Hayatsız

12 Mayıs 2020
Çeviri: Yavuzusuz
Düzenleme: Yavuzusuz
37 Görüntülenme
Bu bölümü 1 Kişi beğendi.
Cilt 1

Dinlenen Ceset

Avcı gözlerini açtığı sırada kalan son enerjisini tükettiğini fark etti. Bulanık da olsa bir tavan gördü. Koku duyusunu tam olarak kontrol edemiyordu. Belli yere çarptığı sırada iyi bir darbe yemişti. Dudağında, göğüsünde ve başında bir tür fazlalık olduğunu fark etti. Duyma yetisi eskisi gibiydi ve göremesede etrafında olan biteni duyarak anlayabiliyordu. Yattığı yerden yaklaşık 5 metre uzakta birinin olduğunu anladı. Vücuduna sürten giysinin sesinden kadın olduğunu kavradı. biraz daha odaklanıp boyunu tahmin etti. "Yaşlı, bodur bir kadın. Elinde bir hayır iki tüp var. Nefesi ve hareketlerinin sesi çok tanıdık. Sayın Menopoz Leydim beni bulmuş demek." diye düşündü. Üstündeki ağırlıkların bandaj olduğunu anladı. Dikişler ve bandaj. Bu kadar uyuşmasının nedeni tedavi acısını kaldıramaması olduğunu anladı. Her ne olmuşsa avcı bunun ucuza gelmeyeceğini biliyordu.

"Uyandın demek. Sen ne cüretle benim isteğim dışında ölebilirsin?" Avcının hareketsiz olduğunu görünce durumun ağır olduğunu anladı. Çünkü genelde yaşıyla ilgili alaylı bir sözle karşılık verip gülmesi gerekiyordu. Sesini ciddi bir tona sokup "Beni duyabiliyorsan gözlerini bir sağa bir sola çevir" dedi. Avcı denileni zorla yaptı. Yaşlı kadın öksürüp harap olmuş sesini düzene sokup "Şuan ki durumunu izah etmek gerekirse nefes alan bir ölüsün diyebilirim. Yüce ustam Misha Hanımın teknikleri ile ölüm anında hayatını uyuşturdum. Normalde şimdiye konuşma kabiliyetini kazanmış olman lazım. Sanırım yaşlı bedenim dozu fazla kaçırdı. Sanırım aklında beliren tek soruya yanıt arıyorsun. Ne zaman gidebilirim? Cavap çok bilinmez bir durumda. Senin düşünme yetine saygım var bilirsin. Biraz düşünürsen bulunduğun durumu kavrayabileceğini düşünüyorum. Acele etme avcı. Bu benim için de ilk. Seni birçok ölüm durumundan kurtardım ama hiçbirinde bu kadar kan kaybetmemiştin. Zamanlamam berbat olduğu için böyle oldu. Bedenim bana köstek oluyor. Gidebilecek duruma bile gelsen eski haline dönmen kim bilir kaç zaman alır." 

Rahibe bir elinde iğnemsi bir alet diğer elinde ise bir tür toz tutarak yatağa doğru döndü. Adımlarının sesini duyan avcı "Yere basmaya korkan ayaklarınla nasıl hala yürüyebiliyorsun? Neden yürüyorsun?" diye geçirdi içinden.

Rahibe, avcının üstünden yorganı beline kadar indirdi. Avcı üstünde yorgan olduğunu o zaman anladı. Rahibe, avcının koluna ufak bir kesik attı ve üstüne elindeki tozları serpti. "İğnedeki ilaç etkisini hızlı gösterir. Bu toz ise zaten bir avuç kalan kanının daha da akmaması için." Yerinde doğrulup kapıya yürüdü. Çıkmadan önce son bir bakış atıp kıkırdadı. "Faturayı sana verdiğimde yüzündeki ifadeyi görmeyi iple çekiyorum." dedi ve gitti. Avcı içinden

"Hassiktir."diye geçirdi. Düşünceleri dalarken gözü açıktı. Düşündüğü şey kol hatta odun gibi girecek olan iyileşme masrafı değildi. dün gece çantasıyla beraber odada bıraktığı fahişe de değildi. Kahya'yı düşündü. Kendi acizliğini içinden onaylayıp kasvete boğuldu. Yavaş yavaş ağzını aralamayı başardı. Ve ilk cümlesini söyledi

"O kızı da ne siktim ama." 


Rahibe kapıyı aralamaya başladığında içeriden bir ses duydu "Genç bir delikanlının odasına tıklatmadan girmeyi hangi cadıdan öğrendin?". Rahibe avcının sesini tanımıştı. Sol duvarına yatak sağ duvarına masa dayanan kare ve boğucu odaya tam manasıyla girdi. Her zamanki gibi sadece masmavi gözleri görünüyordu. Odaya göz gezdiren rahibe, avcının dikelmiş bir şekilde yatakta oturduğunu gördü. Alaycı bir tavırla

"Fiziksel gençliğini kafanın ergenliği baskılıyor azcık büyü de o zaman kendi özel mülküme girerken kapıyı çalmayı düşünebilirim." Avcı hafif bir tebessüm etti. Ama güldüğü süreç boyunda yüzündeki dikişler geriliyor canını az da olsa yakıyordu. Avcı havayı derince kokladı.

"Neden ana şehrin kusmuk dolu hanları gibi kokuyorsun?" dedi. Rahibe bezmiş gibi bakarak alt tarafı işaret etti ev

"Mükemmel kabiliyetimi kusmuklu veletler için harcıyorum."dedi. Avcı hafif sinirli bir bakış attı ve sakince

"Çocuklara karşı kin tutmayı bırak bence. Sende olmayan şeylere bok atmak onursuzluktur biliyorsun."

"Ne o beni düşünüyorsun. Bakıyorum da elimin altındayken bile ağzın iyi laf yapıyor. Avcı cesareti dedikleri bu olsa gerek." dedi sırıtarak. Avcı bezmiş bir ifade takınıp yatağa gömüldü ve gözlerini kapattı. Onun için 2.round kaçınılmazdı. Heyecanla kinini bileyip, acılarını kalkanı yaptı. Ve çıkacağı günü beklemeye koyuldu. Çünkü Kahya'yı ölmüş olarak bilmesi gereken bir ihtiyar vardı. Ve masraflar için bir kolunu isteyen menopoz bir karı. 


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar