Ejderha İmparator

09 Ağustos 2020
Çeviri: Aratal
Düzenleme: Aratal
54 Görüntülenme
Bu bölümü 0 Kişi beğendi.

Zeng Gözlerini Açar

 

 

 


Bugün Zeng'in bilincini kapattığı andan itibaren geçen üçüncü gündü. Geçen üç gün boyunca gözleri bir an bile açılmamıştı. Zeng  sadece ara ara kıpırdanarak bilinci kapalı bir şekilde uyumaya devam ediyordu. Lynx ise bir an boyunca Zeng'in başından ayrılmıyor ve bir an önce uyanmasını diliyordu. Lakin Zeng ara sıra kıpırdanmakta ve azar azar ter dökmekten başka bir değişim göstermemişti.

Zeng bilinçsiz bir süre boyunca yattığı sırada dışarıda olan bitenlerden en ufak bir şekilde haberi yoktu. Ara sıra Zeng'in ziyaretine Mex ve tüm olanları ondan dinleyen Ariana geliyor, bir süre Lynx ile beraber Zeng'i gözlemliyorlar ve ardından ayrılıyorlardı. Fakat Zeng bunun dahi farkında değildi.

Lynx  üçüncü günün akşamı tekrar Zeng'i gözlemlerken mağaranın kapısı bir iki tıklamanın ardından sessizce açıldı. Lynx kafasını mağara kapaısına doğru çevirmeden bile gelen kişinin Mex olduğunu fark etmişti.

"Hala bir değişim yok sanırım." Mex, Zeng'i gözlemleyen Thinker'ın karşısına oturup bir süre Zeng'e baktıktan sonra düşük bir sesle konuştu.

"Hayır. Gördüğün gibi hâla aynı durumda." Lynx bakışlarını Zeng'den ayırmadan umursamaz ve soğukça bir cevap verdi ve "Thinker'ın durumunda bir gelişme var mı?" diye sordu.

Geçtiğimiz üç gün boyunca Lynx, Mex'in ne zaman geldiğini görse ona soğuk davranır ve ardından Thinker'ın durumunu sorarak en azından Thinker'ın bir gelişme kaydettiği umuduyla içini rahatlatmaya çalışırdı.

"Üzgünüm. Durumu hala aynı." Mex herhangi bir gelişme olmadığını söyleyerek bakışlarını Zeng'e sabitledi.

Mex herhangi bir aksiliğe veya bir başkasının müdahalesi olmadığına emin olarak geçen üç günde Zeng'i kontrol etmeye gelmeden önce ilk olarak sürekli Thinker'ı kontrol etmeye giderdi.  Thinker'ın durumunda herhangi bir değişiklik olmadığına emin olduğu her seferde içi rahatlardı. Fakat o an yanında olan şifacıya dikkat çekmemek için endişe duyduğunu belirtirdi.

Lynx ve Mex, Zeng'in başında bir süre daha durduktan sonra artık zaman geçmiş ve Mex geleli çoktan iki tütsü çubuğunun yanma süresi geride kalmıştı. İkili tüm süre boyunca başka bir diyalog kurmadan sadece Zeng'i izlemişlerdi.

Mağara kapısı o an tekrar sesizce açıldı ve Ariana içeri girerek Lynx ve Mex'e başıyla küçük bir selam verdi. Ariana ikilinin selamını aldığını gördükten sonra Lynx'in yanına oturarak Zeng'e bakmaya başladı.

"Hala aynı mı" Ariana içten içe Zeng'le ilk karşılaştığı anılarını düşündüğü sırada konuştu.

"Maalesef aynı." Lynx iç çekerek Ariana'ya cevap verdi.

Mex ve Ariana bir süre daha Lynx'in yanında kalarak Zeng'e baktılar. Ellerinden bir şey gelmese de en azından Zeng'in yanında olmak kendilerini biraz da olsa rahat hissettiriyordu. Zaman yavaşça akıp giderken artık çoktan gece yarısı olmuştu. Ariana ve Mex gece yarısının geldiğini fark ederek ayağa kalktı ve Lynx'e bakarak ve da ettiler.

Zeng'in uyuduğu süre boyunca geçen zamanda üçüncü günde artık bitmişti. Şuan dördüncü güne girdi. Lynx gözlerini bir an bile kapamadan Zeng'i sürekli izlemeye devam etti.

Lynx, sessiz bir şekilde Zeng'i izlerken, ay tekrar yavaş yavaş batmış ve güneş  doğmuştu. Artık dördüncü günün ortasındaydı. Lynx ise daha önceden olduğunu gibi geçen zaman boyunca tek kaşını bile oynatmamıştı.

Zaman sessizce akmaya devam ederken tekrar akşamüstü olmuş ve gökyüzündeki güneşin sarı ışınları yerini turuncu ve kızılımsı ışınlara bırakmıştı. Bir, iki tütsü süresi sonrasında bu ışınlarda yerini akşamın yıldızlarına bırakacaktı.

Bir süre sonra Zeng'in mağarasının kapısı açıldı ve içeriye iki figür girdi. Figürlerden birisi al yanaklı bir kız iken diğeri kapüşon takan maskeli bir gençti. Bu iki figür Ariana ve Mex'di. Diğer günlerin aksine bugün Zeng'in mağarasına ikili aynı anda gelmişti.

İkili Lynx'e selam verdikten sonra Ariana iç çekerek Zeng'e doğru baktı ve konuştu."İç öğrenci sınavları yarın başlıyor."  Cümlesini tamamlarken çoktan Lynx'in yanına oturmuştu.

Mex ise tek söz etmeden dikkatle Zeng'i inceliyordu. Dikkatini Zeng'i incelemeye o kadar odaklanmıştı ki Ariana'nın sözlerini bile duymadı.

Lynx, Mex ve Ariana, Zeng'i izlerken farkında olmadan çoktan üç tütsü zamanı süre geçmişti. Zeng bu üç tütsü sürenin sonunda biraz kıpırdanmaya başladı.

Zeng'in kıpırdanmaları yavaş yavaş hareketlenmelere dönmeye başladı. Zeng'i izleyen üç dostu süre boyunca ilk defa onu bu kadar hareketli görmüşlerdi.

Bir kaç on nefesin ardından Zeng aniden gözlerini açtı.

"Zeng"

"Zeng"

"Zeng"

Mağarada bulunan Lynx, Mex ve Ariana, Zeng gözlerini açar açmaz heyecanlanarak bağırdılar. Fakat bir kaç nefes sonra Zeng'in gözlerinin tepkisiz olduğunu ve boş boş baktığını fark ettiler.

Zeng'in boş boş bakan gözleri bir tütsü çubuğu sonrasında yavaş yavaş bir ışık yaymaya başladı. Bir süre sonra bu ışık yerini iki ışığa bıraktı. Ardından Zeng'in gözleri üç ışık yaymaya başladı. Hemen ardından dördüncü bir ışık rengi daha gözlerinden yayıldı. En son beşinci ışık da gözlerinden yayıldı ve diğer dört ışık arasındaki yerini aldı.

Zeng'in gözü şuan toplam beş ışık yayıyordu. Bu ışıkların rengi sırasıyla Kırmızı, mavi, beyaz, kahverengi ve sarıydı.

"Bu ışıklar elementlerin sembolü." Tüm bu olan biteni yakından izleyen grup arasında Lynx ışıkların neyi sembolize ettiğini anlayarak şaşkın bir ifadeyle konuştu.

"Nasıl yani" Ariana Zeng'in gözlerinden yayılan beş renkli ışığa bakarken merakına engel olamayarak bakışlarını Lynx'e çevirdi.

"Bu ışıklar beş elementi temsil ediyor. Kırmızı ateş, mavi su, beyaz hava, kahverengi toprak ve sarı renk yıldırımı temsil ediyor." Lynx kısa bir açıklama yaparak Zeng'i izlemeye devam etti.

Olan biteni ve Zeng'i sürekli izleyen üç kişi arasında sadece Mex hiç konuşmamış ve dikkatli bakışlarını sürdürmeye devam etmişti.

Zeng'in gözlerinden saçılan ışıkların ilk anından şu ana kadar bir tütsü süresi zaman geçmiş ve ikinci tütsü süresininde neredeyse sonuna gelmek  üzereydi. Lakin Zeng bu sırada başka hiç bir hareket göstermeden gözlerinden saçılan ışıkların bile farkında olmadan boş boş bakmaya devam ediyordu.

Bir süre sonra Zeng'in gözlerinde ışık yavaş yavaş kaybolduğunda artık dördüncü tütsü süresi geride kalmıştı. Işıklar sakince ilk belirdikleri sıranın tersi olacak şekilde kayboluyordu. İlk kaybolan ışık sarı ve sonra kahverengiydi. En son kaybolan ışık ise kırmızıydı.

Işıklar tamamen kaybolduktan sonra Zeng gözlerini tekrar kapadı. Kapanan gözleriyle beraber anında olduğu yerde titremeye ve kıvranmaya başladı. O kadar hızlı ve şiddetli titriyordu ki bir kaç nefes sonra anında ter içinde kalmış ve kıyafetleri suya tutulmuş gibi ıslanmışlardı.

"Bir şeyler yapmalıyız, iyi görünmüyor." Ariana endişelenerek Zeng'e dokunmak için elini uzattı.

 Lynx, Ariana'nın elini havada tutarak durdurdu. "Sakın karışma. Buna sebep olan elma olmalı. Eğer karışırsak sonuçlar çok daha kötü olabilir."

Zeng üstü başı ıslak bir şekilde titrerken ve ter dökerken bilinci hala kapalıydı. Titremeye başladığından beri geçen sürede artık gece yarısı olmuştu bile. Üçlü Zeng'in titremelerinin artık yavaşladığını fark etmişti.  Tamamen titremeyi kestiğinde ise gece yarısını bir tütsü süresi geçmişti.

Zeng titremeyi tamamen bıraktığında mağaranın içinde ki üçlüye güçlü bir baskı düştü. Üçlü baskı altında zar zor nefes almaya başladı. Fakat baskı düştüğü an başka bir şey daha olmuştu. Zeng'in bedeninin tüm gözeneklerinden siyah çamurumsu bir sıvı akmaya başlamıştı.

Kısa bir süre sonra bu sıvı iyice artarak Zeng'in bedenine olan bir adımlık mesafeyi çoktan kapladı. Sıvı bir adım mesafeyle kalmadı ve sürekli kapladığı alanı daha da arttırdı. Sonunda Zeng'in gözeneklerinden daha fazla sıvı akmayı kestiğinde, kapladığı alan çoktan Zeng'in bedeni etrafında 10 adımlık bir mesafe oluşturmuştu. Zeng ise akan her sıvıda biraz daha zayıflamıştı.

Siyah çamurumsu sıvı akmayı bitirdiğinde Zeng'in bedeni adeta bir deri bir kemik kalmıştı. Bu durumu izleyen bir kişi bu siyah sıvının genellikle alem geçişinde bedenin arındığı zaman aktığını hemen çözebilirdi. Lakin bu kadar çok siyah sıvı akmasına ise anormal olarak bakıp, bir sorun olduğunu düşünürdü.

Kısa bir süre sonra mağaranın içindeki büyü enerjisi yavaş yavaş dalgalar oluşturmaya ve bu dalgalarla beraber belli bir yönde hareket etmeye başladı. Büyü enerjisinin hareket ettiği yönse Zeng'in bedeniydi. Bir kaç nefes sonra hareket eden büyü enerjisi ve miktarı hızlıca artarak akmaya devam etti.

"Mağaradaki büyü enerjisini özümsüyor." Lynx olanların farkına vardı. "Fakat şimdiden tüm mağaradaki enerjiyi bitirdi." Lynx hızla mağarada tükünen büyü enerjisine bakarak kaşlarını çattı. "Mağara dışındaki enerjiye geçti. Böyle devam ederse birileri farkına varacak." Lynx mağara dışından gelen büyü enerjisini hissederek endişelenmeye başladı. "Çabuk ne kadar ruh cevheriniz varsa çıkartın ve Zeng'in etrafına dizin." Lynx kısa süreli bir çözüm bularak konuştu.

Mex ve Ariana Lynx'in dediklerini yaparak boyutsal eşyalarında bulunan tüm ruh cevherlerini çıkardı ve Zeng'in etrafında bir daire oluşturacak şekilde dizmeye başladılar. Lynx'in mağara dışından Zeng'e akan büyü enerjisinin kesildiğini hissederek rahat bir nefes aldı.

Zeng farkında olmadan büyü enerjisini özümsemeye devam ederken etrafına daire olarak çizilen ruh cevherleri çabucak rengini kaybederek sönüyor ve ufalanıyordu. Mex ve Ariana ise hemen ufalanan ruh cevherinin yerine bir başkasını koyuyordu. Bu işlem bir süre böyle devam etti.

"Ruh cevherim bitti." Ariana boyut yüzüğüne bakarak derin bir iç çekti. Şuan çantasında hiç ruh cevheri kalmamıştı.

"Benimkilerde bitmek üzere. Tüm yeşil ruh cevherlerimi harcadım geriye 5 adet mavi ruh cevherim kaldı sadece." Mex tüm yeşil ruh cevherlerinin bittiğini görerek kısa bir iç çekti. Ardından bir an bile düşünmeden kalan 5 mavi ruh cevherini Zeng'in yanına yerleştirdi.

Zeng'in vücudu ruh cevherlerinde ki büyü enerjisini özümserken yavaş yavaş eski haline dönüyor ve bir deri bir kemik olmaktan çıkıyordu. Etrafına Mex ve Ariana tarafından yerleştiren 300 aşkın cevherin enerjisini çoktan özümsemişti zaten. Fakat hala devam ediyordu. Zeng son olarak Mex'in yerleştirmiş olduğu 5 mavi ruh cevherini de özümsemeyi bitirdi. Fakat hâla durmadı ve mağara dışındaki büyü enerjisini özümsemeye devam etti.

Zeng tüm süre boyunca etrafındaki büyü enerjisini özümsemeye devam ederken artık sabah olmuştu ve güneş yükselmişti. Zeng'i izleyen üçlü gruptan Lynx ve Mex ise endişeli ifadelere sahipti. Aralarından Sadece Mex'in ifadesi belli olmuyordu.

"Güzel. Güzel... Böyle devam et." Mex dışardan her ne kadar sakin olsa da içten içe sevinçliydi.

"Neler oluyor." 

"Geceden itibaren büyü enerjisi oldukça inceldi."

"Sizde mi hissettiniz. Ben sadece bana öyle geldiğini düşünmüştüm."

"En iyisi bunu bir kıdemliye rapor edelim." 

Sabah olup mağara odalarından çıkan dış saha öğrencilerinin hepsinin yüzünde şaşkınlık belirmiş ve bir birleriyle aralarında konuşmuş fakat bir açıklama bulamamışlardı. Durumu en son kıdemli  birisine bildirmek zorunda hissettiler ve aralarından bir temsilci seçerek Lonca binasına gönderdiler.

Dışarda dış saha öğrencileri kendi aralarında bu konuşmayı yaparken. Zeng'in mağara odasında bilinçsizce duran Zeng en sonunda gözlerini açtı. Bilinci açık bir şekilde çevresine bakarak olduğu yerden doğruldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Not: Discord adresimize bekleriz. https://discord.gg/V6ycFh6

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar