POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

The Novel's Extra Bölüm 5: Senkronizasyon - Kısım 2

Çeviri : Kyuuseishu
Düzenleme : Kyuuseishu
Okunma : 96
Tarih : 06 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Bölüm 5 - Senkronizasyon, Kısım 2

 

Bu dünyada, “aydınlanma” adı verilen bir uyanma olayı vardı.  Aydınlanma, genelde bir Kahraman olmak için gereken ilk şartlardan biriydi ve bir insanın limitlerini aştığı bir kişisel kavrayıştı.

 

Görevde olan Kahramanların hepsi aydınlanmış kişilerdi. Ancak aydınlanmaya erişmek için sayısız tecrübe ve eğitim gerektiği için askeri öğrencilerden çoğu aydınlanmayı yaşayamamıştı. Elbette Kim Suho ya da Shin Jonghak gibi istisnalar da vardı. Sırasıyla 15 ve 17 yaşlarında aydınlanmışlardı.

 

Aydınlanmış bir kişi Lütuf’unu, becerilerini ve yeteneklerini nesnel bir şekilde görebilir ve bu yüzden daha etkili bir şekilde çalışabilirdi. Dahası, aydınlanma kişiye Kulelerden ve Zindanlardan berrak ödüller kazanmasını sağlardı.

Kahramanlık Cemiyeti bu fenomene “durum penceresi” diyordu. Durum penceresinin de sadece sahibi tarafından görülebildiği bilinen bir gerçekti.

 

Ancak istisnaları sevdiğimden dolayı bu hikâyeyi yazarken de istisnalar ekledim.

 

Birinin gözünden, kişi başka duyu organlarını kullanabilir ya da kitaplar veya silahlar gibi araçlar kullanarak kendi durumunu görebilirdi. Özel aydınlanmalar da doğal olarak özel güçlerle geliyordu. Biraz spoiler gibi olacak, ancak ana karakter iki aydınlanma yaşayacak.

 

“Bu o mu yoksa?”

 

Hikayemin geçtiği evrene göre bu o araçlardan birisi olabilirdi.

Birazcık heyecanlanmaya başlamıştım. Kimse özel olmaktan nefret etmezdi.

Ancak mutlu olmadan önce durumu analiz etmem gerekiyordu.

Klavyemden enter tuşuna bastığımda birkaç farklı pencere açıldı.

 

===[Senkronizasyon Tamamlandı]===

===[Kim Chundong’un özellikleri sıfırlandı. Kim Hajin’in özellikleri aktarıldı.]===

===[Tüm durumlar sıfırlandı. 10 Puan kazanıldı.]===

 

[Kim Hajin] ]Mevcut HP: 64]

Özellikler

*Değişken Özellikler

[Güç 1,2]

[Dayanıklılık 1.3]

[Hız 1,5]

[Algı 2]

[Yaşam Gücü 1,3]

[Büyü Gücü 1]

 

*Sabit Özellikler

[Zeka - 4,105/10]

[Tahammül - 5,010/10]

[Şans - 6,330/10]

[Cazibe - 4,135/10]

 

Puan: 10 (10 gün içinde kullanılmazsa kaybolacak)

 

Lütuf

Gözlem ve Okuma

[Belirsiz Özellik]

—Gözlem

Görüşünde olan karakterleri gözlemleyebilirsin.

—Okuma

İstediğin bir zaman, hiçbir araç olmadan dizüstü bilgisayarındaki ayar kitabını okuyabilirsin.

▷Sanatlar (0/3)

X

▷Fizik (0/3)

X

▷ Evrene Müdahale [Yetki]

—HP kullanarak, belirli hedefleri modifiye edip yeni özellikler ekleyebilirsiniz. (Canlılar hariç)

—HP kullanarak “Kim Hajin” adlı kişinin özelliklerini, Lütuf’unu, Sanat’ını ve Fizik’ini düzenleyebilir ya da bunlara ekleme yapabilirsiniz.

 

“Çaylak İtibarı: Bir kereye mahsus, 10.000 HP değerindeki bir Lütuf yazabilirsiniz.

*HP (Hikaye Puanı): Kim Hajin’in dünyadaki önemi arttıkça hikaye puanları kazanırsınız. Puanları HP ile takaslayabilirsiniz.

 

???

—Ana hikaye bittikten sonra kilidi açılacak.

 

---

 

Dikkatim ilk çeken kelimeler “senkronizasyon” ve “sıfırlama” olmuştu.

Ne anlama geldiklerini bilmiyordum ancak bildiğim şey, ismimi Kim Chundong’dan Kim Hajin’e çevirip yüzümü geri verdiğiydi. Özelliklerim de duruma göre ayarlanmış gibiydi.

Chundong’a nazaran ben çok daha zayıftım ancak telafi olarak harcayacak 10 puan kazanmıştım. Bu puanlarla istediğim özelliğimi artırabilirdim.

 

“Puanlar cidden de güzel.”

 

Dünyanın yaratıcısı olarak Puanların öneminin oldukça farkındaydım. Ortalama bir yetişkin her özellikte 1.5 puanı olurdu. Dahası, bu dünyada seviye atlama gibi bir konsept yoktu. O yüzden, kişinin istediği özelliklerini arttırmasını sağlayan “Puanlar”, oldukça nadir ve pahalıydı. Ayrıca sadece ve sadece Kuleleler ile Zindanlardan elde edilebiliyorlardı.

Kim Suho’nun şu anki büyü gücü 9 civarındaydı. Bir diğer değişle, 10 Puan'ın hepsini büyü gücüme verirsem büyü gücü olarak Kim Suho’yu geçeceğim...

 

“Hayır.”

 

Bu çok iyi bir plan değildi. Sadece çok yüksek bir büyü gücü ile bir sihirbaz olabilirdim, ancak sihirbaz olmak da oldukça yorucuydu. Sadece pahalı olduğundan değil, aynı zamanda çok fazla efor ve ezber istiyordu. Ayrıca Zeka ve Tahammül’ü yükseltmem gerekirdi ancak sabit özellikler Puanlar ile bile yükseltilemezdi.

Bir başka deyişle, bir sihirbaz olmayı elemiştim.

 

“Şu üç soru işareti de ne anlama geliyor?”

 

Dikkatimi çeken sıradaki şey elbette bu şüpheli soru işaretleriydi.

 

---

???

—Ana hikâye bittikten sonra kilidi açılacak.

---

 

Ana hikaye bittikten sonra kilidi açılacak.

Belki de bu geri dönmem için gereken şeydir. Değilse bile elimdeki tek ipucu buydu.

Asıl problem, ana hikâyenin nerede biteceğini bilmememdi. Eğer araya girmeden önceki hikâyeden bahsediyorsa en azından 10 sene daha beklemem gerekiyordu.

Düşünceden düşünceye atlıyordum.

İlk olarak eve dönmenin bir yolunu bulmalıydım. Bunun için de güce ya da otoriteye ihtiyacım vardı. Güç veya otorite için de HP adı verilen şeye ihtiyacım vardı. HP için de ana hikâyeye dahil olmalıydım. Bunu yapmak için de güçlenmeli ya da kendimi göstermeliyim.

 

“Tabanca... Görünüşe göre çok da kötü bir seçim değilmiş.”

 

Bir tabanca bu şartların ilk ikisini gerçekleştirmesini sağlıyordu.

 

İlki güçtü.

Bir tabanca, etkili olmak için yüksek özellikler istemezdi. Mızrak ya da kılıç gibi yakın dövüş silahları tüm özelliklerde eşit dağılım isterdi. Bir yay için dayanıklılık çok gerekmese de diğer tüm özellikler gerekliydi. Bir diğer yandan, hız, algı ve çok az da büyü gücü bir tabanca kullanmak için yeterliydi.

Bir diğer deyişle, “minimum güç”e kavuşmak bir tabanca ile daha kolaydı.

 

İkincisi özel olmaktı.

Bu dünyadaki hiçbir Kahraman tabanca kullanmıyordu. Bu beni özel kılmak için oldukça yeterliydi.

 

Bu yüzden de tabanca kullanmaya devam etmeliyim. En azından özelliklerim gelişene ve canavarlar ile yakın dövüşe girecek kadar mental güce sahip olana kadar.

 

Ana silahıma karar verdikten sonra sıradaki konuya geçebilirdim.

 

Lütuf.

 

“Lütuf’umu yaratabilirim.”

 

Bir Lütuf’un Kahramanlar için özel bir anlamı vardı, ancak sözlükteki anlamı şöyleydi:

Bir şeyde doğal yeteneğe sahip olmak.

Ancak bu yetenek için standartlar çok yüksekti. Mesela, Lütuflar bir fiziksel yetenek gibi olmalıydı.

Lütuflar birçok farklı kategoriye ayrılmıştı. En yaygınları “silah”, “fizik”, “element”, “büyü,” ve “doğa” idi.

Ana karakterin de kendisine yakışacak bir şekilde iyi Lütuf'u vardı. Şu anda uyandırmış olduğu Lütuf, silah sınıfı bir Lütuf olan Kılıç Azizi idi. Kılıçlara dayanarak, dünyanın korunmasını ona veren resmen hile gibi bir Lütuf idi. Kısacası, kılıcı suyu bile kesebilirdi. Bu tek Lütuf bile onu dünyanın en güçlü Kahraman’ı yapmaya yeterdi.

 

Lütuflar işte bu kadar önemliydi. Karışık olmalarına gerek yoktu. Güçlü ve etkili bir Lütuf daha iyiydi.

Yazmaya başladım.

 

---

Lütuf

—Günbegün Güçlenme

[Belirsiz Özellik]

Her 24 saatte bir, tüm özellikleri 0.1 puan arttır.

---

 

“Bu işe yarar mı acaba?”

 

Bunu ben bile çok arsız bulmuştum. Araya girdiğim sıralarda Kim Suho’nun gücü 16’ydı. Bu Lütuf ile 365 gün içerisinde tüm özelliklerimde 36.5 puan kazanmış olacaktım.

Ancak kaydetmeden önce onaylamam gerekeceği için yine de denemeye karar verdim.

 

[Çaylak İtibarı aktive edildi.  10.000 HP’lik bir Lütuf yaratılacak.]

[10.000 HP bu Lütuf için yeterli değil. Kalite azaltıldı.]

 

---

Günbegün Güçlenme

[Ortalama Üstü seviye] [Ruh Özelliği] [Sabit]

—Gelişme Fiziği

Her 24 saatte bir, tüm özellikleri 0.0015 puan arttır.

---

 

[Bu değiştirilmiş sonucu kaydetmek ister misiniz?]

 

Anında iptal ettim.

1000 günde tüm özelliklerim 1.5 artacaktı. 10.000 gün, yani 25 yıl içinde tüm yeteneklerime 25 kazanacaktım ancak o zamana da çok yaşlanmış olurdum.

 

Ardından, önceden düşündüğüm bir Lütuf'u yazmaya koyuldum.

 

---

Lütuf

Usta Keskin Nişancı

[Ortalama Üstü seviye] [Belirsiz Özellik]

Tüm uzun menzilli silahları kullanabilirsin.

---

 

Çok fazla detay yazmamıştım. Önceki denenmemde dizüstü bilgisayarımın neler yapabileceğini fark etmiştim. Ne yazarsam yazayım, dizüstü bilgisayarım uygun bir şekilde düzeltecekti.

 

[Çaylak İtibarı aktive edildi. 10.000 HP’lik bir Lütuf yaratılacak.]

[10.000 HP bu Lütuf için çok fazla. Kalite artırılıyor.]

 

---

 ▷Usta Keskin Nişancı

[Ortalama Üstü seviye] [Karma Özellik] [Sabit]

—Usta Keskin Nişancı’nın Eğitim Yöntemi

*Bir şart olmaksızın tüm uzun menzilli silahlarda ustalık

—Bin Millik Göz

*Uzak mesafeleri daha rahat görür ve hedefinin hareket yönünü isabetli bir şekilde tahmin edebilir.

*Algı ve hızı 3 puan artırır.

—Kurşun Zamanı

Her 24 saatte bir, “Kurşun Zamanı”nda 3 dakika geçirebilirsin.

---

 

“Oh?”

 

Bu oldukça iyiydi. Tüm menzilli silahlara uygun olmasını özellikle beğenmiştim. Bununla, istersem yay bile kullanabilirdim. Bin Millik Göz’ün tanımı çok açıktı. Fakat Kurşun Zamanı’nda bir şey yazmıyordu fakat büyük ihtimalle atış hızımı falan artırıyor olmalıydı.

Oldukça tatmin ediciydi ama hâlâ değiştirmem gereken şeyler vardı.

[Sabit]

Sabit bir Lütuf olmasındansa -ki bu gelişemiyor demekti- gitgide güçlenen bir Lütuf daha iyiydi.

 

[Bir ifade düzenlendi.]

 

---

 ▷Usta Keskin Nişancı

[Ortalama Altı seviye] [Ruh Özelliği] [Gelişiyor — Kademe 10] [EXP %0]

—Usta Keskin Nişancı’nın Eğitimi

*Tüm uzun menzilli silahlara aşinalık.

—Bin Millik Göz

*Uzak mesafeleri t görür ve hedefinin hareket yönünü bir nebze tahmin edebilir.

—Kurşun Zamanı

Her 24 saatte bir sadece dövüşte olmak şartıyla, “Kurşun Zamanı”nda 3 saniye geçirebilirsin.

---

 

“Mm.”

 

Seviyesi ortalama üstünden ortalama altına düşmüş ve genel olarak çok daha güçsüzleşmişti. Ancak genel olarak, gelişen Lütuflar çok daha iyiydi. Ana hikâyenin en azından 7 yıl daha devam edeceğinden bahsetmeye gerek bile yoktu.

Ah, yine kedere boğuluyorum.

 

“Siktir.”

 

Bir küfüür ederek kendimi toparladım.

 

[Puan: 10]

 

Sırada, özelliklere geri dönmek vardı.

Bu değerli mi değerli 10 Puan’ı nasıl harcamalıydım?

Sabit Özellikler, “sabit” olduğunu için onları değiştiremezdim. Bu durumda değişken özelliklerden seçmeliydim.

Ancak...

Belki de sabit özelliklerimle oynayabilirdim.

 

“Puanları HP ile takas etsem mi?”

 

Puanlar HP ile takas edilebiliyordu. Belki de HP kullanarak bu sabit özellikleri değiştirmek de mümkün olabilirdi.

Ancak geri dönülemez bir hata yapmadan önce bir test yapmaya karar verdim. Şükürler olsun ki 64 HP’m kalmıştı, o yüzden Tahammül yeteneğimi 5.010’dan 5.500’ye çıkarmayı denedim.

 

[64 HP kullanarak sabit özelliğinizi düzenlediniz.]

[Yetersiz HP. Değer tekrardan hesaplanıyor. Tahammül özelliği 5.060’da çıkartıldı.]

 

“İşe yaradı mı?”

 

Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Eğer bu işe yaradıysa sırada yapmam gereken şey oldukça barizdi. Puanlarımı HP’ye çevirip sabit özellikleri artırmam gerekiyordu.

Asıl soru hangi özelliği seçeceğimdi.

Zekâ. Tahammül. Şans. Cazibe.

Dürüst olmak gerekirse, Cazibe bir erkek olarak oldukça çekici geliyordu.

 

“Şans’a vereceğim.”

 

Ancak bu dünyada Şans’ın ne kadar önemli olduğunu oldukça iyi biliyordum.

Romanımdaki bir cümleyi hatırladım.

 

[Şans özelliği sadece Zindanlarda bulunacak hazineleri etkilemez. Aynı zamanda eğitimden alacağın bonus özellikleri, kritik bir saldırı yapma şansını ve hatta sayısal lotoyu kazanma şansını bile etkiliyordu. Her durumda işe yarayabilecek en iyi özellikti.

Hayat işte böyleydi. En önemli şey şanstı.]

 

Hiç tereddüt etmeden 10 Puan’ımı da 10.000 Hikâye Puanı’na çevirdim.

10.000 HP’min hepsini de kullanacak şansımı maksimuma çıkarttım.

İstediğim şey [Şans — 10/10] idi.

 

[Yetersiz HP. Değer tekrardan hesaplanıyor.]

 

Bilgisayarım bu saçma isteğimi reddetti ve mantıklı bir düzenleme yaptı.

 

[Şans — 9.100]

 

“Demek en yüksek alabileceğim 9.1.”

 

İnsanlar için 9 maksimum değer olduğu için 9.1 inanılmaz derecede fazlaydı.

Ancak kaydetmek yerine bu düzenlemeyi iptal ettim.

Biraz uzun sürecek olsa da daha etkili bir yöntem vardı.

 

[Şans — 6.4/10]

 

İlk önce şansımı 6.3’ten 6.4’e yükselttim. Ardından 6.5’e. Ardın 6.6, 6.7, 6.8... Bunu tekrar tekrar yaparak...

 

[Gizemli bir şans faktörü devreye girdi! Şans özelliğiniz 0.01 daha arttı!

[İlginç bir şans faktörü devreye girdi! Şans özelliğiniz 0.05 daha arttı!

...

...

 

[Şans — 9.100/10]

 

Bu yöntemle sadece 9000 HP kullanarak şansımı 9.1’e getirmiştim. 1000 HP tasarrufum vardı.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, bu dünyadaki “Yüce Bilge”nin zekâ özelliği 9.5 idi.  İnsanlar için limit 9 olduğu için kalan 1000 HP’yi harcamak şansımı daha fazla artırmayabilirdi.

Ancak yüksek değişken özellikler üssel olarak artardı. Yine de şimdilik bu kalan HP’yi farklı bir yerde kullansam daha iyi olacaktı.

 

“Tahammül en iyisi sanırım.”

 

Şu anki durumumda, eğitim kilit şeydi. Ancak eski kafa yapımla Küp’ün eğitimine asla dayanamazdım. 10 tane şınav bile çekmek istemiyordum.

Tereddüt etmeden kalan HP’mi tahammüle yatırdım.

[Tahammül — 8/10] yazdım.

 

[Yetersiz HP. Değer tekrardan hesaplanıyor.]

[Tahammül — 6.600]

 

Çok tatmin olmasam da kaydettim.

Şans faktörünün etkisi sadece kaydettikten sonra ortaya çıkıyordu.

 

[İnanılmaz bir şans faktörü devreye girdi!]

[Tahammül özelliğiniz 6.600’den 7.207’ye arttı!]

 

“Vay be.”

 

Şimdi tatmin olmuştum. Ancak çok da farklı hissetmemiştim. Ortalama biri için standart 4 puandı. 7 puan, yetenekli kişilerin seviyesinde olmalıydı.

Her durumda, mutlu olmuştum. Ne zaman HP kazansam sabit özelliklerimi artırabileceğimden dolayı, en az ana karakter kadar hileli biri olacaktım.

Tam bu düşünceyle mutlu olmuştum ki...

 

[Hikayeyi etkileyen muazzam bir hata meydana geldi. Bundan sonra sabit özellikler HP ile artırılamayacak.]

 

“Bu da neydi lan?”

 

Laptopumun ekranında bir uyarı penceresi açılmıştı ve geleceğe dair umutlarımı mahvetmişti.

 

“Hm.”

 

Evren müdahale mi etmişti?

Her ne kadar moralim bozulsa da başka şansım yoktu. Ne kadar itiraz etsem de bir işe yaramayacaktı. Ayrıca dolu dolu bir şansım vardı ki bu da tam istediğim şeydi.

 

“Her neyse~”

 

Çok fazla düşünmeden, bilgisayarı kapadım ve yüzümde bir tebessümle ayağa kalktım.

Şimdi sıra, yarattığım Lütuf’u test etmekteydi.

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu



Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

31 puan
akrepkani1 hafta önce
Üye
Teşekkürler.