POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Solo Leveling Bölüm 8: 8. Bölüm

Çeviri : Lohengramm
Düzenleme : -
Okunma : 961
Tarih : 08 Ocak 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Yalnız Başıma Seviye Atlıyorum: 8. Bölüm

 

Ona köşeden seslenen derin sesten ötürü irkilen Jinwoo, belini doğrulttu ve kafasını sesin kaynağına doğru çevirdi.

 

Eğer seni korkuttuysam özür dilerim.

 

Maalesef bunu daha fazla erteleyemeyiz.

 

Takım elbise giymiş iki adam yatağa doğru yürüdü.

 

Jinwoo kafasını eğdi ve sordu:

 

Acaba siz... Kimsiniz?

 

Yüzlerini tanımıyordu.  Adamlardan birinin asker tıraşı vardı ve ona kartvizit verdi.

 

Buradan geliyoruz.

 

Jinwoo kendisine verilen kartı okudu.

 

Kore Avcı Cemiyeti, Avcı Gözetim Departmanı[1], Bölüm Şefi Woo Jincheol mü?

 

Avcı Cemiyetindeki tüm departmanlar arasında, Avcı Gözetim Departmanı (AGD) yalnızca güçlü Avcılardan oluşurdu.  Departmanın görevi Avcıları izlemek ve düzende tutmak olduğundan, yüksek seviyeli Avcılarla dolu olması gayet mantıklıydı.

 

Avcı Gözetim Departmanı benden ne istiyor?

 

Woo Jincheol bir sandalye çekti ve oturdu.  Astı gibi görünen diğer adam da arkasına oturdu.  İki adamın etkileyici fizikleri kendisine bu kadar yakın olunca Jinwoo büyük bir baskı hissetti.

 

Durumu açıklamaya başladılar.  Sözlerini dinlerken Jinwoo, şaşkınlıkla konuştu:

 

Dört gündür uyuyor muydum?

 

Bilincini kaybettiğin ana dair herhangi bir şey hatırlıyor musun?

 

Sanırım.

 

Bize hatırladıklarını anlatabilir misin?

 

Gizemli ses detayını atlayarak, bayılmadan önce hatırladığı her şeyi anlattı.

 

...Ve bilincini o zaman kaybettin, doğru mu?

 

Evet.  Gözlerimi açtığımda kendimi burada buldum.

 

Woo Jincheol ve astı birbirlerine baktılar.  Olayın kurbanı hiçbir şey bilmiyormuş gibi göründüğü için durum karşısında ne yapacaklarını şaşırmışlardı.  Tabii ki burada neler olduğunu öğrenmeyi en çok isteyen kişi Jinwooydu.

 

Buraya nasıl geldim? Büyük bir Lonca gelip işlerin icabına mı baktı?

 

Bu...

 

Woo Jincheol tuhaf bir biçimde açıkladı.

 

...Hayatta kalanlarla iletişime geçtikten sonra Avcı Gözetleme Departmanı ve Baekho Loncası, olay yerine geldiler fakat buldukları şey...

 

Çok fazla üyesi olan Baekho Loncası, Korenin en iyi beş loncasından biriydi.  Eğer Cemiyet tarafından bu olaya çağrıldılarsa, Cemiyet tehlikenin büyüklüğünü kavramış demektir.  Jinwoo yutkundu, orada ne olmuştu öyle?

 

Ne buldular?..

 

Hiçbir şey.  Her şey kaybolmuştu.   Heykellere veya Tanrı Heykeline dair hiçbir iz yoktu.  Yalnızca bilinçsiz Avcı Sung Jinwoo-nim odanın ortasında yatıyordu.

 

Ne?

 

Jinwoonun söylediklerine inanmıyormuş gibi bir ifadesi vardı.

 

Biz de inanamadık.  Eğer hayatta kalanların ifadeleri arasında herhangi bir boşluk veya uyumsuzluk olsaydı veya diğer kurbanlardan kalanları bulmamış olsaydık, başka ihtimalleri göz önünde bulundurabilirdik.

 

Woo Jincheol çenesini kaşıdı.  A seviye bir büyücü olarak Uyanalı ve AGDde çalışmaya başlayalı altı yıl olmuştu.  O zamandan beri görülebilecek her şeyi gördüğünü sanıyordu, ama ilk kez böyle bir şeyler karşılaşıyordu.  Diğer Loncalara ve yabancı ajanslara ulaştıktan sonra bile kimse hayatta kalanların anlattığına benzer bir şey duymamıştı.

 

Ve bu yüzden...

 

Şu anlık yalnızca bir teori...

 

Woo Jincheol dikkatlice başladı.

 

O odada tehlikeli varlıkların olduğu reddedilemez bir gerçek.  Ama biri veya bazı insanlar hepsinin icabına baktı.  Kapı kapanana dek öbür dünyadan gelen başka hiçbir varlık çıkmadı.

 

Bütün ihtimalleri göz önünde bulundurmaları gerekiyordu.  Bu kadar düşünüp taşınmadan sonra Cemiyet nihayet muhtemel bir cevaba ulaşmıştı.

 

Woo Jincheol, Jinwooya baktı ve devam etti.

 

Bizler... Avcı Sung Jinwoo-nimin bir İkinci Uyanış[2] yaşamış olabileceğine inanıyoruz.

 

İkinci Uyanış!

 

Jinwoonun gözleri fal taşı gibi açıldı.  Uyanış birinin başka bir Uyanıştan geçmesi çok nadir bir olaydı.  Daha çok Yeniden Uyanış[3] olarak biliniyordu ve ilk Uyanışını yaşamış bir avcı yeniden uyandıktan sonra inanılmaz bir güç elde ediyordu.  Normal şartlar altında Uyanmış birinin kazandığı güç artmazdı, bu yüzden Avcıların güçleri ilk uyanışlarında kazandığıyla kalırdı.  Ancak bu Yeniden Uyanmış Avcılar için geçerli değildi.  Orijinal sınırlarını aşan C seviye Avcılar A seviye ve B seviye Avcılar da S seviye olmuşlardı.

 

Woo Jincheol yutkundu.

 

Sung Jinwoo... Eğer bir çeşit Yeniden Uyanış yaşadıysa ve bir S seviyenin gücüne ulaştıysa, hayır, hatta daha da büyük bir güce ulaştıysa, hayatta kalanların tanımladığı canavarların hepsinin işini tek başına bitirmiş olabilir.

 

Cemiyet çalışanları, düşmanları korkunç hikâyelerden hatırlıyordu.  Özellikle de hayatta kalan biri Tanrı Heykelini, C seviye bir Avcıyı göz ışınlarıyla yakıp kül edebilen bir varlık olarak anlatmıştı.   Böyle canavarları bilinçsiz bir şekilde nasıl bir güç yenebilir? Bu ihtimale karşı hazırlanmak için Cemiyet, olayla ilgili bilgilere yasak koymuştu ve bunlara katılanların susturulmasını istemişti.

 

Sung Jinwoonun hastanede özel bir hastaneye yerleştirilmesi ve en iyi tıbbi bakımı görmesi de bu yüzdendi.  Woo Jincheolün kalp atışı hızlandı.

 

Belki de... Kore Ulusal Seviyede bir Avcı edinebilir[4]...

 

Kendi başlarına nükleer silahlardan bile daha güçlü olan varlıklar; Ulusal seviyedeki Avcıların sayısı çift haneli rakamlara ulaşmıyordu bile.  Woo Jincheol, ülkesinde böyle bir varlık doğduğu için heyecanını zor gizledi.

 

Şansına kişinin Yeniden Uyanıştan geçip geçmediğini doğrulamak kolaydı.  Woo Jincheol, astına işaret verdi.

 

Getir şunu.

 

Adam köşeye gitti ve dikkatlice çantadan bir şey çıkardı.

 

Bu-

 

Woo Jincheol, Jinwoo sorusunu tamamlayamadan yanıt verdi.

 

Bu büyü gücünü ölçmek için bir araç[5]

 

Cemiyetin karargâhında bulunan resmi ölçüm aracının taşınabilir bir versiyonu fakat kapasiteleri arasındaki fark o kadar da büyük değil.

 

Elini buraya koy.

 

Cihazın tepesine konmuş Büyü Çekirdeğini işaret etti.  İnsan yumruğu kadar büyüktü, siyah rengi tıpkı bir kara deliği andırıyordu.  Çekirdek, A Seviye Büyü Hayvanlarından gelen bir eşyaydı; değeri bir milyar won olan en yüksek seviye bir eşyaydı.

 

Büyü Çekirdeğine sessiz sessiz baktığını gören Woo Jincheol, sert bir ifadeyle yendien sordu:

 

Bu, kazayı soruşturmamız için kritik olacak.  Bizimle iş birliği yapmanı isteyebilir miyiz?

 

Jinwoo başını salladı.

 

Yeniden Uyanış.  Hayallerindeki şey.  Eğer bu gerçekten başına geldiyse, hayatı tamamen değişecekti.  Bir de bunu kontrol etmeyi bedavaya mı öneriyorlar? Neden kabul etmesin ki?

 

Elini Büyü Çekirdeğinin üstüne koydu ve taş da hafif bir ışık yayarak karşılık verdi.  Cemiyet çalışanlarının alnından soğuk terler boşalıyordu.

 

Hım~

 

Ardından Büyü Çekirdeğini saran ışık kayboldu.  Güneş gözlüklerini çıkaran Woo Jincheol, sonuçları kontrol etti.  Gözleri, gördüğü şey karşısında titremeye başladı.

 

Olamaz!

 

Kaç defa bakarsa baksın, rakamlar aynıydı.

 

Bu nasıl olur?..

 

Avcı lisansı almaya layık özelliklere sahip birinin büyü gücü nasıl olur da 10 olur?!  En düşük seviyede olsa bile, ortalama bir E seviyenin büyü gücü 70 ila 100 arasında olurdu.  Buna kıyasla Sung Jinwoo basit bir insan bile değildi.

 

Yeniden Uyanmış mıyım? O zaman şimdi kaçıncı seviyedeyim?

 

Jinwoo terleyen ellerini sıktı.  AGD ekibinin tepkilerine baktıktan sonra, büyük bir sonuç bekliyordu.  Bu arada Woo Jincheol, Jinwoonun eski ve şimdiki sonuçlarına baktı.

 

İlk sonucu 12ydi.  Dört yıl sonraysa 10.  İki puan düşmüştü, fakat bu hata payına dahildi.

 

Yani ölçüm aracının hatası değildi.  Sung Jinwoonun güçleri inanılmaz derecede zayıf.  Buraya kadar gelebilmiş olmasının tek sebebi mucize.

 

Zamanının boşa harcandığını fark eden Woo Jincheol, koltuğundan kalktı.

 

Hadi gidelim.

 

Emredersiniz.

 

Jinwoo, iki adam toplanırken konuşmaya başladı.

 

Durun, lütfen bir şey söyleyin-

 

Woo Jincheol, genç adama kafa salladı.

 

İş birliğin için teşekkür ederiz.  Eğer başka bir şey hatırlarsan, bizimle iletişime geçmekten çekinme.

 

Sanki başka bir yerde olmak istiyorlarmış gibi, iki adam da hastaneyi çabucak terk etti.  Daha az evvel sıkış tepiş olan hastane odası, şimdi bomboştu.

 

...

 

Jinwoo, ensesini kaşıdı.

 

Sanırım hiçbir şey olmadı...

 

Şimdi aklına geldi de, durumunun harika olması dışında hiçbir fark yoktu.  Yeniden Uyanış yaşamış olsaydı bile, oradaki tüm düşmanları yenmesi imkânsızdı.

 

Acaba En Güçlü Askerolan Avcı Choi Jongin veya S seviyelerin S seviyesilakaplı  Avcı Go Kwonhee onları yenebilir miydi?

 

O ikisini hiç iş üstünde görmediğinden, bilmesinin imkânı yoktu.  S seviye Avcılarla ilgili bilgilerin çoğu sırdı, varlıkları yalnızca üst seviyedekiler tarafından bilinirdi.  Tam da böyle düşünürken, bir şey fark etti.

 

Ha?

 

Gözlerinin önünde, havada bazı kelimeler uçuyordu.

 

Okunmamış mesajlarınız var.

 

...?

 

Gözlerini kapattı ve onları açtı.

 

Okunmamış mesajlarınız var.

 

Süzülen harfler kaybolmadılar.  Kafasını salladı ve gözlerini ovuşturdu, ama kelimeler hâlâ oradaydı.  Avucunu alnına koydu ve başını eğdi.

 

Hem sesler duyuyorum hem de bir şeyler mi duyuyorum...

 

Başını bir yerlere mi çarpmıştı? Bu duruma travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) dendiğini hatırladı.  Bir sürü yoldaşını kaybedip ölümün eşiğine geldikten sonra, zihninde bazı bozulmalar yaşanması hiç de tuhaf olmazdı.

 

Ama...

 

Böyle basit bir sonuca varmadan evvel, aklında dolanan bir şey vardı.  Bacaklarına doğru baktı.

 

Heykelin kalkanı tarafından koparılan bacağı, şu an sanki hiçbir şey olmamış gibi vücuduna ilişik hâldeydi. 

 

Çifte Zindandaki gizli tapınak, kafasındaki ses, bacağının kendi kendine iyileşmesi ve şimdi de bu mesaj.

 

Çok fazla şey yaşanıyordu.

 

Peki ya...

 

Bu olaylar birbirinden ayrı değil de bir şekilde bağlantılıysa?

 

Bu sonuca varırken, karışık zihni biraz olsun açılmıştı.

 

Pekâlâ.

 

Başını kaldırdı.  Gerginliği ortadan kalkmıştı ve kalbi daha rahattı. Merakını mesajda yazanlara çevirdi.  Belki de içinde bir sürü gizemi çözmesine yardımcı olacak ipuçları vardı.

 

Ellerini, süzülen kelimelere doğru uzattı.

 

İçinden geçtiler.

 

Sanırım dokunabilir bir ekran değil.

 

Akıllı telefon kullanmaya çok alışmıştı ve aklına başka bir şey gelmiyordu.  Mesajı nasıl açacağını merak ederken, tapınaktaki son anlarını hatırladı.

 

Ah, tabii ya.

 

Gizemli sesle girdiği son etkileşimin kelimeler aracılığıyla olduğunu hatırladı.

 

O hâlde ona emirleri kafamın içinden mi vermem lazım yoksa sesli söylemem mi?

 

Bu teoriyi test etmek için Jinwoo, aklına gelen bütün sözleri tekrarladı:

 

 

Onayla.

Mesaj.

Mesajı onayla.

Mesajı kontrol et.

Görüntüle.

Görüntüleyeceğim.

Göster.

Göster bana!

 

...Bu kadar görmemi istediğin şey ne?

 

Kafasını sese doğru çevirdi.  Yarı açık kapıdan bakan ufak kardeşi, okul üniformasını giyiyordu ve ona dik dik bakıyordu.

 

Şey...

 

Jinwoo ne diyeceğini şaşırmıştı.

 

Oppanın[6] teki nedense tavandan isteklerde bulunuyordu.

 

Bunu nasıl açıklayacağını bilemedi.

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

[1]: Avcı Gözetim Departmanı(감시과): Gözetleme/İzleme감시 + Departman.  İleride departmanın ayrımının yapılabilmesi için başına Avcıekledim ve sonraki bölümlerde bunu AGDolarak kısaltacağım.

[2]: İkinci Uyanış(각성 각성): Kelimenin tam anlamıyla Uyandıktan sonra Uyanmakama bunu kısaca ikinci uyanışolarak çeviriyorum.   Hikâyeye herhangi bir etkisi yok.

[3]: Yeniden Uyanmak(재각성): Bu, üsttekinden daha motamot bir çeviri.

[4]: Ulusal Seviye(국가 권력급): Ulus/Ülke국가 + Güç/Otorite 권력 + Seviye.  Bunu kısaca Ulusal Seviye olarak çeviriyorum.

[5]: Büyü gücünü ölçmek için bir araç(마력 측정기): Büyü Gücü마력 + Ölçüm Aracı측정기

[6]: oppa(오빠): Tıpkı ahjussi gibi sıkça kullanılan Korece bir ek.  Küçük kardeşlerin abilerine seslenme şekli.  Ayrıca birbirleriyle alakası olmayan kişiler de kullanır (Örneğin bir kadının kendisinden çok da büyük olmayan bir erkeğe seslenirken kullanması gibi.)


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)