The Novel's Extra

03 Aralık 2019
Çeviri: Kyuuseishu
Düzenleme: Kyuuseishu
336 Görüntülenme
Bu bölümü 12 Kişi beğendi.

The Novel's Extra Bölüm 26: Sahte Zindan Sınavı - Kısım 3

Bölüm 26 Sahte Zindan Sınavı - Kısım 3

 

Eminim ki herkes Fıstık Alevinin ne tür bir canavar olduğunu biliyordur.

Fıstık Alevleri düşük seviye, ikinci sınıf element tipi canavarlardı. Fıstık Alevi olarak adlandırılma nedenleri küçük fıstıklara benzemeleriydi, ancak yakından bakıldığında çok rahat birer kertenkele oldukları anlaşılıyordu. Genelde yetişkin bir adamın ön kolu büyüklüğündeydiler ve kendilerini oval bir bariyerle kaplamış bir ateş demetine benziyorlardı.

Önce Fıstık Alevlerini öldürmeliyiz.

Fıstık Alevlerinin tek saldırı yöntemi alev topları fırlatmaktı, ancak sert bariyerleri olduğundan ve grup halinde gezdiklerinden yeterli savaş tecrübesi olmadan onlarla başa çıkmak hiç de kolay değildi.

Peki o sırada Semenderlerin dikkatini kim çekecek?

Ben yaparım.

Jaydenın sözlerini duyan Hazuki elini kaldırmıştı.

Epey hızlıyımdır. Hız konusunda beşinci sıradayım.

Mükemmel."

Jayden, tanıştığımızdan beri ilk kez İngilizce konuşmuştu. Yoo Yeonha, yumuşak bir gülüşle konuştu.

Fıstık Alevleri Semenderlerden çok daha yavaştır, o yüzden onların sadece dikkatini çekmen gerek.

Tamam, beni korursunuz o zaman.

Hazuki gerindi ve Gidiyorum!diye bağırarak öne doğru atıldı. Göz açıp kapayıncaya kadar canavarların yanına giden Hazuki baltasını savurdu ve bir nara attı. Sinirlenmiş Semenderler öfkeyle Hazukiye doğru yönelmeye başladı.
Jayden, bu fırsatı kullanarak düşman hattına doğru koştu.

Huah!

Sağlam bir nefesle salladığı kılıç, bir Fıstık Alevi'nin bariyerine çarptı. Alev ve büyü gücünün çarpışmasından bir ışık patlaması meydana gelmişti. Jaydenın tek bir darbesi Fıstık Alevinin bariyerinde net bir çatlak oluşturmuştu ve bir büyü gücü oku da uçarak bu çatlağa isabet etti. Jayden ve Kim Jingyunun ortak saldırısı Fıstık Alevinin bariyerini kolayca parçaladı ve Jayden da açığa çıkan kertenkelenin bedenini rahatça kesti.

Bu takım çalışmasının mükemmel bir göstergesiydi ancak hala öldürmeleri gereken çok fazla düşman vardı.

Jayden başka bir yöne döndü. Tam o sırada, yanından geçen korkutucu bir kırbaç üç tane Fıstık Alevini aynı anda tuttu ve Jaydena onları avlaması için bir fırsat oluşturdu. Jayden hemen hareketi kısıtlanmış Fıstık Alevlerine doğru atıldı.

Ben de harekete geçtim. Benim diğerleri gibi koşmam gerekmiyordu. Basit ama zariftim. Bir Fıstık Alevi bulduktan sonra tetiğimi dört kez çektim. Dört mermi hızlı bir şekilde Fıstık Alevine doğru uçtu.

İlk büyülü mermi Fıstık Alevinin bariyerini vurdu ve patladı.
Bariyer hala ayaktaydı ancak hemen sonra ikinci büyülü mermi de ilk merminin çarptığı yere çarptı. Bariyer sarsıldı ama yine de ayakta kaldı.
Sırada üçüncü mermi vardı. Tıpkı ikinci büyülü mermi gibi, o da aynı noktaya çarptı ve bariyer sonunda yıkıldı.
Bariyer gittiği gibi içindeki kertenkele dördüncü mermi tarafından öldürüldü.

Ne?

Yanımda şaşkın bir nida duydum. Nidayı atan kişi benim gibi bir keskin nişancı olan Kim Jingyu idi.
Kuşkusuz, yaptığım şey onun için şok edici olmalıydı.
Büyülü oku germek için harcadığın güç ve yayı ateşlemek gibi zorlu aşamaların aksine benim yapmam gereken tek şey bir tetiğe dört kez basmak olmuştu.

Silahların yıkıcı gücü az olabilir ancak geri tepmeleri ve atışların arasındaki  gecikmeleriyle bunu telafi ederler.

Silahımı sağa sola doğru salladım ancak işin aslında, bunun işe yaramasının tek sebebi Fıstık Alevinin yavaş ve düşük seviyeli canavarlar olmasıydı. Ayrıca büyük ihtimalle bu saldırımda şansın da etkisi vardı.

“…”

Odaklan, odaklan.

Kim Jingyunun şaşkın ifadesini görünce diğer Fıstık Alevlerine işaret ettim. Tesadüfen, o sırada Yoo Yeonha onlara kırbaç ile vuruyordu. Kamçı tuhaf bir şekilde uzadı ve yeri süpürdü. Kırbacından çıkan küçük elektrik kıvılcımlarını hissedebiliyordum. Bu Yoo Yeonhanın Lütufuydu. Aydınlanmanın eşiğinde gibi görünüyordu.

Etkilenmenin ya da onu tebrik etmenin sırası değildi şimdi. Şimdilik hedefime, yani bir diğer Fıstık Alevine baktım.
Ancak şimdi savaş tamamen kızıştığı için Fıstık Alevleri daha heyecanlıydı. Bu yüzden de onları öldürmek eskisi kadar kolay olmayacaktı. Elbette bu zor da olmayacaktı. Her ne kadar ilk altı mermimde bariyeri kıramasam da yedinci mermi şans eseri büyü çekirdeğini kırdı ve hayvanı tek vuruşta öldürdü.

Her durumda, savaş sona ererken üç tane Fıstık Alevi öldürmüştüm. Tüm Fıstık Alevleri öldükten sonra birleşerek Hazukinin oyaladığı dört Semendere saldırdık ve onlar da pek karşılık veremedi.
Semenderlerin neden ortalama altı canavarlar sayıldığını anlamak güç değildi. Ateş nefesleri ne kadar güçlü olursa olsun kuyruklarından yakaladığın zaman hiçbir işe yaramıyordu.

Peh, sonunda bitti. Sayende altı tane öldürebildim Yeonha-ssi.

Güzel. Onları sayalım.

Mana kuklalarına yaklaştık ve cesetleri saydık.
Bir, iki, üç ... on beş.
Hepsini öldürmüştük.

Şimdi devam ediyor muyuz?

Jayden gülümseyerek konuşurken uzaklardan bir ışık parladı.
İçgüdüsel olarak ışığa döndüm. Tam o anda aklım birden boşaldı. Bir Semender, bir alev demeti soluyordu. Bir sütun boyutundaki ateş nefes özelliği, yeri eriterek bize doğru geliyordu.
Beynim şu anda resmen bağırıyordu. Bu direkt bir saldırıydı. Kaçınmanın hiçbir yolu yoktu. Eğer isabet ederse ölecektim. Yaşamak istiyorsam bloklamak zorundaydım.
Ama nasıl?
Aklıma ilk gelen şey İzin büyü gücüydü.
Eğer Fıstık Alevinin alev ile yaptığı gibi, etrafımda bir su bariyeri oluşturabilirsem engelleyebilirdim.

Kolumdaki İz , tüm koluma bir ağrı yayarken mavi bir şekilde parladı. İsteğimi dinleyen büyü gücü havaya doğru yayıldı.

Hemen ardından alev dalgası üstümüze yağdı.
Cısssssssss-
Ateş ve suyun birleşmesiyle korkutucu bir miktarda buhar ortaya çıkmıştı. Sıcak buhar etrafımızı bir sis gibi sardı ve görüşümüzü engelledi. Yarattığım bariyer, ateş nefes ile temastan dolayı yok olmuştu.
Ardından ölüm gibi bir sessizlik çöktü. Sessizliği bozan şey, herkesin düşüncelerini yansıtan derin bir sesti.

B-bu bir şaka değildi dimi?

Konuşan kişi Jaydendı. Yüzündeki dehşet ifadesi görülebiliyordu. Her an panik atak geçirecekmiş gibiydi.

O son saldırı bize isabet etse ölmüştük dimi?

Evet, kızarmış tavuğa dönerdik.Bunu dile getirmemiş, sadece düşünürken birden yere çöktüm. Bacaklarıma güç bindiremiyordum. Tüm bedenim uyuşmuş hissediyordu. Bu acınası durumumu gizlediği için yoğun bir buhar bulutuna teşekkür etmeliydi.

Hey, keskin nişancı. Semender hâlâ hayatta ama hiçbir şey göremiyoruz. Ben kalpten gitmeden önce şu piçin nerede olduğunu söyle.

Konuşan Jaydendı. Sesi korkudan detone oluyordu. Ben de kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum.
Sakin ol Kim Hajin. O da bizi göremiyor. Buhar kaybolmadan önce onu öldürmeliyiz, o kadar.

Silahımı doğrulttum yere bakın.

Silahımı doğrulttum.
Canavarın konumunu kelimelerle tanımlamak yerine direkt göstermek çok daha mantıklıydı.

Ateş ediyorum.

Ve tetiği çektim. Mermi Semendere doğru fırladı ve arkasında mavi bir iz bıraktı. Her ne kadar bulut Semendere bir saniyeden kısa sürede ulaşsa da geride bıraktığı iz daha uzun süre havada kalmıştı. Diğerleri de izin olduğu tarafa doğru varlarını yoklarını fırlattılar.
Tüm enerjisini önceki saldırısında harcamış gibi duran Semender bağıramadan öldü.
Aynı anda, bir metalin deriyi kesme sesini duydum.

Bir dakika, bu kan mı?

Jayden şaşkınlıkla mırıldandı. Onun da dediği gibi, Semenderin bedeninden taze kan akıyordu.

Vücudundan kan akan bir mana kuklası mı? Ama bu imkânsız!

O zaman bu ne lan böyle? Yapış yapış resmen. Ayrıca o son saldırı neydi öyle? O gerçek bir ateş nefesiydi. Alevle temas etmeme rağmen bedenim biraz yandı.

Mana kuklalarının saldırıları, asıl canavarın saldırılarından iki basamak daha azdı. Bir başka deyişle, ortalama altı bir mana kuklası canavarının saldırısı düşük seviye bir canavarınkinden bile daha azdı. Mana kuklaları savaş eğitimlerinde kullanıldıkları için saldırıları Küpün bilim adamlarına yolluyordu ve onlar da saldırıyı canavarın gerçek versiyonunda simule edip sonuçları geri yolluyorlardı.

Sakin olun.

Aynen hiçbir şey olmamız gibi sakinleşe- Aynen, sakinleşeyim.

Öfkeden patlamak üzere olan Jayden, Yoo Yeonha ile yüz yüze geldiği anda sözünü yuttu ve sakinleşti.

Bize böyle bir şeyin olmayacağını söylemediler. Bu bir Semender. Normal bir semenderin bir canavara evrilmiş olma ihtimali var. Sonuçta yapay da olsa burası bir Zindan.

“…”

Yoo Yeonhanın sakin yorumu karşısında Jayden bir şey diyemedi. Derin derin nefes aldı ve kendini sakinleştirdi. Yoo Yeonha her zaman böyle olsa da Jayden da bir liseliye göre oldukça kendine hakimdi.
O sırada etrafı kaplayan buhar dağılmaya başlamıştı.
Herkes buhardan ve sudan dolayı ıslaktı.

İyi misin?

Yoo Yeonha bana sormuştu. Büyük ihtimalle ateş nefesinin direkt olarak önünde olduğum için.
Şans puanım 9.1di, neden onca insanın arasında direkt bana geliyordu? Evren bana daha fazla HPye ihtiyacım olduğunu mu söylüyordu yoksa? Yoksa onu engelleyebilecek tek kişi ben olduğumdan dolayı mı?
Şimdi düşündüm de, Yoo Yeonhanın ölmesi büyük ihtimalle olabilecek en kötü senaryo olurdu.

İyiyim.

En azından şimdilik iyiydim.

Ah, doğru. O şey neydi lan öyle?

Ancak Jayden bağırarak bana doğru yaklaşmaya başladı.

Ne neydi?

Zindanın başında su niteliğine sahip olan biri var mı diye sormuştum.

Ne diyorsun anlamıyorum.

Ah, hadi ama! O ateş nefesini nasıl durdurdun o zaman? O buharın çıkma sebebi su ile temas etmesinden değil miydi?!

Keskin nişancılar genelde kendilerini korumak için bir iki kalkan taşırlar.

Ne?

İzin büyü gücü benim irademe uyup su nitelikli bir bariyer oluşturmuştu. Bu su kalkanı da Semenderin saldırısını durdurmuştu ancak artık büyü gücüm kalmamıştı.
Ancak bunu öylece başkalarına söyleyemezdim.

Orospu çocuğuna bak sen...

Sessizlik. Şimdilik buradan gidelim. Burada yaşananlardan dolayı eminim ki ek puan alacağızdır.

Yoo Yeonha, Salamanderin cesedine bakarken konuşmuştu.

***

İlerlerken, Yoo Yeonha arkasına baktı.
Aptal görünümlü bir adam saçlarını düzeltiyordu. Adamın saçından ter damlıyordu. Eğer bu hareketi Shin Jonghak yapsaydı çok havalı görünebilirdi, ancak bu adam yapınca biraz pis duruyordu.
Her durumda, Yoo Yeonha hissettiği garip duyguyu bir türlü atamıyordu.
Semender’’in ateş nefesini bloklayan şey şüphesiz ki su niteliğinde bir büyü gücüydü. Ama Shin Jonghak ya da Kim Suho dışındaki bir öğrenci, büyü gücüne bu denli niteliği nasıl ekleyebiliyordu?

Yoo Yeonha, Chae Nayunun dediklerini düşünmeden edemedi. Kim Hajinin gerçek gücünü sakladığı konusunda söyledikleri.

Kim Hajin, sihirli bir teçhizatı olduğunu söyleyerek olayları geçirmişti.
Elbette böyle şeyler cidden de vardı. Keskin nişancıların kullandığı birçok farklı savunma teçhizatı vardı.
Kumaş Zırh olarak adlandırılan ekipmanlar normal kıyafetler gibi görünse de giydiği kişiyi korumak için büyü gücü bırakma gibi işlevselliklere sahipti.

Bir anlığına Yoo Yeonha acaba Jin Sechanın ona Kumaş Zırh mı verdiğini düşündü. Elbette bu imkansızdı.
Her ne kadar Semenderler sadece ortalama altı canavarlar olsalar da onların ateş nefesini engelleyebilecek ürünler en az 40 milyon won olmalıydı. Bu Jin Sechan'ın sorumluluk alabileceği bir miktar değildi. Ayrıca bunu yapması için herhangi bir nedeni olmamasından bahsetmeye bile gerek yoktu.

Bu durumda sadece iki cevap kalmıştı.
Ya Chae Nayunun dediği şey gerçekti ya da Kim Hajin öyle korkmuştu ki önceden bir Kumaş Zırh hazırlamıştı.
Yoo Yeonha, ilkini daha muhtemel buldu. Bu durumda Kim Hajinin Dağ Tiranının hayati noktasını bilmesi de açıklık kazanırdı.
Ancak asıl soru neden gücünü sakladığıydı.
Anlayamadığı şey buydu.
Neden...

Geldik.

Kim Hajin konuştu. Yoo Yeonha düşüncelerini dağıttı.

B-bura nere? Burada hiçbir şey yok.

Neredeyse geldik. Zindanın patronu az ileride başka bir ekiple savaşıyor.

Cidden mi?

Evet, acele edelim haydi. Başları belada gibi görünüyor.

Kim Hajin başı çekti ve hızlandı.
Yoo Yeonha da şüpheli düşünceleriyle beraber onu takip etti.

 

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
Melih (1258 puan) Üye
2020-01-11 00:17:22
Elinize sağlık
Ulaş (1125 puan) Üye
2019-12-04 13:41:46
Bölüm için teşekkürler
manyetikkarpuz (1274 puan) Üye
2019-12-04 07:23:05
Bolum icin tesekkurler umarim premium olur ve her gun gelir
maahhaam (3915 puan) Üye
2019-12-03 22:25:08
çeviri için teşekkürler