POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Solo Leveling Bölüm 35: 35. Bölüm

Çeviri : Lohengramm
Düzenleme : -
Okunma : 607
Tarih : 03 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Yalnız Başıma Seviye Atlıyorum: 35. Bölüm

 

Jinwoo yerden bir taş aldı.  Bu da görünmez oluyordu.

 

Peki ya bu?

 

Elini bir hobgoblin leşinin omzuna attı, ama o görünmez olmadı.  Yavaş yavaş yeteneğin sınırlanını anlamaya başlıyordu.  Görünüşe göre etkisi, giydiği şeye uygulanıyordu ve elinde tutamadığı şeylere işlemiyordu.  Aniden,

 

Mananız bitti. Kamuflajiptal edilecek.

 

Ne?

 

Kamuflajyeteneği iptal edildi.

 

Yalnızca birkaç saniye oldu, manam şimdiden bitti mi?

 

Görünmez hâline alışmaya, etkilerini test etmeye çalışıyordu.  Jinwoo yüzünde şaşkın bir ifadeyle yetenek listesini açtı.

 

Yetenekler

 

Pasif Yetenekler

-(Bilinmiyor)     (Sev. Maks)

-Yılmaz Ruh    (Sev. 1)

 

Aktif Yetenekler

-Depar (Sev. 1)

-Kana Susamışlık (Sev. 1)

-Kamuflaj (Sev. 1)

 

Kamuflajın bilgilerini görmek istiyordu.  Karşısında kelimeler belirdi.

 

Zırr~

 

 

 

 

 

 

Kamuflaj (Sev. 1)

Aktif Yetenek

 

Mana Tutarı: 200 (+10/Saniye)

 

(Görüntü, ses, koku) yok etmek için aktifleştirin.

Sürdürmek için her saniye 10 mana harcar.

 

Görünmez olun ve varlığınızın izlerini silin.

 

Aktifleştirmesi 200 manaydı ve her saniye 10 mana mı yiyordu?

 

Off...

 

Manasının bu kadar çabuk bitmesine şaşmamalıydı.

 

MP: 7 / 548

 

Kalan 7 manası sanki ona gülüyor gibiydi.

 

Cidden dibi boyladım.

 

Şu anki manasıyla, Kamuflajyeteneğini 35 saniyeden biraz daha az bir süre tutabiliyordu.  Ancak diğer yeteneklerini de hesaba katarsa, bundan da az tutabilecekti.

 

Şimdi aklıma geldi de, Kang Taeshik bile yeteneğini birkaç saniye sonra bırakmıştı.

 

B Seviye Avcının bunu hava atmak için yapmadığı belliydi.  Muhtemelen yeteneği uzun süre tutacak büyü gücüne sahip olmadığından yapmıştı.  Eğer yüksek seviyeli Kang Taeshik bile öyleyse, o zaman düşük seviyeler bu yeteneği aktif bile edemez.

 

Görünüşe göre mana sıkıntı.

 

Şu ana kadar zekâ hariç tüm durumlara puan vermişti, ama manası artmamıştı.  Bu ona, eğer manasını yükseltmek istiyors zekâ durumunu artırması gerektiğini söylüyordu...

 

Zekâya puan vermeye başlamam mı gerek?

 

Sırf bir yeteneği azıcık daha kullanabilmek için değerli puanlarını vermek, sanki onları boşa harcamakmış gibi geliyordu.  Özellikle de Jinwoo, zekâ puanının dövüşte doğrudan işe yaramadığını hissettiği için böyle geliyordu.

 

Diğerlerine kıyasla, zekâ cidden zayıf kalıyor.

 

Güç, bünye, çeviklik, his.

 

Bu durumlar her yükseldiğinde, gözle görülür biçimde güçleniyordu.  Ama zekâ durumunu seviye atlayarak yükselttiğinde bile, herhangi bir değerli güçlenme elde etmiyordu.  1. Seviyedeki hâline kıyasla, zekâ puanı neredeyse dört katına çıkmıştı, ama değişen tek şey mana miktarıydı.  İşte buydu.  Değerli puanlarını yalnızca bu duruma vermek...

 

Resmen israf.

 

Bu puanları doğrudan etini ve kanını güçlendiren diğer dört niteliğe vermek daha iyiydi.  Sonuç olarak Jinwoo, manasını yalnızca seviye atlayarak artırmaya karar verdi.  Durum puanları daha çok işe yarayan diğer niteliklere verilecekti.

 

Durum puanları...

 

Acil durum görevinden aldığı 5 puanın hâlâ durduğunu hatırladı.  Onları zekâya vermeyi düşündü, ama onun yerine Jinwoo, üç puanını güce, iki puanını da bünyeye verdi.

 

Durumlar

 

Güç:    75

Bünye: 45

Çeviklik: 82

Zekâ: 39

His: 69

 

(Kullanılabilir Durum Puanları: 0)

 

Fiziksel Hasar Azaltma %20

 

Evet. Beşin katlarına çıkarmak güzel.

 

Jinwoo tatmin olmuş bir şekilde gülümsedi.

 

SALLANIIIIR!

 

Zindanın içi sanki dünyanın sonu gelmişçesine sallanıyordu.

 

Bir saat çoktan doldu mu?

 

Daha fazla oyalanacak vakti yoktu.  Jinwoo durum ekranını kapattı.  İçeride bilerek Geçitin kapanma vakti gelene kadar beklemişti.  Burada daha fazla kalırsa, asla çıkamayacaktı.  Jinwoo, bölüm sonu canavarının odasından çıkmadan evvel son kez kontrol etti.

 

Bir bakalım, tüm büyü çekirdeklerini aldım...

 

Unuttuğu bir şey yoktu.  Tüm detayların üstünden geçtikten sonra, Jinwoo Zindanda hızlıca koştu.

 

SALLANIIIIIR!!!

 

Zindan sanki ona git dermişçesine sallandı.

 


 

Cemiyetin müfettişleri ve çalışanları tam vaktinde geldiler.  Jinwoonun Geçitten tam kapanacakken çıktığını gördüler ve sordular,

 

A-Avcı-nim! Başka hayatta kalan var mı?

 

Hayır.

 

Olamaz!

 

Çalışanın yüzü kaskatı kesildi.  Zindana 9 kişi girmişti; sadece üçü sağ çıkmıştı.  Bu bölgedeki Cemiyet için büyük bir olay daha olmuştu.  İkinci bir kazayla karşı karşıya kaldıklarından, bu sektördeki Cemiyet çalışanlarının yüzü beş karış olmuştu.  Zindana bizzat girip hayatta kalan var mı diye bakmak istiyorlardı, ama Geçit çoktan kapanmıştı.  Jinwoo bu yüzden çıkmak için son dakikaya kadar beklemişti.

 

Başka birinin daha hayatta kaldığını onlara söyleyemem. Artık kalmadı gerçi...

 

Şimdi geriye kalan tek şahitler o üçüydü.  Çalışanlar endişeyle konuşmaya başladılar.

 

Az önce... Telefonda Altın Dağı Şirketinin başkanıyla konuştuk.

 

Song Chiyeol öne çıktı.

 

Altın Dağı Şirketinin başkanıyla mı?

 

Evet, o, AGD Avcısı Kang Taeshikle iletişime geçip, mahkumlardan birini öldürmesini istemiş.

 

Ah...

 

Çalışan, Kang Taeshikin mahkumu öldürdüğünü duyar duymaz, şirket başkanının her şeyi itiraf ettiğini söyledi.

 

Onu geberten Kang Taeshik değil bendim... diye düşündü Jinwoo.

 

Polis, şirket başkanına gitti ve Cemiyet de Geçite geldi.

 

Bir anlık sessizlikten sonra Jinwoo sordu,

 

Yani sorun falan yok mu?

 

Çalışan utanarak yanıt verdi,

 

Sanırım yok.

 

Kang Taeshikin suç işlediği açıktı ve sağ çıkan üç kişi de onunla canları pahasına dövüşmüştü.  Jinwoonun dediği gibi, kesinlikle bir sorun yoktu.  Bir şey hariç.

 

Çalışan, canını sıkacak bir şey sordu.

 

B Seviye Avcı Kang Taeshiki kim gebertti?

 

Yeni gelen çalışanlar, hikâyenin bu kısmını henüz duymamışlardı.  Cemiyet Karargâhı ile burası arasındaki mesafe fazlaydı ve çalışanlar Geçit kapanmadan çabucak buraya gelmeye çalışmışlardı.  Hepsi çok yorgun görünüyordu.

 

Jinwoo gerçeği anlatmaya karar verdi, ama sonrasında Yoo Jinhoyu düşündü.

 

Çok yazık, ama görünüşe göre artık ona yardımcı olamayacağım.

 

Eğer doğruyu söylerse, yeniden test edilecekti ve rütbesi yükselecekti.  Bu olduğu zaman Yoo Jinhonun planındaki rolü sona erecekti.  Sonuçta delikanlıya yalnızca yetenekli değil, aynı zamanda düşük rütbeli bir Avcı da lazımdı.  Yeni rütbesini elde eder etmez, Jinwoo artık bu şartları sağlamayacaktı.

 

Hımm... Bu his de ne?

 

Jinwoo, Yoo Jinhonun hayal kırıklığına uğramış ifadesini hayal etti.  Üzülmek yerine daha çok gülesi gelmişti.  Yine de o binayı alamamış olması çok yazıktı.

 

Eh, yapacak bir şey yok...

 

Jinwoo azimle ağzını açtı, ama lafı kesildi.

 

Ben öldürdüm.

 

Jinwoo, sesin sahibine doğru döndü.  Lee Juhee, şaşkınlıkla Song Chiyeole bakıyordu.

 

Ahjussi?..

 

Jinwoo onu durduramadan, ihtiyar öne çıktı.

 

Kang Taeshiki öldüren bendim.

 

Çalışanlar şüpheyle baktı.

 

Avcı Song Chiyeol-nim mi?

 

Bu imkânsızdı.  Song Chiyeol hem C Seviyeydi; hem de bir kolu yoktu.  Rakibi, yüksek rütbeli bir B Seviyeydi.  Güçleri akıl mantığa sığmazdı.  B Seviye ve C Seviye arasındaki fark, C Seviye ve D Seviye arasındaki farka kıyasla bambaşkaydı.

 

Song Chiyeol güldü ve yanıtladı,

 

Arkamda kim var hepiniz biliyorsunuz, değil mi?

 

Ah!

 

Tüm gözler, utanarak başını aşağı eğen Juheeye döndü.

 

Lee Juhee de B Seviye bir Avcıydı.  Dövüş sınıfından bir Avcı olmayabilirdi, ama yine de Kang Taeshik gibi yüksek seviyeli bir Avcıydı.  Eğer B Seviye bir Şifacı, C Seviye bir Avcıyı desteklerse, galip gelmek için bir şansları olabilirdi.  Tüm çalışanlar anlayışla kafalarını salladı.  Onlar ihtimalleri düşünürken, Jinwoo, Song Chiyeolün yanına gitti ve sessizce sordu,

 

Neden yalan attın?

 

Song Chiyeol, sakin bir sesle yanıtladı,

 

Sung-ssinin yeteneklerini saklamasının bir sebebi varmış gibi hissediyorum. Yalan atmasa mıydım?

 

Tabii ki atması iyi olmuştu.  İhtiyar sayesinde Jinwoo, ona batacak dikenlerden bir süreliğine daha kaçınmıştı.  Jinwoo, ihtiyarın ipuçlarını yakalama yeteneğine hayran kaldı.

 

Hayır, hayır, sana minnettarım.

 

Minnettar olması gereken benim. Yardımcı olabildiğime sevindim.

 

Cemiyet müfettişi, ikiliye yaklaştı.

 

Song Chiyeol-ssi, bizimle gelir misiniz? Detayları öğrenmemiz gerekiyor.

 

Olur, gidelim.

 

Song Chiyeol, müfettişle birlikte Cemiyete doğru gitti, yanlarında diğer çalışanlar da vardı.  Kısa süre sonra geriye Jinwoo ve Juhee kaldı.  Güneş bir süre evvel batmıştı.  Değişmiş Jinwoonun yanında tuhaf hisseden Juhee, utanarak ona yaklaştı ve sordu,

 

Birazcık birlikte yürüyebilir miyiz?

 

Yemek sözü hakkında mı konuşacak?

 

Jinwoo tüm o hareketten sonra acıkmıştı ve zamanlamanın çok iyi olduğunu düşündü.  Mutlulukla yanıtladı,

 

Tabii.

 

İkili sokak lambalarının altında yan yana, sessiz sessiz yürüdü.

 

...

 

Juhee yürürken ayaklarına bakıyordu.  Her yukarı bakışında, Jinwooya bir bakış atıyordu.  Görmezden gelmek istiyordu, ama adamın öncekine kıyasla daha güçlü olduğunu durduğunu görmezden gelemiyordu.  Eskiden onu yanında durması daha rahat biri olarak görürdü.  Artık onunla sohbete girmeye bile korkuyordu.

 

Ona ne oldu böyle?..

 

Yalnızca B Seviye Avcıyı kolayca yenmesinden ötürü değildi.  Adamın varlığı, eskisine kıyasla bambaşka bir his yayıyordu.  Ondan sessiz kalmasını istemişti, bu yüzden Juhee de Jinwooyu darlamak istemiyordu.

 

Ancak bu ani değişim, nedense canını sıkıyordu.

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (5)

1662 puan
maahhaam1 hafta önce
Üye
yeni bölüm ne zaman gelir acaba :)

94 puan
Ulaş1 hafta önce
Üye
Toplu bölğmler için teşekkürler

10 puan
mustafabukulmez1 hafta önce
Üye
Çeviri için teşekkürler elinize emeğinize sağlık :)

1662 puan
maahhaam2 hafta önce
Üye
çeviri için teşekkürler

1 puan
AlpAyan2 hafta önce
Üye
Çeviri için teşekkürler elinize emeğinize sağlık :)