Cehennem Online - Bölüm 26: Başka Bir Kalkan

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Beğeni : 0
Okunma : 71
Tarih : 16 Eylül 2018 20:36:56

Kanın kokusunu almıştık bir kere, hızla Şükrücük’ ün narasının etkilemediği Düşmüşlere yanaşıp aynı taktiği uyguladık.

Aynı ilk sefer olduğu gibi hızlıca sonuca ulaşacaktık, bunun nedeni gelen mobların 1 ve 2. seviye olmasıydı büyük ihtimal.

Fark ettim ki doğal olarak bu seviyeler neredeyse hiç tecrübe puanı sağlamamaya başlamıştı bize, hele eşya düşmesini beklemek tamamen saçmalıktı.

Biraz uzakta başka moblar görünüyordu ve başlarındaki isimlerin yanın 3 ve 4 rakamları vardı, değerlerimiz yerine geldiği zaman yeni bir mücadeleye atıldık.

Nispeten bu defa kesmek biraz daha zor oldu ama öyle tankımızı deli zorlayacak kadar sıkıntıya yol açamadılar, tek kötü tarafı biraz daha fazla yetenek kullanmak zorunda kalmış olmamdı.

Bu bölgedeki diğer grubu da indirdikten sonra kötü haber bir daha kapımızı çaldı, Kaçak durumundayken kazandığımız tecrübe puanlarının yanına bile yanaşamıyorduk bu seviye Düşmüşleri keserek.

“Arkadaşlar hal böyleyken böyle, ya risk alıp kendi seviyemizden yüksek mobları keseceğiz ya da dönüp kaçak durumuna gireceğiz!”

“Yalnız şunu da düşünmeden fikrinizi söylemeyin, epey Günahkâr kestik daha önceki durumda, bu sefer oyunumuzu yutarlar mı bilemem?”

Son söylediklerim gerçekten doğruydu, bizim tarafımızdan azaba yollanmış insanlar değil yanımıza gelmek, gördükleri yerde hemen kaçıyorlardı yamacımızdan.

Durum böyleyken koşa koşa kendilerini öldürtmelerini beklemek abes olacaktı, ölmeyip olanları görenler içinde aynı şeyi söyleyebilirdik.

“Ben tam olarak anlayamadım, şimdi biz Kaçak durumundayken mob kestiğimizde daha mı fazla tecrübe puanı alıyorduk?”

Toraman daha anlatmadan işin püf noktasını kavramıştı, sadece doğrulamak için benim onayımı istiyordu.

“Aynen öyle, çok değişik bir sistem var ama tahminimce 3 katı kadar puan alıyorduk normal zamanın!”

Çıkarımlarımı partimden saklayacak değildim, madem başlamıştım tüm bildiklerimi atlatacaktım.

“Parti olduğumuz zaman ilginç bir hal aldı bu tecrübe kazanma işleri, oran iki katına çıktı fakat hala tam olarak mekaniği çözemedim.”

“Direkt yükseldi mi yoksa önce yarıya inip sonra parti üyelerinin sayısı ile mi çarpıldı emin değilim fakat şu salt bir gerçek, ne olursa olsun Kaçak iken tam altı katı tecrübe puanı kazanıyoruz!”

Nasıl olduğu çok önemli olmamakla söylediklerim tamamen gerçekti, her şeyi açıkladığıma göre şimdi ortak kararımızı alabilirdik.

“Bence Düşmüş kesmeye devam edelim!”

Tahmin edebileceğiniz gibi Rimel daha az vahşi olan şıkkı seçmek konusunda pek düşünmeyecekti.

“Bana kalırsa, bize ilk saldıranlardan bir Günahkârı kestikten sonra dönüp mob kesmeye devam edelim!”

Toraman açık ve net konuşuyordu, itiraf etmeliyim ki en mantıklı öneri sanırım buydu.

“Şu anda gayet iyiyim, biraz daha ilerleyip daha yüksek seviyelileri deneyelim!

Şükrücük’le beraber iki Düşmüş bir Günahkâr olmuştuk, aklım başka söylese de bu sefer yüreğimi dinleyecektim.

“İçlere doğru giderek mob keselim, umuyorum tecrübe puanları artacaktır lakin bu olmazsa Toraman’ın dediği gibi yapacağız bilmiş olun!”

Bu kararı verirken biraz da maceracı ruhum ön plana çıkmıştı, henüz neredeyse hiç keşfedemediğimiz dünyanın bize neler sunacağını merak ediyordum.

Beklenildiği gibi eşit seviyedeki mobları keserken hızımız biraz düştü, artık iki değil üç parçaya ayırıp temizleyebiliyorduk bölgeyi.

Dikkatimi çeken başka bir unsurda seviye değişimlerinde Düşmüşlerin arasında oluşan boşluktu, adeta katman katman keserek ilerliyorduk bölgede.

7 ve 8. Seviyedeki Düşmüşler bizi epey zorladı, sanırım yarım günden fazla olmuştu bu işe başlayalı ama bunun yarısını onlara harcamıştık.

Tabii ki getirisi güzel oldu bizim için, hepimiz bir seviye yükselmiştik. Bunun yanında, herkeste olup sadece bende olmayan Münzevi Çarığı adlı eşyadan bir tanesini üzerime giymiştim.

Seri dönemediğimiz için eşya düşme sıklığı azalırken dinlenme zamanlarımız uzuyor, verimimiz dibe çöküyordu.

Toraman fikrini uygulamamız için gözümün içine bakmaktaydı, eğer onun dediğini yapsaydık kesinlikle ikişer seviye daha yüksek olurdu durumumuz.

“Son olarak 9-10 seviyedekileri de temizleyelim, eğer her şey aynı olursa dönüp bir Günahkâr keseceğiz!”

“İtirazı olan var mı?”

Soru sadece formaliteydi, cevap daha önce gönülsüz olan parti üyelerimin bakışlarından anlaşılabiliyordu.

Neredeyse iki katımız olan seviyeleriyle öldürmeye çalıştığımız Düşmüşler sağlam direnç gösterdiler, en kalabalığı beşerli gruplar halinde olan bu tipleri, iki slot şeklinde almaya cesaret edemiyorduk.

Bu, cehenneme düştüğümüzden beri verdiğimiz en zor sınavımızdı, ne enerjimizi ne de skillerimizi sakınamadık hiçbir zaman.

Neyse ki umut ettiğimiz gibi buna değecekti, tecrübe puanı kazanma oranımız beş katına çıkmıştı, yavaş ama istikrarlı bir şekilde gelişmeye devam ediyorduk.

Uzun saatler boyunca terimizin son damlasına kadar savaşarak tüm alanı katlettiğimizde, ben ve Şükrücük seviye 8, diğer iki üyemizde seviye 7 ye kadar yükselmişti.

İlk başta nasıl karar verdiysek, seviye atladıktan sonra gelen puanları o şekilde dağıtmaya devam ettik, bunun sonucu olarak Rimel yeteneğini daha fazla kullanabildiğinden dolayı ilk düzey atlayan yetenek onun ki olacaktı.

Arındırma

- Düzey 2

- Düşmüşlerin etkisi altındaki günahkârlardan bir kötü etkiyi siler, hedef sonraki 15 saniye boyunca tüm kontrol etkilerine karşı bağışıklık kazanır.

- Kullanıcıdan daha yüksek seviyedeki Düşmüşler karşısında, her seviyede başarı şansı %9 düşer.

- Düzey iki gereksinimi – 20.000 başarılı arındırma yapmak.

Parti üyesine verdiği bağışıklık süresi yarı yarıya artarak 15 saniye olmuştu, bu gerçekten çok güzel bir haberdi bizim için. Başka bölgelerde avlanmaya çıktığımız zaman, hanım kızımızın kendisini etkilerden koruması daha kolay olacaktı.

Yetenek demişken benim de düzey atlamama pek bir şey kalmamıştı hani, bir yüz kullanımdan sonra Durdurulamayan Yumruk düzey iki olacak ve ben yeni etkileri görebilecektim.

Son mobu kestikten sonra hep beraber ileri doğru harekete geçtik, bugünlük yeteri kadar çalıştığımızı bilsek de, ileride bizi nelerin beklediğini merak etmeden duramıyorduk.

İlginç bir biçimde karşımıza, aynı başlangıç köyünü sarmalayan kalkan gibi bir bariyer çıktı, önünde birikmiş Düşmüşlerin yanımıza gelmediğine bakarsak sanırım bu tarafa geçemiyorlardı.

Bu iyi haber olsa da bizimde yanlarına gitmek gibi bir niyetimiz yoktu, isimlerinin yanında yazan rakam bu kararı vermemize yetmişti.

15

Evet, seviye olarak direkt 15 e çıkıyordu çıta, henüz 10 levelleri zar zor keserken kalkanın diğer tarafına geçme düşüncesi bile tüylerimi diken diken ediyordu.

“Hayırlı Cumalaaaaarrrrr!”

Ağzı açık ayran budalası gibi diğer tarafı izlerken, beklenmedik bir ses arkamızdan gelip adeta ense kökümüzden bizi yalayıp geçmişti.

Tonundan bir erkeğe ait olduğu belli iken efemine tarzıyla insanın bağırsaklarının düğümlenmesini sağlıyordu, sahibini görmek için çok fazla bekleyemeyecektim.

“Bu ne ya!”

Herhalde farkındasınızdır, buraya düştüğümden itibaren onca şey görmeme rağmen böyle bir tepki vermem ilk oluyordu, siyah daracık deri pantolonun üstüne giydiği tiril gömleğini belinden bağlamış, alt ve üst dudağı değme arabı kıskandıracak büyüklükte bir tip bizi kesiyordu.

“Ne bakıyonuz be, bugün bizim günümüz!”

“Bazı densizler Black Friday uydurmuş, hadsizler cumanın karası mı olur, ancak hayırlısı olur inşallah!”

Löp etten oluşan göbeğini açıkta bırakan bu tipin, konuşmaları dışında en göze çarpan tuhaflığı normal birinin en az 3 katı büyüklüğe ulaşan boyutlarıydı. Bu özelliği ağzını her açtığında ettiği abuk sabuk lafların gölgesinde kalsa da, ben neler döndüğünü çözmüştüm.

“İlk boss geldi, gazamız mübarek olsun!”

 

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.