POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
Cilt 1

Nidome no Yuusha Bölüm 5: Kahraman Eski Yaraları Yeniden Açar

Çeviri : Sinan Saçoğlu
Düzenleme : -
Okunma : 271
Tarih : 28 Ekim 2018
Önceki Bölüm Tüm Bölümler

Bölüm 5: Kahraman Eski Yaraları Yeniden Açar

Mektubu yazmayı bitirdiğimde, hoş bir ruh haline girdim, sanki altın bir yıldız verilmiş gibi, sanki bu odadaki herkese aynı şeyi yapmışım gibi.

Prenses yanmış sırtının acısyla inliyordu. Yine de, dayanamayacağı noktaya kadar acı çektirmeye devam ettim ve kısa bir süre için bilincini kaybetti.

Benzer bir şekilde, şövalyeler de aşırı miktarda acı nedeniyle inliyorlardı, ve uzun süre önce, acıya dayanamayıp bilinçlerini kaybedenlerin sayısı artmıştı. Sonuç olarak, kendilerinden geçmiş gibiydiler ve gözleri ölü balıklarınkine benziyordu; bayılmış olsunlar yada olmasınlar, inleme rezonansları giderek azalıyordu.

“Ara? Bu duygu, uzun bir zaman olmuştu.”

İşimi tamamladıktan sonra, ayağa kalktım ve başımın döndüğünü fark ettim. Bu MP’min fazla azaldığının bir işaretiydi.

Ateş Örümceğinin Bacak Kılıcıile mektubu yazarken, bir yandan da Alesia’yı ölmesin diyeYeşim Kristal Kılıçile iyileştiriyordum. Her ne kadarAteş Örümceğinin Bacak Kılıcıfazla MP harcamasa da,Yeşim Kristal Kılıç’ın iyileştirme gücü orta seviyede MP tüketiyor.

“Durum Açıl.”

Ukei Kaito | 17 yaşında | Erkek

HP531/545   MP347/412

Seviye: 1

Güç: 224
Kondisyon: 324
Dayanıklılık: 545
Çeviklik: 587
Büyü Gücü: 117
Büyü Direnci: 497

Özel Yetenekler: Ruh Kılıcı Dil Anlama

Yetenekler: Yumruk Lv1」「Büyü Manipülasyonu Lv1」「Hava Yürüyüşü Lv1

Durum: Mükemmel

 

Beklendiği gibi, MP miktarım %20 oranında azalmış. Düşündüğüm gibi, mevcut duruma Ruh Kılıçlarının aşırı kullanımı sebep oldu.

Eğer yenileme ve tüketim azaltma becerilerini tekrar elde edemezsem, daha önce yaptığım gibi savaşamam. Her şeyden önce seviyemi mi yükseltmeliyim?

“Hmm… Err… Peki o zaman. Sanırım gitme vakti geldi?”

Burada işim bittiği için, şimdilik kaleden çıkıp en yakın kasabaya gideceğim, sonra da kasabayı terk etmek için hazırlık yapacağım.

“……İşe yaramaz, bu kaleden kaçamazsın.”

“Eh, bilincini geri mi kazandın?”

“Bu kalede 500'den fazla şövalye bulunuyor. Ölünceye kadar işkence edileceksin.”

Eşzamanlı olarak uygulanan hasar ve iyileştirme büyüsü yüzünden, bedensel duyuları geçici olarak felç olmuş. Prenses Alesia’nın sesi acıyla boğuşuyor gibiydi.

Çünkü gözlerinde beni küçümseyen bir güç vardı, düşmanlığının geri döndüğünü fark ettim.

Beklendiği gibi, ona o kadar işkence etmeme rağmen, böyle bir kararlılığa sahip olmak, prensesin doğasından mı kaynaklanıyor? Ayrıca hala kafası karışık, ve bunun yarısı muhtemelen sadece sahte bir güç gösterisi, ama eğer ona iyileşmesi için biraz zaman verirsem, daha fazla eğlenebilirim. Çok iyi bir ruh halindeyim.

Prenses Alesia, sessizce düşünürken bana bakıyordu, hala bir kozu olduğunu düşünerek bana bağırdı.

“Gerçek şu ki, başka bir dünyadan gelen biri olarak, insanlara karşı çok vahşisin. Ee~, Bu kadar kolay çıkmana izin vermeyeceğim; sana benim çektiğimden çok daha fazla acı çektireceğim ve aşağılayıcı bir şekilde öldüreceğim.”

Bakışları nefretin ışıltısı ile doluydu.

İstediğim buydu. Bu parıltı sadece ezildiğini kabul ettikten sonra elde edilebilir.

Bu parıltı, acıyı, utancı ve aşağılamayı bastırmanın mümkün olduğunu fark etmesini sağladı.

Ancak……

“Peki~, eğer ağlayıp diz çökmez ve af dilenmek için yalvarmazsan, seni bekleyen kader bu. Ama yine de senin gibi biri, bir kahraman olarak, bir değere sahip, eğer halkın önünde muhteşem bir kahraman olarak sadakat yemini edersen sana bir şans verebilirim. Nasıl, onur verici, değil mi?”

İç çekiş-, böyle şımarık bir çocuk; sanki o bakış ve kelimelerle üstün olduğuna ikna olmuş gibiydi.

Prensese baktım ve benim açımdan...

“HAAAaaaAAAAAAhhh~………”

Kalbimin derinliklerinden, gerçekten hayal kırıklığına uğradım; öfkeyle karışık bir şekilde iç çektim.

Daha önce, saftım ve kolayca aldatılmıştım, ve bu durum beni üzüyor.

Bunu yapma niyetim yoktu, ama diz çökerek ağlayıp affetmesi için yalvarsaydım bile, beni asla affetmezdi. Sadece acınası figürümü görerek egemenliğini doğrulamak istedi, ve her iki durumda da, beni kullandıktan sonra, sonunda beni işkenceyle öldürme niyetiyle dolup taştığını kolayca görebiliyorum.

Kullanımı kolay bir kahraman, ya da Aptal-san olarak anılacağım, ve süper bir Aptal-san gibi görünen eski ben, bu prenses tarafından kolayca kandırılmıştım.

Ve yine de, bu kadar acı, intikama olan susuzluğumu dindirmeye yetmedi.

‘Beni kullanma’ düşüncesine sahip olmasına rağmen, onu şimdi öldürerek bitirmekten memnun olmayacağım. Bu durumda, olmaz.

Hala göz ardı edemeyeceğim kullanımları var; Ancak, eğer beni hor gören ve ezmek isteyen bu kadın gibilerini öldürmezsem, tamamen kendi ellerimle, intikam arzum kesinlikle tatmin olmayacak.

İntikam alacağım birkaç düşman var; tatmin edici bir intikam elde etmek için, her seferinde hedefim üzerinde çok fazla emek ve zaman harcamalıyım.

(Şey, o kadar acelem yok, elimden geldiğince bu intikamın tadını çıkarabilirim!!)

O anı düşününce, ağzımın ucu istemsizce eğildi.

“N- Bu tepki de ne! Şövalyeler hakkında yalan söylediğimi düşünüyorsan…”

“Meh, bunun bir yalan olduğunu düşündüğümden değil. Sadece, kahraman çağırma ayini bir sırdır ve böyle kalmalıdır, yani etrafta ses geçirmez bariyerler, sihirli engeller ve fiziksel engel katmanları olmalı; yani kahraman çağırma başarılı olana kadar, bu binaya dışarıdan hiçbir şövalye girmeyecek.”

“Sen nasıl?!”

“Çünkü daha önce duymuştum~…………”

Aptal görünümlü Prenses şok olmuş bir şekilde bakarken, ilk çağrıldığım zaman duyduğum hikayeyi hatırladım.

“Uhh, yani evet, ben gidiyorum.”

Çağrıya hazırlık için sütunlara takılı olan şamdanlardan birine doğru yöneldim ve onu kendime doğru çektim.

Sonra, yerdeki taşlardan birisi sarsıldı ve açıldı, buradan bir yeraltı geçidine giden bir merdiven ortaya çıktı.

“D- Doğrudan Kraliyet ailesinin soyundan gelenler dışında kimse o gizli geçidi bilmiyor, ve yine de nasıl!!?”

“Çünkü daha önce duydum, hayır, çok iyi bilgilendirildiğim için~.”

Daha önce Prenses Alesia beni tuzağa düşürmek için, bu çağırma alanının altına ışınlanma daireleri hazırlamıştı; ayrıca bunun için bana bu gizli yoldan da bahsetmişti.

“Oh neredeyse unutuyordum, tehlikeliydi.”

Belki de intikam duygumu başlangıç olarak birazcık tatmin edebildiğim için, neredeyse unutuyordum.

Çevik adımlarla ona doğru yürürken, yerde bir nesne gibi yatan yakındaki bir şövalye inliyordu.

“İlk olarak, boğazını çıplak ellerimle ezecektim, ancak, daha önce birisinin bana öğrettiği boğazını parçalamak için değerli bir yöntemi kullanmanın mümkün olup olmadığını merak ediyorum? MP’min yeterli olacağına emin olamasam da, eğer sadeceAteş Örümceğinin Bacak Kılıcıise… o zaman muhtemelen idare edebilirim.~”

Bunu söylerken, kılıcın alt kısmında bir ping pong topu büyüklüğünde bir ateş topu yarattım ve bunu şövalyenin ağzına attım.

¢£%#&△◆■!?”

Ölmesine gerek olmadığı için, alev topunun gücünü sınırına kadar azalttım, ama yine de şövalyeden hiçbir çığlık yoktu, çünkü ağzı ve boğazı doğrudan ateşle yanmıştı.

“Oopsie Sıradaki~”

Diğer şövalyelere de aynı şeyi yaptığımda, şövalyelerin inlemesi bile imkansız hale geldi.

“Son olarak, sen, Alesia. Tekrar görüşmemiz biraz zaman alacağından, söylemek istediğin bir şey var mı?”

“………….., Adın, bana adını söyle.”

“Hayır~ sana adımı söylemek için hiçbir nedenim yok. Ama yine de adım yazıyor…. Mektupta.”

Woosh~ , ateş topunu prensesin ağzına attım.

“Yine de, bana İkinci Şansın İntikamcısı diyebilirsin.”

“Mu~~~~!!”

Her ne pahasına olursa olsun, Prenses Alesia hiçbir acı zayıflığı göstermedi, ve hiçbir ses çıkarmadan şiddetli acıya katlandı.

Tüm parmakları kırıldı ve kullanılamaz. Boğazı bir süre iyileşmeyecek ve bu da bana yeterli zamanı kazandırmalı.

“Ah~, ve bir de bu vardı, bunu kabul edeceğim. İntikamımı finanse etmek için.”

Prensesin boynundaki kolyeyi aldım. Eğer yanılmıyorsam, bu seçkin bir Kraliyet Ailesi'ne ait olduğundan, para için satarsam şimdilik sıkıntı çekmem.

Prenses Alesia hala soluk gözleriyle nefret dolu bir şekilde bana bakıyor. Avıma işkence etmek güzeldi.

Sonunda, yüzümde tatlı bir gülümsemeyle birlikte, bugün yaşanan olaylarla ilgili iyi hissederek hızlı adımlarla yalnız başıma yer altı geçidine indim.

………………………………………………………………………………………………......

Yeraltı geçidinde yürürken, bir süre önce olan bir şeyi hatırladım, ve moralim bozulmaya başladı.

Sonuç olarak, eski bir yaranın kaşıntılı hissini hissettim.

İstemsizce iç çektikten sonra, düşüncelerimi kelimelere döktüm.

“Kendime ne diyeceğimi daha dikkatli düşünmeliydim….. Khh- AHHHH İKİNCİ ŞANSIN İNTİKAMCISI DA NE AMK!! Ve daha da önemlisi, bu istediğim şey değildi!!”

Şahsen bir ortaokul sendromuyla eski bir yarayı kaşımıştım, ve sonuç olarak, çıkışa varıncaya kadar, vücudumun acı içinde kıvranmak isteme hissi kalıcı olarak sona erdi.

 

Önceki Bölüm Tüm Bölümler

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

1 puan
Nessecil5 gün önce
Üye
Yeni bölümler premium mu gelicek Sinan Bey

5 puan
Darklight5 gün önce
Üye
@Nessecil, Evet. Ayda bir 8 bölümlük paketler şeklinde gelecek. Şu anda ilk paketin kontrolleriyle uğraşıyorum hatasız bir çeviri vetebilmek adına her zamanki gibi.