The Novel's Extra

01 Aralık 2019
Çeviri: Kyuuseishu
Düzenleme: Kyuuseishu
416 Görüntülenme
Bu bölümü 13 Kişi beğendi.

The Novel's Extra Bölüm 25: Sahte Zindan Sınavı - Kısım 2

Bölüm 25 Sahte Zindan Sınavı - Kısım 2

 

Semender mi? Burada su niteliğine sahip biri var mı?

Jayden gerinmeye başlarken sordu, ancak 17 yaşındaki öğrenciler arasında su manasına sahip kimse yoktu. En azından, birinin su manasına sahip olması için önce bir aydınlanma yaşaması gerekiyordu. Jayden da bunu pek beklemiyordu ki hayal kırıklığına uğramadan kılıcını kaldırmıştı.

Eh, çocuk oyuncağı olacağından eminim.

Ben de tabancamı çıkarttım. Bu büyüklükteki bir Semender ortalama altı seviyede, 6. Sınıf olmalıydı.
Sekiz kişi onu öldürmek için fazlasıyla yeterliydi. Ama beni endişelendiren, bunun çok kolay görünmesiydi.
Takım üyeleri, hislerini odaklayarak yürümeye başladı.

Ah, işte orada.

Jayden, dolaşıp duran Semenderi işaret etti.

"Haklıymışsın. Eh, doğru saat bile günde iki kere yanlışı gösterir.

O söz öyle mi embesil herif?

Hayden bana sessizce baksa da Kim Jingyuya dönüp sordu.

Öyle değil miydi?

Ne öyle değil miydi?

Deyim. Doğru saat bile günde iki kere yanlışı gösterir.

Hayır tam tersi. Bozuk bir saat bile günde iki kere doğruyu gösterir.

Ah.

Hatasını anlayan Jayden, Yoo Yeonhayı hayal kırıklığına uğratmış olmaktan korkarak ona baktı. Ancak Yoo Yeonha bizim konuşmamızla pek ilgilenmiyordu. Büyü gücünü kırbacına yaydı ve savaş için hazırlandı.

hazırlanın. Gerçi bu bir anahtarsa çocuk oyuncağı olacaktır. Haaah!

Yoo Yeonha kırbacını Semenderin kuyruğuna bir yılan gibi savurdu.

Ciyaaak!

Yoo Yeonhanın kırbacı tarafından kuyruğunun kavranması sonucu Semender en güçlü saldırısı olan ateş nefes saldırısını kullanamamıştı.
Hemen ardından Kim Jingyu yaratığın gözüne bir ok attı ve aynı anda savaşçılar da derisini kesmek için öne atıldı.
Göz açıp kapayıncaya kadar, Semender öldürülmüştü.
Benim yapacağım hiçbir şey kalmamıştı.

Tereyağından kıl çeker gibi. Harikaydı Yoo Yeonha-ssi. Kuyruğunu nasıl anında yakaladın?

Jayden Yoo Yeonhayı övse de Yoo Yeonha ona sadece gülümsedi.
Savaşın ne kadar kolay olduğunu görünce onlara doğru yaklaştım.
Tam o anda Tak. Bir taşa takıldım. Öne doğru düşmeye başladım ve refleks olarak hemen önümde olan şeye tutundum. Büyük ihtimalle bu Yoo Yeonhanın kafasıydı.

Aaa!

Tiz bir çığlık duyuldu.
Çığlıkla aynı anda, kesin ve doğal olmayan bir nesne elimi ve Yoo Yeonhanın saçını teyet geçti.
Pat!
Yoo Yeonha düştü.

N-Ne? Bir pusu mu?!

Jayden kılıcını her yöne doğru doğrulturken bağırdı. Kısa süre sonra gözlerini bana dikti. Ben ise diz çökmüş, elimle Yoo Yeonhanın kafasını yere bastırıyordum.

“…”

“…”

Jayden ve diğer öğrenciler boş ifadelerle bana bakıyordu.
Mağaraya uğursuz ve kasvetli bir sessizlik çöktü.

Bırak.

Dedi Yoo Yeonha soğuk bir şekilde. Kalbimin kasıldığını hissedebiliyordum. Hemen ellerimi çektim ve hiçbir şey olmamış gibi davrandım.

Seni..

Yoo Yeonha ayağa kalktı ve dağılmış saçlarını umursamadan bana ölümcül bir şekilde baktı.

Ha? O da ne?

Ne ne?

Hazuki duvarı işaret etti. Hazukinin olaya girmesiyle nihayet rahat bir nefes alabildim.
Fakat Hazukinin işaret ettiği yöne baktığımda, mağaranın duvarına sıkışmış bir ok gördüm.
Sonra nihayet durumu anladım.
Havada kesilen bir şeyin sesi ve bu garip hisNe olduğunu anlamak zor değildi.

“…”

Yoo Yeonhanın bakışları oka döndü. Gerçekten dehşete kapılmıştım. Duvardaki oku gördüğünde gözleri genişledi.
Bunu yapmayı hiç amaçlamamış olmama rağmen hemen öksürdüm ve blöf yaptım.

Teşekkür etmene gerek yok Yoo Yeonha-ssi. Sonuçta takım arkadaşıyız.

Vay be. Nasıl anladın? Ben hiçbir şey hissetmedim!

Hazuki cidden de etkilemiş gibiydi.

“…Keskin nişancıların iyi algıları vardır.

Algı ya da her neyse, büyük ihtimalle bunun sebebi Şans puanlarımın yüksek olmasındandı. Sekizimiz de normal insanlarınkinden çok daha yüksek bir algıya sahiptik. Dieğrleri bir şey tespit edemediyse ben de edemezdim.

O ok muhtemelen büyü gücü kullanan bir tuzaktı. Yani şuna bak, resmen duvara saplandı! Bu bir eğitim tuzağı olmak için fazla güçlüydü.

Ucuz atlattık. Yaralandın mı, Yoo Yeonha-ssi?

Boş sözler sarf ederken oka yaklaştım.

Huu...

Yoo Yeonhanın nefes alıp verişini duyabiliyordum. Beni af mı etmişti? Yoksa hala az önceki olay yüzünden kızgın mıydı?
Her durumda, okun önünde çömeldim ve dizüstü bilgisayarımı çıkarttım.

===
[Zehirli Ok]
Öldürme Gücü 4/10
Ek Etki Sessiz Pusu
Sinirleri etkileyen bir zehre bulanmış bir ok..
===

Beklediğim gibiydi.

Bunu alıyorum."

Bilgisayarım ile birlikte oku da çantama koydum.

Haydi gidelim.

Konuşan Yoo Yeonhaydı. Arkamı dönmeden önce bir anlığına kaçındım. Yoo Yeonha kendini toparlamıştı ve dudaklarını ısırarak bana bakıyordu.
Jayden, Yoo Yeonhanın ifadesini görebilmek için yüzüne bakarken sordu.

İyi misiniz Yeonha-ssi?

Laklak yapmayın.

Tamamdır.

Ardından pek bir şey söylemeden yürümeye devam ettik.
Semender cesedini geçtikten sonra çevre değişmeye başladı. Karanlık çevre aydınlanmaya başladı ve yavaşça etrafta bitkiler ile ağaçlar görünmeye başladı. Şaşırtıcı bir şekilde, ağaçlar akçaağaç ağaçları gibi kırmızıydı.
Ayrıca, bir rüzgar esmeye başlamıştı. Ancak bu rüzgar serinletici bir rüzgâr değildi. Daha çok nefes almamızı zorlaştıran, sıcak bir rüzgardı.

Çok sıcak...

Jayden, fazlalık olan kıyafetlerini çıkarmaya başladı. Aynı şekilde Jin Hoseung, Kim Jingyu, Lee Shaung ve Hazuki de kıyafetlerinin üstüne giydikleri fazla kıyafetleri çıkarmaya başladı. Kıyafetlerini çıkarmayan tek kişi Yoo Yeonhaydı. Her ne kadar şarıl şarıl terlese de asaletini koruyordu.

Haa... Saha tipi bir Zindan olmalı.

Zindanlar genellikle iki türe ayrılıyordu. Etap ve Saha.
İsminden anlaşılacağı gibi, Etap Zindanlarının sırayla temizlenmesi gereken birçok katmana sahiplen Saha Zindanları sadece patron canavar görünene kadar öldürülmesi gereken canavarlarla doluydu.

Önümüzdeki takım hepsini avladı mı? Burada hiçbir halt yok.

Yirmi dakika sonra Jayden sıkılarak esnedi.

Hayır, herkes farklı girişten girdi. Biz doğudan girdiysek diğer takım da batıdan girmiş olmalı. Ayrıca, hemen karşımızda bir grup canavar var.

Oh?

İlerideki küçük kraterlerde dört Semender ve on bir tane de Fıstık Alevi vardı.

Toplam 15 tane var. Semender ve Fıstık Alevlerinden oluşuyor. Biraz zorlayacak gibi.

O kadar fazla mı?

Hazukinin gözleri genişledi.

Aynen.

Silahımı çıkarttığım anda Jayden küçümseyici bir şekilde güldü.

Pfft, bir tabanca ile ne yapabilirsin ki? Bir Fıstık Alevini bile öldüremezsinÖzürlü.

Jayden cümlesinin son kısmını Yoo Yeonhanın duymaması için fısıldayarak söylemişti.
Açıkçası, bu eğitim tabancası ile Semenderin derisini delip geçemezdim. Fıstık Alevleri de büyü gücüne sahip canavarlardı ve kendilerini sürekli kapladıkları alev bariyerleri onlara sert bir dış cephe sağlıyordu.
Ancak hâlâ elimde bazı seçenekler vardı. Tek bir noktaya üç mermi isabet ettirebilirsem bu alev bariyerlerini geçebilmeliydim.

Görürsün.

Hıh.

Jayden, qi kılıcını çıkarırken dudaklarını büktü.

Kendine bu kadar güveniyorsun madem, bahse girelim mi?

“…”

Ama yine de Jaydenı yenecek kadar güçlü değildim. Ancak tam reddedecekken…

Şlak!

Bir kırbaç tıpkı bir yıldırım gibi Jayden ile arama düştü.

Oha!

...!

Jayden da ben de Yoo Yeonhaya döndük.
Ancak o, soğukkanlı bir ifadeyle sadece iki kelime söyledi.

Lütfen. Odaklanın.

***


O sırada. Chae Nayunun takımı çoktan birçok zorlukla karşı karşıya gelmişti. Bunların asıl sebebi, vücudu bir tuzak tarafından felç olan Svendi.

Siktir, o ok nereden çıktı öyle?

Chae Nayunun homurdanmasını duyan Sven sessizce mırıldandı.

Beni geride bırakabi-

Geride mi bırakalım? Eğer bize zorluk çıkarttığının farkındaysan sadece sabit dur.

Sven olmadan bile Chae Nayun, takımını bu kadar ilerletebilmişti. Eğer Zindanı temizleyebilirse hem bireysel olarak hem de takım çalışması sayesinde harika bir not alacaktı. Chae Nayun, Kim Suhoya karşı olan tek şansını çöpe atamazdı.

Ne yapacağız?

Takım arkadaşı Demian sormuştu.

Şimdilik burada bekleyin. Sanırım Zindanın patronu ileride. Görebiliyor musunuz?"

Chae Nayun uzaklara doğru baktı.
Bedeni lavdan yapılmış dev bir golem. Vücudundan dökülen lav buranın onun bölgesi olduğunu açıkça belirtiyordu.

Evet, bu kesinlikle patron olmalı.

Bu bir Magma Golemi idi. En azından ortalama seviye olan, 5. sınıf bir canavar. Chae Nayun ve takımı bir şekilde buraya kadar gelmeyi başarmış olsalar da Sven iyi olsa bile bir Magma Golemini yenemeyeceklerini biliyordu.

Sadece bizim takımla onu yenemeyiz. Birazdan başka bir takım gelecektir. Güçlerimizi birleştirelim.

Ama ya kimse bizimle aynı yolu seçmediyse?

İmkansız. Zorunlu olarak en az üç takım buraya gelecektir.

Diğr öğrenciler bu yol seçiminin rastgele olduğunu düşünüyor olabilirlerdi, ancak Chae Nayun bilmedikleri bir şey biliyordu onların bilmediği bir şey biliyordu. Bir yol, üç takım girdikten sonra yok oluyordu.

Unutmayın, burada bireysel olarak değerlendiriliyoruz. İlk kimin bitirdiği önemli değil.

Sven Chae Nayunun ateşli sesini duyamıyordu.

Huu. Huu.

Şu anda ona göre tüm çevrede bir sessizlik hakimdi. Sanki boşluktaymış gibi hissediyordu. Bu rahat ortamda yavaşça nefesini toparladı. Arkadaşlarına karşı hissettiği suçluluk duygusu, kendinden nefret etmesi ve aşağılık kompleksi tamamen yok olup yerini bir sükunete bırakıyor gibiydi.

Çocuğum, daha da güçlenmek istemez misin?

O anda, büyüleyici bir ses kalbini işgal etti ve bu sakin ortamda bir dalgalanmaya neden oldu. Sven gözlerini hafifçe açtı. Karanlık gökyüzünde iki parlak küre vardı. İki gözü andıran bu ışık küreleri, havada bir yay çizerek Svenin gözlerine girdi.

Acıdı mı? Sana güç verebilirim.

Ses netleşti ve Svenin kalbinde yankılandı. Kalbinin derinliklerinden yükselen bir duygu dalgasını hisseden Svenin gözleri doldu.

Güçlenmek istiyorum. Güçlenmek istiyorum. Ülkemdeki, beni en büyük umutları olarak gören insanların ve benim en büyük kahramanı olacağına inanan ailemin beklentilerini boşa çıkarmamak istiyorum. Sonsuza dek umutsuzluk ve yenilgiyi tatmak istemiyorum. Artık kendimden nefret etmek istemiyorum...

Ödemen gereken bedel çok küçük. Her şeyden vazgeçmekten çok daha kolay.

Sven, bu ılık sesi duyduktan kafasını salladı.
Ve yavaşça onu okşayan nazik ışığa doğru uzandı.

 

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
LepiFro (1364 puan) Üye
2019-12-03 14:48:41
Sven i kaybettik ( ͡☉ʖ̯☉)
LepiFro (1364 puan) Üye
2019-12-02 15:56:57
Elinize Sağlık (◕‿◕)
wolfturk (406 puan) Üye
2019-12-02 06:32:03
Seri fena sardı. Çeviri için teşekkürler
maahhaam (3916 puan) Üye
2019-12-02 06:31:59
Çeviri için teşekkurler
Ulaş (1125 puan) Üye
2019-12-02 00:10:21
Çeviri için teşekkürler. Boss fight geliyor :3
manyetikkarpuz (1274 puan) Üye
2019-12-01 21:40:17
Bolumler icin tesekkurler
ms (44 puan) Üye
2019-12-01 21:23:46
toplu gelince de çok güzel oldu ;) eline sağlık