POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Solo Leveling Bölüm 10: 10. Bölüm

Çeviri : Lohengramm
Düzenleme :
Okunma : 188
Tarih : 10 Ocak 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Yalnız Başıma Seviye Atlıyorum: 10. Bölüm

 

Panikleyen Jinwoo, durumu anlamaya çalıştı; aniden kumların değişme sesini duydu.

 

sssssss

 

Yanındaki zemindeki kum, batıyordu.

 

Ah, of, ah!

 

Jinwoo tüm gücünü kullanarak bataklığa çekilmemeye çalıştı.  Batak kısım daha da genişledikçe, Jinwoo iki elini kullanarak girdaptan zar zor kaçtı.

 

Hah, hah, hah

 

Oturup nefes nefese kalmış hâldeyken, yerde yeni açılan çukura baktı.  Deliğin en dibindeki kum, tuhaf bir biçimde kaynıyordu.  Jinwoo titredi ve en ufak bir yanlış adımının, o deliğe düşmesi anlamına geleceğini fark etti.

 

Dur...

 

Gözlerini kıstı.

 

Bu kaynamıyor.

 

Yakından bakınca, dipteki kumun altında büyük bir şeyin kıpraştığını gördü.  Jinwoo içgüdüsel bir şekilde kalktı.  Bir şeyler yanlıştı.

 

Şüphelerini doğrularmışçasına bir kum sütunu delikten çıktı ve Jinwoo da geri geri yürümeye başladı.

 

Şaaaah!

 

Tıpkı şelale gibi bir ses çıkaran kum, çevresine düştü, deliğin içindeki şey kendini gösterdi.  Jinwoonun gözleri fal taşı gibi oldu.

 

B-Böcek mi?

 

Devasa bir kırkayak, kumun içinden çıkıverdi.

 

Gııırççç!

 

Canavarın tamamen kendini göstermiş hâli, beş katlı bir binadan daha uzundu.

 

Jinwoo yutkundu.

 

Bu imkânsız...

 

Var olması imkânsız bir yaratıktı gerçekten.  Daha önce hiç bu boyutta bir kırkayak görmemişti.  Ama Jinwooyu şaşırtan tek şey, kırkayağın boyutu değildi.

 

Neden... O şeyin tepesinde neden bir isim süzülüyor?

 

Rüya falan mı görüyordu?

 

Gözlerini yeniden kapatıp açtı.  Hiçbir şey değişmemişti.  Kırkayağın adı, başının üstünde kırmızı harflerle süzülüyordu.  Tıpkı video oyunlarındaki bir canavar gibiydi.

 

Zehirli Dişli Devasa Kum Kırkayağı[1]

 

Tuhaf ve tehlikeli görüntüsünün yanında, bir de ona resmen kaçmasını söyleyen bir adı vardı.  Özellikle de Zehirli Dişkısmı.   Bir çocuk boyutundaki iki diş, Jinwoonun gözüne takıldı.  Onlarla Jinwooyu dişlerse, neler olacağı gayet açıktı.

 

Jinwoo, kırkayağın ağzının sürekli açılıp kapandığını gördü.

 

Acıkmış gibi görünüyor.

 

O an kafasında bir ses çaldı.

 

Zırr~

 

Ceza Görevi: Hayatta Kal

Hedef: Gereken süre boyunca hayatta kalmak.

 

Gereken Süre:           4 Saat

 

Kalan Zaman:             4 Saat 0 Dakika 0 Saniye

 

Dalga geçiyorsun, değil mi?..

 

Ama kalan zaman 3 Saat 59 Dakika 59 Saniyeye düşer düşmez, kırkayak sanki bunu bekliyormuş gibi kumda hareket etmeye başladı.

 

Kayaaaar

 

Dur, ne?!

 

Jinwoo çabucak döndü ve koşmaya başladı.

 

Takılarak yere düştü ve takla atarak başındaki kumları attı.  Gözleri arkasına bakarken fal taşı gibi açıldı.  Önüne daha fazla kum sütun çıkıyordu.

 

Şaaaah

 

Şaaaaaah

 

O daha farkına bile varamadan, yedi tane kırkayak yerden çıkmış ve ona tepeden bakıyordu.

 

Gıırç!

 

Gııııırççç!

 

Jinwoonun yüzü, bu ürkütücü inlemeleri duyar duymaz bembeyaz oldu.

 

Sikeyim...

 


 

Tam dört saat sonra, hastane odasında yeniden belirdi.

 

Bayılır-

 

Odasının zemininde yatarak, acı içinde öksürdü.

 

*Öhö* *Öhö* *Püh* *Püh*

 

Ağzının içi kupkuruydu.  Gözleri kumdan şişmişti.  Jinwoo yerde yayılarak inledi.  Parmağını bile oynatacak gücü yoktu.

 

Hah... Hah... Bu da... Neydi... Böyle?

 

Nefes nefese kalmış Jinwoonun karşısında bir mesaj daha belirdi.

 

Zırr~

 

Ceza Görevini tamamladınız.

 

Kaşlarını çattı.

 

Ceza Görevi mi?

 

Cezayı hak edecek bir şey mi yapmıştı ki?

 

Biraz düşününce, yarım yamalak biçimde vazgeçtiği [Günlük Görev]i hatırladı.

 

Olamaz...

 

Eğer yapmazsa ceza alacağını söyleyen kısmı hatırladı.

 

Hah... Hah... Yani o... Halüsinasyon falan... Değil miydi?

 

Kesinlikle.

 

Halüsinasyon değildi.

 

Rüya da değildi.

 

Yanaklarını mıncıklamasına falan gerek yoktu.  Koşmaktan nefesinin kesilmesinin acısı; kırkayağın bacakları tarafından çizilmenin acısı; hepsini şu an bile hissediyordu.

 

Hepsi gerçekti.  Orada neredeyse ölecekti.

 

Bu... Çok... Fazla... Hah... Hah...

 

Onu ölümün eşiğine getirecek bir ceza olması biraz fazla ağırdı.  Aynı anda bütün vücudu kasvetle dolup taşmıştı.  Eğer az önce yaşananlar günlük görevden ötürüyse, o zaman bu iş tamamen bitmemiş demektir.

 

Sanki planlıymış gibi elektronik ses çaldı.

 

Zırr~

 

En başta korktu, ama görev olmadığını fark edince rahatladı.

 

 

Ceza Görevini tamamlamanız karşılığında verilecek ödül geldi.

Doğrulamak ister misiniz? (E/H)

 

Ödül mü?..

 

Ödülkelimesi ilgisini çekti.   Maalesef Jinwoo, şu an bir şeyleri umursayamayacak kadar güçsüzdü.  Bu, Ceza Görevinin ne kadar zorlu olduğunun bir kanıtıydı.

 

Ödül falan umurumda değil... Yalnızca dinlenmek istiyorum...

 

Ve böylece derin bir uykuya daldı.

 


 

Olamaz! Niye yerde bu?!

 

Ertesi sabah hemşiresi, odasına girdiğinde şaşırtıcı bir manzarayla karşılaştı.  Hasta yerde yatıyordu ve yere kum saçılmıştı.  Hastanın kıyafetleri bile kumla doluydu.  Hemşire, hasta tabelasını yatağa attı ve çağrı butonuna bastı.

 

Biri yardıma gelsin!

 

Kısa süre sonra Dr. Joo Chiui geldi.

 

Sungun yerde ne işi var?!

 

Emin değilim! Dün geceye kadar gayet iyiydi! Onu az evvel bu hâlde buldum...

 

Onu önce yatağına yatıralım.  Bir.  İki!

 

İkili Jinwooyu yatağa koydu.  O esnada yatağa atılan hasta tabelası, Jinwoonun elinde ufak bir kağıt kesiğine sebep oldu, ama kimse fark etmedi.

 

Hadi onu bir kontrol edelim.

 

Joo Chiui, Jinwoonun durumuna göz attı, ama hiçbir anormallik bulamadı.

 

Bu da ne? Yalnızca uyuyor.

 

Rahatlayarak iç çekti.  Avcı Cemiyeti, bu hastaya özel bakım uygulanmasını istemişti.  Eğer ona bir şey olsaydı korkudan gerilirlerdi.

 

Bırakalım dinlensin.  Derin derin uyuyor galiba.

 

Konuştuktan sonra Joo Chihui tam odayı terk edecekken odadaki kumu gördü.

 

Şey... Görünüşe göre burayı biraz temizlememiz gerek.  Yura Hanım, size güveniyorum.

 

Anlaşıldı doktor bey.

 

Doktor odadan çıkarken, hemşire Choi Yura da rahatlayarak iç çekti.  Kötü bir şey olmaması iyiydi.  Sonuçta hiçbir doktor veya hemşire, hastalığının kötülüğünü istemezdi.  Çalıştığı hastane, özellikle Avcı tedavisine adanmış bir yerdi.  Daha önce birçok Avcının talihsiz kaderlerle karşılaştığını gördükten sonra, baktığı başka bir Avcının daha yaralanmasını istemiyordu.

 

Ohh-

 

Rahatladıktan sonra odayı nasıl temizleyeceğini düşündü ve yerde bir şey fark etti.  Bir damla kandı.

 

Amanın.

 

Hastanın elinden düşen kan damlası, yataktan yere doğru uzanıyordu.  Şaşırmış hâlde Jinwoonun elinde yara var mı diye baktı.  Elinin arkasını çevirdi.

 

Bu?..

 

Taze kan izleri gördü, ama yara yoktu.  Kanı sildikten sonra, eli tamamen temizlenmişti.

 

Kesik... Bir anda mı iyileşti?

 

Yura endişeleyle Jiwoonun yüzüne baktı.

 

Hiçbir şeyi umursamıyormuş gibi uyuyordu.


 

-7. Günlük Görev-

 

Zırr~

 

[Günlük Göreviniz geldi.]

 

Jinwoonun gözleri açıldı.  Yatakta dimdik oturan Jinwoonun yaptığı ilk şey zamanı kontrol etmekti; saat öğleden sonra 4 buçuğu geçiyordu.  Gece yarısına kadar yedi buçuk saat vakti vardı.

 

Güzel.

 

Mesaj kutusunu açtı.

 

Zırr~

 

Günlük Görev: Güçlü Olmak İçin Hazırlık

100 Şınav Çek:

(Tamamlanmadı) (0/100)

 

100 Mekik Çek:

(Tamamlanmadı) (0/100)

100 Defa Çömelme Hareketi Yap

(Tamamlanmadı) (0/100)

 

10 Kilometre Koş

(Tamamlanmadı) (0/10)

 

*Uyarı: Günlük Görevi tamamlamakta başarısız olursanız, Ceza Görevi alacaksınız.

 

Aynısı mı?Refleks olarak söylendi.  Hayır, belki de bu iyi bir şeydi.  Muhtemel zor bir göreve kıyasla, bu çok daha iyiydi.  Yorgun bedeniyle bile zamanında bitirebileceği bir şeydi.

 

Yere yattı ve şınav çekmeye başladı.

 

Bir.

 

Tuhaf bir yere sürüklenip ölümüne koşmayı göze alamazdı.

 

İki.

 

Dün gece şansı yaver gitmişti.  Yine o kadar şanslı olacağını sanmıyordu.

 

Üç.

 

Durup görev ekranına baktı, rakamlar çektiği şınav sayısıyla orantılı biçimde yükseliyordu.

 

Zırr~

 

Bir şınavı başarıyla çektiniz.

100 Şınav Çek:

(Tamamlanmadı) (7/100)

 

Zırr~

 

Bir şınavı başarıyla çektiniz.

100 Şınav Çek:

(Tamamlanmadı) (8/100)

 

Sanki Sistemi deniyormuşçasına yarım yamalak şınavlar çekti, ama ekrana geçmediler.  Dün gece yaptığı dandik denemelerin neden işe yaramadığını anlamıştı.

 

Off... Cidden mi?

 

Kızgın olduğu hâlde kollarındaki gücün azalmasına izin vermedi.  Geriye elli şınav kalmıştı.  Ardından mekik çekecekti.

 

Sonrasında eğilme hareketi...

 

Sonrasında da koşu...

 

 



 

Üç saat sonra.

 

100 Şınav Çek:

(Tamamlandı) (100/100)

 

100 Mekik Çek:

(Tamamlandı) (100/100)

100 Defa Çömelme Hareketi Yap

(Tamamlandı) (100/100)

 

10 Kilometre Koş

(Tamamlanmadı) (9/10)

 

Hah, hah, hah, hah,

 

Dışarıda bir tur attıktan sonra Jinwoo nefes nefese kalmış hâlde başını eğdi.  Kalbi sanki patlayacakmış gibiydi, ama öylece duramayacağını biliyordu.

 

Eğer şimdiye kadar sarf ettiğim çabayı düşünürsem...

 

Hastane kapılarına girdi ve koşusunun son aşamasını tamamladı.

 

Zırr~

 

Koşulan mesafe: 10 km.

On kilometreyi başarıyla koştunuz.

 

Nihayet bitmişti.

 

Hah... Hah...

 

Dizlerinin üstüne çöktü.  Ciğerleri alev alacak gibiydi.  Alnı ve sırtı ter içindeydi.

 

Hah... Hah...

 

Tanıdığı bir mesaj geldiğinde, bol bol terliyordu ve nefesini kontrol etmeye çalışıyordu.

 

Zırr~

 

Günlük Görev: Güçlü Olmak İçin Hazırlıkı Başarıyla tamamladınız.

Görevi tamamlama ödülünüz geldi.

Doğrulamak ister misiniz? (E/H)

 

Bunu da dünkü gibi unutmak istiyordu, ama kararını değiştirdi.  Bu anasını sattığımın ödülünün ne olduğunu doğrulamak istiyordu sadece.

 

Evet.

 

Zırr~

 

Aşağıdaki ödülleri kazandınız.

Ödül 1. Durum İyileştirmesi

Ödül 2. +3 Durum Puanı

Ödül 3. Rastgele Kutu x 1

Hepsini kabul etmek ister misiniz?

 

Neden bu kadar çok şey vardı?

 

Ödül ekranına baktıktan sonra düşündüğü ilk şey bu oldu.  Ama biraz düşündükten sonra, bazı ödüllerin işe yarar ve merak uyandırıcı olduğunu düşündü.

 

Sanki her an bayılacakmış gibi olmasına rağmen ilk ödül gözüne çarptı.  Başarısız olduktan sonra cezasını çektiğinden, bu ödüllerin de gerçek olma ihtimalinin yüksek olduğunu biliyordu. 

 

Ucunda ölüm yok ya sonuçta.  Bana ödül verdikten sonra Ceza Alanına falan atmaz herhâlde.

 

Kabul et.

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

[1]: Zehirli Dişli Dev Kum KırkayağıBu neredeyse motamot yapılmış bir çeviri


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)