Hayatsız

12 Mayıs 2020
Çeviri: Yavuzusuz
Düzenleme: Yavuzusuz
51 Görüntülenme
Bu bölümü 1 Kişi beğendi.
Cilt 1

Beklenmeyen Konuk

Şöminenin aydınlattığı rutubet kokan küçük odanın kapısı gıcırdadı. Uykudan uyanan avcı gözlerini açmamıştı ama kulağı ile odayı tartıyordu. Gelenin kim olduğunu anlayınca yatağında doğruldu. Sesini tabir etmek gerekirse yorgun kelimesi yeter de artardı:

"Burada bile beni bulduğuna göre durum önemli sanırım."Gelen kişi ses çıkarmadan yatağa doğru bir kağıt müsveddesi attı. Sonunda gözlerini açan avcı önce kapıya baktı."Huysuz ve tıknaz ihtiyar lütfen hizmetçini kov. Mavi ceketinin iliklemek zorunda olmak sana koymuştur orası belli. Peki bozuk dikişli pantolonuna ne demeli. Parana yazık ihtiyar." İhtiyar kaşlarını çattı.

"Benim özelimi deşmeyi bırak ve iğrenç gözlerini giysilerimden çek! Benim adım doğduğumdan beri Soil bunu kafana kazı şeytan." İkinci cümlesinde ilk cümlesindeki hiddeti bulamayan avcının içine belli belirsiz bir takdir duygusu doğdu.

Biraz daha doğrulan avcının üstünden yorgan kaydı ve çıplak teni beline kadar açıldı. İhtiyar Soil avcının üstündeki yaralara bakarak yüzünü buruşturdu. Avcı ihtiyarın içinden geçenleri hissedebiliyordu. "Avcılara olan nefretin neyden kaynaklı bilmiyorum ama huzurumda bulunduğun süreç boyunca bana o iğrenmiş gözlerle bakmamalısın ihtiyar. Kendi ayaklarınla seçtiğin yolda bana başvurman senin ayıbın değil. Uğraştığın zorlukları biliyorum ve bana gelme nedenini anlıyorum. Bu yüzden kendini suçlamayı kesmelisin. Hem senin hem karın adına." demek istedi ama kağıtlara bakmakla yetindi. 

Kağıtları eline aldı ve biraz inceledi. Geçen zaman boyunca ihtiyar kapının önünde ayakta beklediği için huysuz huysuz homurdanmaya başladı. Tam zamanla ilgili okkalı bir laf söylemeye hazırlandı ki avcı sessizliği bozdu.

"Kahya demek. Bu iş sandığınızdan daha tehlikeli. Kabul etmem için bir neden söyle."

"Paran yok."

"Yeterli bir neden. Ancak o menopoz rahibeyle sen konuşursun. Yaralanmam işten bile değil bu yüzden masrafları da karşılamalısın."

"O deli karıya para yetmez bunu sen de biliyorsun antlaşmaya bunu eklersem asıl yara alan ben olurum, kabul edemem!"

Avcı anlık olarak düşünmeye başladı. Düşünme yapısı normal insanlara göre çok farklıydı. En ufak bir konu hakkında düşünmesi gerekirse bile -geçen yattığı ve o anın gazıyla büyük vaatler verdiği fahişeden nasıl kaçacağı da dahil- kendini adaması ve dünyaya bir siktir çekmesi gerekiyordu. Gözlerini kapattı ve başını öne doğru hafif ama akıcı bir hareketle indirdi. İçindeki kendini buldu. İhtimal dahilindeki olası yaralarını hesapladı. Çok değişken vardı, bu da işini olduğundan kat kat daha zorlaştırıyordu. Kahya'yı düşündü. İçinden

-Sayın Rufus Gurger namıdiğer "Kahya" Zengin bir ailenin şımarık çocuğu. Küçükken babsının yanında kalıyordu çünkü... Kimi kandırıyorum ailesinin sırlarını kimse bilmiyor. Üst düzey yakın dövüş ve keskin silahlar eğitimi aldı. Bu eğitimi ihtiyacı yokken ve bir anda istemesi ailesinin kafalarını karıştırmıştı. Ama ailesinin kafasındaki soru işaretlerini babasının en sevdiği konudan girerek yanıtlamıştı. "İyi bir asilin, yanındaki hanımı bir fazlalığa ihtiyaç duymadan koruyabilmesi gerekmez mi?"demişti. Babası lanet olası Senyor Gurger bunu büyük bir onur göstergesi olarak görmüş ve en iyilerin en iyisi bir eğitimle Rufus piçini donatmıştı. Rufus büyüdüğünde -istediği düzeye geldiğinde- ilk oltasını atmaya hazırdı.Bu gösterişli olta bir baloydu. Rufus o baloyu duyurduktan sonra herkes sözde bir "Beyefendi" görmek için oraya toplandı. Yaklaşık 50 kişilik bir misafir ordusu. O balonun ev sahibi Rufus değildi. O balo fikrini Rufus hiçbir zaman duyumsamamıştı. Tüm bu olayın düzenleyicisi "Kahya" misafirleri karşıladı. Ve o gece tarihe "BALOSYUM"olarak geçmişti. Bu ismin nedeni kafası kopmuş ve kalbi sökülmüş 50 kişinin kanlarıyla üst kattaki duvarlara bu kelimenin yazılmış olarak bulunmasıydı. Rufus kayıplara karıştı. Geceleri zevk için fahişeleri öldüren bir seri katil damgası yedi. Buna kızan Rufus'un ikinci bir plan için -benim de bulunduğum- Madam Ashna şehrine geldiği söylenmekte.

Avcı gözlerini açtı. İçinde geçirdiği zaman gerçek hayatta 10 saniyeden kısa sürmüştü. Gözlerini İhtiyar Soil'e dikti. İhtiyar minicik göz bebeklerini saran bordo gözlerin kendine çevrilmesinden ürkmüştü. Bunu saklayamamıştı. Refleks olarak bir ayağını geriye atıp bir elini hafifçe göğüs hizasına çekti. Kaçmamak için kendini zor tutuyordu.Avcı başını yavaş yavaş sağa sola sallamaya başladı.

"Bu iş ikimize pahalıya patlayacak. Ama iki üç yara ve bir menopoz karıdan korkmak bana göre değil. Kahya öldü bil." dedi. İhtiyar hala ona bakan gözlerden korka korka söylemek zorunda olduğu şeyi söyledi.

"Bu beklenmeyen misafiri dinleyip onay verdiğin için onur duydum."


Çevirmen Notu
İlk zamanlar baya kısa tutmayı planlıyorum çünkü uzun bir anlatımda okur ilgisini tutabileceğimi sanmıyorum ama bu eksikliği bir nebze hızlı yazarak kapatmayı planlıyorum.
Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar