POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Cehennem Online Bölüm 45: Etkilenmeyen

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 42
Tarih : 26 Aralık 2018
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Bu nasıl bir kahkahaydı böyle, dünya yansa umurumda değil demenin en havalı yöntemi olabilirdi. Sadece görsel ve işitsel olarak görkemli değildi üstelik kulaklarımızdan giren ses üçümüzü de olduğumuz yere çivilemişti.

“Küçük şapşallar, ben bu masada oturdukça hiçbir erkek bana direnemez?”

Elimizi ayağımızı oynatamıyorduk ancak desibel rekorları kıran kahkahanın tokatladığı kulağımız gayet iyi duyuyordu.

Bizim aksimize, yancıları kesilene kadar masadan kalkmayan kadın çok aktifti, şu anda havaya kaldırdığı sağ eli ile Toraman’ı tokatlamak istiyordu.

“Yıkıl karşımdan kaba tip!”

Olaylar çok hızlı geliştiği için şaşkınlık içindeydik, boss tankımızı seçse gene sıkıntı olmayacaktı ama genç irisi Rakı İçen Kadın’dan alacağı bir darbeye dayanabilir mi bilmiyorduk?

Yüzüm o yöne dönük olduğu için her şeyi net bir biçimde görebiliyordum ve içimden bir ses partimizden birinin ilk defa 8 saatlik azaba gideceğini söylemekteydi.

“Asıl sen kapa çeneni!”

Biz susmuştuk ama ekibimizden bir kişinin buna hiç niyeti yoktu, belki de ilk defa Rimel’i böylesine hiddetli bir şekilde bağırırken duymuştum.

Bu haykırışını Toraman’ın sopasının bossun beline inişi takip edecekti, bu ikili sanki ortak bir öfkeyi paylaşıyor gibiydiler.

Rakı İçen Kadın boyut olarak bizlerin iki katı olabilirdi ancak bu, genç irisinin silahından gelen bir darbenin etkisiyle savrularak masayı yıkıp viran eylemesini engelleyemeyecekti.

“Tek vuruşta %10 zarar hiç fena değil”

Yerden hışımla kalkan boss hemen yancılarını çağıracaktı, sayıları bir artan adamlar öncesine göre biraz daha öfkeli görünüyorlardı.

“Rimel bizi de arındır!”

Belli ki genç kız Rakı İçen Kadının kullandığı sersemletme etkisini silebiliyordu, yoksa geriye uçan boss değil de ona ilgi duyan Toraman olurdu.

Kısa sürede gerçekleşen olaylardan en çok ilgimi çeken, yanındaki Kakao ve biz taş kesilmişken Rimel’ in hiçbir şey olmamış gibi davranabilmesiydi.

Rakı İçen Kadın’ın yeteneği onun üzerinde bir işe yaramamıştı, konu hakkında çok düşünecek durumda olmadığım için bunu kadınsal ters enerjiye bağlayıp önümdeki yancılara girişecektim.

Öldükçe doğan bu tipler pek sorun teşkil etmiyorlardı, hızlı ve koordineli bir çalışma ile köklerini kazıyorduk her seferinde.

“Max, bunlar biraz da olsa güçlenmiş mi?”

Toraman, sopasının altında ölen son yancıya izlerken bir yandan da bana sesleniyordu, bir anda tüm öncelik sıralamam değişmişti.

Dövüş hakkında benden çok daha tecrübeli olan genç irisi bir şey diyorsa mutlaka gerçeklik payı olmalıydı sözlerinin, özellikle bu konularda epey ketum birisi olduğunu göz önüne alırsak dikkat kesilmek lazımdı bu soruya.

“Ben bir şey anlamadım, öncekiler gibi kolay oldu!”

Tankımız genelde bu konularda hassas olurdu, onun Toraman’ın fikrini onaylamayan beyanı aklımı karıştırmıştı.

“Neyse, hadi şu bossu indirelim!”

Üçlü hücum takımı yine iş başındaydı, klasik dizilimimize geçerek hedefimize yöneldik.

“Aaaaaaaaaaahhhhhhh!”

O an derin bir iç çekme ile beraber hoş bir anason kokusu havaya karışacaktı, sesini kullanarak bizle baş edemeyen Rakı İçen Kadın, hoş nefesiyle başımızı döndürmek istiyordu.

Açık konuşmak gerekirse istediği de olmuştu, af edersiniz üç tane babayiğidin kıçı başı ayrı oynuyordu an itibari ile.

“Sana o ağzını kapatmanı söylemedim mi ben?”

Ne ferahlatıcı bir ses bu böyle, Rimel rakı içen kadını sabaha kadar azarlasa, şakşakçı yarışma seyircisi gibi “bir daha! bir daha” şeklinde bağırabilirdim.

Ardı ardına üzerimizdeki etkiyi silecekti partimizin kurtarıcı meleği, bu seferde sersemletme etkisi almamıştı Rimel.

Birdenbire sabah ayazında ince montla sokağa çıkmışım gibi bir titreme geldi üzerinize afiyet bana, dışım değil de bilakis içim üşüyordu sanki.

Bu hissi çok iyi bilen biriyimdir, iki kadının arasında gelişen gerginliğin orta aşamalarına tekabül eden çatışmanın soğukluğuydu bu olanlar.

Rakı İçen Kadın ve partimizin hanım kızı Rimel’ in arasında görülemeyen bir elektrik arkı oluşmuştu, gözlerimizle tanıklık edemesek de varlığını adına rahatlıkla yemin edebileceğimiz bir durumdu hissettiğimiz.

“Toraman yapıştır!”

Genç irisi üzerindeki etki silindiği gibi benim seslenmeme gerek kalmadan hareketlenmişti zaten, ağaç dalından hallice olan asasını konuşturuyordu Rakı İçen Kadın’ın sırtında.

%15

Bu sefer, tek vuruşta bir öncekinin yarısı kadar fazla Hp çekecekti Toraman şuh kahkahalı bosstan, iki turda dörtte birini götürmüştük canının.

Geri savrulan boss bir kez daha yancılarını yardıma çağırmıştı, on beş kişi olan iltifat düşkünü adamların gözleri öfke ile parlıyordu.

“Siz kim oluyorsunuz da Rakı İçen Kadına saldırıyorsunuz!”

“O benim hayatımın anlamı, felsefe yapabileceğim tek mecra!”

Sayıları gibi öfkeleri de artmıştı besbelli, Toraman’ın yaptığı öngörüyü test etmenin tam zamanıydı. Yancıları çıktığında boss saldırmıyordu, tek başına kalırsa önce sersemletme atarak rakiplerini etkisiz hale getiriyor ve daha sonra saldırısını yapıyordu sanırım.

Sanırım diyorum çünkü partimizin küçük hanımının varlığı sayesinde sadece etki alarak sersemleme kısmını yaşayabiliyorduk.

Kafamda acaba güçlendiler mi sorusuyla beraber giriştim yancılara, sonuç mu?

Toraman doğru söylüyordu, orijinal sayılarından üç fazla oldukları yetmezmiş gibi en az %20 güç artışı vardı istatistiklerinde bu heriflerin.

Bu turu da temizlikten sonra Rakı İçen Kadın bir of çekti ki sormayın gitsin, karşıki dağlar eğer var olsaydı kesin yıkılırdı, ötesi yok.

Ne yazık ki çok şanssızdı bossumuz, partimizin tek sersemlemeyen üyesinin Arındırma adlı yeteneği olması tüm planlarına taş koyuyordu.

“Toro hemen vurma, beraber girişelim!”

İki tur siz deyin acemilik, ben diyeyim heyecandan ötürü sadece tek darbe vurmuştuk bossumuza, şimdi voltranı oluşturma vaktiydi.

Yancılarının artan istatistiklerine nazaran, bossun gücü ve savunması onlara ters orantılı olarak her turda düşmekteydi. Bu nedendir ki üçümüzün verdiği hasar %60’ı bulacaktı, an itibari ile %15 lik bir canı kalmıştı Rakı İçen Kadının.

“Barbar görgüsüzler!”

“Rakı adabı adına canlarınızı alacağız!”

20 yancı bir anda doğmuştu, istim üstündeki bu tiplerin kızgınlıktan bedenlerinden buhar çıkıyordu adeta.

“Öldürün!”

Şimşek gibi atıldılar üstümüze, bu seferki güç artışı öncekileri gölgede bırakacak kadar yüksekti üstelik.

Rakı İçen Kadının bir darbelik hayat puanı kalmasından dolayı ekstra bir etki almış olmalıydılar, Toraman ile ben geri kaçarken tankımız yeteneğini kullanmak zorunda kalmıştı.

“Arkadaşlar size kötü bir haberim var!”

İşlerin sıkıntı bir hale geldiği ortamda, hafif mahcup bir ses arkamızda bekleyen Rimel’ den gelecekti, görünüşe göre bir şeyler ters gidiyordu.

“Büyüsel Enerjim bitti, Arındırma kullanmak için biraz beklemem gerekecek!”

Bossun ilk anları olsa sıkıntı olmazdı ama sorun şu ki yancılar büyük ihtimal 10. Seviyenin üstüne çıkmıştı, gerçekten zorlamaya başlamışlardı bize.

“İlk Arındırma’yı ne zaman kullanabilirsin?”

Aklıma bir fikir gelmişti, Rimel’ in cevabına göre hareket planını belirleyecektim.

“ 5 saniye sonra hazır!”

Yeterde artardı bile, seni seçtim pikaçu vari bir hareketle hemen Toraman’a seslendim.

“Toro, Şükrücük üzerindeki yancıları çekince tek vuruşta bitir bossun işini!”

Plan çok basitti, biz mobları oyalarken partimizin atak gücü en yüksek ve dövüş konusunda en tecrübeli üyemiz fişi çekecekti.

“Olmaz!”

Aklımda senaryoyu kurup filmi bitirmiştim ancak genç irisi sert bir tavırla beni reddedecekti.

 

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)