Legend of the Asura - Bölüm 05: Xuanyuan Wan’er (Kısım 2 ve 3)

Çeviri : Kyuuseishu
Düzenleme : -
Beğeni : 1
Okunma : 285
Tarih : 2 Ağustos 2018 13:27:04

Bölüm 5: Xuanyuan Wan’er (Kısım 2 ve 3)

 

“Efendim.”

Zarif ve hafif bir kadın sesi birden konuştu. Feng Xiao apar topar doğruldu ve etrafına bakındı, fakat kimseyi göremedi. Herhangi bir sese karşı kulak kesildi. Duyduğu tek şey rüzgârın hafif ıslığıydı.

“Yanlış duymuş olmalıyım.” Feng Xiao yığın gibi biriken işlerine geri döndü.

“Efendim.”

Bu sefer apaçık bir şekilde Feng Xiao duymuştu. Oldukça cesur biri olmasına rağmen bu sefer yüreğinde bir korku vardı. Bir hayalet falan olabilir miydi?

“Sen kimsin? Neredesin?” Feng Xiao her yöne doğru yüksek sesle bağırdı.

“Ben senin bedenindeyim, Xuanyuan Kılıcı’nı çağır. Kan…”

Ses gitgide azaldı ve en sonunda duyulamayacak seviyeye geldi.

Bedenim mi? Xuanyuan Kılıcı mı? İçimde mi?

Feng Xiao’nun aklına birden bir olasılık geldi. Düşüncesini hemen odakladı ve “Xuanyuan Kılıcı” için meditasyona geçti.

Beyaz bir ışık parlaması oldu ve beklenmedik bir şekilde elinde, bakır renkli, kocaman, sade bir kılıç belirdi. Kılıç neredeyse 150 santimetre, yalımının uzunluğu 120 santimetreydi. Eni ise 15 santimetre kadardı. Kılıcın üstüne karışık desenler işlenmişti. Belli belirsiz, cennetlik figürler, dağlar, nehirler ve ovalar oyulmuştu. Kılıcın kabzasında hafifçe yazılmış, yabancı bir yazı bulunuyordu.

Xuanyuan Kılıcı! Bu kesinlikle Xuanyuan Kılıcı’ydı! Kılıcın enerjisi ve yaydığı altın rengi ışık hayal ettiğinden daha farklı olsa da Feng Xiao bunun, sistemin ona söylediği gibi Xuanyuan Kılıcı olduğundan emindi. Kılıcın üstündeki zar zor görünen işaretler tıpkı efsanelerdeki gibiydi.

Feng Xiao heyecanlı bir şekilde Xuanyuan Kılıcı’nın özelliklerine baktı.

Xuanyuan Kılıcı: Sınıf belirli değil. Gereksinimler: Yok. Etki: 1 Saldırı.

Bu çok saçmaydı. En Yüce 10 Kutsal Eser arasındaki en güçlü kılıç olan Xuanyuan Kılıcı, acemi kılıçtan bile daha berbattı. Feng Xiao kafasından aşağı buz gibi soğuk su dökülmüş gibi hissetti ve hissettiği heyecan anında sönüp gitti. Sanki ağzına bir çikolata atmış, fakat ısırınca bunun bir koyun boku olduğunu anlamış gibi hissediyordu.

Feng Xiao umutsuzluğa kapılmıştı fakat birden beyninde bir şey çaktı. Kılıç “kan” ile ilgili bir şeyler söylemişti. Belki kanımı akıtırsam kılıç beni efendisi olarak kabul eder?

Tereddüt etmeyen Feng Xiao elini kılıcın ucuna yerleştirdi ve kalbinin derinliklerinden kafa yormaya başladı: Kan!

[Yeniden Doğuş] prensip olarak keyif almak için yapılmıştı. Canavarları kestiğinizde, ya da onlar sizi kestiğinde kan çıkmazdı. Cesetlerin parçalanıp etrafa saçılması gibi oyuncuyu ve başkalarını rahatsız edecek şeyler oyunda yoktu. Acılar bile %5 seviyesine ayarlanmıştı. Eğer bir durumda kana ihtiyaç olursa istediğin kan miktarı üzerine düşünmen yeterliydi.

Feng Xiao’nun kan kontağı sayesinde kılıcın altın renkli parıltısı biraz daha arttı ve “şşş” diye bir ses çıkarmaya başladı.

Yavaş yavaş kılıcın parlaklığı artmaya başladı. Kılıcın parıltısı artık iyice vahşileşmeye başlamıştı. Feng Xiao iki eliyle sıkı sıkı tutup kılıcı elinden kaçırmamaya çalıştı. Bu parlama ve titreme bir dakika kadar sürdü, ardından ışığı söndü ve titremesi de durdu.

Bu sefer Xuanyuan kılıcının altın rengi parıltısı ve işaretli daha gözle görülür bir hâle gelmişti.

“Başardınız Usta, sonunda başardınız.” Hafif ses tekrar duyuldu, bu sefer daha anlaşılırdı. Sesin tonunda heyecan vardı.

“Sen Xuanyuan Kılıcı’sın değil mi? Benimle konuşan kişi sen misin?” Feng Xiao elinde tuttuğu Xuanyuan Kılıcı’na baktı.

“Ben Xuanyuan Kılıcı’nın ruhuyum. İsmim Xuanyuan Wan’er. Bana Wan’er diyebilirsiniz. Ses, genç bir kız sesiydi ve bir ormanda cıvıldayan bülbül gibi müthiş bir sesti, ama bir o kadar da utangaçtı.

“Kılıç Ruhu mu?” Feng Xiao bir keresinde üvey babasından, kutsal silahların “kılıç ruhu” denilen bilinçleri olabileceğini işitmişti. Buna inanıyordu ve bir oyunda olduğu düşünülünce de pek şaşırmamıştı. Bir kılıç ruhunun cennetten gelen kibirli bir ak sakallı dede olacağını düşünmüştü, ama karşılaştığı ses narin, genç bir kıza aitti.

“Az önce bedenimin içinde miydin?”

“Az önce Efendimin bilinçaltındaydım. En Yüce On Kutsal Eser efendisini tanıdığı anda efendisinin bilinçaltına girer ve efendisi onu çağırdığında da çıkar.”

“Wan’er on binlerce yıldır efendisini bekliyordu, Wan’er çok mutlu!”

“Beklemek mi? On binlerce yıl mı? Bu da ne? Beni mi bekliyordun? Neden?” Feng Xiao’nun kafası oyun yüzünden karışmıştı.

“Birkaç bin sene önce, Tanrılar ve İblislerin Büyük Savaşı’ndan sonra, Xuanyuan Kılıcı bir sebepten ötürü 7 mühür ile bağlandı. İlk mührü bozmak için kan gerekliydi. Efendim, siz on bin yıl önce öngörülen kişisiniz. Pangu’dan sonra Kaosun Bedeni’ne sahip tek kişi.”

“Tanrılar ve İblislerin Büyük Savaşı mı? Mühür mü? Kaosun Bedeni mi? Ben mi?” Feng Xiao çenesine dokundu ve kendi kendine düşünmeye başladı: [Yeniden Doğuş>’un milyarlarca oyuncusu arasından Kaosun Bedeni diye bir ödül mü kazandım acaba? Öyleyse çok şanslıyım. Madem kutsal kişilikler öyle buyurmuş… Heh heh, o zaman kabul edeyim ben de. Beleşten bir Xuanyuan Kılıcı ve tatlı bir kılıç ruhu… Oyun biraz arsız ama eh, hoşuma gitmedi değil.

Az önceki özelliklerin neden bu kadar kötü olduğu da anlaşılmıştı. Mühür yüzündendi. Feng Xiao hemen kılıcın şu anki özelliklerine baktı.

Mühürlenmiş Xuanyuan Kılıcı:

Sınıf belirli değil.

Gereksinimler: Yok.

Saldırı Hızı: Normal

Efendisini tanıdı. Takas edilemez, yere atılamaz, yok edilemez, çalınamaz. Binlerce yıllık antik bir kılıç. Efsanelere göre bu kılıç İmparator Xuan Yuan’a, Chi You’nun rakipsiz kutsal kılıcını yenmesi için bahşedilmiştir. İblisleri biçmek için sınırsız bir enerji taşır. Şu anda mühürlü durumda.

Özellikler:

Fiziksel Saldırı +100, Fiziksel Saldırı +%10, HP +100, MP +100, Dört Ana Özellik +10, Şans +10, İsabet +10, Kritik Vuruş +%5, Bloklama Şansı %5, Silahları Kırma Şansı %1, Zırh Parçalama Şansı %1, Anında Öldürme Şansı %1.

Yetenekler:

Xuanyuan’ın Kutsal Alevleri: Yardımcı Yetenek

Basit seviye. Xuanyuan’ın Kusal Alevlerini kullanarak oyuncunun savaş ruhunu artırır. Kısıtlı bir zaman için kullanıcının özelliklerini büyük oranda artırır.

Etkiler. Saldırı Gücü +%100. 10 Saniye sürer. Günde bir kere kullanılabilir.

 

Bu inanılmaz özellikler Feng Xiao’nun başını döndürmüştü. Güçlüydü, hem de çok. Şans’a 10 puan ekleme, silah ve zırh parçalama, anında öldürme… Bunların her biri [Yeniden Doğuş]’taki en iyi özellikler olarak görülüyordu. Ayrıca Xuanyuan’ın Kutsal Alevleri de oldukça güçlü bir yetenekti. Biraz daha uzun sürse korkutucu bir şey olabilirdi.

Şans özelliği eşya düşürme oranı, kritik vuruş şansı ve gizli görev alma gibi bazı oyun içi şans oranlarını etkiliyordu ve oldukça önemli bir sabit özellikti. Normal oyuncular 1 ve 5 arasında rastgele sayıda bir puana sahip olurdu ve bunu nadir ekipmanlarla en fazla 3 puan artırabilirlerdi. Oyunun ilk safhalarında, oyuncuların böyle bir ekipman alma ihtimali hiç yoktu.

Silah parçalama özelliği rakibin silahını etkisiz kılıyordu. Hemen farlı bir ekipman kuşanmadıkları sürece rakipler çıplak elle dövüşmek zorundaydı. Saldırı güçleri büyük oranda düşecek ve yetenek kullanamaz olacaklardı. Rakibin zırhını kırmak ise onu ince bir çubuk kadar kırılgan yapacaktı.

Aniden öldürme, isminden de anlaşılacağı gibi insanları direkt olarak öldürüyordu. Tek bir hareket yeterliydi. Karşındakinin ne kadar yüksek seviye olduğu ne kadar HP ve MP puanı olduğu veya ne kadar savunma puanı olduğu aniden öldürmeye karşı önemsizdi. HP puanı aniden sıfıra düşecek ve direkt öleceklerdi. Tabii ki karşıdaki kişinin seviyesine ve sınıfına göre aniden öldürme şansı çok azdı.

Xuanyuan Kılıcı’nın tek bir mührünü açmak bile böylesine güçlüydü. En güçlü Kutsal Antik Silah lakabını cidden hak ediyordu.

 

 

 

 

 

 

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.