POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Cehennem Online Bölüm 61: Hazır mıyız?

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 136
Tarih : 26 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“Doğru hatırlıyorsunuz, dükkânımızda iki çeşit ve iki boy olarak sınıflandırılmıştır iksirlerimiz!”

Pazarlık öncesi yalandan yapılan muhabbeti de gerçekleştirdiğime göre, sıra asıl niyetimi belli etmeye gelmişti.

“Acaba, bu ürünlerde de aynı indirim oranını alabilecek miyiz?”

Satıcı gözlerimin içine bakarak gülümsüyordu, sosyal ilişkilerde bu hareket her şeyin yolunda gittiğine delalet olabilirdi ama ben çok iyi biliyordum ki durum bundan çok daha değişik olacaktı.

“Tabii ki, hatta sadece Başlangıç Köyü Fatihlerine özel birkaç ürünümüzde bulunmakta!”

Amanın, benim aklım hala ölmeden önce yaşadığım yerde kalmıştı besbelli, burada Cehennemde statümüz değiştiği an tüm yaklaşımlarda onunla beraber değişmişti belli ki.

Hemen iksir alışverişini tamamlayacaktım, küçük boylar bu saatten sonra işimizi görmeyeceği için hedefimi büyük boylar olarak belirledim.

“50 şişe Hayat Gücü, 50 şişe de Büyü Gücü için olan, büyük boy iksirlerden rica ediyorum!”

Annesinin tembihlemeleri sonucu her zaman kibar konuşmaya çalışan küçük çocuk gibiydim, ricalar, lütfenler, şelale olmuş çağlıyordu ağzımdan.

Paramız başta çok gibi görünmüştü gözümüze ancak henüz iki kalem alışveriş yapmamıza rağmen elimizde kalan altın miktarı 450 den fazla değildi.

Kararımı çoktan verdiğim için bu büyük bir sıkıntı oluşturmayacaktı, silah, zırh ve yetenek mağazalarına uğramak gibi bir niyetim yoktu.

Özellikle, Toraman’a 100 altın vererek aldığımız sopanın neredeyse ertesi gün çöp olmasından sonra gözüm iyice korkmuştu.

Hepimizin 2 şer yeteneği vardı ve dikkatli bakıldığında dükkânda satılan standart yeteneklerden çok farklıydılar, sadece tek etkiye sahip satın alınabilir olanlara nazaran bir gömlek üstün oldukları su götürmez bir gerçekti.

“Az önce bahsettiğiniz özel ürünler nelerdir?”

Madem parayı burada bitirecektim, şu gizemli ve sadece bizim için satışa sunulan ürünleri de görmem gerekiyordu değil mi?

“Üç çeşit tılsım Akıncılar Partisi için stoklarımızda bekliyorlar!”

“Parti Hayat Gücü Tılsımı, Parti Atak Gücü Tılsımı, Parti Savunma Tılsımı!”

Üç tılsımında başı parti ibaresi ile başlıyordu, kabataslak ne olduklarını çözsem de yine de tam anlamı ile ne işe yaradıklarını sormaktan kendimi alamayacaktım.

“Hemen izah ediyorum; birinci tılsım tüm partinin hayat puanını bir anda fullemek için kullanılır, ikinci tılsım, kullanıldığı andan itibaren geçecek olan yarım saat boyunca parti atak gücünü %50 arttırır, üçüncü tılsım ise kullanıldığı andan itibaren geçecek olan yarım saat boyunca parti üyelerinin savunma değerlerini %50 arttırır!”

Bu ne be, yağmıyordu adeta çağlıyordu bu aralar, Başlangıç Köyü Fatihi unvanını aldığımızdan beri işler tıkırındaydı.

“Fiyatları nedir acaba bu tılsımların?”

“Her biri 200 altın değerinde olan tılsımlarımız set olarak 500 altından satıştadır, ayrıca dükkân stoğumuzun her bir ürün için 2 adetle sınırlı olduğunu hatırlatmak isterim!”

Kafamda ne hayaller kurmuştum, eğer bu tılsımlardan bolca stok yaparsak bileğimiz bükülmez, önümüze çıkanı ezer geçeriz diyordum ancak bu bile muhteşemdi, tam zindana gireceğimiz vakit elimizde büyük bir koz olacaktı.

“Elimizde bu kadar altın kalmadı, biz biraz daha Düşmüş kesip geleceğiz!”

50 altın eksiğimiz vardı şu anda, çok vaktimizi almayacak olsa bile kalkanın dışına çıkıp biraz çalışmamız gerekecekti.

“Akıncılar Partisi Lideri Max, elinizde kullanmadığınız bazı nesneler görüyorum, onları satmak ister misiniz?”

Satıcı öncelik alarak bana bu soruyu sorduğunda şaşkına dönecektim, tavır değişikliği tamamdı ama bu kadar keskin bir dönüş nefesimi kesecekti adeta.

“Lütfen şahsi almayın ancak dükkânların geri alış oranları çok adaletsiz, bu nedenle başka bir yol düşünmemiz gerekecek!”

Kibarca ifade etsem bile lafımı sakınmayacaktım, kaba olmak veya gerçeği çarpıtarak yaltaklanmanın ne yeri ne de zamanıydı.

“Akıncılar Partisi olarak Başlangıç Köyü Fatihleri olduğunuzu bir kez daha hatırlatmak isterim, dükkânların geri dönüş oranı sadece size özel olarak %50 olarak arttırılmıştır.

Şu bir cümle beni nasıl keyiflendirdi anlatamam, sahneye çıkarken Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın diye gazlanan Çiftlik Bank tosunu beni görse, utanır başka ülkeye kaçardı.

“Toraman, şu senin ilk sopayı versene, parayı tamlamam gerekiyor!”

Aklıma ilk gelen çözüm buydu, 100 altın vererek aldığımız sopayı şimdi 50 ye okutma fırsatı yakalamışız, kaçırır mıyım?

Satış tamamlandığında elimizde tam tamına 500 altın vardı ve bununla üç tılsımdan oluşan bir seti satın alabiliyorduk.

“Başlangıç Köyü Fatihleri dükkânımız sizi ağırlamaktan her zaman şeref duyacaktır, maceralarınızda başarılar dilerim!”

Birçok sürprizin yanında aklımızda deli sorularla ayrıldık Marketin yanından, bu forsun nedeni Başlangıç Köyündeki tüm bossları ilk temizleyen olduğumuz içinse, sanki biraz abartılmış gibiydi.

Cevap, düşünülerek bulunabilecek bir şey olmadığından yaşayarak öğrenecektik, şu anda en büyük hedefimiz olan zindana girmeliydik.

“Max yeğenin, keşke diğer dükkânlara da baksaydık, ne tür ekipmanlar var hiç bilmeden tüm parayı harcadık!”

Bay muhalefet kendini ancak bu kadar tutabilmişti, bitmeyen eşya hırsı ve sürekli acaba daha iyisi olabilir miydi tarzı kendini yiyip bitirmeleriyle, işte karşınızda Şükrücük.

“Doğru dedin abi, hadi gidip zırh satan yeri bir inceleyelim, eğer beğendiğin bir şey olursa elimizdeki fazlaları satar alırız!”

Ölmeden önce, toplumun çok da matah olarak görmediği bir işte çalışıyordum, düz ve basit bir işti ancak beni başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğim gerçeklerle de tanıştırmadı değildi hani.

Kural 1: Anlatma, göster.

Sıkıntının anlatıcıda olduğunu iddia eden birçok söz varken, durumun anlayanın kapasitesi ile alakalı olduğunu da savunanlar hiç de azınlıkta değillerdi. Bu nedenle, özellikle size karşı önyargılı olan insanları gördünüz mü kural 1 den devam edin gitsin.

Hiç karışmadan tankımızı zırh satan dükkânın önüne iteleyiverdim, ne kadar anlatırsam anlatayım bana inanmayacağı için gerçeği kendi gözleri ile görmesi gerekiyordu.

Zırhçı ismindeki illüzyonun farkına varması gerekiyordu, satılan ürünlerin sadece birinci katmandaki moblardan düşenlerle sınırlı kaldığını görünce, yüzünün aldığı şekli keşke size de gösterebilseydim.

Beklenti içinde açılan gözleri saniyenin onda biri kadar bir zamanda kısıldı, sevinç ile yukarı kalkan dudaklarının kenarları ise sonbaharın rüzgârına dayanamayan yapraklar gibi aşağıya düşmüştü.

Hususi olarak hemen arkasında duruyordum, hüsran içinde geri döndüğünde ilk önce benle karşılaşmak zorunda kalmasını istemiştim ama ısrarla dönmüyordu Şükrücük.

Gereksiz çıkışının sonucu böylesine bir hüsran olunca sanırım birazda olsa utanmıştı bizimki, satıcıya yalandan bir şeyler sormasından tutun, eli ile tezgâhın yanına vururken ritmik olarak çıkardığı seslere kadar, her şey bana bu gerçeği bağırıyordu adeta.

“Abi hadi gidelim, bize hitap eden eşyalar yok sanırım burada!”

Baktım olmayacak yine ben alttan aldım, mesaj gereken yerlere gittikten sonra bunu bir ego savaşına çevirmeye gerek yoktu.

Bir adım geri atmış gibi görünebilirdim ancak gerçekte olan parti üyesi bir arkadaşıma abartmadan dersini vermemdi.

Herkes tatmin olduğuna göre önümüzdeki en büyük engele doğru yola çıkmalıydık, gücümüzü göz önüne alınca mesafe bizim için kısaydı ancak yol boyunca oluşmuş görüntüleri izlerken biraz vakit kaybedecektik.

Daha önce sadece bizim dolaşabildiğimiz yerlerde, şimdi birçok Günahkâr partiler halinde mob kesiyorlardı, belki çok hızlı değillerdi, belki bizim kadar güçlü de değillerdi ama yüzlerindeki o umut ışığı, karanlık gecede parlayan yıldızlar gibi göz kamaştırıyordu.


Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

Yazar Notu

Merhaba Sevgili Okur Dostlarım

Bu aralar seriyi yazmaktan gerçekten çok keyif alıyorum, sizler okurken ne alemdesiniz?


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

12 puan
Generali2 ay önce
Üye
Abi sen yazdikcada biz okuyucular keyifleniyoruz :)

88 puan
Sanseiu2 ay önce
Yazar
@Generali, Çok memnun oldum :))