Hayatsız

22 Haziran 2020
Çeviri: Yavuzusuz
Düzenleme: Yavuzusuz
84 Görüntülenme
Bu bölümü 3 Kişi beğendi.
Cilt 1

İlk Görüşme

"Ne o? Hemen gidiyor musun?" Avcı arkasından gelen boğuk sese cevap olarak kafa salladı.

"Burada yatarak tedavi masrafını çıkartamam değil mi? Bedava dersen iş değişir."

"Boşa hana gitmene gerek yok çantanı buraya getirdim yatağın altında." Avcı hafifçe eğilip çantasını yatağın altında çekip aldı. Güzelce dikilmiş eski giysilerini son bir kere daha düzelttikten sonra kapıya doğru döndü. Rahibeyle göz göze geldi.

"Şu anki durumum en fazla neyi kaldırır?" Rahibe hafifçe öksürdü.

"Gücünün %65'i kadarını kaldırır sanırım. Aldığın hasara göre aptalca bir şey yapma. Bu sefer cidden çok geç olabilir biliyorsun ayaklarımı pek sevmem ve güvenmem." Avcı kafasıyla onayladı ve rahibenin hafifçe verdiği yoldan geçti. Uzun, soğuk merdivenden sokağa indi. Biraz kafa dağıtmak ve dışarının havasına alışabilmek amacıyla en yakındaki hana yola koyuldu. 

 Avcı çantasında sakladığı kalan üç beş kuruşuyla yemek yedi ve büyük bir bardak bira aldı. O sırada arka tarafında kalan masadan gelen gürültüye kulak asmamaya çalışıyordu. Dikdörtgen ve geniş handa çıkacak bir kavga ondaki dikişlerin tekrar açılmasına sebep olabilirdi. Aynı zamanda fazla sandalye ve masaların havada uçuştuğu görüntüsünü hiç görmek istemiyordu. Aklında olan tek şey olası bir toplu kavgada daha parasını ödemediği birayı alıp kaçmaktı. Kavga giderek şiddetleniyordu. İki taraf da kendini en iyi bilen sanıyor aynı zamanda haklı olmasalar bile körüne inançlarını ölümüne savunuyorlardı. Aniden oluşan temas sebebiyle itişme başladı ve iri yarı, kel adam tartıştığı yapılı ama kısa, dağınık ve kahve saçlı adamı avcının masasının üstüne attı. Avcı sinirlenip kavgaya dahil olmak istedi. Hırıltılı bir tonla

"Kesin lan gevezeliği!" diye gürledi. "Belanızı benden bulmak istemiyorsanız geçin uslu uslu oturun." Kel adam burnunu kaldırıp kaşlarını çatarak 

"Bizim burada sözün geçmez avcı. Hiyerarşide yerini bil kan orospusu varlık. Senin burada bulunman bizim insaniyetimize hakaret iken bir de karşıma geçip bana laf mı söylüyorsun. Ayağını denk al iğrenç varlık!" Kel adam sözlerine hiddet eklemek için kendini yoruyordu. Alkol yüzünden zor konuşan adam bu konuda oldukça başarısızdı.

"Bu gereksiz öz güvenin seni ölüme götürebilir. Sayın saç özürlüsü bayım." diye söze girdi başka bir masada oturan genç. Ayağa kalktı ve kel adamın yüzüne baktı. Gözlerindeki karanlık bakış tehlike saçıyordu. Dağınık siyah saçları alnını kapatmış, üstüne giydiği gri palto dizlerinin üstüne kadar uzanmıştı. Gencin sol eli tamamen sargıyla kaplıydı. Avcı sargının altından yayılan karanlık aurayı hissetti. Anlık olarak ürperse de gencin gözlerinde kötülük yoktu. "Size bakınca saçların beyni temsil ettiğini bir daha anlamış oldum." dedi genç sırıtarak masaya yaklaşırken. 

Kel adam tedirgin görünüyordu. Yaydığı telaşı sezen avcı, gelen adamın görüntüsünün aksine haşin biri olduğunu anlamış oldu. Kel adam söve söve kendi masasına gitti. Siyahla özleşmiş genç, yere yuvarlanan adamı kaldırıp avcının karşısına oturdu. Sandalyeye yerleşti ve iki bira söyledi. Derin bir nefes alarak avcının gözlerine baktı. Samimi bir şekilde gülümseyerek elini uzattı. 

"Merhabalar sayın yaratık benim adım Jack memnun oldum." Avcı yeni gelen birasından büyük bir yudum aldı ve gencin elini sıktı. Konuşmak istemediği her halinden anlaşılıyordu. Bedava gelen birasının tadının güzelliğinde dalıp gitmişti. "Soğuk olmakta sizin üstünüze yok. Eski dostum da öyleydi."

"Avcıları tanır gibi konuşmanı neye bağlamalıyım?"

"Dediğim gibi eski dostuma." Avcı biraz da olsa ciddiyet kazanmış ve konunun nereye varacağını anlamaya çalışıyordu.

"Bir avcıyla dost olmak mı? Burası sanatoryum değil belli ki aklın verem olmuş genç."

"Avcıların zayıf noktası savaşırken düşünememeleridir. Önceden plan yapmadıkları sürece kaybetmeye mahkumlardır. Sınırsız olasılık düşünebilen zekaları bir kere devreye girerse mutlak zaferi alırlar haksız mıyım?"

"Kimsin sen ve benden ne istiyorsun?"

"Sadece yanında pineklemek."

"Üzgünüm ama kendime bakamıyor iken başka bir canı düşünmem imkansız."

"Rahat ol dediğim gibi sadece yanında dolanacağım para falan istemiyorum."

"Bu tür biz cümle ile kaç kişiyi inandırabilirsin?"

Jack derin bir iç çekti. "Bana başka çare bırakmıyorsun." Jack cebini birazcık karıştırıp içinden bir tür kağıt parçası çıkardı. Avcıya doğru uzattı. "Ne yazıyor bilmiyorum ama senin tarafında olduğumu bu kanıtlar."

Avcı kağıdı eline aldı ve yüzünü buruşturdu. Üstünde üst düzey avcı büyüsü ile yazılmış bir metin vardı. Jack'e baktı. "Nasıl bir belaya bulaştın farkında mısın?"

"Maalesef evet. Kabul et beni. Yardımım dokunacağını anlamış olmalısın. Senin bana ihtiyacından çok benim sana ihtiyacım var."

"Yemin ederim bir rahat yok bana. Peki nasıl istersen." 



Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
Redafornv2 (1262 puan) Üye
2020-06-30 14:29:15
Bu avci kim! Jack ne ara güçlü biri oldu vay anasini ne oluyor neyse fazla uzattim yeni bölüm uamarim 1 aya gelir eline saglik yavux reis