POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Legend of the Asura Bölüm 7: Mühürlenmiş Xuanyuan Kılıcı (Kısım 2)

Çeviri : Kyuuseishu
Düzenleme : -
Okunma : 114
Tarih : 07 Ağustos 2018
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Bölüm 7 – Mühürlenmiş Xuanyuan Kılıcı (Kısım 2)

 

 

Xuanyuan Wan’er’in anlattığı hikaye çok basitti. Sonu bile doğru dürüst tamamlanmamıştı. Koca savaş sadece birkaç kelimeye sığdırılmıştı. Ancak Feng Xiao tüm bunları hissedebilmişti.

Tanrılar ve İblisler arasında bir savaştan daha şaşırtıcı bir savaş olabilir miydi? Saldıran iblislere karşı saygı duyulası yetenekleriyle savaşan Tanrılar… Feng Xiao bu dünyaları sarsan olayı görebiliyormuş gibi hissetti. Kanının kaynamasına engel olamıyordu. Tanrıların ve İblislerin savaşının yanında birinin suikaste uğraması falan çocuk oyuncağı gibi kalıyordu.

Yeniden Doğuş… Bu Cennetlik Savaş olabilir miydi?

“Eğer Tanrılar ve İblislerin Büyük Savaşı’nı görebilseydim heyecandan geberirdim herhalde. Elbette öldükten sonra da dirilirdim.” Feng Xiao hayal kurmakla meşguldü.

“Wan’er, sen de bir tanrısın değil mi?”

“Hıhı!”

“O zaman neden bir kılıç ruhuna dönüştün? Ayrıca sana bu görevi kim verdi? Yeşim İmparator mu?” diye sordu endişeli bir biçimde Feng Xiao.

“…”

“Wan’er?”

“Neden bir kılıç ruhuna dönüştüm? Neden kılıç ruhuna dönüştüm?... Neden…” Wan’er uykusunda konuşurmuşçasına mırıldanmaya başladı.

“Wan’er… İyi misin?” Feng Xiao, Wan’er’deki garipliği sezebiliyordu.

“Bunu bana sorma, hatırlamıyorum. Hatırlamıyorum. Lütfen Feng Ağabey, bana bunu sorma. Bana bunu…” Wan’er birden kendini kaybetmişti. Sesi sanki kalbinin derinliklerinde gömülmüş acı verici bir deneyimi hatırlıyormuşçasına titriyordu.

Feng Xiao, Xuanyuan Wan’er’in ağlamaklı ve kasvet dolu sesinden korkmuştu. “Özür dilerim Wan’er, böyle olacağını düşünmemiştim. Sormayacağım. Söz veriyorum ki sormayacağım. Özür dilerim Wan’er.” Kızın bu narin ve uysal halini gören Feng Xiao, ona daha fazla acı çektirmemek istedi.

Işıktan gelen ağlamaklı ses durmamıştı. Öylece bakıp kalan Feng Xiao onu nasıl sakinleştireceğini bilmiyordu. Onu anlayamıyordu da. Böylesi ani bir tepkinin sebebi neydi ki?

Bir süre geçtikten sonra Xuanyuan Wan’er’in sesi sonunda sakinleşmişti. Bir süre daha sonra utangaç ses konuştu: “Üzgünüm Feng Ağabey, duygularımı kontrol edemeyip seni endişelendirdim.”

Cidden ne kadar da narin bir kızdı! “Hayır, benim hatam. Üzülme Wan’er,” diye cevapladı Feng Xiao.

“Um! Feng Ağabey, şimdi yapman gereken şey daha da güçlenmek. İnanıyorum ki zamanla tüm bu sırları çözeceksin.”

Aslında Feng Xiao’nun soramadığı çok fazla şey vardı.

Xuanyuan Wan’er’in beni arama görevinin amacı neydi? Mühürleri bozmak için kanım mı gerekiyordu? Peki neden beni efendisi olarak tanıdı?

Xuanyuan’ın mühürleri kırılabiliyorsa İblis Hükümdarı’nınkiler de kırılabiliyor muydu?

Cennetin ve dünyanın yer değiştirmesi ne demekti?

Ayrıca bu sırrı çözmek için neden bana ihtiyaç vardı?

Ve Feng Xiao’yu en çok düşündüren şey de ‘’Zaman’’ idi.

Xuanyuan Kılıcı, İmparator Xuanyuan tarafından tanrılardan aldığı bakır ile dövülmüştü. İmparator Xuanyuan ise 5000 yıl kadar önce hüküm sürmüştü. Xuanyuan Kılıcı’nın ilk olarak 5000 yıl önce gözükmesi gerekmez miydi? Ama o zaman nasıl oluyor da on binlerce yıl önceki Tanrılar ve İblislerin Büyük Savaşı’nda gözükebiliyordu? Xuanyuan Wan’er aynı zamanda Qitian Dasheng’den bahsetmişti fakat o Tang Hanedanlığı döneminde ortaya çıkmış bir tanrıydı.

Xuanyuan Kılıcı ve Sun Wukong, [Yeniden Doğuş]’ta gerçektekinden daha mı farklıydı? Yoksa [Yeniden Doğuş] gerçek zamandan binlerce yıl sonrasında mı geçiyordu? Yoksa… Başka bir sebebi mi vardı?

Feng Xiao’nun sezgileri cevabın bu kadar basit olmadığını söylüyordu.

“Peki o zaman. Sanırım oyunda böyle yapmışlar. Ciddiye almaya çok gerek yok,” dedi Feng Xiao kendi kendine.

Xuanyuan Wan’er, Feng Xiao’nu bilinçaltına bağlıydı ve onun düşündüğü şeyleri duyabiliyordu. “Üzgünüm Feng Ağabey, senden sakladığım şeyler var. Bunlar senin kendi başına çözmen gereken şeyler. Yoksa Xuanyuan Kılıcı’nın efendisi olmaya layık değilsin demektir. Eğer Feng Ağabey bunun sadece bir oyun olduğunu düşünürse yanılıyordur demektir. İblis Hükümdarı uyanacak, üç diyar kaosa sürüklenecek. Kaderin yolları yavaşça kesişmeye başladı bile,” diye kendi kendine düşündü Wan’er.

“Feng Ağabey, Wan’er uyumak istiyor… Xuanyuan Kılıcı’nın ruhsal gücü hâlâ çok zayıf. Uzun süreler boyunca uyanık kalamıyorum.” Xuanyuan Wan’er’in sesi gitgide azalmaya başlamıştı.

“Mühürler yüzünden mi?” diye sordu Feng Xiao, sıkıntının kaynağını anlamıştı.

“Evet. Daha önce seni çağırdığımda Kılıç’ta kalan tüm enerjiyi kullandım ve buna rağmen neredeyse başarısız oluyordum. Ama Feng Ağabey’in keskin zekası sayesinde mühürlerden biri kırıldı.”

Keskin zeka mı? He he, beni cidden pohpohluyorsun. Feng Xiao kocaman bir şekilde gülümsedi. “Sen dinlen Wan’er. Olabildiğince hızlı bir şekilde güçleneceğim ve mühürleri bozacağım ki her gün benimle konuşabilesin.”

“Tamam.” Wan’er bu sözlerden etkilenmişe benziyordu fakat bir şey söylemedi.

Xuanyuan Kılıcı’nın gücünün etkisiyle Feng Xiao’nun özellikleri artmıştı. Mutlu bir şekilde özelliklerine baktı.

Oyuncu Adı: Feng Xiao

Durum: Acemi (Fiziksel)

Lonca: Yok

Level: 0

Prestij: 100

Altın: 0

Ana Özellikler: Kuvvet 11, Dayanıklılık 11, Çeviklik 11, Zeka 11.

Sabit Özellikler: Şans 11, Algı 50.

Can: 210

Mana: 210

Saldırı: 139 (33x2) x (%110)

Büyü Saldırısı: 22

Savunma: 18

Vuruş Şansı: 21

Kaçınma: 11

Saldırı Hızı: Normal

Hareket Hızı: 30

Reaksiyon Hızı: 147

Evcil Hayvanlar: Yok

Binek: Yok

Ateş Direnci: %0

Su Direnci: %0

Rüzgâr Direnci: %0

Yıldırım Direnci: %0

Toprak Direnci: %0

Işık Direnci: %0

Karanlık Direnci: %0

Feng Xiao neredeyse gözyaşlarına boğulacaktı. “Sonunda, canavarlardan her saniye kaçmak zorunda değilim.”

Feng Xiao ilk hedefine çabukça karar verdi. Xuanyuan Kılıcı sayesinde 5 Seviye yaratıklara meydan okumak için kendine güvenmeye başlamıştı. Bu sefer, uysal Beyaz Kurtlar onun için birer tecrübe puanı kaynağı gibi görünüyordu.

Ruh Gözü ile Beyaz Kurt’un özelliğini hemen görebildi.

Beyaz Kurt

Seviye: 5

Can: 200

Otçul bir özel kurt türü. Ilımlı kişiliğe sahip, genellikle durduk yere insanlara saldırmaz.

Yetenekler: Uluma. Saldırı aldıktan sonra beraber savaşmak için arkadaşlarını çağırabilir.

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)