Zanaatkâr Teknobaz

18 Haziran 2020
Çeviri: Lohengramm
Düzenleme: Lohengramm
621 Görüntülenme
Bu bölümü 10 Kişi beğendi.
Cilt 1

Eğer Benimle Evlenirsen (2. Kısım)

Zanaatkâr Teknobaz – 12. Bölüm: Eğer Benimle Evlenirsen (2. Kısım)

 

Eleonora en başından beri Kars’ın Varis Dükü’nün sırf çekiciliğinden ötürü Nargoz’a kadar geldiğine inanmamıştı. Ama yeni koca adayının imparatorluğun bile almaya cesaret edemeyeceği şeye göz koymasını hiç beklemiyordu.

 

 

 

“Bunun üzerine bayağıdır düşünüyordum ve biz tam birbirimiz için yaratılmışız. Günümüz Arkadya’sında seninle evlenmeye cesaret edebilecek tek kişi benim. Yalnızca ben seni mahkumiyetinden kurtararak Nargoz’un onurunu zedelemeye razı gelirim ve almayı çok istediğin o intikamı almanı sağlayabilirim. Aynı zamanda sen de bana Gözyaşı’nı ele geçirmemde yardım edebilirsin. Ne dersin?” diye sordu Kilian, Eleonora da çapkın Varis Dük hakkındaki dedikoduların doğru olmadığını fark etti.

 

 

 

Anke von Karsten-Rulweil’in nişanlısısın, Arkadya’daki hiçbir kadın seninle evlenmeye cüret etmez, benim haricimde tabii ki. Neden imparatorluk prenslerinin bile istediği biriyle olan ilişkini bozmak istiyorsun anlamıyorum. Ama o konuda haklısın. Şimdi esas soruya dönelim, Gözyaşı’nı nasıl kullanmayı düşünüyorsun? Kan soyundan gelenler bile onu kullanamıyorken, bir ergen insan nasıl kullanacak?” diye karşılık verdi Eleonora.

 

 

 

Doymak bilmez açlığından ötürü medeniyetleri yok etmiş canavar bir ırk olan yarasaların özel bir yeteneği vardı: ölümsüz hayatları boyunca hepsi bir Kan Yaşı döküyorlardı.

 

 

 

Kan Yaşı, bir yarasanın hayatı boyunca elde edeceği en büyük büyü gücünün üç katını içeriyordu. Tıpkı kutsal bir taş gibi, Kan Yaşı da sahibinin ulaşacağı sınırı tam olarak hesaplıyor ve bunu üçe katlıyordu.

 

 

 

Yaş dökmek kolay bir iş değildi ve bir yarasanın en içten duygularını ortaya dökmesini gerektiriyordu. Ne ilginçtir ki teorik olarak bu Yaşı, sahibi dışında herhangi biri kullanabiliyordu. Ama muazzam miktarda yaşam gücü çektiği için insanlar ve kan soyundan gelenler bunu başaramıyordu.

 

 

 

Kadim zamanlarda yarasalar birbirlerinden zorla yaş çıkarmaya çalışmış ve başarısız olmuşlardı. Ancak gözyaşı döktüklerinde bütün insan duygularından arınıyor, buz gibi soğuk ve barbar ölüm makinelerine dönüşüyorlardı.

 

 

 

Ebedi Gece esnasında hâlâ bilinmeyen sebeplerden ötürü Yarasa Hanedanlığı’nın En Büyüğü Kalarac gözyaşını döktü ve bunu kan soyundan gelen ilk vasallarına emanet etti. Ve gizemli bir şekilde geri çekilerek yaşı geride bıraktı.

 

 

 

“Benim bedenim özel ve gözyaşının olumsuz etkilerine dayanabiliyor. Ama bunu ele geçirmeden önce ilk olarak...”

 

 

 

“Oliver’ın desteğini almalıyız veya beni Nargoz Kraliçesi yapmalıyız,” diyerek Kilian’ın sözünü tamamladı Eleonora. Ve ikilinin yatakta uzanıp böylesine samimi bir şekilde etkileşime girdiğini gören Ailith, Kilian’ın birkaç dakika önce pencereden gizlice içeri girdiğine inanamadı.

 

 

 

“İşte burada devreye ben giriyorum. Senin güçlerin muhtemelen benimkileri aştığı hâlde, yalnızca ben hem seni kraliçe yapma yeteneğini sunuyorum, abinin kafasını ezmeden alamayacağın bir koltuğu veriyorum.

 

 

 

Sana tacı ve tüm yetkisini sunuyorum. Ülkeyi ve iki yüz milyon vatandaşını. Sonunun Oliver gibi olmasını önleyecek planları yapıyorum ve sana istediğin gibi yaşama özgürlüğünü tanıyorum. Ancak sana sunamayacağım tek şey bir erkeğin gerçek aşkı ve mutlak sadakati, çünkü kesmem gereken çok fazla fatura ve tırmanmam gereken koca bir merdiven var.

 

 

 

Bütün bunları bildiğin hâlde benimle evlenir misin?” Bu sözler Eleonora’nın zihinde şimşek gibi çaktı ve zincirlerini çekiştirerek yüzünü Kilian’ınkine yaklaştırdı, neredeyse dudak dudağa geleceklerdi.

 

 

 

“Nasıl bu hâle geldiğimi sormayacak mısın?”

 

 

 

“Bilmeme gerek yok. Ama anlatırsan dinlerim.”

 

 

 

“Peki ya önceki evliliklerim ve ailemizin öfkesinin kökeni?”

 

 

 

“İşin özünü biliyorum. Ama anlatırsan dinlerim.”

 

 

 

“Peki ya güven? Bir yılana nasıl güveneceksin?”

 

 

 

Bu sefer Kilian durdu ve Eleonora’ya hayatında gördüğü en çekici şekilde güldü.

 

 

 

“Tıpkı benim gibi olduğunu fark edecek kadar tanıyorum seni. Kırılmışsın, doğru. Duygusuzsun, doğru. Ama hainlik yapsan bile, sana karşı samimi olan birine asla dişlerini geçirmezsin. O zaman korkacak hiçbir şeyim yok.” Bu sözler ağzından çıkar çıkmaz Kilian, Eleonora’nın gözlerinde bambaşka birini gördüğüne yemin edebilirdi. Bu hissiyat bir saniyeden bile uzun sürmedi ve prenses dört yıl sonra ilk defa gülümsedi.

 

 

 

“Pekâlâ, o zaman bu büyü karşıtı zincirlerin anahtarını ve benimle evlenme iznini abimden alabilirsen elim senindir,” diye yanıtladı Eleonora ve Kilian’dan uzaklaştı.

 

 

 

“Ailith, artık Varis Dük’ün bütün emirlerine uymalısın ve ona istediği her şekilde yardım etmelisin,” diye ekledi Eleonora gözlerini kapatarak. İnsan formuna geri bürünen Ailith, çatlak duvardan çıktı ve sanki hiçbir şey olmamış gibi Kilian’ı selamladı. Ancak Kilian elini sallayarak onu kovdu.

 

 

 

“Uzun zamandır gözüm üzerindeydi ve dersime çalışıp geldim. Eğer her şey plana uygun giderse, avcı efendine gerek kalmayacak. Ancak gücü ve bilgisi işe yararsa, sana haber veririm,” dedi Kilian, ayağa kalktı ve moleküllerine ayrılıp odasına geri döndü.

 

 

 

Kilian gider gitmez Ailith hanımına döndü, gözleri şaşkın şaşkın bakıyordu.

 

 

 

“Hanımım bu hiç akıllıca değil. Avlanmaya devam ettiğimiz sürece en kötü ihtimalle bir yıl içerisinde zincirlerinizden kurtulacak güce sahip olacaksınız. Oliver konusuna gelince, ben buradayken size nasıl zarar verebilir ki? Bu Kilian denen adam insanların hisleriyle oynuyor ve en az babası kadar kurnaz. Ona güvenemezsiniz,” hoplayan göğüsleri ve sıktığı yumruklarıyla Ailith, Eleonora’nın yanına geldi ve gerekçelerini sundu.

 

 

 

Ama genelde sadık hizmetkârının tavsiyelerine uysa da Eleonora bu sefer başını salladı.

 

 

 

“Ailith, en büyük derdimiz ne?”

 

 

 

“Dünyamızın samimiyetten yoksun olması.”

 

 

 

“Doğru, ne kadar çabalarsak çabalayalım, bizlere samimi şekilde davranacak birini asla bulamıyoruz. Onun hislerimle oynadığını söylüyorsun, ama Kars’ın kaynakları, Nargoz’un şu an içinde bulunduğu sıkıntı ve birkaç plan sayesinde Oliver’ı Gözyaşı’nı vermeye zorlayabilir. Ancak onun yerine bana gözden çıkarılabilir olduğumu hissettirmeyi seçiyor.  O zaman ben de bu iyiliğini ona bir fırsat tanıyarak ödeyeceğim,” diye yanıt verdi Eleonora ve hanımının güldüğünü gören Ailith, tartışmaya devam edemedi. Gülmeyeli ne kadar zaman geçmişti?

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.
Yorum Yap
Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.
Yorumlar
DeliDana (2869 puan) Üye
2021-03-29 01:52:01
Çeviri ve edit için teșekkürler
Bayoku (54 puan) Üye
2021-03-06 08:27:16
Çeviri ve düzenleme için teşekkür ederim
Kaptan bijon (103 puan) Üye
2020-07-16 18:07:04
Çeviri ve edit için teşekürler elerinize sağlık
STERBEN (222 puan) Üye
2020-06-26 00:23:38
Çeviri ve edit için teşekkürler
darys045 (56 puan) Üye
2020-06-18 13:01:42
Çeviri ve edit için teşekkürler