerdi.

“Ne olmuş bunlara böyle, ilk turda kemik ordusu, şimdiyse zombiden bozma nükleer facia çıkması insanlar saldırıyor!”

Demeye kalmadan koridorun diğer tarafından da ayak sesleri duyulmaya başladı, genç kız görünümdeki Nafız, dar ve basık koridorda kapana kısılıyordu.

O bir üst seviyeye geçmişti ama ikinci çemberdeki birçok deneme katılımcısı soluk benizlerle gözlerini açıyordu. İlk çemberde de düşenler olmuştu ama bu seferki elenme hızı bir başkaydı.

“Genç Hanım, neler oluyor?”

Ekaterina’nın arkasında duran iki koruma, en yetkili ağızlardan birinden açıklama alma şansına sahipti.

“Hepsi Atractivo’nun başının altından çıktı, dış çember müridi seviyesi deneme başlatarak katılımcıların telef olmasını sağladı!”

Korumalar istedikleri yanıtı alamadıklarından dolayı susmuştu, güzel kadının konuşmaya devam etmesini bekliyorlardı.

“Henüz beden ve kan manipülasyonu konularında yeterli seviyede gelişmemiş çocuklar, ilk turu geçmek için gereğinden fazla enerji tükettiler. Bir de üstüne Kanlı Ay Derebeyliği Ucubelerinin performansı eklenince, alta kalmamak için hızla ikinci çembere giriş yaptılar!”

“Kafası çalışanlar dinlenme süresini kullanıp enerjilerini yerine koymak için iksir ve kalıntılar tükettiler. Bunu yapmayanlar, kısa zamanda denemeden atılmaktan kurtulamadılar.”

Olan tam olarak buydu, üzerlerine bir beden büyük gelen gömleği taşımak adına kendilerini heba edenlerin içindeki tez canlılar, Kemik Denizi’nin ilk dalgalarıyla kıyıya vurmuşlardı.

Güzel kadın, açıklamaları yaparken tam karşısındaki standın orta yerine kurulmuş Şeyh Atractivo’ya bakıyordu. Yakışıklı adamın etrafında dişi sinek bile yoktu, parlayan gözlerle düzenin içinden çıkarılan katılımcıları izliyordu.

“Bak o kadar sinirlendiğine değdiği mi İkinci, bunlara bahis oynayanların paralar hep yandı. Biz de tarikat olarak komisyonumuzu alıyoruz bu işten!”

Kocaman bir kahkahayı ortalık yere koyuverdi Kutsal Kan Tarikatı Şeyhi, kan kristalleri kaybeden klan temsilcilerinin içi kan ağlıyordu ama dudakları mühürlenmişti.

“Sen dur daha benim çocuk var, o bahis bir gelsin, donlarına kadar soyacağım hepsini!”

Ne dilinin kemiği ne sesinin ayarı vardı, insanların yüzüne baka baka patavatsızlığın kralını yapıyordu yakışıklı adam. Klan temsilcileri, kendi hâkim oldukları bölgede adeta yarı tanrıydı. Özellikle tarikatın zayıflayan iradesiyle birlikte, direkt içlerinden birine dokunmadıkça canlarının istediği her şeyi yapıyorlardı.

Daha birkaç gün önce herkese yukarıdan bakan savaşçılar ve klan kıdemlileri, süt dökmüş kediye dönmüşlerdi, yüzlercesi tek bir adamın önünde çaresiz kalmıştı.

Aynı anlarda Kanlı Ayın iki savaşçısı da lahidin önüne gelmişti, Jashua her ne kadar Alis’ den daha önce ikinci çembere girmiş olsa da, minik beyaz tavşanın hızı şartları eşitlemişti.

Genç lord ana silahlarını kullanamazken, beyazlı genç asıl formuyla terör estirerek buraya kadar gelmişti. Nafız’ın aksine hızlıca merdivenlerden inip dar sayılabilecek koridorlardan ilerlemeye başladılar, düşmanla karşılaşmaları çok uzun sürmeyecekti.

“Oh, oh, löp et geliyor!”

Minik tavşan formundaki Alis duvara sıçrayıp son sürat hedefine vardı. Ufacık ağzından beklenmeyecek bir şekilde önündeki varlığın tek kolunu koparıp almıştı.

Olduğu gibi de bütün yuttu Alis ama ne yazık ki aynı hızla geri çıkaracaktı.

“Bu ne be, içiniz mi çürüdü sizin? Nasıl rezil bir tat böyle!”

Minik Beyaz’ın yaşadığı şaşkınlığın bir benzerini Jashua deneyimliyordu, yumruklarıyla hasmını parçalayan iri yapılı genç çocuk, akacak olan kanı beklerken neye uğradığını bilemeyecekti.

İnsanımsı forma sahip canlıların bedenlerinden koyu siyah sıvılar etrafa saçılırken, Jashua’nın silah olarak kullanacağı kan görünmüyordu.

“Kahretsin, burada da yumruklamaya devam ama daracık yerde nasıl olacak bu iş!”

Üçlü dışındakiler henüz Kemik Savaşçılar’ ın saldırılarıyla uğraşıyordu, Antuan’ın alnından süzülen terler iyice artmış, dik yakalı pelerinin kenarlarında su lekeleri oluşmuştu.

“Üçüncü, sizin şu harika çocuk bu çemberi geçerse söyle de üzerindeki fazlalıkları çıkarsın. Bu yaştan sonra altını ıslatıp rezil olmasın yakışıklı!”

Atractivo’nun keyfine diyecek yoktu, Kanlı Yıldız Klanı ile dalga geçerken, diğer klan temsilcileri de ona katılmıştı.

Sadece zor anlar yaşadığı belli olan çocuğun geldiği klan da soğuk rüzgârlar esiyordu, ne olursa olsun Antuan’ın bir şekilde idare edeceğini düşünüyorlardı ama diğer iki katılımcının hâli hâl değildi.

Genç kız ve yaralı yüz bariz bir şekilde acı çekiyordu, bedenlerinin verdiği tepkiye bakılırsa düzenin içinde fiziksel yaralanmalara maruz kalıyorlardı.

Klanlar birbirleriyle yarışa dursun, günün en kazançlı çıkan ismi Ekaterina derin yırtmacına aldırmadan bacak bacak üstüne atmış bekliyordu. Hangi zaman, hangi boyut ve hangi şartlar altında olursa olsun, kumarı her zaman oynatan kazanırdı.

“Genç Hanım, gerçekten şu üçlü bu çemberi geçebilecekler mi?”

Korumaların merak duyguları kabardıkça genç kadına bir soruyla geliyorlardı, Ekaterina’nın da bugün keyfi yerindeydi.

“İlk çember kadar kolay olmasa da geçeceklerini düşünüyorum, Kutsal Kemik Tarikatı’nın topraklarındaki lanetle baş edebilecek güçteler!”

İki koruma hanımlarının neyden bahsettiğini bilse de, konuşmayı duyan civardaki halk merak içinde Kutsal Kemik Tarikatı ve lanet kelimelerini bağdaştırmaya çalışıyordu.

“Sen biliyor musun?”

“Tanrıça ne demek istedi bilen var mı?”

Ekaterina’nın bulunduğu standın etrafı arı kovanına dönmüştü, özel kişilere ayrılan bu yapılar yerden en az beş metre yüksek de olsa da, bu durum gürültünün kulaklara erişmesine engel değildi.

“Biriniz inip iki bölge arasındaki tarihi kısaca anlatsın, yoksa kafamızı şişirecek bu köylüler!”

Güzel kadın Kutsal Ruh Tarikatı içerisinde ayrıcalıklı bir yere sahipti, düşüşte olan bir tarikatın topraklarına geldiği yetmezmiş gibi bir de alt tabakadan insanlarla muhatap olmazdı.

“Emredersiniz hanımım!”

Sağ tarafta duran adam, kendini yüksek platformdan aşağı bıraktıktan bir saniye sonra çıt ses çıkarmadan kalabalığın içine indi. Bu durum civarda heyecan yaratmış, insanlar onun bulunduğu yere doğru akın etmişti.

Tabii ki klan ve derebeyliği müritleri yerlerinde duruyordu, kendi oluşumları içinden buraya gelmek için seçilmiş olmaları, bütün hikâyeyi bildiklerinin başlıca kanıtıydı.

Yine de dikkatlerini siyahlar içindeki korumadan alamadılar, gözlerinde bildik bir gösteriyi izleyen insanlara has bakışlar vardı.

Onların aksine halk aç kurt gibi korumanın olduğu yere atıldı, beş dakika geçmeden safları sıklaştırıp dinlemek için adamın ağzının içine kadar girdiler.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sana mutluluk veren tek şey gecenin bir yarısı, koltuk altların nemlenmiş, kalbin güm güm atarken, henüz kimsenin görmediği yeni bir şey yazmak. Sadece bu kısa, kırılgan, kendini kanıtlamak zorunda olmadığın sarhoşluk anlarında biliyorsun ki bir dâhisin.

Lorrie Moore - Nasıl Yazar Olunur

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

...


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)