New World: RPG! - Bölüm 1: Zoraki Bir Başlangıç

Çeviri : Kahin
Düzenleme : Kahin
Beğeni : 1
Okunma : 81
Tarih : 15 May 2018 21:10:49

 

 

Bölüm 1 : Zoraki Bir Başlangıç

 

 

Şiddetli bir sarsıntının ardından,Suta sanki midesinde ki her şeyi çıkaracakmış gibi hissediyordu ve bunun yanında gelen şiddetli bir baş dönmesi vardı bedenini kontrol etmesini engelliyordu.

Sarsıntının ve bulantısının geçmesini beklerken bozulan nefes alışverişini düzeltmeye çalışıyordu. Bu sırada etrafta sadece kendisinin olmadığının farkına vardı.Bu farkındalığın ardından gelen tanıdık bir koku ve dürtüyü hissetti. 

Suta'nın hissetiği şey "Kan"'dı gözlerinde ki  bulanıklığın geçmesi ile birlikte etrafını izlemeye başladı. Ayakta duran dev kaslara sahip olan iri yarı bir adam, elinde kopmuş yeşil bir kol ve etrafa sıçrayan kırmızı kanlar...

Manzara sıradan biri için dehşet vericiydi. Suta ise bir kaç adım geri çekilerek çevresinde olan bitenleri incelemeye çalıştı.Elinde kolu tutan iri yarı-dev adamın yanında baygın halde yatan sarışın bir kız vardı.Kanın sıçraması ile

Sarı saçlarının bir kısmı kırmızıya boyanmıştı...

Bu sırada kolu kopan goblinin çığlıkları ve ağlayışları çevrede ki insanların kalplerini titretti.

Suta bir kaç nefeslik süre sonra inceleme sonucunda etrafta 40 kadar kişi olduğundu varsaydı.Bu insanların bir kısmı baygın, bir kısmı hareket edemez halde, bir kısmı ise zorlukla ayakta duruyordu. Ancak bunun dışında bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar da sağlam bir şekilde ayakta duran görkemli insanlar vardı.

Aynı esnada ; Kolu kopan goblin beline sarılmış olan küçük bir parça bezden bilenmiş bir taş çıkardı.

Çıkardığı taş ile kolunu koparan yarı-dev adama saldırmayı denemişti ki... Sanırım bu onun kısa hayatında en büyük hatası olmuştu, yarı-dev adam tek kollu goblinin kafasından tutarak sertçe yakında ki bir kayalığa vurdu.

Çarpmanın etkisiyle goblinin kafası domates gibi patladı ve kanı etrafa saçıldı. Beyninin bir kısmı kayalarda kalmış gibi gözüküyordu...

 

   Yarı-dev adam : "Hey iyi misin? Küçük hanım kendinde misin?" yarı-dev adam sarışın kızı kontrol etmeye devam ediyordu yüzünde endişeli bir ifade vardı. O sırada yerde yatan insanlar yavaş yavaş kendilerine gelmeye başlıyordu.

Erken uyanan zengin görünümlü cılız erkek tiz bir sesle çığlık attı ve küfürler yardırdı.

 "Ne s*kim oluyor burada???! Buda nedir? Neredeyim ben? Kimsiniz siz??" ardı kesilmeyen sorular devam ediyordu.

Bu sırada kendine gelen Asil görünümlü gümüş saçlı bir kız ;

 "Korkak bir tavuk gibi ötmeyi kes!" dedi. Burada ki duruma aşina olmadığı belliydi, yinede soğuk bir tavırla etrafı inceliyordu.

Bu esnada grubun bir çoğu kendine gelmişti ve herkesin aklında yığınla soru vardı.Her kafadan farklı bir ses çıkıyordu.

Ortamda ki gerilim ve ses yükselmeye devam etti. Ezilmiş goblini gören bazı kızlar kusmaya başlamıştı.

Manzara boka battıkça tepkiler değişmeye başlamıştı. Ardı tahmin edilemeyen kaotik bir durum söz konusuydu.

Suta'nın da aklında bir çok soru vardı ama ileri atılmaya niyeti yoktu.Şuan sadece gözlemle yetinmeyi planlıyordu.

Ön planda olmayı pek sevmeyen bir tipti, kısacası "Gerekmedikçe göz önünde bulunma." felsefesi.

Ortamda ki kaos yavaşça azalıyordu. İnsanların cevapsız soruları onları yormaya başlamıştı.

Boş bakışlar , anlamsız arayışlar , cevapsız sorular , çaresiz haykırışlar... Sonunda son bulmuştu.

Bunun gerçekleşmesi uzun bir süre aldı.Sayı fazla olduğundan bir çok insan kendi aralarında  ufak çaplı gruplar oluşturup tartışmaya başlamıştı.

 O esnada ; 

Suta, yarı-dev adam ve bitkin sarışın kızın yanına yaklaştı.

  "Hey kendine geldin mi küçük hanım?" yarı-dev adam sordu.

   Etrafta ki ağır pis kokuyu alan sarışın narin kız gözlerini açıp yukarıya doğru baktı.

Kızın gözleri gördüğü manzara karşısında kocaman olmuştu ve korkmuştu. Narin bedeniyle bir kaç adımlık mesafeyi sürünerek geri çekildi.Karşısında gördüğü manzara 1.90 - 1.95 boylarında iri yarı kaslı, yüzünün ve ellerinin kan ile kaplı olan bir devdi.Kızın korktuğunu gören Suta araya girerek ; 

"Sakin ol." (Sanırım bu durumda söylenmesi gereken en saçma şey bu olurdu.Düşünsenize karşınızda kocaman, eli ve yüzü kanlı kaslı bir dev duruyor...)

Bir kaç dakikanın ardından Suta'nın ve yarı-dev adamın açıklamalarının ardından kız minettar ve ürkek bir şekilde yarı-dev adama baktı.Olayların başından Suta'nında haberi yoktu. O, gözlerini açtığında yarı dev adam bir goblinin kolunu koparıyordu.(Bir kürdan gibi kırmıştı). Olan biteni konuştuktan ve açıkladıktan sonra birbirleri ile tanışma fastına geçmişlerdi.

  "Ben Tora!" dedi yarı-dev adam ismide kendisi gibi heybetliydi. Ardından ; 

   

   "Ben Mina , Teşekkür ederim Tora-chan! " dedi sarışın güzel kız yüzünde tatlı masum bir gülümsemeyle.

   "Bende Suta, tanıştığıma memnun oldum millet.Sanırım hepimiz olan bitenden bi haberiz..." dedi Suta.

   Bu esnada ;

 "Benim adım Kaira." dedi ansızın gölgelerden biri.Kimse onun orada olduğunun farkına varmamıştı. Ne ara gelmişti bu adam??

 Bu adam beyaz atkı ve tamamı siyah olan bir kıyafet giyiyordu boyu 1.80 civarıydı, fit bir vücudu vardı. Ne bir kas yığınıydı ne de bir cılız bedeni vardı.

Açıkcası fazlasıyla da yakışıklı bir yüze sahipti. Buna rağmen yüzünün bir kısmını atkıyla gizliyordu. Sanırım o "Gölge" tarzı takılan insanlardan. Sessiz ve gizemli...

Kısa zamanda 4 kişilik bir grup oluşturmuşlardı.Birlikte oturmuş teori üretiyor, durum hakkında analiz yapıyorlardı, ama çoğu zaman Kaira sessiz kalıyordu.

Dikkatsiz yada ilgisiz değildi. Sadece sessizdi, bir kartal gibi izliyordu her şeyi.

Bulundukları bölgeyi incelediler. Bir ormanın giriş kısmında gibiydiler. Arka tarafları dağlıktı, engebeli bir yol vardı. Ön kısımları ise orman ile kaplıydı.

Oturdukları kısım küçük bir düzlüktü çimenlerle kaplıydı. Serin ve rahatlatıcı bir hava vardı.Kan ve kusmuk kokularının dışında...

Bir çok grup oluşmuştu, 10'lu 5'li sayıları değişir şekilde oluşan gruplar vardı.Bunların bazıları sadece kızlardan oluşuyor, bazıları ise popüler tiplerden oluşuyor gibi gözüküyordu.Ancak bu dünya bir savaş-dövüş ile hayatta kalma durumundaysa çok umutsuz gözüken vasat bir grup vardı; Sıska , şişman ve gözlüklü tiplerden oluşuyordu.

Sanırım buranın dışlanmış grubu onlardı diye düşündü Suta.

Bir kaç nefeslik süre sonra aniden ağzını açtı Kaira ; 

  "Bu yeşil yaratık nereden geldi?" diye sordu.

  Soruyu duyan Tora bilmiyormuşcasına kafasına sağa sola salladı.

Bu sorunun ardından Suta'nın aklında bazı düşünceler belirdi: "Neden sadece bir tane yaratık vardı? Onlar bir sürü halinde yaşamıyor muydu? Sadece şans eseri denk gelmiş bir tanesi miydi? Daha fazlası var mıydı?" Bunları düşünürken Suta'nın gözleri dağlık alana kaydı. Tam o esnada göğü delen bir ses ;

  "Uuuuu!!!

  Bir grup kurt gecenin karanlığında dağın tepesinde, üstlerinde oturan goblinlerle birlikte 40 kişilik gruba doğru bakıyordu.

Goblinlerin elinde sivri sopadan ve taştan mızraklar vardı.

Hızla dağdan aşşağı iniyorlardı ve niyetlerinin dostça olmadığı belliydi.

Dağa yakın gruptan bir kişiye ansızın bir mızrak saplandı. Karnını deşip önünden çıkmıştı.

Bu manzara karşısında herkes kaçışmaya başladı.Ormana doğru korkak ve aciz bir şekilde kaçışıyorlardı.

 

Tüm Bölümler Tüm Bölümler