Theoden

24 Haziran 2020
Çeviri: 18
Düzenleme: AntiYasuo
65 Görüntülenme
Bu bölümü 1 Kişi beğendi.
Cilt 1

Bölüm 18

İntibah Tugayının, Sinar isimli ülkeden ayrılmalarının ardından Ducia uzunca bir süre kendine gelememişti. Günlerce bir milyon insanın özünü etkilemek kendi özünü tüketmiş ve bir haftadır uyanmamıştı. Nyu belli aralıklarla Ducia’yı kontrol ediyor, Turgan ise her gün iki kez ona yemek yedirmek için Ducia’nın kamarasına giriyordu. Belinda gördüklerinin etkisinden halen kurtulabilmiş değildi zira birçok savaşa tanıklık etmişse de böylesi yaftların kullanıldığına ilk kez bu kadar yakından şahitlik etmişti. Ziyadesiyle endişeli görünüyordu. İntibah Tugayı’nın bu topraklardaki geleceğinin ne olacağını da merak etmeden duramıyordu.

Behmura “ Bu kadar kaygılanmana gerek yok gazeteci abla. Turgan’ın gücünü gördün ve intibah tugayındaki herkesin güçlü olduğunu bilmelisin. Düşmanlarımız dahi bizim topraklarımıza geldiklerinde onları misafir olarak görüp hoş görüyle karşılayan patronumuz sana zarar gelmesine izin vermeyecektir. “

Belinda “ Misafirperverliğinizi kimse inkar edemez. Aslında korkmuyorum yani korkuyorum ama daha çok merak ediyorum. “

Behmura “ Neyi? “

Belinda “ Dünya basınının sizi nasıl karşılayacağını. “

Behmura “ Gazetelerden mi bahsediyorsun? “

“ Gazetelerin de içinde olduğu tüm basından bahsediyorum işte. “

“ Geldiğimizi o kadar çabuk haber alırlar mı ki? “

“ Grubu oluştururken bir tür aptallık testine falan girmiş olmalısınız. Bu kadar fazla aptalın bir arada bulunması cidden şaşırtıcı. Pek güçlü sayılmasa da koca bir ülkeyi yargıladıktan sonra bunun öylece unutulmasını beklemiyorsunuz değil mi? “

“ Bilmem, sonuçta Sinardaki herkes hallerinden memnunlardı ve kimseye hakkımızda kötü şeyler söyleyeceklerini zannetmiyorum. “

“ Yerli halkla konuşurlarsa tanrı tarafından gönderilen kahramanlar olduğunuzu söyleyecekleri aşikar. “

“ Bu iyi bir şey değil mi ki? “

Nabe “ Gandra’da nasıl çığırtkanlar ve hafiyeler vardıysa burada da öyle teşkilatların olduğuna eminim Behmura. “

Behmura “ İyi de onlarda yaptığımız şeyde bir yanlış olmadığını fark etmiş olmalılar. “

“ Bazıları sebepsiz yere iyilik yapmaktan hatta başkalarının dahi iyilik yapmalarından hoşlanmazlar. Eminim ki o ülkeyi o hale getirenler Sinar’ın durumunu raporlamaları için ülkede gözlemci bulunduruyorlardı. “

Belinda “ Aynen öyle. Bu adamlar basın gücünün farkındalar ve bu yüzden benim gibi gazeteciler kendilerine uygun bir gazete bulamıyorlar. Kısacası tüm gazeteler birilerine çalışıyor ve radyolar da zaten devlet elindeki organlar. “

Ragnossa “ Yakında kokusu çıkacaktır. Şimdilik boşa kafa yormayalım. “

.

.

.

Turgan, Ducia’nın yatağının başına oturmuş, elindeki meyve dilimlerini Ducia’nın dudaklarına götürüyor, Ducia ise ince dudaklarının kenarıyla yumuşak meyvenin suyunu emiyor ve kısmen de ağzının içine alıp çiğnemeden yutuyordu. Turgan her gün birkaç kez bu anı yaşıyor ve Ducia’nın yemek öğünlerini sabırsızlıkla bekliyordu. Ducia bilinçsiz bir halde meyvesini emerken Turgan gülmemek için kendisini zor tutuyor ancak Ducia’yı zamanından önce uyandırmamak adına sabırla sessiz kalıyor, yalnızca ara sıra fısıldayarak konuşuyordu.

“ Umarım uyandığında bana kızmazsın. Sana yemek yedirmek o kadar eğlenceli ki sanırım fazladan öğün çıkardım ve birazcık kilo almış olabilirsin hınh hınh. Al bakalım şu son şeftali parçasını da. “

Turgan sevimli sevimli konuşuyor ve işaret parmağının üzerindeki meyve parçasını Ducia’nın dudaklarına doğru yaklaştırıyordu. Ducia her zamanki gibi dudaklarının arasına aldığı meyvenin ardından irkilmiş ve sanki nefes alışverişi değişmişti.

“ Şşşş korkma Ducia, ben buradayım. Rüyanda seni ürküten şey neyse onu gerçekte bulup ahhhhhhhhhh “

Turgan’ın parmağı Ducia’nın dişlerinin arasında duruyordu.

“ Uyandın mı? Parmağımı neden ısırdın ki? “

Ducia dişlerinin arasındaki parmağı bırakmadan kollarını açtı iyice gerdikten sonra esnedi ve halen parmağı ağzında tutuyorken konuştu.

“ Aynaya baktığımda beni beğenmeyeceğin kadar kilo almış olursam parmağını kopmuş bil. “

“ Seni beğenmemek mi? Cidden komiksin Ducia. Bunun gerçek olabilmesi mümkün değil. Sen, sen olduğun sürece tuhaf bir yaftla fiziksel olarak tamamen değişsen de sana hayran olmaya devam edeceğim. “

Ducia dişlerini gevşetmiş, Turgan’ın parmağını dudaklarının arasından yavaşça kaydırarak serbest bıraktıktan sonra parmak ucuna bir öpücük kondurmuştu.

“ Ne zamandır böyle uyuyorum ki? “

“ Bir hafta oldu. Sinarda özünü çok fazla tükettiğinden anca kendine geldin. “

“ O zamandan beri benim yanımda mısın yani? “

“ Uyuduğum zamanlar dışında evet. Uyurken yemek yiyebilmen harika değil mi? “

“ Bu özelliğimle dayımda hep dalga geçerdi zaten. “

“ Dalga geçmiyorum. Cidden süper tatlı görünüyorsun… “

Ducia’nın o zaman çatılmış kaşları gevşemiş, demin dudaklarının arasından çıkan parmağı tekrar dudaklarının arasına ancak bu kez şehvetli bir sunumla aldıktan sonra emmeye başlamış, Turgan’ın göğsüne götürdüğü eliyle yumuşak dokunuşlarda bulunurken söze girmişti.

“ Belki de senin parmaklarının lezzeti yemeklere bulaşmıştır ve o yüzden çok yemişimdir. En iyisi kaynağını tatmak değil mi? “

“ Gluk. Öyle diyorsan lezzetin dudaklarında olma ihtimalide olmalı ama değil mi? Bu durumda… “

“ Bilmem belki de dediğin gibi kontrol etmelisin. “

Gluk.

Turgan’ın kalbi küt küt atıyor, heyecan ve arzuyla altın saçlarını düzelttiği Ducia’nın dudaklarına doğru yol alıyordu. İkilinin dudaklarının arasındaki iki karış mesafe adeta kapanmak bilmezken…

TAK TAK TAK

Kapının çalınmasıyla Behmura’nın sesi duyulmuş, gecelikle yatan Ducia’nın üzerine battaniyesi örtüldükten sonra istemsizce yanıtlamıştı Turgan.

“ Ne oldu Behmura? “

“ Patron, bir adaya geldik ve durup durmayacağımızı sana sormamızı söyledi Ragnossa. “

“ Durmayalım, gidelim işte. Başka bir şey yoksa ben Ducia’ya yemek yedireceğim. “

“ Zaten bu yüzden dursak iyi olur patron. Neredeyse yemek stoklarımız tükenmek üzere ama esas problem farklı. İstersen gel hep birlikte anlatalım. “

“ Pöfff birazcık oyalanalım işte sonra bakarız. “

Ducia “ Beş dakikaya geliyoruz Behmura. “

Behmura “ Uyanmışsın Ducia, bu iyi haber işte. Aptal olmayanlardan birinin daha karar masasında olacak olması sevindirici hah hah “

Turgan hevesi kursağında kalmış bir haldeydi.

“ İkidir bu Behmura en güzel anımı bölüyor. Belki de onu kovmalıyım, evet kesinlikle böyle yapmalıyım. Bu kesinlikle liderce bir davranış olurdu. “

Ducia dudaklarının arasındaki parmağı yavaş hareketlerle çıkarmış, Turgan’ın göğsünü şefkatle okşayıp yerinden doğrulurken kulağına fısıldamıştı.

“ O zamandan beri yalnız kalsaydık belki de farklı olurdu, neyse artık sen emekli olduktan sonraya kadar bekleriz. “

“ Gluk cidden o kadar bekleyecek miyiz? “

Ducia cevap vermemiş, üzerini değiştirdikten sonra güverteye doğru yol almıştı.

 

 

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar