POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Kenja No Mago Bölüm 8: Planlarda Değişiklik

Çeviri : Kira
Düzenleme : Lohengramm
Okunma : 178
Tarih : 02 Eylül 2018
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

*Planlarda Değişiklik*

 

Ertesi gün, doğum günü kutlaması sırasında büyükbabanın bana bu dünyanın sağduyularını öğretmediği anlaşıldıktan sonra, bir kere daha büyü pratiği yaptığım düzlüğe gittim. Bu sefer herkesle birlikte.

‘’Kapı’’ açıldığı zaman, herkes o kadar şaşırdı ki çeneleri düştü.

Buraya gelmemizin nedeni ise, bu dünya hakkında cahil olduğumdan dolayı bu sırada büyükbabadan hangi büyüleri öğrendiğimi kontrol etmek istemeleriydi. Bu fikir büyükanne tarafından ortaya atıldı, herkes kabul etti ve görmek istediklerini de söylediler, ben de onları buraya getirdim.

‘’Haa... ‘Kapı’ büyüsünü kullandığında şaşırmış olsam da, büyü çalışmak için özellikle buraya gelmelerini düşündüğümde... Ah, çok fazla düşünmek istemiyorum.’’

‘’Sen böyle desen de Usta Melinda, eğer kontrol etmezsek, Shin-kun'un ne tür bir belaya bulaşabileceğini bilemeyiz o yüzden pes et de şunu teyit edelim.’’

...Bir şekilde büyükanne ve Dis Amca kaba şeyler söylediler. Şey, bu da iyi aslında ve herkes burada olduğundan dolayı tüm gücümle uğraşacağım.

Ve böylece, onlara sadece dün büyükbabama gösterdiğim ‘Ateş’ büyüsünü göstermekle kalmadım; ‘Su’ kullanarak kamçıya dönüştürdüm, ayrıca bir donmuş su mermisi ateşledim.

‘Rüzgar’ kullanarak; ‘Fırtına, Vakum Dalgası, Kasırga ve Atmosferik Basınç Farkı yoluyla bir basınç patlaması oluşturdum ve elektrik ürettim. Bununla, ‘Yıldırım Çarpması’ kullandım; ‘Işığı’ bükerek optik kamuflaj yaptım.

Ayrıca güneş ışığı topladım ve gökyüzüne bir ışın yolladım. ‘Toprak’ kullanarak ultra-sert bir duvar yarattım, çevredeki toprağa yaylım ateşi yolladım ve bana doğru saldıracak insanlara karşılık çıkıntılı koni şeklinde kazıklar yaptım.

Farklı türde büyüleri sergiledikten sonra, millete bakmak için döndüm.

Herkesin suratında sanki pes etmişler gibi kuru bir gülümseme vardı.

Bu tarz bir ifadeyi Chris-neechan'ın suratında görmek nadirdi.

Ben bunu düşünürken, büyükanne Melinda büyükbabaya doğru yürüdü ve onu yakaladı.

‘’Merlin! Sen... Sen... Neden bu çocuğa sağduyu öğretmedin!!!’’

‘’Kesinlikle...’’

‘’Bu biraz berbat ha...’’

Eh...biraz gaddar olmuyor musunuz?

‘’Ama görüyorsunuz ki öğrettiğim her şeyi yalayıp yuttu, bu yüzden isteyerek olmasa da ne kadar ileri gidebileceğini görmek istedim.’’

‘’Bu yüzden de ne demek! Bu dehşet bir durum!’’

Ooh, büyükanne Melinda inanılmaz kızdı.

‘’ Eğer düzgünce düşünmezsek dünyaya çıkmayı beceremeyecek... Bu kadar yıkıcı güçle büyü... Sadece Shin-kun'un kapı denen transfer büyüsü ile bile... Eğer herhangi bir ülke Shin-kun'u sahiplenirse, muhtemel amaçları dünyayı ele geçirmek olacaktır.’’ Dis Amca pek hoş olmayan şeyler hakkında konuşmaya başladı.

Eh? Gerçekten bu kadar tehlikeli miydi? Büyüm sıradan, herhangi biri tarafından kullanılamıyor mu?

‘’Evet, ek olarak Michen-sama'dan dövüş sanatları eğitimi aldı. Yakın menzilde de savaşabilir ve uzun menzil büyüye gelince, bu tarz bir gücü var işte. Eğer bilinseydi, bütün ülkeler Shin’i kendileri için kapmaya teşebbüs ederlerdi.’’ Chris-neechan da laf arasına girdi.

Eh? Bu kadar ciddi miydi?

Ben işlerin ne hale geldiğine şaşırmışken, Dis Amca bir kez daha ağzını açtı.

‘’...Usta Merlin, konuşmak istediğim bir konu var, uygun mudur?’’

‘’Hah...Hah... Ondan önce... şu büyükanne için bir şeyler yapamaz mısın?’’

‘’Kimin suçu bu! Kimin!’’

Ensesi kıstırılmış olan büyükbaba, baygın bir nefesle söyledi.

Büyükanne, eğer fazla telaşlanırsan vücudun için iyi olmayacak.

‘’Kimin suçu bu! Kimin!’’

Bu iyi değil, bu sefer bana hedef alıyordu.

Bunun sayesinde büyükbaba, büyükannenin darlamasından kurtuldu ve Dis Amca ile konuşmaya başladı.

‘’Usta Merlin, gerçek söylendi, Shin-Kun'un güçleri anormal. Bütün ülkelerin dağılımını bozabilecek bir güce sahip. Ek olarak, Shin-kun ormanın ötesindeki dünya hakkında cahil. Eğer olduğu gibi topluluğa atılacaksa, bütün ülkelerin maksatları doğrultusunda manipüle edilecektir. Bu hem Shin hem de dünya için iyi değil.’’

‘’Doğru diyorsun...’’

Doğrusu, bu biraz acımasızca. Böyle olsam bile önceki dünyamda toplumun düzgün bir üyesiydim. Ancak, kimseye bu konu hakkında konuşmadığımdan doğal olarak hiçbir fikirleri yoktu.

‘’Bu yüzden işte size bir fikir. Neden Shin-kun'u benim ülkemde belli bir Gelişmiş Büyü Akademisine kaydetmiyorsunuz?’’

‘’...Bu, Shin’i kendi ülken için almaya mı çalışıyorsun?’’

Büyükbabanın sesinde kesin bir keskinlik vardı... İlk defa onu bu tarz bir tonda konuştuğunu duydum...

‘’Şimdi, bu yerde, yemin ediyorum ki Shin-kun'u askeri amaçlar için kullanmayacağım. Shin-kun'un bebekliğinden beri büyümesini izledim. Kendi yeğenim gibi davrandığım Shin-kun'u bir savaşın ortasına atmak... duygularım buna izin vermez.’’

‘’Eğer öyle ise, ne demek istiyorsun?’’

‘’Çoktan bilebileceğin gibi, ülkemin baş kentinde bir Gelişmiş Büyü Akademisi var. Akademi, ikinci eğitimini bitirmiş olan 15 yaşındaki çocuklar arasında özellikle mükemmel olanları eğiten bir yüksek eğitim kurumu. Toplanmış büyü kullanıcıları arasında bile özellikle yetenekli olan insanlar için bir yer. Eğer orası olursa, Shin-kun'un büyüsünün ne kadar anormal olduğunu öğrenebilir ve diğer mükemmel olarak görünen büyü kullanıcıları ile seviyesini kıyaslayabiliriz.

...Ben, anormal miyim? Cidden mi?

‘’Dahası, Gelişmiş Büyü Akademisi kayıtları 15 yaşından itibaren başlıyor. Sen de bunun aynı yaşta insanlarla tanışıp arkadaş olmamış Shin-kun için mükemmel bir fırsat olduğunu düşünmüyor musun? Chris ve Sieg aynı yaşta olsalar bile, şey... bunun gibiler...’’

Ah, birbirlerine dik dik bakan Chris-neechan ve Sieg-niisan birden gözlerini çevirdi.

...Aynı bunun gibi, tabii ki, ‘bunun gibi’ muamele görecekler...

‘’Ne dediğini anlıyorum...’’

‘’Kesinlikle, Usta Merlin’in kraliyet baş kentinde bir evi var. Eğer orada yaşayacaksa, genel toplumun sağduyusunu öğrenebileceğini düşünüyorum, nasıl para kullanılacağı gibi vesaire.’’

‘’Hmm... um, Shin.’’

‘’Hmm? N’oldu?’’

‘’İnanıyorum ki Diseum en iyi seçeneği sundu ama sen ne düşünüyorsun?’’

Diseum mu? O da... Aa! Dis Amca’nın gerçek ismi!

‘’Ben de iyi olacağını düşünüyorum. Okula gitmeyi denemek istiyordum, hem belki aynı yaşta arkadaş da edinirim? Nedense bunun için çok heyecanlıyım.’’

Gerçekten, herkes benimle ilgilendiği için yalnız hissetmiyorum ama tabii ki aynı yaştaki arkadaşlarla da takılma tecrübesini edinmek istiyorum.

‘’Öyle mi? Durum buysa akademiye bir şeyler söylerim. Ancak, ne kadar anında girmen gerektiğini düşünsem de formalite icabı giriş sınavına girmen lazım, tamam mı?’’

‘’Sıkıntı olmaz.’’

‘’Üzgünüm. Sınav olmanın nedeni girdikten sonra sınavının sonucuna bağlı olan sınıf ayrımı yüzünden. Ek olarak, ülkemin Gelişmiş Büyü Okulunun, soyluların otoritesinin kayıtsız şartsız olarak kullanılamayacağı kusursuz bir liyakat sistemi var.’’

 ‘’Eğer bir soylu olarak yetkilileri istismar ettiğin öğrenilirse ne olur?’’

‘’Ağır cezalara çarptırılırsın.’’

‘’Korkunç!!’’

‘’Muhteşem bir büyücünün tohumunu biçtiğin bir davranış olduğu için, bazen ülkeye ihanet olarak görülebiliyor. Shin-kun da dikkat etmeli, tamam mı?’’

Gülümseyerek söyledi.

‘’Gerçekten, büyükbabaya sorun yaratacak hiçbir şey yapmam. Onu geçtim, konuşmaya başladığımızdan beri bir süredir ‘benim ülkem’ ve otorite gibi kelimeler duydum. Dis Amca gerçekte kim?’’

Bunu merak ettiğim şeyleri sormak için bir fırsata çevirdim.

‘’Ohhh, bir düşününce sana daha önce hiç söylemedim ha. Gerçek adım Diseum Von Earlshide, Earlshide Krallığı’nın Kralıyım.’’

...O bir kraldı.

‘’O zaman... Chris-neechan ve Sieg-niichan...’’

‘’ Ben İmparatorluk Şövalye Bölüğünde bir şövalyeyim ve buraya ekselanslarının bir koruması olarak geldim.’’

‘’Ben İmparatorluk Saray Büyücü Bölüğünün bir büyücüsüyüm. Ben de buraya ekselanslarının bir koruması olarak geldim.’’

...Onlar da Kralın korumalarıydı.

‘’Eh! Chris-neechan'ı bir kenara bırakırsak, Sieg-niichan, sen yalan söylüyorsun!’’

‘’Bir dakika, ne demek yalan?! Ayrıca Chris’i bir kenara koyarsak da ne demek!?’’

‘’Huhu, düşündüğüm gibi, Shin’in gözleri bu konularda iyi görüyor.’’

‘’Ne dedin sen?!’’

‘’Ne? Ah-n?’’

Birbirlerine dik dik bakmaya başladılar yine.

‘’Peki, bu ikisini bir kenara bırakırsak. ‘’ ‘’ Oi ‘’ ‘’ Michel-san kim?

‘’Şövalye düzeninden emekli olalı birkaç yıl oluyor. Emekli olmadan önce, Şövalyelerin Generaliydim.’’

Ne? Bütün ülke liderleri buraya mı dizildi yani?

‘’Ama Kral ne diye büyükbabayı sık sık ziyaret ediyor?’’

‘’Hmph, Kral olduğumu öğrensen de tavrını değiştirmedin ha?’’

‘Çünkü amcayı çok eskiden beri tanıyorum. Belki bu yüzden, seni yakın bir amca olarak gördüm. O yüzden tavrımı değiştirmemi söylesen bile yapamazdım.’’

‘’Hahaha, iyi, iyi. Kız yeğen, erkek yeğen hatta oğlum ve kızım bile benimle resmi olarak konuşuyorlar. Sadece sen bu kadar normal konuşabiliyorsun. Senden içtenlikle değişmemeni rica ediyorum, olur mu?’’

Oldukça sosyal bir Kral, huh.

‘’Anlıyorum, ama buraya gelmenin nedeni ne?’’

‘’Oh, doğru. Shin-kun, büyükbaban Usta Merlin’in Şeytan olarak da bilinin iblisleşmiş bir insanı zapt ettiği hikayeyi biliyor musun?

‘’Evet, büyükbaba anlatmıştı. O zamanlar birkaç köy ve kasaba iz bırakmadan ortadan kaybolmuş ve bir ülke yok edilmişti.’'

‘’O yok edilen ülkenin ismini biliyor musun?’’

‘’Hayır, hiç duymadım... ama...’’

Hikayenin akışına göre, tabii ki...

‘’Doğru. Çoktan tahmin ettiğin gibi, benim ülkemdi.’’

‘’Öyle mi...’’

‘’ Ve o zamanlar, hala Gelişmiş Büyü Akademisinde bir öğrenciydim. Bir şeytan belirdi ülkemde ve bir köyü yok etti. O zamanın kralı olan babam... o ve ülkenin en yüksek mertebeli subayı arı kovanının dürtülmesi gibi curcuna çıkardılar. Defalarca zapt etme ekipleri yollandı ama hepsi bozguna uğradı ve bu sürekli oldu, en sonunda bir kasaba yok edilene kadar. İşte o zaman Büyü Akademisinin genç büyücülerine zapt etme istekleri geldi ve ayrıca ben de ismimi zapt etme kuvvetlerine yazmıştım.

Bir Prensin böyle tehlikeli bir şey yapmasında sakınca yok muydu?

‘’Kimseden bir itiraz gelmedi mi?’’

‘’Tabii ki geldi. O zamanda, Veliaht Prensi atama seremonisi çoktan bitmişti ve zaten Veliaht Prens vardı. Ama liyakat sistemi olan Büyü Akademisindeki üstün başarılı olan benim onurum, böyle bir şeye izin veremezdi. Arkadaşlarım kesin ölümüne giderken ben orada güvenli yerde kalamazdım.’’

Çok havalı, Dis Amca çok havalı.

‘’Oo...’’

‘’Ama... Tabii ki korkunç şeyler korkunçtur. Ayrılık vakti yaklaştıkça benim ve arkadaşlarımın uyuyamadığı günler geldi geçti. Ve sonra, sonunda ayrıldık ve şeytanla yüzleştik. Hala o çaresizliği hatırlayabiliyorum.’’

‘’Sonra? Ne oldu?’’

‘’Sadece biz Büyü Akademisi öğrencileri değil, diğer yetenekli asker ve büyücüler de şeytan tarafından ezilmişti. Ve buraya kadar olduğunu düşünürken, o geldi...’’

‘’Büyükbaba’’

‘’O ve Usta Melinda.’’

Eh? Büyükanne de mi oradaydı?

‘’Ben yalnızca efsuncu büyücüyüm. Orada sadece destek olmaya gelmiştim.’’

‘’Ama yine de, muhteşemdin.’’

‘’Öyle, öyle mi?’’

Büyükanne biraz utandı. Biraz tatlı da gözüküyor olabilirdi.

‘’Ve böylece, ikisi cesurca çıkageldi, yakın dövüş de olsa şeytan yenildi. Şiddetli bir güçle düşmanın karşısına çıkan Usta Merlin ve yalnızca ‘büyüleyici’ olarak tanımlanabilecek bir büyülü eşya kullanımıyla Usta Melinda; ikisinin ihtişamı da titreme noktasında bir özlem bırakacaktı.’’

Şiddetli? Büyüleyici?

‘’Büyükanne... Büyükbaba...’’

‘’Bir şey söyleme... Gençliğin ahmaklığıydı işte...’’

‘’Ne oldu? Hala oldukça kullanışlı değil mi?’’

Büyükanne...

‘’Neyse işte, bu şekilde şeytanı yendiler. Ayrıca, ben orda olduğumdan, ulusal bir krizi önlemiş ve Veliaht Prensi kurtarmış olarak ikisi de ülkenin kahramanları ilan edildiler. O zamandan beri pozisyonuma bakmaksızın, Usta Merlin ile arkadaşım. Bu kral olduktan sonra bile devam etti ve şimdi bile, sık sık buraya gelip politika hakkında şikayetlerimi anlatırım ona.’’

Öyle mi... bir dakika...

‘’Sadece şikayetlenme için miydi?’’

‘’Tabii ki öyle. Ülkeyi yönetmek benim işim ve sorumluluğum. Bu Usta Merlin bile olsa, bu sorumluluğu ona yükleyemem değil mi?’’

 Çok havalı, Dis Amca çok havalı.

‘’Bu yüzden, çok borcumun olduğu kişinin torunu olduğundan dolayı, seni politika veya askeri amaçla kullanma niyetim yok, bu yüzden emin ol ve sadece gel.’’

‘’Nn, anlıyorum. Pekala, ne zaman uygun olur gitmem?’’

‘’Ah, sınav yeni yıldan sonra başlayacağından, Kraliyet Başkentine ondan önce gelmen süper olur.’’

Bu sayede, kraliyet başkentine taşınma kararım sonuçlandı. Ayrıca sağduyu öğrenmem gerektiğinden dolayı büyükbaba da benimle beraber gelecekti.

Büyükbabadan bağımsız olamamam biraz utanç verici olsa da biraz da mutluyum. Kraliyet başkentinde ne tarz bir hayatım olacağını merak ediyorum.

Ve böylece, beni rahatsız eden şeyi sonunda sormayı denedim.

‘’Konusu açılmışken, geçmişte büyükbaba ve büyükanne birlikte bir takım filan mı oluşturdu?’’

Bunu dediğimde, atmosfer bir garip oldu.

Eh? Ne?

‘’Bir parti olmuşlardı derken... o ikisi evli çift değiller miydi?’’

Chris-neechan ekstra büyük bombayı bıraktı.

‘’EEEEeeeeeeehhhhh!!!’’

‘’...Hoho.’’

‘’...Gençliğin ahmaklığı.’’

Cidden mi?

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)