Theoden

20 Ekim 2020
Çeviri: 28
Düzenleme: AntiYasuo
33 Görüntülenme
Bu bölümü 1 Kişi beğendi.
Cilt 1

Karanlığın Hükmü

Turgan'ın açık tehdidini asilzade gülümseyerek karşılamıştı. İç cebinden çıkardığı beyaz renkli bir mendille ellerini sildikten sonra girdi söze.

" Sanırım hizmetkarla ilgili çıkan dedikodulardan dolayı insanlar şaşırmış vaziyetteler. Baksana avamdan bir adam karşısındaki kişinin bir kont olduğunu dahi fark edemeden kendini dar ağacına götürecek cümleler kurabiliyor. "

Turgan " Rütbeni bilmesem de asil olduğunu fark etmiştim. Daha önce öldürdüğüm Vikont ile benzer kıyafetleri giyiyor, aynı onun gibi kendini bir yaratıcı sınıfında görüyor ve tıpkı onunki kadar kötü kokan egonu solumak zorunda bırakıyorsun. "

Kontun bakışları o zaman değişmişti.

" Ne saçmalıyorsun sen velet? "

" Olanı söylüyorum. Daha önce geberttiğim vikontun Jeff isimli bir de muhafızı vardı. Sanırım seni onun kadar umursamadıklarınsan sana bir muhafız bile vermemişler. "

Bu sözlerin ardından kontun bakışları değişmişti. Gözlerini Turgana dikmiş öfke ve merakla sorgulamıştı.

" Kimsin sen, Vikonten Jeff'in ölümünü duyurmamıza rağmen nasıl haberdar olabilirsin? "

" O herif geberirken oradaydım. "

" Benimle dalga geçme. Onu öldüren intibah tugayı denilen bir örgüttü ve başlarında da... "

" Ben vardım. Öyleyse resmi olarak tanışalım. Ben Turgan; tanrının hizmetkarı, İntibah Tugayı'nın başıyım. "

Kontun alnındaki kırışıklık gözle görülür hale gelmişti. Öfkesinden kulakları kızarmış, yüzü buruşmuştu.

" Hadsizliğine bakılırsa cidden o olmalısın. Yönetimdeki basamakları bu kadar hızlı çıkacağımı düşünmezdim ama gel gör ki şansım her zamanki gibi yaver gidiyor. Öyleyse sana kendimi tanıtayım. Ben Kont Alfred; canını almakla görevlendirilmiş kişiyim ha ha ha. "

Turgan " Ne yani cidden beni sen mi öldüreceksin? İyi de senin özün zayıf ve muhtemelen tek yumruğumla seni öldürebilirim. "

Alfred " O zaman müsaade edersen seni ecelinle tanıştırayım. Lütfen önden buyurun sayın hizmetkar ha ha ha "

Kont Alfredin yok göstermesiyle dışarıya çıkmışlardı. Çıkmadan önce Turgan, Behmuraya Leo'nun yanından ayrılmamasını ve müdürü bulup ona uygun bir ceza vermesini sıkıca tembihlemişti. Turgan'ın ayrılmasıyla salonda Behmura, Rias, Leo ve onun babası dışında kimse kalmamıştı. Hizmetkarın şehirde olduğu dedikodusu bir panik havasına yol açmıştı. Burada yaşayanlar "elit" kimseler olduklarından hizmetkardan nefret eden ailelerdi ve zarar görmemek adına kabuklarına çekilmiş, kapılarını defalarca kitlemişlerdi.

Leo uğradığı haksızlığın ve cesaretini toplayıp söylediği sözlerin etkisiyle nefes nefese kalmış, biraz önce bir yabancının hizmetkar olduğunu söylemesiyle zaten bacakları tutmayan çocuğun kolları da boşalmıştı. Gözleri yaşarmışken Behmura'nın yüzüne bakıp sorabildi.

" Deminki abi cidden hizmetkar mıydı? "

" Aynen öyle. Senin tabirinle İntibahın Yargıcı şu an senin adına adaleti sağlamak adına burada. "

Leonun Babası çekincelerinden bahsetmek zorunda hissetmişti.

" O çocuk Kont Alfredi öldüreceğini söyledi. Cidden bunu yapacak mı? Eğer bunu yapmaya muktedir olsa bile sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağız. Tıpkı kontun söylediği gibi yaşayabileceğimiz bir yer bulmak imkansız olmalı. "

Rias " Onu problem etmenize gerek yok. Açık açık haksızlığa uğrayan halkımızı yok sayacak halim yok. "

Behmura " Sen de kimsin ki? "

Rias " Kendimi tanıtmadığım için üzgünüm. Ben Kaledonya Kralının yeğeni, Düşes Violet'in kız kardeşiyim. Trinovan'ın kararlarını değiştirecek gücümüz olmasa da ablam arkadaşım Leo'nun durumuna kayıtsız kalmayacaktır. Ona güzel bir eğitim ve düzgün bir hayat sunabilir. Tabi Leo kadar akıllı bir çocuğunda bize yapacağı katkılardan faydalanacağız. "

Behmura " İyi de kral senin amcansa doğrudan onları affetmesini istesene. "

Leo " Trinovanda tek bir imparator bulunur ama üç ayrı kral mevcut. Kaledonya krallığıysa üç krallık içinde en zayıfı. "

Rias " Leo doğru söylüyor ama öyle bile olsa kendi topraklarımızın içinde kendi söz hakkımıza sahibiz. Trinovan imparatoru dahil bizim krallığımızda bir suçlu olduğundan şüpheleniyorsa bunu amcama söyleyip onu yakalamasını ister. Kendi askerlerini topraklarımızda arama yapması için göndermez. "

Behmura " Hmm anladığım kadarıyla siz imparatorlukla aynı tarafta ama aynı zamanda onlara muhalif bir duruştasınız. Bu cidden şaşırtıcı. "

Rias " Aslında yüzlerce yıl onlarla savaştık ancak bunun bir sonu olmadığından ve güç bakımından onlardan çok geri olduğumuz bir dönemde büyük dedem reddetmesi zor bir anlaşmayı kabul etti. O günden beri aynı imparatorluğun sınırları içinde olsak da Trinovan'ın eski kötü alışkanlıklarını sürdürmeye devam etmesi yüzünden sürtüşmeler yaşanıyor. Kararları değiştiremesek de kendi görüşlerimizi söyleyip sesimizi çıkarmaktan çekinmiyoruz. "

Behmura " Cidden Trinovan hakkında çok şey öğrendim. Bu bilgiler kesinlikle işimize yarayacaktır. Şimdi siz gidin ben de şu müdürü bulup cezalandırayım. Turgana yakışır bir ceza vermeliyim baksana yoksa üvey evlat olmaktan kurtulamayacağım. "

Rias " Ne yani sırf başarı sıralamasını istediği gibi değiştirdi diye ona ceza mı vereceksin? Eğer hizmetkarın adalet anlayışı buysa bu topraklardaki tüm yöneticileri cezalandırmanız gerekir. "

Behmura " Hmmm böyle bir ayrımcılık yapmak sanırım Turgan tarafından küçük bir cezayla karşılanırdı ama büyük zorluklara rağmen elde ettiği başarısını ellerinden aldıkları bir çocuk ve dünya üzerindeki belki de en kıymetli baba olan adamı aşağılayıp tehdit etmek... Hmmm sanırım onu öldürmem gerekecek yani en azından Turgan bence böyle düşünürdü. Bende üvey evlat Behmura olarak onun adaletini sağlayacağım. "

Rias " Hizmetkarın düşünme tarzı cidden tuhafmış. Peki onu nereden bulacaksınız sayın tugay üyesi? "

Behmura " Zamanında kervandan kaçabilenlerden bulmakta en çok zorlandığımız kişiler işin sonunda hep yanı başımızda çıkarlardı. Bakalım tecrübelerim beni sonuca götürecek mi? Karanlığın hükmü- Karanlık basınç "

Behmura, yaftını başlattığında sol elini havaya kaldırmış, tamamen açık olan parmaklarını yavaşça kapatmaya başlamıştı. Behmura'nın parmak hızıyla doğru orantılı olarak salonun tamamını kaplayan siyah renkli gaz çemberi küçülüyordu.

Leo " B-bu müthiş bir yaft abi. İyi de biz de ortasında kaldığımızdan zarar görmeyelim. Zehirlenmeyiz değil mi? Gerçi bu nadir bir karanlık yaftı olduğundan zehirleyeceğini sanmıyorum. "

Behmura " Akademide neden birinci olduğuna şaşmamalı. Madem öyle sana anlatayım. Şu an kullandığım yaft salondaki oksijeni emiyor. Çemberin dışında kalan bölgede nefes almayı imkansız hale getiriyor. Özetle eğer müdür salondaysa çemberin dışında kaldığında nefes alamayıp ortaya çıkmak zorunda kalacaktır. "

Leo " Bu yaft inanılmaz efektif. Cidden sen süper güçlü olmalısın Behmura abi. "

Behmura'nın dudak kenarları istemsizce kenarlara doğru genişlemişti. Övülmeye alışık olmayan bu adam sırıtmasına engel olamıyordu.

" Hiç de bile. Tugaydaki diğerleriyle kıyasladığımda sanırım benim gücüm sonlardadır. Hatta bebek bile kısa süre sonra benden güçlü olacağından... "

Leo " Bence sadece saçmalıyorsun abi. Karanlık yaftı öğrenmenin kolay olmadığını herkes bilir. Hatta efsaneye göre bu yaftı kullanabilmen için bazı genlere sahip olman gerekirmiş ve bunun için de belli bir aileden gelmen gerekirmiş. Böyle düşünürsek sen kesinlikle özelsin ve... "

Behmura'nın mimikleri de sırıtmasına eşlik etmeye başlamışken boğazını tutarak iyice daralmış olan çemberin içine koşan kişi akademi müdüründen başkası değildi.

Leo “ Süpersin Behmura abi cidden öngörün doğru çıktı. “

Leo’nun mutluluk sesleri eşliğinde Behmura akademi müdürünü daha sonra katletmek maksadıyla yaftının içine alacak, devamındaysa Rias’ın sözlerini dinlemeye koyulacaktı.

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar