POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Chronicles of Primordial Wars Bölüm 3: Eski Rakipler

Çeviri : prynn
Düzenleme : Residenttt
Okunma : 246
Tarih : 07 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Bu bölge kabilenin ana taş kaynağı olduğundan, kolayca alet haline getirilecek birçok güzel taş vardı. Doğal olarak, kendi eğitim alanları olduğu için totem savaşçıları taş seçiminde öncelikliydi. Daha sonra Shao Xuan’ın da içinde olduğu zayıf insanların artıkları toplama şansı olurdu. 

Artıkları toplama kulağa aşağılayıcı gibi gelse de durumu mükemmel bir şekilde anlatıyordu. 

Normalde, kabiledeki diğer insanlar artıkları akşam yemeğinden sonra, gün batımında toplardı. Çünkü savaşçıların çoğu sadece o zaman eğitimi bırakıp dinlenmeye çekilirdi. Bununla birlikte, günün diğer zamanlarında eğitim alanı totemik güçlerini uyandırmayanlar için oldukça tehlikeli bir yer haline gelirdi. Totemik savaşçıların yumruklarının kayalara çarpması sonucu dağılan başıboş taşlar, temel olarak savunmasız olanlar için mermilerdi. Neyse ki Mai’nin daha önceki talimatlarıyla Shao Xuan’ın hedefe ulaşması çok daha kolay ve güvenli olacaktı.

Güzel bir taşın değeri çok fazlaydı ve Shao Xuan kesinlikle fırsatın kaçmasına izin vermek niyetinde değildi.

Shao Xuan Sezar’la birlikte Mai’nin daha önce gösterdiği yolda yürüdü. Bunu yaparken bir eğitim tepelerinden birinde parçalanan taşların gümbürdeyen sesleri geldi, çok daha büyük taşlar yan taraftaki dağdan rastgele düşüyordu. Mai'nin onu güvenli yoldan haberdar etmemesi durumunda Shao Xuan'ın oraya yürüdüğü çok riskli olurdu.

Shao Xuan dağınık saçını sabit bir şekilde bağlayıp, elbiselerindeki tozu silkelerken yürümeye devam etti.

Mai'nin kendini eğittiği yer tepenin zirvesine yakındı. Burası, totem savaşçılarının eğitim alanı olduğundan, düzgün bir yol yapılmamıştı ve hareket etmek oldukça zordu. Doğru noktaya ulaştığında Shao Xuan’ın eli, ayağı kan içinde kalmıştı.

Yaralar Shao Xuan’ın umurunda değildi çünkü birkaç gün durduktan sonra iyileşecekler, eğer birkaç güzel taş bulabilirse çektiklerine değecekti. 

Buraya ulaşmak çok zordu, Shao Xuan sabah bir şeyler yememiş olsaydı kesinlikle buraya tırmanamazdı. 

Farklı boyutlarda ve çeşitli şekillerde taş parçaları engebeli bir zemine dağılmışken, kayalığın karşı tarafındaki kaya yüzeyinde kenarları tırtıklı oyuklar vardı. Shao Xuan, Mai onları çıkarıp av aletlerini yapmak için götürmeden önce o oyuklarda daha kaliteli taşlar olduğuna emindi. Sert ve güzel taşlar dağın her yerine dağılmamıştı. Aslında bazıları yüzeye yakın, bazıları da derinlerde gruplar halinde bulunurdu. Savaşçılar dağları parçalayamadığı için güzel taşları bulmak tamamen şanslarına bağlıydı. Shao Xuan’ın, Mai’ye şansının iyi olduğunu söylemesinin nedeni buydu. 

Deliklerin yanı sıra kayalıklarda tekme ve yumruk izleri de vardı. Mai’nin kendini eğittiği yer burasıydı. 
Totem savaşçıları özellikle yumruklarını geliştirdi. Kayalığın en zayıf noktasına bile saldırsa, taş bozulmadan kalırken Shao Xuan yumruğunu kırardı. 

Uygun şekle sahip, en sert taşlar zaten Mai tarafından alınmıştı ancak Mai, sadece en kaliteli olanları aldığı için Shao Xuan’ın kullanabileceği orta kalitede bazı taşlar kalmıştı. 

Shao Xuan gözetleme işini tereddüt etmeden Sezar’a bıraktı ve zamanını yiyecek için takas edebileceği taşları bulmaya harcadı. Birisi onu soymak için gelmeden acele etmek zorundaydı.

Shao Xuan uzun bir taş parçası aldı. Yarım ayak uzunluğundaydı, çarpık bir şekli vardı ve özellikle büyük ya da ağır değildi. Shao Xuan bir taşın kalitesinin ağırlığına bağlı olmadığını biliyordu. Burada Shao Xuan'ın önceki yaşamında görmediği birçok taş türü vardı. Geçmiş yaşamında edindiği tecrübeleri kullanmanın işe yaramayacağı kanıtlanmıştı. Shao Xuan'ın öğrendiği tüm bilgiler onun için hala yeniydi, bunu altı ay boyunca biriktirdiği deneyimlerden edinmişti. Bir taşı, dokusu ve görünümüyle değerlendirip ve not verebilecek deneyimli savaşçıların aksine, Bu alanda zengin deneyime sahip olmadığı için, Shao Xuan, bir taşın kalitesini nasıl tanımlayacağına dair hiçbir şey bilmiyordu. Bu yüzden uygun kaliteye sahip bir taş bulabilmek için ilkel bir yöntem kullandı, üzerinde iz bırakıp bırakmayacağını görmek için kendi taş bıçağıyla yontmaya çalıştı. Doğal olarak, iz ne kadar yüzeysel olursa, taşın kalitesi de o kadar iyi olurdu. 

Shao Xuan bıçağını kaldırdı ve taşın kenarına vurdu. Yüksek bir çatırtıdan sonra, taşın üzerinde hafif bir iz oluştu. Shao Xuan ok veya mızrak ucu olabileceğini düşünerek mutlu oldu. Taş ustaları ne yapmak istediklerine karar verebilirdi, Shao Xuan’ın tek ihtiyacı iyi bir parça bulmak ve yemek karşılığında takas etmekti. 

Taşı deri, çantasına koyduktan sonra birkaç oyuğun içine bakmayı planlıyordu, ancak Sezar bir şeylerin doğru olmadığını algıladı.

Shao Xuan Sezar’a doğru dikkatlice yürüdü ve onu belirttiği yöne baktı. Shao Xuan’dan daha uzun ve kalıplı, 10 yaşlarında 3 çocuk vardı. 

Bu üç piç, Shao Xuan’ın Eskiden beri tanıdığı rakipleriydi ve sık sık onu eşyaları için soyuyorlardı. 

Onlar ‘yetim mağarasından’ değildi, aileleri dağın eteklerinde yaşıyordu. Genellikle birlikte takılıyorlardı ve bu dünyada uyandıktan birkaç gün sonra Shao Xuan’ı soymaya başlamışlardı. İlk başlarda Shao Xuan düşünce yapısını değiştirmemişti ve sık sık önceki hayatında yaptığı şeyleri yapardı. Dövüşürken bile bir dereceye kadar kendini tutardı. Bu merhametli ve nazik tavırları bulmak için çok çalıştığı tüm kurutulmuş eti kaybetmesine neden oldu ve pislikler onu öldüresiye dövdü. 

Daha sonra, hayatın gerçekleriyle yüzleşti ve buna adapte oldu. Bu tıpkı mağarada uyandığı ve yemek için birbirleriyle aç kurtlar gibi kavga eden çocukları gördüğü ilk gün gibiydi. Sonrasında Shao Xuan onlara karşı tavırlarını değiştirdi. 

Shao Xuan iyileşme sürecinde derinlemesine düşündü ve bundan dövüştüğü zaman kendini tutmamaya karar verdi. Kabilenin kuralı öldürmemek ve sakat bırakmamaktı. Bu yüzden birisi ölmediği yada sakat kalmadığı sürece kimse karışmayacaktı. Dağın eteğinde yaşayan kabile üyeleri bu vahşi yönteme çoktan alışmıştı. 

Shao Xuan kabile üyelerinin özel bir ırka ait olup olmadığını bilmiyordu, ama eski yaşamındaki insanlara benzemelerine rağmen çok güçlü iyileşme yetenekleri vardı. Biri ağır şekilde yaralanmış olsa bile, birkaç gün dinlendikten sonra tekrar ayağa kalkabilirdi. Bir iki ay sonra yaralarından eser kalmazdı. Bu aynı zamanda kabile üyelerinin kavga etmeyi umursamamasının da sebebiydi, çünkü onların gözünde bunun gibi sebeplerden kavga etmenin yiyecek bulmanın yanında hiçbir önemi yoktu. 

Üç çocuğa gelince, Shao Xuan ne onlar kadar iriydi ne onlar kadar güçlüydü ne de onlar kadar onlar kadar iyi beslenmişti. Mücadele etmek için ne kullanabileceği şeyler neydi? Özellikle rakip sayıca fazla olduğunda acımasız bir zihin ve sağlam bir strateji gerekiyordu. 

Shao Xuan Sezar’ın kafasını aşağı bastırdı, ama Sezar hala yaklaşmakta olan çocuklara diş göstermeye devam etti. Shao Xuan, Sezar’ın ağzını kapatmak ve fısıldamak zorunda kaldı, “Bir saniye bekle!”

Shao Xuan etrafa bakıp, topladığı taşları koyduğu hayvan derisi çanta için gizli bir yer buldu. Sonra sessizce kayalığın arka tarafına geçti ve Sezar’a “Sen ‘Ye’ ile ilgilenmelisin tamam mı? Ye’nin kim olduğunu biliyorsun değil mi?

Bir zamanlar birkaç savaşçı Derin ormanlarda yaşayan hayvanların oldukça zeki olduğunu ve aptal olanların da eğitiminin çok daha zor olacağını söylemişti. Sezar akıllı olan türdendi ve bu ilk kez birlikte çalışmaları değildi. Sezar’ın kafası karışmış olsa bile kiminle ilgilendiği önemli değildi, Shao Xuan piçlerin lideri Sai’yi ele almaya karar vermişti, çünkü Sai’yi indirince diğerleri çok daha kolay olurdu. 

Sezar vücudunu yere yakın tutup dev bir kayanın arkasına saklandı ki buda Shao Xuan’ın emrini anladığını gösteriyordu. Tabiatta ki bütün vahşi hayvanların gizlice yaklaşıp, sert bir saldırıyla ölümcül yaralara sebep olma yetenekleri var gibiydi. Köpek gibi yetiştirilmiş bir kurt olsa bile avlandığı zamanlarda içgüdüleri uyanıyordu. 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)