Kedi Olarak Geçirdiğim On Dört Yıl

27 Nisan 2020
Çeviri: CatInTranslation
Düzenleme: Residenttt
181 Görüntülenme
Bu bölümü 4 Kişi beğendi.

Kız çocuğunun sınavı ve mezuniyeti

Kız çocuğu son spor etkinliği de bitince tamamen üniversite sınavına odaklanmıştı.

Her gün ders çalışıyordu. Eve gelir gelmez kendini odasına kapatıp masanın başına geçiyordu.

"Kendini çok zorlama." Kadın endişeyle kızını uyardı.

Adam, hafifleyen işini fırsat bilip kız çocuğunu da alıp kimi zaman bir gecelik gezilere kimi zaman arabayla şöyle bir turlamaya çıkıyordu. Hayvanları kabul eden konaklama yerlerinden yer ayırtıp beni de yanlarına alıyorlardı. Kız çocuğu ailecek çıktıkları tatiller için ne kadar hevesliyse de en ufak fırsatta yanından ayırmadığı not kağıtlarına göz atıyordu.

Yazın en kötü yanı bunaltıcı sıcaklardı.

Yaz gelince kız çocuğu en yüksek ayarda çalışan klimanın altında, oturma odasında çalışmaya başladı. Adam da ünlü bir üniversiteden mezun olduğundan kız çocuğunun takıldığı yerlerde yardım ediyordu. Kadın ara vermek için uygun zamanlarda elinde soğuk bir tatlı ya da içecekle içeri giriyordu.

Kız çocuğunun yanında en sevdiğim yastığım vardı. Ne zaman bir şeyi anlamasa hemen yanında duran beni okşardı. Anladığı anda masaya dönüp tekrar ederdi.

Daha geç olmadan kız çocuğu banyoya girince adam bana döndü "Aferin Kuro." dedi. O sırada masanın üzerindeki notları ve test kitaplarını inceliyordum.

Kız çocuğu üniversite sınavına çalışmaya başladığından beri akşam yatıp sabah kalkıyordum. Akşama doğru kestirme alışkanlığımı bırakmıştım. Vücudum ihtiyarlamaya başladığından daha sık uykum geliyordu. Ancak uyumasam da olurdu.

Kız çocuğu için elimden geleni yapmak istiyordum.

'Sağ ol.' diye cevap verdim adama.

Bu sıralar adamın saçlarında birkaç tel beyaz belirmeye başlamıştı. Hoşnut, gülümseyen gözlerinin çevresinde dikkat kesildiğinde görünen kırışıklıklar vardı.

Adamın geçen senelerle olgunlaşıp yaşlandığını görünce duygulanıyordum.

Ancak tabii ki bana kıyasla adam hala gençti. Bedenimin yaşını hesaba katarsak bana göre genç bir adamdı.

'Demek zaman ikimize de yapacağını yaptı genç adam.' deyip esnedim.

Fındık kabuğu renkli saçlarını toplayan kadın, üzerine giydiği güzel kıyafetle buzlu içeceği adamın önüne koydu.

"Darjeeling çayı."

"Teşekkür ederim." Adam hızlıca cevap verip içeceğine yöneldi. Kadın memnun bir gülümsemeyle bana döndü. "Gel bakalım Kuro-chan."

Kadının peşine takıldım. Su kabımın yerinde içi buzlu su dolu, buğulanmış bir bardak vardı. Buzlar birbirine vurdukça çınlıyordu.

"Kuro-chan aferin."

Düşünceli davranışı için kadına içten bir teşekkür ettim. Sudan aldığım yudum kurumuş boğazımı ıslattı.

 

Yaz tatili bitmişti. Hava soğumuştu. Kız çocuğu çok daha sıkı çalışıyordu. Okul çıkışı özel ders alıyordu. Gece geç saatte eve döndüğünde kadın karşılardı. Hafta sonları dahi tüm gününü dershanede geçiriyordu. Akşam geldiğinde hızlıca yemek yiyor, duş alıyor ve odasına kapanıyordu.

Teni beyazlamış, at kuyruğu yaptığı saçı kadının saçıyla aynı boya gelmişti. Yemek masasına oturduklarında adam kız çocuğunu övdü, "Aynı annenin gençliğine benziyorsun." Kız çocuğu neşeyle gülüp cevap verdi, "Belki de sınavım bitince saçıma daha iyi bakarım, saçımı kestirmem."

Altıncı kışıma girdiğimde, kız çocuğu o gün önemli bir sınavının olduğunu söyledi. Hazır bir şekilde masada ders çalışıyordu.

Isıtıcı çalıştığından oturma odası oldukça sıcaktı. Kız çocuğunun hasta olmamak için özen gösterdiğini hatırlayınca kucağına hoplayıp kıvrıldım. Sıcaklığımı paylaşıyordum.

Kadın masayı hazırlarken bir yandan da kız çocuğuyla konuşuyordu. "Beş düşecek bir not alsan çok iyi olur."

Gazetesini okuyor görünen adam kızı için endişeleniyor olacak, gizlice anne kızı izliyordu.

"Evet, tavsiye mektubu alamadım. Sınavla kendimi kanıtlamam lazım." Kız çocuğu omuz silkip endişeyle gülümsedi.

Kız çocuğu iyi yetişmişti. Sabırlıydı, olanlara takılmayıp geleceğe bakıyordu.

Benim gibi birinin dahi takdirini kazanmıştı.

Ne kadar da iyi bir evlattı. Geleceğinin çok güzel olacağından emindim.

Kız çocuğu yavaşça yemeğini bitirdi. Sanki sakin yerse kendi de sakinleşecekti. Kadınla evden çıktılar. İkisini de uğurlayan adam beni kucaklayıp "Başaracak. Yuuka'dan bahsediyoruz. Tabii ki başaracak."

Adamın bana değil de kendini rahatlatmak için söylediği cümle zamanla haklı çıkmıştı.

Aldığı yüksek notlarla neşelenen kız çocuğu sıkıca çalışmaya devam etti. Çalışmasının meyve verdiğini gördükçe daha da heveslenmişti. Yıl sonunda arkadaşlarıyla, yeni yılı kutlayıp sınavda başarılı olmak için dua ettikleri bir tapınağa gittiler.

Aralıksız çalışan kız çocuğunun yanından hiç ayrılmıyordum.

Kız çocuğu evdeyken hep bir adım gerisinde geziniyordum.

Önemli sınav günü yaklaştıkça kız çocuğunun yüzünde gerginlikle oluşan çizgiler artmaya başlamıştı. Kız çocuğunu rahatlatmak için adam cesaret verici sözler söylüyordu, kadın leziz yemekler yapıyordu, bense dibinden ayrılmıyordum.

Kız çocuğunun iştahı kaçınca, mama kasemi masanın önüne taşır iştahla yemeğimi yerdim. Yemeğe gömülen suratımı görünce kahkahalara boğulurdu. Beni öyle görünce kendi iştahı da açılırdı. Kız çocuğunun üzerine titriyordum.

Açıkçası o kadar hızlı yemek ihtiyar mideme dokunuyordu ama olsundu.

 

Sınav günü geldiğinde, kız çocuğu sabahtan beri, hiç olmadığı kadar gergindi.

Ailecek arabaya doluştuk. Aile şirin kızlarını sınava uğurlayacaklardı. Yol boyunca kız çocuğunun kucağından inmedim.

Böylece iki gün boyunca arabayla kız çocuğunun getir götürünü yaptık.

Kız çocuğu sınavlardan geçmişti. Böyle sevinçli bir haber karşısında bile her zamanki canlı, neşeli gülümsemesini takınmıştı.

Anlaşılan en büyük engeli daha aşmamıştık. Üniversiteye gireceği sınav vardı daha.

Bir süre sonra üniversitenin yapacağı yazılı sınavın günü gelmişti.

O gün de hep birlikte kız çocuğunu uğurladık, hep birlikte karşıladık.

Sınavlar bitip sonuçları beklemeye başlayınca, ne kadar gergin ve endişeliyse de yüzünde çalışmak zorunda olmayışının getirdiği bir rahatlama vardı. Karlı havayı umursamadan kadınla birlikte rahatlamak için güzellik salonuna ve alışveriş için mağazalara gittiler.

Sonuçların açıklanacağı gün kız çocuğu arkadaşlarıyla listelerin asılacağı yere gitti.

Hepimiz endişeyle kız çocuğunun aramasını bekliyorduk. Telefon çalmaya başlayınca beni kapan adam telefona koştuysa da kadın daha hızlı davranmıştı. Endişeyle cevapladı, "Alo?"

"Anneciğim! Başardım! Başardım! Şükürler olsun! *Ühü*! Miiko ve tüm arkadaşlarım geçti *ühü* ... Ağladığıma bakma... Çok mutluyum... Gözyaşlarımı durduramıyorum..."

Kız çocuğunun titrek sesini, burun çekişini, arkadaki neşeli sesleri hepimiz duyuyorduk.

Kızın dediklerini duyan adam beni havaya kaldırıp "Yaşasın!" diye bağırdı. Ben de çok mutluydum. 'Başardın kız çocuğu' dedim. Telefonu tutan kadın ağlamaya başladı. "Aferin kızım! Tebrik ederim!"

Böylece Itou ailesinin sınav macerası da mutlu sonla bitmişti.

Lise mezuniyetine giderken kız çocuğunun yüzünde güller açıyordu. Mezuniyete gidememiş olsam da benim de yer aldığım bir fotoğraf çekilmiştik.

Elbette kız çocuğunun okuluna girmem yasaktı. Ancak akşam üstü hep birlikte dışarı çıktık. Eve gelip beni arabaya yerleştirdiler. Hiçbir fikrim olmadan sürüklendiğim yer hayvanlara izin veren bir fotoğra stüdyosuydu.

Kız çocuğunun mezuniyetini kutlamak için, bir anı olsun diye aile fotoğrafı çekilmeye karar vermişlerdi.

Ortada üniformasıyla kız çocuğunun oturduğu bir sandalye vardı. Sağında ve solunda adam ve kadın ayakta duruyordu. Bense kız çocuğunun kucağındaydım. Ailenin bir parçası olmanın verdiği huzuru hissettim.

Çok mutluydum.

Mezun olan kız çocuğuna 'Tebrik ederim' demek istiyordum. Ancak konuşamadığımdan kafamı eğip olabildiğince sevimli durmaya çalıştım. Böylece bu anı da bir fotoğrafla ölümsüzleşti…

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
FullmetalMerve (10 puan) Üye
2020-05-28 13:08:41
Ulan çok mutlu oldum iyi çalıştın kız afferin
MhmtSnmz (229 puan) Üye
2020-04-28 17:39:57
Kuro, elimde büyüdü sanki kereta...