POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Kenja No Mago Bölüm 4: Büyülü Alet Yapımı

Çeviri : Kira
Düzenleme : Lohengramm
Okunma : 209
Tarih : 29 Ağustos 2018
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

 

Bugün bir kere daha ormana gittim.

Avlanacak bir şeyler aramak için.

...Ya da daha doğrusu, bir süredir ormanda yaşıyordum.

Tekrar merhaba, ben Shin, 8 yaşına bastım ve biraz daha büyüdüm.

Michel-san'ın korkunç antrenmanlarından sonra... genel yeteneklerim seviye atladı. Gerçekten de öyle. Her halükarda şu anda fiziksel güçlenme büyüsünü yapabilmem bunun sayesinde oldu.

Son üç yılda değişen şeylerin konusu açılmışken, dövüş sanatlarım gelişen tek şey değil.

Fazladan bir eğitmen edindim.

Aslına bakılırsa, büyü yalnızca büyü gücünü kontrol etmek ve onu salmaktan ibaret değildir. Aynı zamanda ekipmanına büyü tescil ettiğin "Efsun" denilen bir çeşit büyü de vardır. Sonradan anlaşıldı ki bu tarz büyü büyükbabanın uzmanlık alanı değildi.

 

Her bir bireyin kullanabildiği büyü tipi o kişinin kabiliyetine bağlıdır... Efsun büyüsünü onda iyi olan bir başkasından öğrenmek daha iyiydi. Bu yüzden, efsun büyüsünde bu konuda iyi olan büyükbabanın sürekli ziyaretçilerinden biri tarafından eğitildim.

Bu kişi; gözlük, siyah bir cübbe ve sivri bir şapka giyen, ve bir "Cadı" aurası yayan yaşlı kadındı.

Uzun bir endamı, güzel bir görünüşü ve inanılmaz iyi bir stil anlayışı var.

Adı ''Melinda Bowen''

Ona büyükanne Melinda diyorum. Ne zaman Melinda-san desem hiç cevap bile vermez. Ama ne zaman büyükanne Melinda desem yüzünde çok mutlu bir bakış olur.

...Belki de büyükbaba ile geçmişte aralarında bir şeyler yaşanmıştır... Böylesine korkunç bir şeyi bilmek istemiyorum.

İlk olarak, kişi parmaklarının veya asasının ucundaki eşyaya aktarmak istediği efsunu hayal etmeli. Sonra, büyüyü salmak için "belli bir yöntem" kullanmalı ve eşyaya uygulamalı.

Eşya efsunlandıktan sonra, efsunu aktive etme mekanizması oldukça kolaydır.

Bu tarz efsunlu eşyaların büyü kullanamayanlara, hatta genel topluma oldukça yararlı olduğu söylenir.

Ne var ki efsunlu eşyalar ya da "Büyülü Aletler" çok yaygın değil ve nadir olduklarından dolayı çok pahalılar. Kişi taşıdığı büyülü alet sayısına bağlı olarak statüsünü artırabilir.

Büyülü aletleri yaratması pahalı olmasa da bir tanesini yaratmak için gereken teknoloji pahalıdır.

Yine de aynı zamanda, ’'bir başkasının anlayışıyla yazılan olağanüstü kelimeler'’i aktarma yöntemi de var.

Ancak, karakterleri yazarken, yazılacak karakterlerin bir limiti var.

Ucuz materyaller için az karakter, pahalı olanlar için çok karakter.

Yani ne kadar fazla karakter varsa o kadar pahalı olur.

Bu dünyanın karakterleri alfabeler ve özdeş anlamları olan çok kombinli kelimeler.

Aynı anlama sahip birden fazla kelime olduğu için, karakterlerin sayısının bir kelimeyi geçmemesi alışılmadık değildi.

O anda aklıma bir fikir geldi; eğer bunları kanji (Japonca’da Çin alfabesine verilen isim)'ye çevirsem ne olurdu?

Eğer kanjiye çevirmek mümkün olsaydı, o zaman her karakter bir kelimeye denk gelirdi ve çok az karakterle birden çok kelimem olurdu.

Merakımdan dolayı bunu denemeye karar verdim ve kolayca başarabildim.

Ancak, büyükanne Melinda tarafından fazlasıyla soruya maruz kaldım.

Büyü öğrenme arzum sayesinde efsun büyüsünü de beğenmeye başladım.

...Ama yine de dövüş sanatlarını öğrenmekte güçlük çekiyorum...

Şimdi avlanma zamanıydı ve elimde efsunlayarak yaptığım silahı tutuyordum.

Uzun menzilli saldırılar için ''Tüfek'' kullanıyorum.

Yakın menzilli çarpışma için ''Titreşim Kılıcı'' kullanıyorum.

Hareket yardımı için ''Jet Çizmeleri'' kullanıyorum.

Ayrıca ''Koruyucu Kostüm'' denilen koruyucu bir kıyafet giyiyorum.

İşte böyle.

Sözüm ona ''Tüfek'' Dünyadakinden farklı. Barut kullanmıyor ama havayı sıkıştırmak için büyü kullanıyor ve sonra da ateşliyor. Air-gun denilen şeye benziyor ama gücü Tüfekle kıyaslanamaz bile.

''Titreşim Kılıcı'' ultrasonik dalgalar yayan keskin bir alet.

Silahlar bir çocuk için biraz ağır olsa da -ve ne zaman taşısam azcık homurdanırım- vücut güçlendirme büyüsü sağ olsun taşımada problemim olmadı. Taşıyabilsem de düşündüğüm gibi, bu bir çocuğun taşıyamayacağı bir silah. Ancak, aklıma bir fikir gelebilmişti; silahı daha hafif yapacak bir efsun.

Bu fikir oldukça rağbet gördü ve ün kazandı. Büyü ile ilgili olmayan işleri yapan ve bu yüzden büyüye karşı güçsüz olan insanlar böyle bir efsun yapabildiğimi öğrenince materyaller için çekiştiler ya da bir şeyler söküp onlar için değerli efsunlu eşyalar yapmamı istediler.

''Jet Çizmeleri''ne gelince topuğunda bir bölmeden jetimsi bir şey çıkartıyor ve bu da daha hızlı hareket etme ve daha yükseğe zıplama kabiliyeti sağlıyor. Ayrıca havadayken yön değiştirilebilir de.

Çizmelerin kendisini yapmak çok zor olmasa da kontrol etmek çok çok zordu...

Bunda ustalaşmadan önce ben bile defalarca havaya uçtum.

Yüzlerine bakılırsa onlar için bir tane yapmamı istemeyeceklerdi. Suratlarında her türlü garip ifadeler vardı.

Son olarak ''Koruyucu Kostüm'' herhangi bir sıradan kıyafetle yapılabilir ve sonra da ''Tesir Önlemesi'', ''Anti Şok'' ve ''Anti Büyü'' ile efsunlanır.

Çünkü herhangi bir zırhın içinde hareket etmek deriden çok daha zordur.

Bunun çok popüler olacağını düşünmüştüm ama... beklenmedik bir şekilde iyi ve kötü yanları var.

Büyükanne gibi büyüyü faydalı hale getiren işlerde çalışan tüm büyücüler hayranlıkla karşılanır. Michel-san gibi muhteşem zırhlar giyen askerlerin de iyi bir statüsü vardır.

Her zamanki gibi, kendimi çalılarda gizlememi sağlayan ekipmanımı giymiş olarak avıma nişan aldım.

O anda nişan aldığım şey bir Yaban Domuzuydu.

Aç bir şekilde yere yaydığım kabuklu yemişleri yiyordu

Avımın dikkati yemekle dağılmışken tüfeğimi alnının ortasına doğrulttum ve ateşledim.

Mermi alnının tam ortasına çarptı, beynini yok ederek kafasının arkasından çıktı.

Bir hayvan ne kadar büyük olursa olsun eğer beyni yok edilirse yaşayamaz. Benden çok ötede olmayan 300 kiloluk bir gövde yere yığıldı. Çabucak Yaban Domuzunun bacaklarını yakındaki bir ağaca iple bağladım, havaya asarak kanının akmasını bekledim. Tabii ki kan sıçramasın diye akacağı bir çukur kazdım.

Kanı aktıktan sonra parçalarına ayırmaya başladım.

İlk başlarda bir hayvanı parçalarken midem bulanırdı ama artık alıştım. Şimdi tek gördüğüm, avımın güzel eti.

Avlanmayı bitirdikten sonra eve döndüm. Bugün hem büyükanne Melinda hem de Michel-san oradaydı.

''Oh, hoş geldin. Ava mı çıktın?''

''Merhaba büyükanne, evet henüz şimdi yaban domuzunu avlamaktan döndüm.''

''Ho, artık yaban domuzlarını bile avlayabiliyorsun.''

Bu övgü birazdan kötü bir şey olacakmış hissini verdi.

''Hayır, tüfeğimi kullandım ve hala kılıçla imkansızmış gibi geliyor.''

''Haha, bu kadar mütevazı olma. Ateşli silah kullanmış olsan bile, yaban domuzu gibi böylesine büyük bir avı öldürmek için; yalnızca azıcık daha fazla çalışman yeter.''

Evet, klasik cümle geldi.

Büyükbabaya destek için dönüp baktım.

''Hohho, lütfen çok fazla yüklenmeyin ona.''

Pff, o bile klasik cümlesini söyledi! Bu-

Yani, büyükbaba, ne zaman burada olsan, konuştuğun tek şey bu başka hiçbir şey yok!


Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)