POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Solo Leveling Bölüm 34: Dişliler

Çeviri : Lohengramm
Düzenleme : -
Okunma : 1141
Tarih : 03 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Yalnız Başıma Seviye Atlıyorum: 34. Bölüm

 

Jinwoo, kısa süre sonra aradığı şeye rastladı.

 

Mmph! Mmm! Mph!

 

Mahkumlardan biri yerde çırpınıyordu.  Adamın kolu bacağı bağlıydı ve ağzı tıkalıydı.  Kang Taeshik, ölmeden evvel Jinwoonun kulağına fısıldamış ve onu buraya göndermişti.

 

Tecavüzcüyü yakınlarda bir yere bağladım. Kızın babası onu acı çektire çektire gebertmemi istemişti, bu yüzden onu en sona bıraktım.

 

Bunlar, B Seviye Avcının son sözleriydi.

 

Mahkum, Jinwoonun ona yaklaştığını gördü ve daha fazla çırpınmaya başladı.  Sanki Jinwoodan onu çabucak çözmesini istiyor gibiydi.

 

Mph! Mmph! Mmm!

 

Yakından bakınca Jinwoo, mahkumun, Juheeye göz kırpan kişi olduğunu fark etti.  Eğildi ve adamın ağzındaki tıkacı çıkardı; suçlu gözlerini rahatlayarak açtı ve derin bir nefes aldı.

 

Hah, hah, hah! Orospu çocuğu Kang Taeshik hepsini gebertti. Hepsini! Nereye gitti o piç? Bu kan da ne böyle? Seni de mi hakladı?

 

Jinwoo yanıt vermedi, onun yerine başını kaldırdı ve dümdüz baktı.  Bölüm sonu canavarının odasına doğru bakıyordu.  Mahkumun sesi daha gür çıkmaya başladı.

 

Beni hemen kurtar şunlardan. Kang Taeshik geri dönmeden evvel buradan gitmemiz gerek. Sikeyim, keşke bu ipler büyü gücüyle dolu olmasaydı! Bunları kesecek bir şeyin var, değil mi? Neden konuşmuyorsun? Beni dinlemiyor musun?!

 

Ezik, Cemiyet Avcısı onu görmezden gelince, mahkum içinde bulunduğu durumu unuttu ve sinirlendi.  Hissiz Jinwoo nihayet ağzını açtı.

 

Bölüm sonu canavarı tam karşımızda.

 

Ne?

 

Ortalama bir D Seviye Zindan bölüm sonu canavarından daha güçlü. Nasıl bir saldırı düzeni var merak ediyorum.

 

Mahkum tüm sabrını yitirdi.

 

Bunlar kimin sikinde lan?! Sikeyim!

 

Jinwoo soğukkanlılıkla devam etti.

 

Öncesinde sana sormak istediğim bir şey var. Tecavüz ettiğin kızı hatırlıyor musun?

 

Ha? Hangisini? Kurbanlardan birinin akrabası falan mısın?!

 

Jinwoonun gözleri seyirdi.  Hangisidedi. Doğru tahmin etmişti.   Bu adamın suçları yalnızca bir kurbanla sınırlı değildi.  Büyük bir güce sahip olduğundan, bir Avcı, sıradan insanlara karşı bir canavara dönüşebilir.  Ve bu adam da gücünü, bir kadının ırzına geçmek için kullanmıştı.  Böylece Jinwoonun ne yapacağı belli oldu.

 

Mahkuma tepeden baktı ve soğuk bir ses tonuyla konuştu.

 

Doğruladığın için teşekkür ederim.

 

Ne? mmM! Mmph!

 

Mahkum konuşmaya devam edemeden, Jinwoo ağzını yine tıkadı.  Ardından adamı bileğinden kaptı ve onu sürüklemeye başladı.

 

mMM! Mph! Mmph!!!

 

Mahkum tüm gücüyle debelendi, yüzündeki damarlar belirginleşmişti.  Adamı görmezden gelen Jinwoo, onu bölüm sonu canavarının odasının girişine kadar sakince sürükledi.

 

MM!!! MMPH!!!

 

İçeride insan organlarına olan sevgisiyle bilinen hobgoblinler vardı.

 

MMM!!! MPH!!! MMPH!!!

 

Mahkum, Jinwoonun ne yapmak üzere olduğunu fark etti. Hobgoblinleri gördü ve kafasını şiddetle salladı, gözünden yaşlar süzülüyordu.  Pantolonu ıslandı.

 

Huuu-

 

Jinwoo derin bir nefes aldı, ardından mahkumu hobgoblinlerin arasına attı.

 

MMMMMMPH-!

 

Kirik?

Kikikiki

Kiiiik!

 

Taze et kokusu lan hobgoblinler, tek vücut olarak mahkumun üstüne atladılar ve karnını yarmaya başladılar.

 

MMM!!! MM!!! MMPH!!!

 

Mahkum o kadar şiddetli hareket etti ki, kafasındaki bir kan damarı patladı, gözleri kırmızıya döndü.

 

Mmmmph! Mmm... mph...

 

Adam bilincini yitirdiği hâlde, hobgoblinler onu parçalamaya ve yemeye devam ettiler.  Sıradan bir insan bir adamın canlı canlı yenmesini böyle sakince izleyebilir miydi?

 

Jinwoo kısık gözleriyle odayı taradı, bölüm sonu canavarını arıyordu.

 

İşte burada.

 

Devasa bir hobgoblin, odanın uzak bir köşesinde kibirle oturuyordu.  Astlarının dikkati yemden ötürü dağılmıştı, bölüm sonu canavarı korunmasızdı.  Jinwoo için mükemmel bir fırsattı.

 

Depar!

 

Jinwoo, hobgoblinleri ışık hızında geçti ve bölüm sonu canavarı hobgoblinin karşısına çıktı.

 

Kiiiik!

 

Bölüm sonu canavarı şaşkınlıkla ayağa kalkmaya çalıştı, ama tamamen kalkamadan kellesi yerde yuvarlandı.

 

Güm

 

Yuvarlanır

 

Zırr~

 

Zindanın Bölüm Sonu Canavarını yendiniz.

 

Seviye atladınız!

 

Ah, unutmuşum.

 

Hobgoblin bölüm sonu canavarının yerdeki kellesine bakınca Jinwoo, az evvel aldığı Rün Taşını hatırladı.

 

Eğer Kamuflajı kullanmış olsaydım, bölüm sonu canavarına ulaşmak için yem kullanmama gerek kalmazdı.

 

Jinwoo, mahkumdan geri kalanlara bakarak diliyle cık cık yaptı.  Cesedi artık insan bile sayılmazdı.  Yine de Jinwoo adama biraz bile acımıyordu.

 

Neyse ne...

 

Sonuçta planı işe yaramıştı.

 

 

 

 

 

-5. Dişliler-

 

Liderlerini kaybetmiş hobgoblinlerin icabına bakmak kolaydı.

 

Kiiik!

Kiaaak!

Kiyak!

 

Hobgoblinler Jinwoodan kaçmaya çalıştılar, ama işleri anında bitti.

 

Kiiik!

 

Son hobgoblin de öldürülünce, Jinwoonun karşısına keyifli bir görüntü çıktı.

 

Seviye atladınız!

 

Yine mi?

 

Jinwoo, bu beklenmedik gelişmeden ötürü mutlu olmuştu.  Casakanın Zehirli Dişindeki kanı sildi ve büyülü hayvanlardan büyü çekirdeklerini topladı.  Çekirdekleri eşya kutusuna attıktan sonra durum ekranını çağırdı.

 

Zırr~

 

 

İsim: Sung Jinwoo

Seviye: 27

Sınıf: Yok

Unvan: Kurt Katili

HP: 5.114

MP: 548

Yorgunluk: 0

 

Durumlar

 

Güç: 72

Bünye: 43

Çeviklik: 82

Zekâ: 39

His: 69

 

(Kullanılabilir Durum Puanları: 5)

 

Fiziksel Hasar Azaltma %20

Yetenekler

 

Pasif Yetenekler

-(Bilinmiyor)     (Sev. Maks)

-Yılmaz Ruh    (Sev. 1)

 

Aktif Yetenekler

-Depar (Sev. 1)

-Kana Susamışlık (Sev. 1)

Ekipman

 

Bekçinin Kolyesi (A)

 

 

 

Kısa sürede neredeyse 30. Seviyeye çıkmıştı.  Baskının başında hayal kırıklığına uğramıştı, ama bölüm sonu canavarı hobgoblini ve astlarını yenince, beklenmedik biçimde iki seviye birden atlamıştı.  Bütün güçlü büyülü hayvanların, bölüm sonu canavarının odasında toplanmış olması şanstı.

 

Dur, şans mı?

 

Jinwoo, üç farklı yol ve bölüm sonu canavarının odasının zorluğu üzerine kafa yordu.  Eğer düşük seviyeli Avcılar, bütün Baskını zayıf goblinleri geberterek geçirseydi, bölüm sonu canavarının odasına büyük bir özgüvenle girebilirlerdi.  Ardından hobgoblinlerin aniden yükselen gücü, Avcıların sonunun kötü olmasına sebep olabilirdi.  Goblinler ve hobgoblinler arasındaki fark işte bu kadar büyüktü.

 

Hobgoblinlerin, goblinli Zindanlarda çıkmasının yaygın olduğunu biliyorum, ama yine de...

 

Hobgoblinlerin az önceki gibi bölüm sonu canavarının odasına yuva kurmuş olması alışılmadık bir şeydi.  Bir Zindanda neler olabileceğini tahmin etmek gerçekten imkânsızdı.  Birinin şansı, başkasının felâketi olabilirdi.

 

Yalnızca güçlü biri, başkasını bu dünyayı bir veba gibi sarmış dehşetten koruyabilirdi.  Jinwoo işte bu yüzden güçlenmek istiyordu.  Zindanda hayatta kalmak bir yana, eğer annesinin yattığı hastanenin yakınlarında bir Zindan Firarı yaşanırsa ne olacaktı? Ya yolun ortasında büyülü hayvanların saldırısına uğrarsa? Hayır, büyülü hayvanlar korkması gereken tek şey değildi.  Avcılar çoktan büyülü hayvanlar kadar tehlikeli varlıklar olmuşlardı.  Toplumun kuralları onları zapt etse de, sınırlar vardı.  Jinwoonun koruma gücünü kendi başına elde etmesi gerekiyordu.

 

Bir Avcının gücünün sınırları var.

 

Ancak onun sınırı yoktu.

 

Niteliklerini geliştirerek ve yeni eşyalar elde ederek, gücünü akıl mantığın ötesinde sonsuza dek artırabilirdi.  Ve bugün, güçlenmek için bir yöntem daha bulmuştu.

 

Rün Taşları!

 

Jinwoo, cebinden Rün Taşını çıkardı.  Tıpkı diğer eşyalar gibi, Rün Taşının üstünde de holografik harfler süzülüyordu.

 

Rün Taşı: Kamuflaj

Yeteneği emmek için Rün Taşını kırın.

 

Cahil biri için bu, üzerinde tuhaf işaretler olan ufak bir taştı.  Bir Avcı içinse, rütbesi ne olursa olsun ağzının suyunu aç gözlülükle aktırtacak kadar iyi bir şeydi.  Yüksek seviyeli biri yeteneğini kullanabilir, düşük seviyeli biriyse bunu satabilirdi.  Özellikle de Kamuflajyeteneğine sahip bir Rün Taşını.   Jinwoonun avuçlarında tuttuğu şey, muhtemelen halka açık pazarlarda birkaç milyara giderdi.  Kara borsadaysa bunun on katı fiyata satılırdı.

 

Kara borsanın neden daha kârlı olduğu gayet açıktı.  Çünkü orada yapılan satışların kaydı tutulmuyordu, Rün Taşını kimin aldığı bilinmezdi.  Başka kimsenin bilmediği bir yeteneğe sahip olmak, gizli bir koz veya gizli bir silah sahibi olmakla aynı şeydi.

 

Tıpkı Kang Taeshikin Kamuflajyeteneğini saklaması gibi.

 

Eğer Jinwoonun his durumu yüksek olmasaydı, sırtı öylece açıkta kalırdı.  Bu düşünceden sonra titredi.

 

Şimdilik bunu kullanacağım. Parayı her zaman kazanabilirim.

 

Jinwoo, uzun süreli kazanç için karşısındaki kârı kaçırmayacaktı.  Şu an önceliği güçlenmekti.  Kamuflajyeteneğinin işe yararlılığı hafife alınamazdı.

 

Bu minik çakılla birkaç ev alınabilmesi...

 

Jinwoo geçmişte yalnızca hayalini kurabildiği şeyi eyleme döktü.  Yumruğunu Rün Taşının etrafında sıktı.

 

Çatırt!

 

Çatırdayan Rün Taşından çıkan hafif kırmızı bir ışık tüm bedenini yavaşça sardı.  Bu olay tıpkı iyileştirme büyüsü yapılması gibiydi, ama ışık mavi yerine kırmızıydı.  Fena bir his değildi.  Bedenini saran kırmızı aura, sonrasında burnundan ciğerlerine girdi ve tuhaf bir güç, Jinwoonun bedenini doldurmaya başladı.  Başında elektronik bir ses çınladı.

 

Zırr~

 

Kamuflajyeteneğini öğrendiniz (Sev. 1)

 

Pekâlâ!

 

Yeteneği başarıyla emmişti.  Daha evvel hiç Rün Taşı kullanmadığından, işlemin nasıl geçeceği konusunda endişeliydi, ama düşündüğünden daha çabuk ve kolay olmuştu.

 

Artık Kamuflajı kullanabilir miyim?

 

Nadir bir yetenek elde ettiğini düşününce, Jinwoonun kalbi küt küt atmaya başladı.  Jinwoo yeteneği denedi.

 

Kamuflaj

 

Yetenek, düşüncelerine anında yanıt verdi ve bedeni silinmeye başladı.  Ayak ucundan başına kadar, tüm bedeni görünmez olmuştu.  Önündeki ellerini görememek çok tuhaf bir histi.

 

Bu işe yarar mı?

 

Jinwoo hançerini çıkardı.  Elindeki silahı hissediyordu, ama göremiyordu.

 

Acaba...

 

Tıpkı Kang Taeshikin tuttuğu bıçak gibi, Casakanın Zehirli Dişinin de Kamuflajyeteneği vardı.   Tıpkı düşündüğü gibi bu, Kang Taeshikin silahının bir özelliği değil, yeteneğin gücünün bir parçasıydı.

 

Acaba bu yetenek başka nelere uygulanabilir?

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

2418 puan
maahhaam6 ay önce
Üye
çeviri için teşekkürler