Beyazın Karanlığı

20 Eylül 2020
Çeviri: .K
Düzenleme: .K
71 Görüntülenme
Bu bölümü 0 Kişi beğendi.
Cilt 2

Giriş - Zamanın Başlangıcında

Zamanın başlangıcından önce bir melek Cennet’ten kaçmış. Bunu yapmalarının yasak olduğunu bilse de kendine engel olamamış. Dışarıda gezip oynamış ve başka ırklarla tanışmış. Gökyüzü ile dans etmiş, Deniz ile arkadaş olmuş ve Cennet’in onlara yasakladığı onlarca şeyi denemiş.

Cennet, meleğe geri dönmesini söylemiş fakat melek dinlememiş. Cennet, meleği tekrardan üstünde yaşamaya çağırmış fakat melek gelmemek konusunda diretmiş. Bütün bu isyanların sonunda Cennet ilk defa öfkelenmiş ve üstünde yaşayan her bir meleği düşürmüş. İsyan eden melekten öcünü alabilmek için yapmış bunu.

Cennet tarafından öldürüleceğini anlayan o melek, Gökyüzü’ne koşmuş “Sakla beni.” diye. Ellerini açmış ve Gökyüzü’nden yardım istemiş.

Gökyüzü demiş ki “Seni saklayamam.” Daha sonra haykırmış “Seni saklamayacağım!”

“Görmüyor musun sana ihtiyacım var!” demiş melek.

“Seni saklarsam beni de öldürür!” Diye karşılık vermiş Gökyüzü. Bir zamanlar birlikte dans ettiği bütün bulutlar açılınca Cennet onu apaçık görmüş ve peşine düşmüş!

Melek de bu sefer Deniz’e koşmuş. Gökyüzü’nün ona yardım etmeyeceğini anlayınca Deniz’e koşmuş. Cennetten kaçmak için Deniz’e koşmuş…

“Sakla beni Deniz!” diye bağırmış ona. “Cennet beni öldürecek sakla beni!” diye çırpınmış ve yalvarmış. “Ne olursun sakla beni!!!”

“Seni saklayamam.” diye ağlamış Deniz. “Çok isterdim ama saklayamam!” diye ağlamış. “Seni bizden birinden saklayamam!”

Melek de Gece ve Gündüz’e koşmuş: “Lütfen beni saklayın.” Cennet onu öldürmeye gelirken yalvarmış: “Lütfen beni kurtarın!” Onların da yardım etmeyeceğini bile bile yalvarmış… “Ölmek istemiyorum!”

Gündüz cevaplamış: “Seni tek başıma saklayamam.”

Gece cevaplamış: “Seni tek başıma kurtaramam.”

Korku ve umutsuzluğun içinde boğulan melek kaçışının olmadığını düşündüğü sırada iki üstün varlık da ona kucak açmış. “Ama ölmene izin vermeyeceğiz!”

Gece ve Gündüz birleşmişler ve Cennet’i öldürmüşler. Bir zamanlar üzerinde yaşamış olan her bir canlı adına Cennet’i öldürmüşler. Cennet’i Deniz’e düşürüp yekpare hale getirmişler… Ve bu yeni varlığın adına Dünya demişler…

Fakat bu savaş sırasında Gece parçalanmış, ruhu dağılmış ve aydan kopma saçları kararmış.

“Seni korumak içindi.” Demiş Gündüz, Meleğe bağırarak “Seni korumak için yaptı bunu” diye haykırmış. “Seni koruyabilmek için kendini feda etti…”

Gece parçalanıp kararınca Gündüz delirmiş. İntikam için melek ve Cennet’i öldürmek istemiş. Ama Cennet zaten ölüymüş ve melek ise çoktan oradan kaçmış.

Bu yüzden Gündüz, Dünya’ya inmiş. Üzerindeki her bir canlının adı üstüne yemin olsun ki bunu yapmış… Ve bunu, bir zamanlar koruduğu bütün canlıları öldürmek için yapmış…

Fakat Gece onun karşısına çıkmış parçalamış bedeni ile… Onu durdurabilmesinin tek yolunun şiddetten geçtiğini biliyormuş. Bu yüzden Dünya’yı ve Denizi sarsan bir şiddet oluşturmuşlar…

Gece ve Gündüz çarpışmışlar. Dünya’nın ve onun üzerinde yaşayan her bir canlının kaderi için çarpmışmışlar.

Fakat parçalanmış Gece, Gündüzün gücüne denk değilmiş. Bu yüzden yıllarca devam eden savaşlarında yavaş yavaş geriye düşmeye başlamış.

Ve o sırada diğer melekler gelmişler. Gece’yi kurtarmak için yardım etmişler. Gündüz’ü durdurmak için yardım etmişler.

Melekler iki tane silah dövmüşler. Gece’ye yardım etmek için iki tane silah dövmüşler. Savaşı kazanabilmek için iki tane silah dövmüşler. Biri Gece diğeri Gündüz için…

Biri olmadan diğerinin olamayacağını biliyorlarmış. Tan katili olmadan Şafak katilinin olamayacağını biliyorlarmış. Gündüz’ün silahı yapılmadan Gece’nin silahının yapılmayacağını biliyorlarmış…

Bu yüzden Gece’ye silahını vermişler, Gündüz’e değil. Gece’nin yanında savaşmışlar, Gündüz’ün değil. Ve Gündüz’ün silahını alıp saklamışlar… Dünya’nın ortasına saklamışlar…

Gece bu sırada insanları korumuş. Gece bu sırada diğer ırkları da korumuş. Fakat Gece… Herkesi koruyamamış…

Yeryüzü sarsılmış... Ve zaman akmaya başlamış… Ve Gündüz sonunda yenilmiş ve aklı başına gelmiş.

Gece parçalansa bile hala oradaymış. Onu durduran melekler değil ama Gece oradaymış. Bütün melek ırkı değil, yalnızca Gece… Oradaymış…

“Neden bunu yaptın?” diye sormuş Gece. “Sana soruyorum neden bunu yaptın?” Daha sonra ağlamış. “Neden…”

“Yalnızca ölmeni istemedim.” Diye karşılık vermiş Gündüz. “Yalnızca seni geri getirmek istedim.” Diye karşılık vermiş Gündüz. “Fakat yalnızca yaraladım, hem kendimi hem de seni…”

“Kendine bu yarayı açan kişi sen olsan da artık acı çekmeni istemiyorum.” Demiş Gece. “Bu yarayı açan kişi kim olursa olsun artık acı çekmek istemiyorum.” Demiş gece. “Artık kimsenin acı çekmesini istemiyorum…”

“Öyleyse bundan sonra Dünya’ya inip onu koruyacağım.” Diye yemin etmiş Gündüz. “Senin ardında bıraktığın bu hatıra adına Dünya’da yaşayacağım.” Diye yemin etmiş Gündüz. “Öyle ki diğer hiçbir ırktan ayıramayacaksın beni…”

“Seni tek başına göndermeyeceğim. Duyduğun sevgiye ve vefaya değer veriyorum.” Demiş Gece. “Bu yüzden ardımda bıraktığım bir parçamı seninle gönderiyorum. Bu parçam ki her zaman seni, geçmişte benim de yaptığım gibi takip edecek… Belki bu sayede huzuru bulabilirsin…”

Gündüz ile Gece yeryüzüne inip ırkların önünde diz çökmüşler ve Dünya’yı dolaşıp onlara yardım etmişler. Ancak o zaman bütün o canlıların sahip olduğu duyguları anlamışlar… Ve sonunda, onlardan birisine dönüşmüşler. İkisi birlikte çabalayarak bir zamanlar Gündüz’ün yok ettiği her şeyi tekrardan oluşturmuşlar ve yeryüzünü sonsuza kadar korumuşlar…

 

-Antik zamanlardan bir hikaye

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
Dia Moon (1 puan) Üye
2020-09-21 19:14:40
Sanırım bizim ana karakter gece oluyor ve bi tık güçsüz gibi duruyor ama bakaklım biraz biriksin okurum