POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Chronicles of Primordial Wars Bölüm 4: Mağaradaki Çocuklar Çok Korkunç

Çeviri : prynn
Düzenleme : Residenttt
Okunma : 436
Tarih : 07 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Tabi ki Shao Xuan kabilede yasak olduğu için Sezar’ın ölümcül bir saldırı yapmasını beklemiyordu. Yine de Shao Xuan onun olan şeyleri kimseye teslim etmeyecekti, özellikle de bu üç küçük piçe.

 

Shao Xuan onlara taşla mı yoksa yumruklarıyla mı vuracağını düşünürken, Shao Xuan’ın pususundan habersiz üç küçük çocuk dağa tırmanıyordu. Dikkatleri başka yönlerdeydi, mesela düşen taşlardan kaçınmaya çalışıyorlardı. Hangi yolun güvenli olduğunu bilmiyorlardı, bu yüzden düşen taşlardan gelen titreşimlere göre yönlerini değiştiriyorlardı.

 

“Zhan gerçekten bu yol mu?” Sai grubun önünde yürüyordu ve daha yeni, tepeden yuvarlanan bir taştan sıyrılmıştı. Kaşlarını çatarak arkasında saklanan kişiye baktı.

 

Ürkek çocuğun adı Zhan’dı. Zhan boynunu büktü ve cevapladı: “Tabi ki! Babam bugün devriyeden sorumluydu ve Mai’yi buradan inerken gördü. Çok yaklaştık. Mai orta dereceli bir savaşçı olduğundan çok iyi şeyler bırakmış olmalı.”

 

Sai kendi kendine söylenirken ayağının yanına düşen taşları tekmeleyerek devam etti.

 

Onların yaklaştığını görünce, Shao Xuan nefesini tuttu ve kusursuz zamanlamayı bekledi. Birçok defa birlikte çalıştıklarından bir şey söylemesine gerek yoktu, ama yinede doğru zaman geldiğinde Sezar’a işaret verdi. Sağ yumruğu Sai’nin alnına çarparken, Sai’ye doğru büyük bir adım attı.

 

Sai çok hızlı tepki verdi, üçünün arasında en yeteneklisi olmasına rağmen Shao Xuan’ın saldırısından tamamen kaçamadı. Burnunu kurtarmak için zar zor yana kaçtı, ama yüzüne sert bir darbe aldı. Tekrar tepki vermeye çalışırken bir darbede çenesine aldı, bu onu sersemletti ve yere düşürdü.

 

Ancak bu sadece başlangıçtı. Kısa sürede Shao Xuan’ın yumrukları birbiri ardına Sai’nin yüzüne indi. Neticede Shao Xuan düşmanı dövmek için taş kullanmayı seçmedi. Birinin yumrukları da yeterince acı ve pişmanlığa sebep olabilirdi.

 

Yanan Boynuz kabilesindeki insanlar oldukça güçlüydü ve totem güçlerini uyandırmayan çocuklar bile Shao Xuan'ın son hayatında tanıştığı birçok insanı yenebilirdi. 


Kavgayı çabucak bitirmek istedi, bu yüzden kendini tutmadı. Shao Xuan, Sai’ye atıldığı zaman Sezar da Ye’nin üzerine zıpladı. Tıpkı Shao Xuan’ın öğrettiği gibi, Ye’nin etini ısırmaktan kaçınarak hayvan derisi kıyafetlerini veya belindeki kemeri ısırdı. Sezar, elbiselerini ısırdığı Ye’yi başka bir yere sürükledi. Hala yavru sayılmasına rağmen on yaşındaki çocuğu rahatça sürükleyerek ayağa kalkmasına ya da Shao Xuan için sıkıntı çıkarmasına izin vermedi.

 

Adı Zhan olan çocuğa gelince Shao Xuan onu bir süre yalnız bırakmak istedi, çünkü o çekingen birisiydi ayrıca güç ve acımasızlık konusunda diğerleriyle kıyaslanamazdı.

 

Shao Xuan aniden ileri atılıp Sai’ye saldırdığında ve Sezar Sai’ye yardım etmesini engellemek için Ye’nin üzerine atladığında Zhan ve Ye şok oldular. Bu dişlere baktıklarında hem Zhan hem de Ye öylesine korkuyorlardı ki neredeyse pantolonlarını ıslatıyorlardı, özelliklede Sezar tarafından şiddetle sürüklenen Ye. Yardım istemek dışında hiçbir şey yapamadı.

 

Zhan bir süre sonra olanların farkına vardı ve tahta değneğini Shao Xuan’a doğru savurdu.

 

Shao Xuan, Sai’in yüzünü yumruklarken Zhan’ın verdiği tepkilere de dikkat ediyordu. Değnek kafasını sıyırdı ancak saldırıdan tamamen kaçamadığı için Shao Xuan’ın sırtı acıdan yanıyordu. Sai’yi daha hızlı yumruklamaya başladı.

 

Sai aslında, Shao Xuan'dan iki yaş büyüktü ve çok daha güçlüydü, ancak, Shao Xuan’ın fırtına benzeri yumrukları altında tüm savaşma yeteneğini kaybetti. Sonuçta totem gücünü uyandırmamış bir çocuktu.

 

Shao Xuan hızlıca kazanmazsa kaybedeceğini bilerek şiddetle nefes aldı. Son altı ayda, tereddüt ettiği için yeterince acı çekmişti.

 

En büyük sorunu çözdükten sonra Shao Xuan üzerine gelen değnekten kaçmak için yerde yuvarlandı. Daha önceki dövüşünden kalan ateşli bakışlarla Zhan’a bakınca, Zhan’ın elleri titredi.

 

Zhan, Sai’nin tekrar kalkacak gücü olmadan yerde yattığını ve diğer tarafta ki Ye’nin oldukça zor bir durumda dehşet içinde bağırdığını görünce korkuyla ürperdi. Değneği daha sıkı tuttu, ama Shao gözlerini Shao Xuan’ın bakışlarından kaçırdı.

 

Shao Xuan Zhan’ın tepki gösterecek kadar cesareti kalmadığını biliyordu, bu yüzden on doğru adım adım yürüdü. Shao Xuan’ın adımları hızlı değildi ama attığı her adım Zhan’ın göğsüne inen bir yumruk gibiydi ve yüzü, her yumrukta biraz daha soluklaşıyordu. İkisi arasında daha kalıplı ve silahlı olan Zhan’dı ama Shao Xuan tarafından bastırılıyordu. Shao Xuan Zhan’dan yalnızca bir adım uzaktayken sopasını yere attı ve teslim olduğunu göstermek için titreyerek geri çekildi. Birbirleriyle çok tan birkaç kez karşılaşmışlardı böylece Zhan daha önce sırtına vurmuş olsa bile teslim olduktan sonra Shao Xuan’ın ona karşı harekete geçmeyeceğini hissediyordu.

 

Bu sırada Sai biraz toparlanmıştı Zhan’ın geri çekildiğini görünce öfkelendi ve fazlasıyla üzüldü. Tam bir aptal!

Sai saldırganın Shao Xuan olduğunu anladığında durumun kötü olduğunu biliyordu çünkü geçmişte birkaç kez karşılaşmışlar ve Shao Xuan’a karşı üstünlük elde edememişlerdi. Gel gör ki bu sefer karşılık bile veremeden yeri boylamıştı. Bu çok sinir bozucuydu!

 Burada risk alıp ne bulabileceklerini görmek için şanslarını deniyorlardı, ama beklenmedik bir şekilde Shao Xuan onlardan çok daha önce buradaydı. Shao Xuan bir kurdun burnuna mı sahipti? Shao Xuan’dan daha yavaşlardı ve çok daha utanç verici olansa savaşı kaybetmiş olmalarıydı! Bunları düşünürken, Shao Xuan’a aralarında derin bir nefret varmış gibi baktı.

 

Shao Xuan Sai'yi görmezden geldi, ancak Zhan'ı bu kadar kolay bırakmak istemedi. Onu Sai gibi dövmek yerine tekmeleyerek Sai’nin yanına yuvarladı. Değneği Zhan’ın attığı yerden alarak, yerde yatan Sai ve Zhan’a doğru yürüdü. Değneği kaldırdı ve yaşça eliyle okşadı. Önceki dövüşten yumruklarında kalan kan değneğe bulaşırken, ikisine gülümsedi.

 

Bu gülümsemeyi görünce ikisinin tüyleri diken diken olmuştu, hemen kaçmak istediler, çünkü kendilerine kötü bir şey olacağını hissetmişlerdi. Gelgelelim Sai yerden kalabilecek kadar güç toplamamıştı, bu sırada Zhan geri çekilmek için ayaklarıyla yeri itiyordu. Shao Xuan biraz eğildi ve aniden değneği onlara doğru savurdu. Çok hızlı ve tereddütsüzce, tam hedefine doğru indi. O anda, Sai ve Zhan soğuk soğuk terlerken nefeslerinin kesildiğini hissettiler. Her şey kaybolmuştu, gözlerinin gördüğü tek şey aşağı doğru inen değnekti.


crack!


Değnek Sai ile Zhan’ın arasındaki boşluğa indi ve yere değdiği an parçalara ayrıldı. Sıçrayan odun parçaları Sai ve Zhan’ın yüzlerini kesti. Shao Xuan soğuk bir ifadeyle onlara daha da yaklaştı.


 “Oradaki şeyler bana ait. Oraya sadece ben oradakileri aldıktan sonra gidebilirsiniz. Anladınız mı?”


Sesi yüksek değildi ama tuhaf, baskıcı bir hissi vardı. Sai ve Zhan belki teslim olmamış olsalar az önceki değneğin onların üzerine ineceğini düşünüyorlardı. Sai Shao Xuan’a dik dik bakarken sessiz kaldı, ancak Zhan rüzgârdaki bir yaprak gibi titriyordu ve tamamen anladığını göstermek için aceleyle başını salladı. Gözlerinde hala dikkat ve korku vardı.


Zhan içinden düşündü; “Ailelerin çocuklarını yetim mağarasından olanların yanına göndermemesine şaşırmamak gerek. Mağaradaki çocuklar çok korkunç! Küçüklüğünden beri sık sık kavga eden Sai’den bile korkunçlar!”


Shao Xuan onlarla daha fazla zaman kaybetmeyi düşünmüyordu. Eğer Sai ve arkadaşları buraya gelebildiyse başkaları da gelebilirdi. Shao Xuan bu üç çocukla ancak taktiklerle başa çıkabileceğini ve zaferin Sezar’ın yardımı sayesinde geldiğini biliyordu. Daha fazla insan ya da daha büyük çocuklar geldiğinde kaçmak zorunda kalacaktı. 


Bunları düşünerek, aceleyle taşları toplamaya gitti. 


Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (2)

12 puan
yasin451612 ay önce
Üye
Hehe köpek iyi tuttu kemerden

3 puan
Alvein6 ay önce
Üye
Elinize sağlık