POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
Cilt 1

Code Aviella Bölüm 3: Profesör Brendan

Çeviri : Duk3
Düzenleme : Duk3
Okunma : 70
Tarih : 18 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Ben titremeye devam ederken sırtımda bir el hissettim.


‘Tamam sakin ol 13.katın düğmesine bas daha sonrasını merdiven ile hallederiz’


Normalde benden daha heyecanlı ve ürkek olan Yui'nin sözlerini harfiyen yerine getiriyordum. Tam o sırada 7.kata geldiğimizde kapı açıldı içeri 2 adet çalışan bindi aralarında olan sohbete azda olsa kulak misafiri oluyordum.


‘Hey 12.katta ne olduğunu biliyor musun?’


‘Profesör Brendan'ı tanımıyor musun? o kat tamamıyla ona ayrılmıştı hatta oradan 1 veya 2 senedir çıkmadığını söyleyen eski çalışanlar var.’


Az da olsa duyduklarımla yetiniyordum 13.kata geldiğimizde Yui ile kapıdan çıktık bir süre etrafa bakındıktan sonra ilerledik koca katı boşaltmışlardı güvenlik olarak sadece 1 adet güvenlik vardı o da merdivende duruyordu. Biraz durup düşündükten sonra yerde gezen temizlik robotunu görmüştüm. Yui'ye dönerek.


‘Biraz bekle aklımda bir fikir var’


‘Bekle Ne…’


Sözünü bitirmeden ilerlemiştim çünkü aklımdaki fikri gerçekleştireceksem biraz acele etmeliydim. Robot tam düşündüğüm gibi bir düzen ile katı dolaşıyordu diğer turunda onu yakalayıp altında olan kapağı açtım içinde olan hız ayarını çoğaltarak geri yere koydum. Bir süre sonra robot 2 veya 3 tur attıktan sonra olduğu yerde durup çok tiz bir ses çıkarmaya başlamıştı bunu duyan güvenlik o yöne ilerlemeye başladı. Yui'ye el hareketi yaparak harekete geçmesini söylemiştim hızlı bir şekilde ikimizde eğilip saklandığımız yerden çıkarak ilerledik, hızlı ve kesik adımlarla merdivene gelmiştik güvenlik hala robotu düzeltmeye çalışırken biz içeri girmiştik.


İçeride merdivenden hızlı bir şekilde inerek 12.kata girdik. İçerisi normal bir büro odası gibi değildi. Koca kat tıpkı 13.kattaki gibi bomboştu ama bu katta farklı olan şey yeni yeni evlerde ve iş yerlerin de kullanılan ileri teknoloji altyapısı vardı neredeyse hiçbir şeye dokunmadan otomatik olarak kapılar açılıp kapanıyor havada süzülen yazıları okuyabiliyordum. Ama alan ya bilgisayar ya da dolaptan ibaretti. Anlamadığım şey ileri teknoloji ile yapılan bu odada neden yazı ile not tutuyordu.Tamam ileri teknoloji daha dünya için yeni bir şeydi ama elinin altında olan fırsatı neden teperek yazı ile not tutuyordu. Ben bunları düşünürken Yui koca katta olan tek odaya girmek için ilerledi normalde kitli olması gereken kapının kilidi açıktı içeriden bilgisayar ekranının ışığı dışarı süzüyordu. İçeri yavaş adımlarla girdik.


‘Hoş geldiniz, Profesör Brendan’


İkimizde irkilerek ilerlemeye devam ettik.


‘Tarama yapılıyor….’


Bir anda odanın ortasından bir duvar çıktı Yui ile aramızı kapatma ya başlamıştı kapı kısmında olan Yui bana bir şeyler demeye çalıştı ama anlamıyordum. Korkmaya başladım elimdeki usb ile buradaki her şeyi yok edip evime gitmek istiyordum o sırada o ses tekrar konuşmaya başladı.


‘Tarama tamamlandı. Ziyaretçi Keita hariç olan tanımsız kişi dışarı atıldı. Ziyaretçi Keita son rapor tarihi 17 Nisan 2025’


Bunu denemeliyim sonuçta bir yapay zeka demi?


‘Ne raporu?’


‘Profesör Brendan’ın günlüğü. Rapor sayısı 17’


Bunu yapmamalıyım. Ama kendimi durduramıyorum, neden sadece ben? Özel bir şey olduğu ortada.


‘Rapor sayısı 1’den 17’ye kadar olanı ekranda göster’


Anında duvar bir şekilde ekrana dönerek bir günlük sayfalarına benzeyen bir hal almıştı yavaş yavaş okumaya başlamıştım.



Aviella Projesi : Profesör Brendan



1.Gün(31 mart 2023)

Bugün ilk denemem onaylandı.. Uzun bir süre boyunca yaptığım araştırmalar sonucunda, bir geçiş kapısı keşfetmiştim, bu dünyanın yepyeni enerji sisteminin kuruluşu olabilir, kızım için kurmak istediğim dünyanın ilk adımı...


2.Gün(1 nisan 2023)

Bugün kızımın doğum günü, Salley ile birlikte hediye almaya gideceğiz, en sevdiği tatlıları almayı düşünüyordum, annesi öldüğünden beri yüzü hiç gülmedi, üstelik ben Sally ile tanıştığımızdan beri içine kapandı onun için endişeleniyorum. Uzun zamandır dışarıya tek bir adım atmadı, sadece bu kadar olsa gene iyi, annesinin ölümünden beni sorumlu tutuyor. Gerçi bende kendimi sorumlu tutuyorum. Karımın cenazesini kaldırırken, ben de kendi kalbimden bir parça gömmüştüm toprağa, kızımın ise tüm ruhunu...


10.Gün(11 nisan 2023)

Sally ile kızım kavga ettiler ve Sally de ona karşı elini boş tutmadı, yada dilini.. Götürdüğümüz tatlılar pek de işe yaramadı, hala gözlerinde ölü bir bakış var, eskiden baktığında gözlerindeki ışık çok güzeldi, Gülümsediğinde bahar gelirdi.. Ancak şimdi tek gördüğüm Gözlerinin altı ağlamaktan morarmış, gözlerindeki ışığa dair tek kırıntı kalmamış, sesinde bir burukluk vardı. Her neyse genel durum bu. Asıl güzel haberler gelmeye başladı, araştırmam için EUSF den istediğim kadar fon almayı başardım! Çok yakın zamanda başlayacağım.. Yakın arkadaşım Maria Ve Johan’dan yardım alacağım..


13.Gün(14 nisan 2023)

Maria ve Johan geldiler!


17.Gün(18 nisan 2023)

Dostlarım Maria ve Johan geleli henüz sadece 4 gün oldu, fakat önemli ilerlemeler kaydettik. İşin aslı bulduklarımız bir hayli hayret verici. Meteorun düştüğü yere “bu sefer önlemler alarak” gidip bir inceleme yapmaya karar verdik. Ve orda yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alanda inceleme yaptık. 5 tane dünya dışı taş keşfettik. Bunlar beklediğim taşlardı. Hayatımızı kurtaracak taşlar, eşime verdiğim sözü tutmam sağlayacak taşlar.. Bu 5 taşa isimler verdik, siyah taş, yani kod:01, yeşil taş, yani kod:02, mavi taş, yani kod:03, beyaz taş, yani kod:04, ve son olarak kod:00 kırmızı taş. Kırmızı taş diğerlerinden daha fazla radyasyon yaydığı için 00 kodunu verdik. Diğerleri sırayla gidiyor, kod:00'a ne kadar yakınsa o kadar radyasyon yayıyor. Eğer tahminlerim doğruysa, bu taşlar, yepyeni kapılar açabilir..


25.Gün(26 nisan 2023)

Evet! Tahmin ettiğim gibiymiş! Bu taşlar pek çok şekilde kullanılabilir! Şimdilik sadece kod:04 yani beyaz taş ile denemeler yaptık, ve sonucunda, bu beyaz taş insanları ve diğer bütün canlıları, muazzam bir hızla iyileştiriyordu. Bir haftalık bir çalışmanın ardından çözmüştük. Taşın sırrı şu: Yaydığı radyasyon frekansları hücrelerin hareketlerini hızlandırıyor, ve bölünme hızlarını katlıyor, katlıyor.. En sonunda hücreler zaten kendi hallerine dönüyorlar.. Şimdilik bu araştırmamızı ben, Maria, Johan, ve 4 ekip üyesi hariç kimse bilmiyor. Şimdilik bir sır..


70.Gün(16 Haziran 2023)

Kod:03 sandığımdan daha zorlu çıktı, öyle ki bir aydan fazladır uğraşıyoruz ve ne işe yaradığını daha yeni öğrendik. Üstelik ben Maria ve Johan hariç herkes öldü. Bizde önlemleri 4-5 kat artırdık, daha güvenilebilir kapsülleri icat ettim, radyasyonu biraz daha yalıtacak bir şey. Onlara şimdilik güvenebiliriz. Kod:03 kendine ait bir düşünme sistemi vardı şimdiye kadar denediğimiz her denek onun tarafından kabul görmüyordu. Daha çok meteorun düştüğü çevrenin yakınında olan fakir halk tabakasından gelen çocukları kabul ediyordu aklımda bir fikir var ama daha tam olarak emin değilim. Ne işe yaradığına gelirsek insanın belirsiz bir yerine yerleşerek vücudunda istediği bir yeri kırmızı renkte sivri bir maddeye çeviriyor. Bu maddeyi ne kadar kırmaya çalışsakta hiç bir örnek elde edemedik çocukların üstünde yaptığımız deneye göre taşların bir çoğu çocukların emirlerini dinliyor. Dinlemeyenler arasında keşfettiğim bir adet taş ve denek var kendilerine Zack kod adını taktık birbirlerine uymasalarda en güçlü ve en sağlam hale bu ikili geliyor. Bunları anlamamız biraz uzun sürdü çünkü böyle bir şey beklemiyorduk, ama yinede geç olsun güç olmasın, gerçi pek uymadı ama..


170.Gün(8 Eylül 2023)

Kod:03 ten sonra verdiğimiz kısa mola bittiğinde ağır bir tempoya geri döndük.. Ve gururla söylüyorum ki kod:02 nin ne işe yaradığını bulduk! Kod:02 olağanüstü bir biçimde teknolojiyle uyumluydu. Bunu şans eseri fark etmiştik, yani onun yanına telefonumu koyduğumda, yaydığı frekanslar elektronik eşyanın değişmesine hatta bir süre sonra yanmasını sağlamıştı.Ekranda kodların uçtuğunu görünce bu kadar ileri gittiğini ve ne işe yaradığını fark etmiştim, eğer bunu kullanabilirsek teknolojik aletleri kontrol edebilen bir insan yaratabiliriz. Bu düşünce ile testlere başlamıştık ama code:03’e göre bu taş neredeyse imkansızı istiyordu, hiç bir insanı kabul etmeyerek onları deli ederek öldürüyordu. Son olarak taşradan gelen diğer bir kız olan Alice’in üstünde deneme yaparken bir şey fark ettik Alice onunla iletişime geçmişti bile. Bu konuda tek korktuğum şey bu yaptıklarımızın ortaya çıkmasıydı. Bu araştırma çok büyük bir katkı sağlayabilir fakat, bu radyasyon seviyesi tehlikeli düzeyde, ilerde ne gibi yan etkileri olur, Şu anda kısa vadede, bize ne olur kestirmek zor..


250.Gün(27 Kasım 2023)

2 buçuk aydır denememize rağmen hala kod:01 in ne işe yaradığına dair bir fikrimiz yok. Sadece radyasyon yaymaya yaradığını düşünmeye falan başladık. Bu yetmezmiş gibi birde etraftaki insanlar bizden şüphelenmeye başladılar bunun için, Anavatan'a haber vermek zorunda kaldık, bu da yetmiyormuş gibi EUSF’de peşimize düştü.. Onlara açıklama yapmaktan olabildiğince kaçındık, ancak şayet yerimizi değiştirmezsek bu sonumuz olabilir diye düşündüm.İlk başta 9 ay boyunca başkentteki eski bir tuğla fabrikası binasında çalışıyorduk. Şimdi Anavatan'ın ufak bir adası olan Javerma adasında bir yer altı üssünde çalışmaya başladık. Kaçabildiğim kadar kaçacağım, çünkü eğer bu araştırma ortaya çıkarsa, her zaman olduğu gibi askeri amaçlarla kullanılmaya çalışılacaktır, ve bu benim istediğim en son şey...


347.Gün(12 mart 2024)

Lanet olası Anavatan... Araştırmamızı buldular, yardımcı birkaç eleman işe aldık ve onlarda kafayı yediler tıpkı ilk denemelerde olduğu gibi bir çoğu öldü yada anavatana giderek bizi ihbar etti ve anavatanda araştırmamızı çok merak ettiler, üst düzey bilim adamları bizim yanımıza geldi.. Biz ise kod:00, kod:01 ve kod:02’yi sakladık, onlarla yalnız başımıza çalışmaya karar verdik, bu elemanlar buradayken yalnızca kod:03 ve kod:04 ile çalışmalar yaptık.Kod:03’den Zack’i  Kod:02’den Alice’i saklayarak yanıma aldım ve bir süredir benimle kalıyorlar. Kızımın yerini tutmasada eski günlerim aklıma geliyor. Anavatan gelirken yanlarında kendine patron diyen bir adam vardı, çalışmamıza fazlasıyla ilgi duyuyordu. Bize yardım edeceğini söyledi. Bir kaç ay sonra çalışma üssümüzü özel birlikler bastı.. Kod:03 ve kod:04 deneklerine el koydular, ısrarla karşı çıkmaya kalktık, fakat bizi dinlemediler, ve sanırım askeri amaçlar için kullanılmak üzere. Biz gidip bizzat Anavatan bilim konfederasyonu ile görüştük, araştırmalarımız için teşekkür ettiler ve bizlere, dalga geçercesine askeri güç bakımından düşük seviyede olan ülkemizin birdenbire yükseleceğini, adeta süper güç haline geleceğini söylediler. Biz her ne kadar o taşların sırrının hala tam çözülemediğini, ters tepebileceğini söyledik, dinlemediler.. Biz de el mahkum kendi üssümüze geri döndük..


380.Gün(15 Nisan 2024)

Hele şükür kod:01’in ne işe yaradığını çözdük! Maria nın fikri sayesinde, onu Alice’in yardımıyla harekete geçirdik. Aslında şu anda bu taşların uzaylıların yüksek teknoloji ürünü aletleri bile olabilir. Daha önce söylediğim gibi kod:02 beyin dalgalarıyla elektronik aletler üzerinde kontrol sağlıyor, Maria da bunu söyledi belki işe yarar dedi, ve denedik, işe yaradı.. Ve sonuç, 4.boyut a bir kapı diye zannediyoruz yada sadece bir solucan deliği olabilir.. Ve diğer bir bomba da, kod:00 bi şekilde daha fazla radyasyon yaymaya başladı.. Şimdilik daha yalıtkan bir kapsülde saklayacağız, öncelikle kod:01 in açtığı kapının ardını görmeliyiz..


540.Gün(14 Ekim 2024)

Kızımı toprağa vereli 15 gün oldu.. Ve ben daha sadece 3 ay önce öğrenmiştim kanser olduğunu.. Son günlerini onunla geçirmek için işlerimi Maria ve Johan’a bıraktım. Yine de suratında o buruk ifadeyle verdim onu toprağa. Ve bir kez daha ona verdiğim sözü tutamadım.. Güya kızımıza, Aviella’ya sana anlattığım dünyayı sunacaktım.. 15 gündür bitik haldeyim, “evden” dışarı bir adım atmadım. Alice ve Zack beraber iyi geçinmeye başladılar bile odamda onlara aldığım oyuncaklarla oynuyorlar hala yaşları 13 olmalarına rağmen bunları yaşamaları… Kendimden nefret etmeye başladım ve son bir söz verdim. Kendi adım olmasa da, eşimin adı olmasada, Kızımın adı yaşayacak. Bu projenin adı bundan sonra Aviella olacak...


550.Gün(22 Ekim 2024)

Patron denen eleman, uzun süredir ortada yoktu. En sonunda çıktı ortaya. Meğer Anavatan la uzaktan yakından bir alakası yokmuş. Sanırım şimdilik ona güvenebiliriz. Ancak halen şüphelerim var. Beni öldürmeye çalışabilir. Arada atışıyoruz, sert tartışmalar geçiyor. Üstelik fikirleri oldukça aptalca.


570.Gün(13 Kasım 2024)

Çalışmalarıma döğndüm. Sanırım bu radyasyoğndan, bizim konuşmamız bozuldu, artık cümle kuramıyoruz.. Ve bir kaç gelişme daha oldu.. Kod:00'ın ne işe yaradığını sonunda çözüyoruz.. Yani ğaliba. Şimdilik anladığımız kadarıyla, bu taşı bir şekilde, serum haline getirdik, tabii bir kısmını.. Ve kan yoluyla enjekte ettik.. Ve sonuç olarak bu serumun, vucütta normalde bölünme becerisine sahip olmayan hücrelerin bölünmeye başladığına ve bağımsız çalışgığına vakıf olduk. Ama bağımsız derken yeni bir bilinç kuruyor bu vücutta. Sayısız deneme sonucunda kimseyle uyumlu olmadığını düşünmeye başlamıştım, enjekte edilen kişi acılar içinde ölüyor, ya da bitkisel hayata geçiyor. Araştırmalara devam ederken yeni bir serum keşfettim bu serumu yakın çevremdeki insanlara vererek çocukları dahil kullanmalarını istedim. Sadece 1 kişi vardı Marianın oğlu Keita. Onunla acilen iletişime geçmeliyim Aviellayı sadece o kullanabilir.

640.Gün(24 Aralık 2024)

Patron denen adam bizim gizli çalışmalarımızı bulmuş, yada keşfetmiş ve yararlanmak istiyor. Benden kurtulmaya çalışabilir. Odamda tuttuğum bu gizli günlüğe kendim hariç sadece bir isme giriş izni verdim. Keita… eğer bunu okuyorsan evlat gelecek senin ellerinde.


733.Gün(31 Mart 2025)

Geçite ufak tefek robotlar yolladık. Gördüğümüz şey mükemmel bir yeni dünyaya aitti. Kod:00’ı kullanarak oraya gitmeyi planlıyoruz, fakat kimseye uymuyor. Keita’yı ise sadece ben biliyorum bir süre daha saklamayı düşünüyorum anavatan ve patronun neler yapacağını görmeliyim. Bu yüzden 12 kişilik bir liste kurduk. Listede ilgimi çeken tek bir kişi vardı. Keita. Maria ve Johan ın çocukları. Bu 12 kişi içinden, 2 kişi seçilecek diye kararlaştırdık. Bu projeye, Project Code adını verdik. Genel kod manasında. Fakat şöyle bir durum var ki.. Ülkemiz savaş başlattı.. Elindeki deneklere güvendi .Daha sonra anavatan araştırmacıları, bu taşların serum haline geldiğine daha etkili olduklarını ve kalıcı olabileceklerini keşfettiler. Savaş sırasında bizim tabirimizle “mutantlar” savaştı. Diğer ülkeler birkaç nükleer füze atmak zorunda kaldılar. Ve sanırım 3.dünya savaşı başlamıştı. Benim esas merak ettiğim neden diğer ülkelerin direk Anavatan a füze atmadığıydı...


750.Gün(17 Nisan 2025)

Tüm dünya peşimizde! Üçümüz köşe bucak kaçıyoruz. Eğer herhangi bir şekilde ölürsem veya ölürsek, bunun sorumlusu kesinlikle patron. Bizim projemizi bizden izinsiz duyurdu, bizden izinsiz anlaşmalar yaptı ve bizim başımızı belaya soktu. Taşları birer ufak kapsülde koymaya karar verdik. Alice ve Zack’e bu görevi verdik bu kapsülleri Javermadaki Ginkaku-ji tapınağının ardında ki ormanın 100 adım güneybatı, 50 adım doğu ve 14 adım kuzey, kordinatların da bulunan söğüt ağacının dibine gömmelerini tembihledim. Bu arada kod:00’ın ne olduğunu çözdük. O bir taş değil o düşünme yeteneğine sahip olan resmen bir yaratık. En başından beri bizi ve dünyayı izleyip bizim hakkımızda bilgi topladığını düşünüyoruz, şuan sadece diğer taşlar gibi bir vücut aradığını düşünüyorum. Keita eğer bunu okuyorsan Aviella’ya iyi bak onunla anlaşmaya çalış eğer isteseydi şimdiye kadar bizi ve bu dünyayı binlerce kez yok etmişti. Ne işe yaradığına gelirsek kısaca taşların efendisi diyebiliriz tüm taşların en güçlülerinden bile güçlü ve hepsine sahip olan bir güç. Projenin adı da Code:Aviella olarak değişti. Aslında söylemekten nefret etsem de, bu patronun fikriydi..


Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

Yardımları için Index arkadaşıma teşekkür ediyorum.


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

3 puan
Debug2 hafta önce
Üye
Gerçekten çok güzel bir seri gibi görünüyor. Umarım böyle devam eder.