Ejderha İmparator

01 Ekim 2020
Çeviri: Aratal
Düzenleme: Aratal
55 Görüntülenme
Bu bölümü 0 Kişi beğendi.

25 manzara ve İlk Görev



Zeng'den sonra birbiri ardına yıldız ışığı lonca üyeleri kaybolmaya başladı. Kimisi sakin kimisi heyecanlı olmasına rağmen ruh labirentine giren herkesin tek bir düşüncesi vardı. Hepsi iyi talihle karşılaşmayı istiyordu.

"2992, 2993, 2994, 2995, 2996, 2997, 2998, 2999..." 

Yıldız ışığı loncasının dört elderinden en genç olan giren kişileri sayıp yolculukta gösterdikleri duruma göz atıyordu. Fakat birden bire sayımı bırakarak son öğrenciye tuhaf gözlerle baktı. Sayımı kendi isteğiyle bırakmamıştı, bırakmak zorunda kalmıştı.

"Neden girmiyorsun?" Sayım yapan elder labirent girişinde duran son öğrenciye bakarak konuştu.

"Şey... Girmek istemediğimden değil. Fakat giremiyorum." Son kalan öğrenci kafası karışmış bir şekilde kendisinine seslenen eldere baktı.

"Ne demek giremiyorum?" Elder girişte duran dış öğrenciye küçümser bir bakış attı. "3 dostum buraya gelir misiniz?" Daha sonra diğer 3 elderi de çağırdı.

 Gelen 3 elder içindeki bir elder öne çıkarak konuştu. "Ne oldu Chi Xuen"

"Bana düşen görevi yapıyordum. 2999 kişi ruh labirentine girdi. Fakat bu öğrenci giremedi. Ben de sizi çağırmak durumunda kaldım." En genç elder olan Chi Xuen olayın özetini geçti.

"Hmm. Sen bir daha dene bakalım." Daha önce konuşan elder tekrar öğrenciye bakarak konuştu.

İç saha öğrenci adayı tekrar ruh labirentinin girişinde durmasına rağmen içeriye girmesi için gereken ışık ortaya çıkmamıştı. Bunun üzerine dört elder de gözlerini kıstı.

"Gerçekten giremiyor. Bu ne demek oluyor? En iyisi Kızıl ay şehrinden gönderilen yetkiliyi çağıralım." Dört elder olaya müdahele etmesi gereken kişiye karar vererek aralarından bir temsilci gönderdi.

Seçilen temsilci bir süre sonra önünde üç kişi ile ruh labirentinin bulunduğu alana doğru tekrar geri döndü.  Bu üç kişiden en önde duranı Kızıl Ay şehrinin gönderdiği Kıdemli Zhou Lin'di.  Diğer iki kişi ise onun astlarıydı.

Kıdemli Zhou Lin gelerek durum hakkında dört elderle konuştu. Olay hakkında dört elderi dinledikten ve öğrencinin tekrar girmeye çalışmasını istedikten sonra ifadesi aynı kalmıştı.

"O halde bunun iki sebebi olabilir." Kıdemli Zhou Lin elini çenesinin altına götürdü. "İlk sebep bu öğrenci yerine başkası girdi."

"Ben tüm zaman boyunca girenleri gözetledim. Getirdiğimiz 3000öğrenci dışında labirente girmeye çalışan başka kişi olmadı." Chi Xuen derhal açıklamada bulundu.

"Diğer bir sebepse labirentin girişinde bir terslik çıktığı. Bir terslik söz konusuysa yarın kimse giremeyebilir." Kıdemli Zhou Lin bu sözleri söylerken ifadesi kasvetli bir hal aldı.

Kıdemli Zhou Lin'in sözleri üzerine çevrede bulunan başka lonca elderleri şaşırarak panik yapmaya başladı. Ortam kısa sürede ufak bir kaos alanına bürünmüş gibiydi. Daha önce girmiş olan 12 loncadan ortamda bulunanlar ise dışarıdan belli etmeseler de bu duruma sevindiler.

........

Zeng ruh labirentinin dışında tüm yaşananlardan habersiz ruh labirentinde önüne çıkan manzaraya bakıyordu.

Şuan önünde 25 farklı ışık halkası duruyor ve her bir halkanın içinden bir manzara görünüyordu. Bu manzaralardan bazıları karlı bir fırtına, sakin bir göletin etrafındaki su birikintisi, ateş denizinin ortasındaki bir kayalıktı. Manzaralar her ne kadar birbirinden farklı olsa da hepsi hareket ediyordu. Çünkü bu 25 halkanın her biri birer geçitti.

Zen önündeki 25 manzarayı tek tek inceledi ve kimisinin ona huzur verdiğini hissederken kimi manzaranın da tüylerini ürperttiğini fark etti.

"Şu an ne yapmam gerekiyor?" Zeng manzaralara bakmayı sürdürürken kendi kendine mırıldandı.

"Ne mi yapman gerekiyor. Dört içinden en az dört adet seçmelisin ve sana sunacağı sınamaları geçmelisin çocuk."

"Kim var orada?" Zeng zihninde hiç tanımadığı bir sesin belirmesiyle beraber temkinli bir duruş sergileyerek etrafına bir kere daha baktı.

"Korkma çocuk. Ben buranın elçisiyim." 25 manzaranın önünde bir saydam insan belirerek havada süzüldü.

"Sen elçi misin? Neyin elçisi?" Zeng önünde beliren saydam insana bakarken şaşkındı.

"Evet ben elçiyim. Ruh labirentinin elçilerinden biriyim. Ruh Labirenti ustam tarafından oluşturuldu ve şuan 100.000 den fazla ruh elçisi var." Saydam insan yavaşça açıkladı.

"Burasının bir insan tarafından yapıldığını mı söylüyorsun. Burası yeraltı dünyasına bağlı değil mi?" Zeng kafası karışmış bir şekilde ruh labirenti bilgilerinin yanlış olabileceğini fark etti.

"Bu labirent benim ustam tarafından yapıldı. Gördüğün manzaralar yeraltı dünyasının parçası. Fakat oraya bağlantılı değil. Neyse çok konuştum. Önce şu ruh sözleşmesini imzala." Saydam insan bir ruh antlaşması çıkartarak Zeng'e doğru uzattı.

Zeng ruh antlaşmasına bir göz attı. Fakat antlaşma da sadece bir madde vardı. Bu bir madde ise buradan canlı ayrılabildiği takdirde buranın yer altı dünyasıyla ilgili olabileceğini ve bir insan yapımı olduğunu söyleyemeyeceğiydi.

"Bu sözleşmeyi imzalamazsam ne olur?" Zeng bakışlarını saydam insana çevirdi.

"Çok basit. Sadece ölürsün. Yaşamak ve daha fazla bilgi almak istiyorsan sözleşmeyi imzala." Saydam insan elinde bir ateş topu oluşturarak Zeng'e kötücül bir bakış attı.

Zeng saydam insanın gözlerindeki bakıştan ve elinde oluşturduğu ateş küresinin yaydığı auraya bakarak şaka yapmadığını anladı. Hızlıca büyü enerjisini aktif etti ve bir damla kanını sözleşmeye damlattı.

Ruh antlaşmasını eline alan saydam insan bir göz attıktan gözlerinde ki kötücül bakışlar ve elindeki ateş küresi kayboldu. Şimdi oldukça arkadaş canlısı görünüyordu.

"Peki o halde. Dediğim gibi bu manzaralardan en az dördünü seçerek testlere gireceksin. Her manzara farklı bir test olacak. Hepsinin sonunda bir ödül seni bekliyor." Saydam insan gülümseyerek konuştu.

"Bekle biraz, sen kimsin?" Zeng aceleyle konuştu.

"Ben bir ruhum adım You sai. Ustam klanı katledildikten reenkarnasyon döngüsünde ki bizleri buldu ve bize bir görev verdi. Görevimiz ruh labirenti her açıldığında buraya gelip insanlara rehberlik etmek. Bu açılış süresi sizin dünyanız da 250 yıla denk geliyor. Yani sana göre 250 yılda bir buraya geliyoruz. Diğer zamanda ise dinleniyor ve reenkarnasyon döngümüzü bekliyoruz." Ruh you sai yavaşça açıkladı.

"Peki buraya giren herkes benim gibi bu manzarayla mı karşılaşıyor." Zeng söylenen bilgileri sindirdikten sonra yeni bir soru sordu.

"Hayır buraya giren her insan 100.000 den fazla testten biriyle karşılaşır. Sen de şuan bu testlerden biriyle karşılaşacaksın. Ayrıca buraya şimdiye kadar gelen ikinci kişisin." You sai oldukça sabırlıydı.

"Hmm... Peki o halde biriniz reenkarnasyon döngüsüne girince ne oluyor." Zeng her zamanki meraklılığını durdurmayı düşünmüyordu.

"İlkin burada 500.000 den fazla ruh elçisi vardı. Zamanla bir çoğu reenkarnasyona girdi. Öldüğündeyse buraya geri döndü ya da dönemeden ruhları bile yok edildi. bazılarıysa hala şu anda kanlı canlı olarak yaşıyor." You sai önündeki çocuğun gerçekten aşırı meraklı olduğunu fark etti. "Neyse daha fazla soru sorma şimdi manzaralardan birini seçerek başla. Bu arada dört tesi geçmen için gereken zaman sınırın 1 yıl."

You sai sözlerini bitirdikten sonra Zeng'e kısa bir bakış attı ve saydam olan bedeni yavaş yavaş yok oldu. Bura da ne kadar kalırsa o kadar soruya maruz kalacağının farkındaydı.

Zeng You sai'nin kaybolmaya başladığını görünce bir soru daha sormak üzereydi. Fakat You Sai'nin hızla kaybolduğunu gördüğünde soruyu sormadı ve önündeki manzaralardan birini seçmek için gözlemledi.

"Sanırım şuan en sakin olan göleti seçebilirim." Zeng bir tütsü süresi düşündükten sonra etrafında yeşillikler bulunan göleti seçmek istedi.

Zeng Göletin huzurlu ve tehlikesiz olduğunu düşünüyordu. Hiç bir tereddüt olmadan göleti yansıtan ışık halkasına doğru ilerledi.

Zeng ışık halkasına ilk adımını atar atmaz bedeni kayboldu ve göletin tam üstünde havada ortaya çıktı. Ortaya çıkmasıyla beraber gölete düşmesi bir olmuştu.

"Ağhhh..." 

Zeng göletin yüzeyine başını çıkardığında ayak bileğinde keskin bir acı hissederek bağırdı. Şuan ayak bileği kol boyutundaki bir balık tarafından ısırılmıştı.

Zeng büyü enerjisini aktive ederek ayağındaki balığa bir yumruk vurdu ve hızla göletin dışına yüzmeye başladı. Başını suyun yüzeyinden içeriye daldırdığında ise aynı tip balıkların sayısının arttığını ve kendisini takip ettiğini görmüştü.

"Peşimi bırakın lanet olası balıklar." Zeng balıkların sayısının sürekli çoğaldığını fark edince hızını daha da arttırdı.

"Ağhhh"

Zeng tam göletten çıkmak üzereydi ki üç balığın birden üstüne atladığını fark etti. Ancak geç kalmıştı. Balıklar göletin dışında nefes alamasa bile Zeng'i ölümüne ısırıp etini koparmaya çalışıyorlardı. Bu balıkların biri sağ ayak bileğini, biri sol kolunu ve sonuncusuysa pelerinin o an kapatmadığı sol omuzunu yakalamıştı.

"Ben sizin Yemeğiniz değilim. Siz benim yemeğimsiniz."


Zeng son öğrendiği üç teknikten biri olan Çekirdek erimesini kullandı ve tüm vücudunu ateşle kapladı. Balıklar daha ne olduğunu anlayamadan çırpınmayı bırakarak küle dönüşmüşlerdi. Zeng elini balıklara attığında ise hepsi ufalanarak rüzgarla beraber dağıldı.

"Bu teknik sanırım düşündüğümden daha da güçlü." Zeng dağılan balıkların külerine bakarken mırıldandı.

Zeng oturarak yaralarını sardı ve etrafı gözlemledi. Şuan İlk manzara girdiğinden itibaren iki tütsü süresi geçmişti. Fakat bu manzarada geçmesi gereken testin ne olduğu konusunda hala bir fikre sahip değildi.

Zeng konu hakkında biraz daha düşündükten sonra vazgeçti ve buranın büyü enerjisinin kalitesine bakmaya karar verdi.

"Buranın büyü enerjisi...." Zeng vücuduna çektiği an büyü enerjisinin yoğunluğu ve kalitesi karşısında şok olmuştu. "Burasının büyü enerjisinin yoğunluğu dış dünyaya göre 20 kat daha fazla. Ayrıca kalitesi çok çok daha üstün." Zeng'in gözlerinde bir heyecan belirdi.

Zeng 20 kat çıkarımını dış öğrenci sahasında emdiği enerjiye bakarak yapmıştı. Bu çıkarım da ayrıca Ruh labirenti etrafına konulmuş formasyonun da etkisi vardı.

Zeng bir gün ve bir gece tamamen yetişim yaptıktan sonra tüm yaraları iyileşmiş hatta zirvesinde olduğu yetişimi de artmıştı. İstediği zaman büyücü seviyesine atılımını deneyebilirdi. Fakat bir süre düşündükten sonra bunun test sırasında oldukça tehlikeli olacağına karar verdi.

"Buraya geleli tam bir gün oldu küçük dostum. Öyleyse ilk görevini sana verebilirim."


Zeng hiç yoktan tanımadığı bir sesin zihninde ortaya çıkmasıyla şaşırarak meditasyonu bıraktı ve ayağa kalktı. Şuan önünde eski bir kağıt parçası yüzüyordu. Zeng etrafta kimsenin olmadığına emin olduktan sonra kağıt parçasını eline aldı.

"İlk görev 150 adet bıçak dişli alabalık yakala ve dişlerini çıkart. İlk görev bittikten sonra İkinci görevin ortaya çıkacak." Zeng elinde tuttuğu kağıt parçasını içinden okudu.

Zeng ilk görevde bahsedilen balıkların demin dün kendisini ısıran ve yemeğe çalışan balıklar olduğunu görev açıklamasının altındaki resme bakarken anlamıştı. Artık görev içeriğini bildikten sonra yetişimi bıraktı.

1 yıl zaman sınırı ve geçmesi gereken 4 manzaranın testleri vardı. Bir süre düşündükten sonra, bu testlerin bu kadar basit olmadığına karar verdi.  Kendisine 1 yıl zaman sınırının boşa verilmediğini ve hızlıca ilk göreve başlaması gerektiğine karar vermişti.

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar