Hayatsız

13 Mayıs 2020
Çeviri: Yavuzusuz
Düzenleme: Yavuzusuz
167 Görüntülenme
Bu bölümü 2 Kişi beğendi.
Cilt 1

Geleceğe Giden Yol

Jack Manya kasabasının dar ve soğuk sokaklarında aylak aylak dolanıyordu. Arada bir selam vermek için kafasını kaldırması dışında yerdeki taşlara ilgiyle bakıyordu. Bakmak istediğinin aksine bu manzara -ne kadar manzara denebilirse- onu yoruyordu. Daha reşit yaşına gimemiş delikanlı grimsi ve büyük evin manevi anlamda buz tutmuş duvarına yaslandı. Bu duvar artık kasaba halkının değildi. Bu kasaba artık onların değildi. Kraliyetin köpeği ünvanını üstlenmiş çökük ve boktan ev yığınından fazlası değildi. Jack kaçmak istiyordu. Tek ihtiyacı, ailesi olarak tanıdığı kasaba halkını silebilecek taştan bir kalp. Kaçışı üstlenecek bir vicdanı kendinde bulamayan Jack, yumruklarını sıktı ve dişlerini birbirine kenetledi. Elinden akan kanın özgür bir edayla yere düştüğünü gördü . Bunu görünce sakinleşti ve ellerine baktı. Çantasından bir parça bez çıkartıp ellerini sardı. Direncini hiçe sayan göz yaşını elinin tersiyle sildi. Göz yaşının aktığını düşününce kendinden tiksindi. Böyle bir oyuna kendi bedeninin boyun eğdiğini bildiği için kendine kızdı. Doğrulup Leydi Hoen'in tapınağına doğru yürümeye başladı. Attığı her adımda arkasında kalan nesneler teker teker aklından siliniyordu. Jack, ölüme gittiğini bile bile adımlarına devam etti. Kini, korkusundan ağır basmış, onu ele geçirmişti. 

Tapınak merdivenine geldiğinde tüm kasabayı aklından silmiş sadece tapınağı ve Hoen'i düşünüyordu. Dalgınlığını tapınak yanında kavga eden bir çift bölmüştü. Çifti gizlice takip etti. Tekinsiz bir sokağa saptılar. Daracık sokakta çift yan yana duramıyordu. Erkek kadının önüne geçmiş ve heybetli cüssesiyle kadının Jack'i görmesini engelliyordu. Jack dar sokağın başında düşünceli bir tavır takınıp yüzünü buruşturdu. Bu da tarafa insanların kavgayı fark etmesini engellemişti. Kimse kendi halinde düşünen bir insana karışmak istemez. Böylece hem çiftin kavgasını duyuyor hem de kimsenin müdahale edememesini sağlıyordu. Kavga eden çifti tanıyordu. Tapınakta kalan Hoen'in yalakçı takımındaydılar. Erkek sertçe sözlerini sıralıyordu.

"O iş olmaz boşa kürek çekiyorsun Lisa." 

Jack kadının adını aklına kazıdı.

"Bu yaptığını ondan saklayamazsın kadın zihnimizi okuyor bu duygunu nasıl saklayacaksın?" Erkeğin nefesi bittiği an kadın söze girdi.

"Bir teknik var Fred, dinle lütfen." 

Jack adamın adını aklına kazıdı.

"Bu durumu gerçek kabul etmen lazım ve hoşnutluğunu gizlememen lazım. eğer bunu yaparsan bir yanlış olduğunu anlamayacaktır. Hoşnut halimizi ise sessizliğimizle açıklarız. İki bakışma romantizm manyağı Hoen'i ikna eder inan bana."

"Peki avc-" 

Jack'in ayağı kaydı ve çifte gözüktü. Çift başlarına aldıkları belayı anladıklarında yüzlerini dehşet kapladı. O kadar büyük bir dehşeti Jack hayatında ilk defa görmüştü. Suratlarında insanlıktan bir iz kalmamıştı. Jack koşmaya başlayamadan Fred isimli adam ölüm korkusunun verdiği kasılmayla yıldırım hızına erişmişti. Jack'in yakalanması saniye bile sürmemişti. Adam histerik bir kahkaha attıktan sonra muhafızlara seslendi. Jack'in daha önce Hoen'e sürtük dediğini duymuştu. Bunu hayatının şansı olarak gördü ve Jack'i teslim ettikten sonra Jack'e özür dilermişçesine baktı ve ellerini açıp dua etmeye başladı. Jack hala adamın yüz ifadesi yüzünden hareket edemez durumdaydı. Kocaman açılmış iki tane mavi içinde nokta. Kasılmış boğazından akan terler ve çürük kokan bir nefes. Jack adamın çoktan öldüğünü düşünüyordu. Bu plan için ölmüştü. 

Hoen'in sorusuyla kendine gelen Jack, nerede olduğunu anlamak için etrafına baktı. Büyük oval bir tavan, yerde mavi ve yeşilin ahengine dayalı bir halı ve karşısında yosun yeşili uzun bir elbise giyen ve açık saçlarındaki kahverengi tonu omzunun bir karış altına kadar uzanan yeşil gözlü  bir hanımefendi gördü. Jack'in öfkesi yüzünden gözü seyirmişti. Hanımefendi söze girdi.

"Daha yaşını doldurmamış birinin benim namusum hakkında boş sözler söylemesinden ne çıkartmam lazım?" dedi. Sakin sesinde tehdit gizliydi. Gözleri gerçekten yanıt arıyordu. Yeşil ve büyüleyici o gözlerle Jack'e baktı. 

"Olmuşa oldu dediğim için özüğ-" Jack daha sözünü bitirmeden karnına tekme yemişti. Dizlerinin üstüne çöküp yere kapandı ve öğürdü. Jack, Hoen'in ilgisini çekmişti. Çocukta korku yoktu, duygularını mantığı yönetiyor ve bu duygu uğruna ölmeye razıydı. Hoen kesik bir gülüş attı. Muhafızlar öldür emri vereceğinden emin oldukları için kılıçlarını hazırladılar ve Jack'in iki yanına yaklaştılar. Hoen şaşırtıcı bir karar alarak zindana götürülmesini emretti. 




Kasaba halkı Jack'in tutuklandığını duydukları an onu hatırlarından silmişlerdi. Silmeleri lazımdı. O bir haindi artık. İhtiyar Muan hüzünlü gözlerle tapınağa bakıyordu. Köylülerden tiksinmişti. Jack'i unutamazdı. Jack'i ailesi demeye utandığı insanımsılardan kurtardığı günü anımsadı. Ve kendi kendine mırıldandı.

"Fiziksel olarak insansınız ama fikren canavar. Sizi ulu dünya halkından, gerçek insanlardan ayırmak zorundayım. Sizlere insanımsı diyeceğim. Gerçek insan kılığındaki canavar fikirli varlıklar!" 

Söyledikleri, canavarlar üstünde mutlak hükmü kuran insanlık kralı Zenet'in sözleriydi. O gün insanlar gerçekten insan olup olmadıklarından şüpheye düşüp doğruyu aramaya başlamışlardı. Buda büyüden geçiyordu. Büyü böyle doğmuştu. İnsan yararı için yaratılan büyünün böyle alçak kişiler tarafından kullanılması Muan'ı öfkeyle doldurdu. Artık bu kasabadan iğreniyordu. Kasabalıların hepsi ona göre insanımsıydı ve bu değişmeyecekti. Tüm kasaba halkı ihtiyarın gözlerinden böyle düşündüğünü anlıyordu fakat seslerini çıkaramazlardı. 

Bir yabancı atının üstünde usulca şehre doğru girdi. Yabancının dikkat çeken bir görüntüsü vardı. Alabildiğine beyaz saçları ve gür bir sakalı vardı. Gözleri ve atı simsiyahtı. Üstündeki koyu kahve ceketi, içine giydiği siyah tişörtü saklarcasına sarmalanmıştı. Usulca şehrin ana kapısından girerken köşeye pusmuş yüzünü buruşturup alev saçan gözlerle etrafa bakan ihtiyarı inceledi. İhtiyar yabancıya döndü. Yabancı atından inip ihtiyarın yanına geldi. 

"Büyücü Hoen buralarda mı?" diye sordu yabancı. Sesindeki ton insanın içine işleyen bir yapıya sahipti. İhtiyar usulca tapınağı gösterdi.

"Onunla ne işin var yabancı?" ihtiyar ağzından laf almak istercesine merakla sormuştu bu soruyu.

"Huzurunda çalışan bir muhafız şahsıma hakaret etmiş onunla işimi halletmek için geldim."

İhtiyar Muan yabancının dizginleyemediği öfkesinin anlık olarak gözüne vurduğunu görmüştü. Simsiyah gözünde bordo benekler oluşmuştu. İhtiyar öne eğilip "Bir avcının oraya boktan bir duello için gideceğini bana yediremezsin." dedi.

Yabancı tepkisiz kaldı. İhtiyar daha çok şaşkınlık içinde kalacağını sanmıştı. Yabancı, ihtiyara dönüp "Kabiliyetimden şüphe duyulmasından haz etmem." dedi. 

İhtiyar bir anlık düşüncelere daldı. İçinden "Eğer o tapınağa girebilirsem belki de..." diye düşündü. Yüzünü avcıya çevirip 

"Tek başına istediğin kadar cebelleş o cadı seni kıpırdamadan yener. Gizli bir giriş biliyorum. Bu yaşlı kurda bu günkü maceranda güvenmek istemez misin?" dedi ihtiyar. 

Avcı temkinle süzdü ihtiyarı. İhtiyarın içindeki nefreti iliklerine kadar hissetmişti. Onayı verdi. İhtiyar içeri gidip yaklaşık 3 dakika sonra elinde bir tür cübbe ile geri döndü.

"Bunu giy o saçın ve sakalın bizi ele verir. bu bir nebze de olsa gözden düşmeni sağlar." dedi ve cüppeyi avcıya verdi.

Avcı giyinmek için ellerini kaldırdığında, ihtiyarın gözü avcının belindeki hançerlere ilişti. Avcı giyindikten sonra yola koyuldular. İhtiyar bulunduğu olayın tehlikesini biliyor ve ne olursa olsun sonunu getirmek istiyordu. Jack onun için bir bireyden fazlasıydı çünkü.




Çevirmen Notu

Bu bölümden sonra bölümler uzayacaktır.

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
Redafornv2 (1262 puan) Üye
2020-05-13 12:15:51
Jack in yakalanma sahnesi ve sonrasinda zindana atilisi cok hizli olmus biraz daha yavas ilerletsen sanki daha guzel olurdu yani mesela fred bi jackle konussaydi ya da hoen e daha fazla diyalog verebilirdin
Yavuzusuz (6 puan) Yazar
2020-05-13 12:28:06
@Redafornv2, Çok haklısın aslında baya iyi olurmuş. Yorumun için teşekkür ederim.