POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

New World: RPG! Bölüm 2: Olayların Adlandırılması

Çeviri : Kahin
Düzenleme : Kahin
Okunma : 92
Tarih : 20 Ağustos 2018
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

 

Bölüm 2 : Olayların Adlandırılması

 

Düzenleyen : Elif Özdemir

 

 

Kalabalık grubun bir çoğu hızlıca ormana girerken ovalık alanda açıkta kalan bazı insanlarda vardı.

 

Tahmin ettiğiniz üzere bu açıkta kalan insanlar vasat grupta ki insanlardan oluşuyordu. Kimileri ise kısa boylu bodur kızlardı.

 

Bir çok kişi grup oluşturmuştu ve birlikte hareket etme kararı almıştı.Ancak bu ansız saldırı sonrasında insanlar sadece kendi canlarını düşünerek,grupta ki yoldaşlarını hiçe sayayarak ormana doğru kaçıştılar. Tam bir kaos söz konusuydu. Çığlıklar,koşuşturmalar ve etrafa sıçrayan kanlar...

 

Aynı zamanda Suta onlara saldıran grubu inceliyor ve analiz ediyordu.Suta ve kısa sürede kurduğu küçük ekibi kaçış esnasında dengeli bir ilerleyiş içindeydiler.

 

Aniden Mina ;

 

 "Aaaa!" diye çığlık attı.

 

Tora durdu ve arkasına doğru baktı.Gördüğü manzara karşısında gözleri büyüdü ve soğuk terler döktü , aniden duraksamıştı.

 

Mina küçük bedeni ile kaçış esnasında ufak bir taşa takılmıştı ve yere düşmüştü.Tora'yı korkutan durum ise Mina'nın tam arkasından hızla yaklaşan bir kurt ve goblin vardı.

 

Tora düşünmeden bedeni tepki verdi, ağzını açtı ve kükredi ;

 

 "Uzak dur!!"

 

 Sanki bir aslan kükremiş gibiydi.Tora yerden aldığı büyük bir taş ile birlikte Mina'ya saldırmaya gelen Kurt Binicisi Gobline doğru koştu.

 

 Ama Tora'nın iri bedeni onun hızlı koşmasına izin vermiyordu. Tüm vücudu kaslarla kaplı olabilirdi ancak bu onun ağırlığınıda artırmıştı.

 

 Yetişemiyeceğini farkeden Tora umutsuz gözlerle Mina'ya doğru bakıyordu.

 

 Mina ise yerde yatmış ve durumu anlamıştı.Sanırım bu diyar bir öldür-kazan dünyası ise onun için hayatta kalmak zaten imkansızdı.Bu yüzden pes etmişti ve sadece yattığı yerde bekliyordu.

 

 Tora tekrar kükredi ve tek dizinin üstüne çöktü. Kollarını bir ipi tutarmışcasına yukarı kaldırdı. Ellerinin arasında büyük kaya vard. Kollarını geri yatırdı ve sırtını gerdi.

 

 Taşı tüm gücüyle Mina'ya doğru koşan kurta doğru attı.

 

 *BAMM*

 

 Dümdüz koşan kurt ona doğru gelen kayayı görmesine rağmen tepki veremedi.Her şey çok hızlı olmuştu.Kurt ve goblin kayanın altın da ezilip patates püresi olmuşlardı.

 

 *PENG

 

 "Seviye Atladınız." aniden dijital bir ses duymuştu Tora.Ama bu durum esnasında bunun üzerine düşünecek vakti yoktu.

 

 Aynı zamanda ; 

 Mina'nın gözleri yaşlar ile dolmuştu, tekrar ve tekrar Tora'ya minettarlık duyguları ile bakıyordu. 

 Tora ; 

 "Seni korumama izin ver küçük hanım." diyerek güldü.Bu esnada saldırı devam ettiği için durmaya vakitleri yoktu. Tora hızlı bir şekilde Mina'yı sırtına aldı ve koşmaya başladı.

 

 Mina'nın küçük bedeni Tora'nın iri sırtında bir çanta gibi duruyordu.

 

 Bu durumu gören diğer insanlar ise Tora ve ekibine doğru yönelmeye başladılar. Onun gibi güçlü birisinin yanında olmaları hayatta kalma şanslarını arttırıyordu.

 

 Tora ve Mina hızlıca Suta ve Kaira'nın ilerlediği yöne doğru hareket etmeye başlamışlardı.Yolda hızlarını düşüren Suta ve Kaira ile tekrar buluştular.

 

 Suta peşlerinden gelen grup ve çevre bölge hakkında ki analizini tamamlamıştı ve gruba bunun hakkında bilgi verdi.

 

 "Goblinlerin bindikleri kurtlar bizim dünyamızda ki kurtlara kıyasla daha iri ve güçlü gözüküyorlar.Ellerinde ki silahlar ise çoğunlukla bilenmiş taştan yapılmış mızraklar yada ufak bıçaklar. Ağaçların daha yoğun olduğu bölgeye hareket etmeliyiz, böylelikle gruplar halinde saldırmak için geniş bir alana sahip olamazlar. " dedi Suta.

 

 Onaylar bir şekilde kafasını yukarı aşşağı salladı Kaira.

 

 Kaçış devam ediyordu bu esnada bazen düşen insanlar oluyordu.Tabi ki düşenlerin tekrar yaşama şansı yoktu...

 

 40 civarı gruptan geriye kalan sadece 18 ila 20 arası insan vardı.

 

 Kurtların büyük bedenleri ve üzerlerinde ki goblinler sebebi ile ağaçların arttığı bölgede manevra yetenekleri düşmüştü.Goblin grubunun hızları git gide yavaşlıyordu.

 

 Uzun bir kaçışın ardından Suta gözlerini bir bölgeye kitledi.Baktığı yönde bir mağara vardı.Gruba elleri ve gözleri ile mağarayı işaret etti.

 

 Herkes onaylar şekilde başını yukarı aşşağı salladı.

 

 Mağaraya doğru yön almışlardı ve hızla ilerliyorlardı.

 

 Goblin grubuyla aralarında ki fark açılınca goblin grubu geride kalan cesetleri ve yaralıları toplayıp sığınaklarına götürmek için geri çekilmişti.

 

 En azından Suta'nın düşüncesi buydu.

 

 Mağaranın girişine gelmişlerdi. Büyük gruptan geriye kalan 17 kişi olduğunu saydılar.Aralarında yaralılarda vardı.

 

 Bu uzun kovalamaca herkesin sınırlarını zorlamıştı.Kan ve ter içersinde bir grup insan mağaraya doğru ilerliyordu.Mağaranın girişi karanlıktı ve içeride ne olduğu bilinmiyordu.

 

 Yinede önlerinde pek seçenek yoktu. Goblinlerin daha kalabalık bir birlik ile geri dönmeleri muhtemeldi.İzlerine kaybettirmek adına mağaraya doğru giriş yaptılar.

 

 Bu durum bir kurtuluş mu? Yoksa yağmurdan kaçarken doluya tutulmak mı? Bunun cevabını yakın zamanda öğreneceklerdi.

 

 İlerleyiş devam etti. Mağaranın içersinde ki oksijen temiz ve yoğundu.

 

 Suta ; 

 

 "Burada ki oksijen oranı olması gerekenden fazla , büyük bir ihtimalle çıkış yakın bir yerlerde ve açıkta olmalı."

 

 O esnada kahverengi saçlı ortalama boylu bir çocuk ;

 

 "Hey millet bu tarafa bakın!" diye bağırdı.

 

 Grup meraklı bir şekilde hızlıca oraya doğru yöneldi.Mağaranın içersinde ufak bir su kaynağı vardı.Bunu gören herkes mutlu ve güler yüzlü bir şekilde suya doğru koştu.

 

 "Durun!" diye bağırdı gümüş saçlı bir kız.

 

 Bu olayların başında Asil görünüme ve gümüş saçlara sahip olan soğuk kızdı.

 

 "Ne var?? Ne istiyorsun? Sorun ne?" soruları ona doğru yöneldi.

 

 Gümüş saçlı kız ;

 

 "Kaynağın temiz veya sağlıklı olup olmadığını bilmiyoruz acele etmeyin." dedi.Gümüş saçlı kız bunu onların iyiliği için söylemiyordu. Bu öldür-yaşa dünyasında ne kadar çok insan gücüne sahipseniz, o kadar hayatta kalma ihtimaliniz artıyordu.

 

 Bunu önemsemeyen hafif sıyrıklara sahip olan 18 yaşlarında bir çocuk hızlıca eline bir avuç su aldı ve aceleyle içti.Suyun temiz olup olmaması umrunda değildi.

 

 Yaklaşık yarım saattir aralıksız koşuyorlardı ve ölüm tehlikesi atlatmışlardı.Bu olayların ardından bedenleri ağırlaşmış ve ter tabakası ile kaplanmıştı.

 

 Suyu içen çocuğa bir şey olmadığını gören grup bir süre daha çocuğu incelemeye karar verdi.

 

 Bir süre sonra ;

 

 "Sanırım su temiz." dedi Mina.

 

 Bir grup insan su kaynağına doğru yöneldi ve içmeye başladılar.Su kaynağı fazla derin değildi.Kısa bir süre sonra su azalmaya başlamıştı.İçmekte emin olamayan insanlarda

 

 onların son şansının bu olduğunu düşünüp suyu içmeye başladılar.Bu ufak yenilenmenin ardından geceyi geçirmek için mağaranın güvenli olduğunu düşünüp burada kalma kararı aldılar.Herkes mağaranın bir köşesine yayılmıştı.

 

 Suta ve grubu ; 

 

Şuana kadar olan bitenleri konuşuyorlardı ancak kimsenin fikri yoktu.Yapabilecekleri tek yorum bir yerde gözlerini açmışlardı ve onları öldürmeye çalışan goblinler vardı.

 

 "Peki duyduğumuz dijital ses hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sordu Tora.

 

 Dijital ses mi? Ne sesi? Grupta ki kimse anlamamış bakışlarla gözlerini Tora'ya çevirdi.

 

 "Ne yani? Siz duymadınız mı?" dedi Tora.

 

 Suta tam olarak ne duyduğunu sordu Tora'ya.

 

 Biraz düşündükten sonra ;

 

 "Seviye atladınız, gibi bir şeydi sanırım."

 

 Uzaktan grubu dinleyen gümüş saçlı kız bu cevabın ardından hızlıca gruba yaklaştı ve sordu;

 

 "Tam olarak ne zaman duydun bu sesi?"

 

 "Mina'ya yardım etmeye çalışırken attığım kayanın altında yeşil canavar ve kurt ezildikten sonrası." diye cevapladı Tora.

 

 Gümüş saçlı kızın gözleri büyüdü ve bir şeyler anlamış gibi bakıyordu.

 

 "Bu çok tuhaf." dedi gümüş saçlı kız.

 

 Suta ;

 

 "Tuhaf olan nedir?"

 

 "Buraya gelişimiz, bu diyar gelişen olaylar ve bu ses.Bu biraz uçuk bir tahmin olacak ama hepsi bir video oyununa benziyor." dedi gümüş saçlı kız.

 

 "Bununla neyi kastediyorsun?" ciddi bir şekilde sordu Tora.

 

 "Bilirsin, bir çaylak olarak başlarsın düşük seviye yaratıkları öldürürsün ve gelişirsin bir RPG oyunu gibi." dedi Mina araya girerek.

 

 Herkes ona bakıyordu. Açıklaması saçma değildi, şuana kadar olanlar ve Tora'nın duyduğu ses hepsi bir RPG oyununda ki olaylar gibiydi.

 

 Tartışmaya devam ettiler. Gerçek dünyada tecrübe ettikleri oyun bilgilerini uygulamaya çalışıyorlardı.Eliyle arayüz panelini açmaya çalışanlar ve bağırarak karakter paneline girmeye çalışanlar...

 

 Bir çok başarısız denemenin ardından kalabalığın arasından heyecanlı bir ses duyuldu.

 

 Bu ses Tora'ya aitti. Kendisi hakkında bilgiler içeren küçük saydam bir camsı yapıya dokunuyordu.Yapı dijitaldi, yazılar okunabilir düzeydeydi ancak paneli sadece Tora görebiliyordu.

 

 Etraftakiler Tora'ya bunu nasıl yaptığını sorarken Tora sadece diğer insanların denediği hareketleri yaptığını söyledi.

 

 Açılan pencerede ;

 

 Ad : Tora

 

 Sınıf : Belirlenmemiş.

 

 Seviye : 7

 

 Yp (Yaşam Puanı) : 150

 

 Mana : 35

 

 Güç : 28

 

 Çeviklik : 8

 

 Bilgelik : 3

 

 Savunma : 30

 

 Bir çok denemenin ardından herkes başarısız olmuştu. Kimsenin bu pencerenin neden sadece Tora'da çalıştığına dair bir fikri yoktu.

 

 O anda Suta bir fikir yürüttü ;

 

 "Buraya geldiğimizden beri aramızda sadece Tora yaratık öldürdü.Belki bu panele ulaşmak ve kendimiz hakkında bilgiler öğrenmek için bu dünyadan bir varlıklara etkileşime geçmemiz gerekiyor, yada öldürmemiz gerekiyordur."

 

 "Mantıklı,ihtimaller dahilinde." dedi gümüş saçlı asil kız.

 

 Tartışma devam ederken mağaranın derinliklerinden gelen korkunç tiz çığlıklar duyuldu.

 

 

 

 

 

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

20 puan
Ulaş19 saat önce
Üye
En sevdiğimden, zeki ana karekter :)