Ejderha İmparator

15 Aralık 2020
Çeviri: aratal
Düzenleme: aratal
286 Görüntülenme
Bu bölümü 0 Kişi beğendi.

Üç Hamle


Lynx, zeng ve diğerleriyle beraber labirente girdiğinde hala insan formunu koruyordu. Bunun sebebi basitti. Kendisiyle beraber başka kişilerinde aynı teste tutulabilir olma olasılığı gerçek formunda büyük kargaşa yaratırdı.

Lynx, Zeng'den farklı olarak labirente girip gözlerini tekrar açtığında siyah bir oda içerisindeydi. Oda tamamen zifiri karanlık olmasına rağmen oda içerisindeki her şey gözle görülebiliyordu. Bu oldukça tuhaf bir durumdu.

Lynx etrafına bir süre temkinli ve her an tetikte olarak bakınmasına rağmen kimseyi göremedi. Fakat aramasına ve oda boyunca da yürümesine devam etti. Açıkçası bir oda içerisinde olmasına rağmen bu oda oldukça büyüktü. Lynx yürürken oda kendi içerisinde odalara sahip ve her bir odanın kapıları sonuna kadar açıktı. Lynx açık odalara kapıdan bakıp yoluna devam etti. Açıkçası her biri bir öncekinin aynısı gibiydi.

"Bu odaların açık olmasının bir sebebi olmalı. Bir bakalım. Hmm" Lynx elini çenesine koyarak yürürken düşünmeye başladı. "Ya benden önce buraya başkaları geldi ve odalar onların testiydi. Ya da bu odalar benim testimde kullanılacak olabilir."

Lynx belli belirsiz geçen zamanla beraber yürümeye devam etti.

"Kapısı kapalı bir oda."


Lynx uzaktan beliren kapıya baktığında odanın sonuna ulaşmıştı. Gördüğü kapıyla arasında hala mesafe olmasına rağmen açıkça bu kapı diğer açık odaların kapısından daha büyüktü. Lynx temkinli adımlarla hızla kapıya ilerledi.

"Kapıdan içeri girmek için gelişimci türün uygun olmalı. Kanını kapının üzerinde bulunan formasyona sür. Layık isen kapı açılacak." Lynx yavaşça kapıyı açmaya çalıştığında zihninde bir ses ortaya çıktı ve kapı üzerinde çeşitli semboller parlamaya başladı..

"Gelişimci türüm mü? Yani uygun değilsem bu test benim için değil ve başka kapalı kapı da yok. Ama Labirent beni buraya getirdiğine göre uygun olmalıyım."

Lynx ufak bir düşünme sonrasında avuç içini keserek elini kapı üzerinde parlayan formasyon sembollerine koydu. Kanı algılayan semboller hızla değişmeye ve parlaklığını kaybetmeye başladı. Bir nefes sonraysa hiç parlamıyorlardı. Semboller sanki gitmiş gibilerdi.

"Gelişimci türün uygun değil. Fakat varlığın uygun. Bir Şeytan Doğan olmadığın halde ona en yakın şey sensin. Teste kabul edildin."


Daha öncekiyle aynı ses tekrar Lynx'in Zihninde ortaya çıktı. Sesin kaybolmasıyla beraber Lynx'in önündeki büyük kapı yavaşça açıldı.

Lynx duyduğu ses değil fakat kelimeler karşısında şaşkınlık içinde kalmıştı. "Şeytan Doğan" Açıkçası bu test şeytan doğan bir gelişimci içindi. Kapının açılmasıyla şaşkınlığını hızla attı ve içeri girdi.

Lynx Şuan tamamen başka bir manzaraya bakıyordu. Önceden bulunduğu yer zifiri karanlıktı. Şimdiyse açıkça bembeyaz ve uçsuz bucaksız görünen bir yerdeydi. Arkasındaki giriş ise kaybolmuştu.

Lynx bir süre çevresine baktıktan sonra yürümeye başladı. Bir süre sonra gözlerinin önünde küçük bir göl ve yanında duran bir devasa bir ağaç göründü. Ağaç geniş değildi fakat çok uzundu, yapraklarıysa mavi renge sahipti.

Lynx kısa bir süre göle doğru yürüdü ve ağacın altında meditasyon yaparak havada süzülen saydam bir insan olduğunu da fark etti. Bu açıkçası Zeng'in gördüğü gibi bir Ruh elçisine benziyordu.

"Hoş geldin. Kendini tanıt." Ağacın altındaki ruh elçisi Lynx'in önünde durmasıyla gözlerini açtı ve konuştu.

"Benim Adım Lynx. Peki sen kimsin?" Lynx karşısındaki kişiyi dikkatle inceledi.

"Benim bir adım yok. Daha doğrusu uzun zamandır bir isim kullanmıyorum. O yüzden bana sadece elçi diyebilirsin. Şeytan doğan testine hoş geldin. Başarılı olursan istediğin bir şeytan doğan tekniği kazanacaksın. Bu teknik isteğine göre gelişim, saldırı yada savunma olabilir. Sadece üç hamlemi ölmeden karşıla. Ayrıca yaşamak istiyorsan gerçek formunu açığa çıkar." Ruh elçisi havada süzülürken cevap verdi.

Lynx dinlediği sözler karşısında biraz şaşkın, biraz mutlu olsa da kaplan formunu hızla açığa çıkartarak dönüştü.

Ruh elçisi bir süre Lynx'i gözlemledi ve tekrar konuşmak için ayağa kalktı.

"Demek Adın Lynx." kaplanın karşısında havada süzülen figür sakince konuştu.

"Evet peki siz söylediğiniz sözlerde ciddi misiniz?" Lynx temkinli ifadesini koruyarak konuştu.

"Oldukça ciddiyim. Buraya gelen ilk kişi sensin bir insan değilsin ama tam olarak bir kaplanda sayılmazsın. Dediğim gibi 3 hamlemi ölmeden karşılayabilirsen sana Şeytan doğan tekniği vereceğim." Figür kayıtsız olmasına rağmen verdiği sözü tutacağını gösteren asil bir hava yayıyordu.

"Bu test neden bu kadar basit?" Lynx bir şeylerin yanlış olduğu fikrinden kendini alamıyordu.

"Sebebi bariz değil mi?" Havada süzülen figür gülümserken bir elini arkasına doğru götürdü.

"Gelişim seviyeniz nedir?" Lynx havada süzülen elçiye bakarken gelişim seviyesini sordu.

Lynx en başta sorması gereken şeyi en sona sormuş gibi hissediyordu. Çünkü test basit bir yapıya sahipti. 3 hamle karşılamak. Fakat buradaki en önemli etken gelişim seviyesiydi. Eğer rakipler arasında gelişim seviyesinde aşırı bir fark varsa bir yumruk hatta bir parmak şıklatması galibe anında karar verebilirdi.

"Endişelenme İlk hamlem senin gelişim seviyenden bir tık düşük olacak yani Asil Ruh Oluşumunun platin seviyesinde. Eğer ilk hamleyi karşılayabilirsen ikinci hamlemden sonra Senle aynı seviyede olacağım Asil ruhun elmas seviyesinde ve bundan da sağ çıkarsan üçünü hamlem büyücü seviyesinde olacak." Ruh elçisi yüzünde bir gülümseme takındı. "Unutma teste girersen üç hamle bitene kadar çıkamazsın."

"Hmm" Lynx sağ elini çenesine götürdü ve düşünmeye başladı. "İlk hamle seviyemin bir tık altı. İkinci benim seviyem. Üçüncü hamleyse büyücü seviyesi. İlk iki hamleyle başa çıkabilirim. Fakat büyücü seviyesinde bir saldırı. her ne kadar bir seviye fark olsa da açıkçası büyücü ve asil ruh oluşumu arasında uçurumlar var denebilir." Lynx derin bir nefes aldı. "Fakat bir şeytan doğan tekniği bulmam dış dünyada imkansıza yakın. O yüzden denemeliyim. Denemek Zorundayım."

Lynx kaplan dönüşümünü son evresine çıkarttı. Asil ruh oluşumunun elmas seviyesine. Bu test basit görünse de tüm gücüyle karşılık vermek zorunda olduğunu biliyordu.

"Hazırım."

"Peki o halde ilk hamlem geliyor." Ruh elçisi yüzündeki gülümsemeyi atarak konuştu.

Elçi olduğu yerden sağ elini kaldırdı ve yumruk yaptı. Ardından olduğu yerden yumruğunu Lynx'e doğru salladı. Yumruk hamlesi oldukça basit ve sadeydi. İçinde hiç bir güç yokmuş gibi görünüyordu.

"Bir şeyler yanlış hiç güç kullanmadı mı? Ama riske atamam." "Roarrrrhhh"Lynx kendisine gelen yumruğu görerek ani bir şaşkınlıktan sonra kükredi.

"Nihai Yok oluş."


Lynx Tüm gücünü serbest bırakarak havaya sıçradı ve gelen yumruğu karşıladı.

"Hııı.."

Elçi ve Lynx'im hamleleri birbiriyle karşılaştıktan sonra elçi bir kaç adım geriye gitti. Lynx ise metrelerce geriye savrularak bir avuç kan döktü. Açıkçası hiç bir güç yokmuş gibi görünen yumruk bugüne kadar kendisinin karşılaşmadığı bir kaos barındırıyor gibiydi.

"Bu.. bu gerçekten." Lynx yerden ayağa kalkarak konuştu.

"Evet gerçekten senin bir seviye altındaki halimin gücü." Elçi önündeki kaplanın ne demek istediğini bilir gibi konuştu. "Bu bir şeytan doğanın ve gelişiminin gücü."


Elçi sözlerini bitirdikten sonra tekrar sağ elini bir yumruk haline getirdi ve gelişim seviyesini Lynx ile eşitledi. "İkinci geliyor." Elçi Lynx'e dinlenme süresi vermeyi düşünmüyordu.

Lynx daha yeni ayağa kalkmışken ikinci yumruğun geldiğini görerek onu karşılamak için öne çıktı. Şuan elçiyi suçlamıyordu. Bir kişi düşmanına yada rakibine asla zaman vermemeli aksi halde sonu olabilir.

"Nihai yok oluş." Lynx gelen yumruk karşısında saldırısını serbest bıraktı ve bununla durmadı ikinci bir teknik kullanmaya karar verdi. "Çekirdek koruması."

Çekirdek koruması Lynx'in bugüne kadar hiç kullanmadığı ve zihninde yeni ortaya çıkan bir teknikti. Bu zamana kadar hiç kullanmamıştı. Sebebiyse insan olduktan sonra zihninde ortaya çıkmasıydı. Açıkçası kullanacak bir duruma da düşmemişti.

Lynx nihai yok oluşu serbest bıraktıktan sonra kanatlarını hızla önünde birleştirdi ve yıkıcı altın sarısı alevleriyle kanatlarını tamamen kapladı. Yanan bir küre gibi görünüyordu.

Elçinin yumruğu Lynx'in ilk hamlesini tamamen yok ederek geçti ve Çekirdek korumasıyla buluştu.

"Boommm"

Büyük bir patlama sesi ikilinin bulunduğu yerde açığa çıkmıştı. Patlamanın ardından bir takım küçük seslerde ortaya çıkmıştı.

Lynx bu sefer zeminde yüzlerce metre yuvarlanarak geriye doğru gitti. Şuan kanatlarının bir kısmı parçalanmış ve vücudunun çeşitli yerlerinde aldığı darbeden oluşan kanamalar gözüküyordu.

"Öhhö. öhhö. Öhhö"

Tekrar ayağa zar zor kalktığındaysa 3 kere öksürdü ve her öksürmesinden bir avuç kan kustu.

"Bu gerçekten benim seviyemde birinden aldığım darbe mi? Benim seviyemde bir kişinin tek bir hamle de bana böyle bir dehşet ve zarar verebilmesine imkansız gözüyle bakardım."

"Bana neden bir şeytan gelişimcinin beni rahat yenebileceğini söylediğini şimdi anlıyorum Titan. Ayrıca neden bir şeytan doğan gelişimini insan olabilirsem yetiştirmem gerektiğini." Lynx harap olmuş acı içindeki bedeninin haline bakarken kendine mırıldandı.

"Kendi kendine konuşmayı bırak ve hazırlan. Üçüncü ve son hamlem geliyor." Elçi, Lynx'in mırıldandığı kelimelerin bir kısmını duyarak konuştu. Kelimeleri bittiği andaysa gelişim seviyesini büyücü seviyesine çıkardı.

"Sana kaybetmeyeceğim. Burada ölmeyeceğim! O şeytan doğan tekniğini almadan. Zeng görevini tamamlamadan ölmem. Ölemem! Roaaarrhhhh" Lynx sesinin çıktığı kadar bağırarak konuştu ve kükredi.

Elçi Lynx'in cesareti ve azmi karşısında bir hayranlık gülümsemesi ortaya çıkardı. Fakat bu gülümseme ne kadar içten olsa da ona karşı yumuşak olmayacağını da belirtir gibiydi.

Elçi tekrar sağ elini yumruk yaptı...


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
ramazan (45 puan) Üye
2021-03-04 21:36:32
Ellerinize sağlık.